bugün
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi15
- ilişkilerde fizik mi kimya mı önemlidir sorgusu6
- sözlükteki gizli düşmanım9
- muhtarlıkların kapatılması gerekliliği3
- insanın geçmişinin karanlık olması8
- hayalet gibi bir insan olmak3
- içtim şarabı13
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız5
- genç görünmeye çalışmak2
- her insanın bir cini olması7
- venezuella depremi3
- daha relax3
- sözlükte neden atatürk ve türk bayrağı resmi yok3
- özelden sözlük erkeklerini taciz etmek3
- sektör öldü tek yol tıp diyen primat3
- japonya7
- kadir inanır22
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet17
- hiç kimsenin sevmediği bir insana aşık olmak3
- aşure yapan sözlük kızları7
- of çok sıkıcı olmanız2
- şafak çak2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur9
- çift katlı otobüs2
- trump ara seçimleri kaybederse soruşturma geçirir5
- rakı sevmemek6
- sesi güzel olan kızların çirkin olması sorunsalı2
- insan olmaya ceyrek kala3
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar7
- aydilge'nin sanat güneşi olması2
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım7
- kemalist dünya24
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- cinsel başlıklara yazmayan bayan yazar2
- bazen şık bazen relax mod2
- trolluğun zeka gerektirdiği gerçeği3
- türkiye bedava para kazananlar ülkesidir2
- bu sıcakta karpuz tarlasında çalışmak4
- şeriatçıları afganistana sürmek4
- çok güzel ama manyak kadın7
- iran'ın abd saldırısına karşılık tehdidi5
- en son ne yediniz2
- mustafa kemal atatürk7
- üniversitelerin gereksiz olması16
- aşk5
- true'nun çaylak olması16
- hayattaki şans seviyeniz4
- anın görüntüsü20
- dünya da her insanın bir ismi olması3
Bizim toplumumuzda, yapılması gerekli ve yapılabilirliği varken o işi yapmaktır fırsat.
Yani hazır değirmen dönüyorken buğdayını una çevir demektir fırsat.
Yani hazır üniversitede iken okuyup 'öğren mesleğini' bir yandan demektir.
Oysa gerçek anlamda fırsat bir avantaja herkesten daha fazla yakın olmaktır.
Yani hazır değirmen dönüyorken buğdayını una çevir demektir fırsat.
Yani hazır üniversitede iken okuyup 'öğren mesleğini' bir yandan demektir.
Oysa gerçek anlamda fırsat bir avantaja herkesten daha fazla yakın olmaktır.
genelde kaçırılandır.
çoğu zaman farkına varmadan...
çoğu zaman farkına varmadan...
Her alanda olan bir şey. Ayağına gelince geri itmemek lazım.
http://www.egitisim.com.t...sen-at-bir-egitim-bizden/
http://www.egitisim.com.t...sen-at-bir-egitim-bizden/
beklenendir. fırsatlarında bizi beklediğini unutarak, zaferi hep mazerete bıraktık.
bitmek ve tükenmek bilmeyen bir deryadır.
kaçırıldığında insanın içinde dert olan "şeydir" *
biz insanlar gençken karşımıza sürekli aşk fırsatları çıkacak sanırız, o yüzden görmeyiz önümüzdeki ihtimalleri ve değerlendirmeyiz pek veya kolay harcarız insanların bize verdiği değerleri. murathan mungan düşüncelerimizi özetler şu güzel yazısıyla:
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
Şimşek gibidir çakar ve gördün gördün.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar