bugün
- claudian clouds17
- amedspor12
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- aslan gibi adam10
- üsteki yazara güzel bir şey söyle7
- alttaki yazara motto ver16
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı14
- iyi parti4
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi5
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- çerçeve yasa29
- bebek katili öcalan11
- 16 ağustos 2026 türksat 4a frekans değişikliği4
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor4
- seri gizli artı oy veren melek9
- 17 ağustos 20262
- kendini değersizleştiren insan6
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- türkiye'nin ab vize muafiyeti için son 6 kriteri3
- ülkü ocaklarına gidip apoya küfür etmek3
- bir kadın için ağlayan erkek3
- porno entelektüelliği8
- ortopedi poliklinik önü2
- osuruktan şiirler22
- menzil tarikatı'na operasyon2
- murat soner2
- uludağ sözlüğün havasının temiz olması3
- hayatın kuralları14
- sözlüğe sütyensiz giren yazarlar3
- zorunlu eğitim zulmü3
- mansur yavaş3
- yaprak dökümü ali rıza bey in felç geçirmesi2
- devlet bahçeli2
- batının ahlaksızlığı2
- sagopa kajmer aforizmaları2
- 5 yıldızlı otele gidip kokoreç ısmarlamak2
- bu havada gidilmez3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- 20122
- avrupa yakası aslı5
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin2
- devletin eğitim tekelinin meşruiyeti3
- velvet27
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak3
- sarı torba8
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- çalışmadan para kazanmak6
- rap dinleyen insanların kendini zeki sanması2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
Bizim toplumumuzda, yapılması gerekli ve yapılabilirliği varken o işi yapmaktır fırsat.
Yani hazır değirmen dönüyorken buğdayını una çevir demektir fırsat.
Yani hazır üniversitede iken okuyup 'öğren mesleğini' bir yandan demektir.
Oysa gerçek anlamda fırsat bir avantaja herkesten daha fazla yakın olmaktır.
Yani hazır değirmen dönüyorken buğdayını una çevir demektir fırsat.
Yani hazır üniversitede iken okuyup 'öğren mesleğini' bir yandan demektir.
Oysa gerçek anlamda fırsat bir avantaja herkesten daha fazla yakın olmaktır.
genelde kaçırılandır.
çoğu zaman farkına varmadan...
çoğu zaman farkına varmadan...
Her alanda olan bir şey. Ayağına gelince geri itmemek lazım.
http://www.egitisim.com.t...sen-at-bir-egitim-bizden/
http://www.egitisim.com.t...sen-at-bir-egitim-bizden/
beklenendir. fırsatlarında bizi beklediğini unutarak, zaferi hep mazerete bıraktık.
bitmek ve tükenmek bilmeyen bir deryadır.
kaçırıldığında insanın içinde dert olan "şeydir" *
biz insanlar gençken karşımıza sürekli aşk fırsatları çıkacak sanırız, o yüzden görmeyiz önümüzdeki ihtimalleri ve değerlendirmeyiz pek veya kolay harcarız insanların bize verdiği değerleri. murathan mungan düşüncelerimizi özetler şu güzel yazısıyla:
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
Şimşek gibidir çakar ve gördün gördün.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar