bugün
- yazarların sabah kahvaltısı2
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi17
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- from gold from dust13
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması2
- rujlu erkekle öpüşmek3
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- ölüyorum lan ölüyorum2
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları48
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- çin'e demokrasi gelsin10
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- rujlu kadınla öpüşmek6
- recep tayyip erdoğan27
- truesuz sözlük8
- hastalık havası8
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler7
- nervio23
- vajinanın iç sıcaklığı10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- silikon memenin patlaması10
- araba kullanırken uyumak2
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- bu saatte hala uluyamama sebebi3
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- burna tuzlu su çekmek6
- halka filmini izlerken telefonun çalması3
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- gocu19
- gurbet3
- kopya çekmenin etiği5
- adalet ve kalkınma partisi4
- ekrem imamoğlu6
- gece gece gelen kızarmış patates isteği3
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- fatma betül sayan kaya59
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- seni terkedeceğim4
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- iyi dostlar biriktirdim7
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- yazarların akşama dair planları9
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız2
- dünyanın en berbat psikolojik hastalığı3
*
dünyanın bir eksen etrafında döndüğünü kanıtlayan ilk icat. mucidi jean bernard leon faucault' tur. sarkaç, paristeki pantheon' da bulunmaktadır.
dünyanın bir eksen etrafında döndüğünü kanıtlayan ilk icat. mucidi jean bernard leon faucault' tur. sarkaç, paristeki pantheon' da bulunmaktadır.
umberto eco'nun ayni isimli kitabına konu olan sarkaç.
Umberto Eco'nun yahudileri tarihin konu salağı haline düşürüp, "israil" soyu üzerindeki tüm gizemi dağıttığı, bir göstergebilim uzmanının alternatif okumaları ile "israil"in "ismail"e dönüşüp okuru batıni inançlar dünyasına sert bir girişe zorlayabileceğini gösteren şahane romanı.
nobel çocuğumuz orhan pamuk'un 'kara kitap'ıyla birçok benzer noktaları vardır.
nobel çocuğumuz orhan pamuk'un 'kara kitap'ıyla birçok benzer noktaları vardır.
(bkz: umberto eco)
(bkz: foucault ve kaçıklık kuramı)
bağışladığım şey benimdir..!
(kitaptan bir epigraf)
(kitaptan bir epigraf)
bir romanda kaynakça olur mu? olur
konu umberto eco olunca bal gibi de olur.çünkü okuduğunu sadece roman zanneden okurun rağmına, eco semiyoloji disipliniyle tarihi tekrardan yazmaktadır.
not:can yayınları kitabı öyle küçük puntolarla yayımlamıştır ki romanı bitirene kadar göz bozukluğunuz olma ihtimali de her zaman sözkonusudur.o halde şu entry sizi ilgilendiriyor olabilir:(#1325571)
konu umberto eco olunca bal gibi de olur.çünkü okuduğunu sadece roman zanneden okurun rağmına, eco semiyoloji disipliniyle tarihi tekrardan yazmaktadır.
not:can yayınları kitabı öyle küçük puntolarla yayımlamıştır ki romanı bitirene kadar göz bozukluğunuz olma ihtimali de her zaman sözkonusudur.o halde şu entry sizi ilgilendiriyor olabilir:(#1325571)
umberto eco'nun hiçbir roman türüne sokulamayan aşmış bitirmiş romanı. birçok edebiyatçı romanı sadece bilim-roman ya da eco-roman olarak sınıflandırıyor.
irrasyonel düşünenin 500 yıllık tarihinin 500 küsur sayfalık serüveni.
birçok okur ve edebiyatçı dan brown'un da vinci şifresi'ni yazarken bu eserden esinlendiğini söyler. bazı kesimler daha serttir; "adam foucault sarkacı'nı okumuş, biraz da içine popularistlik katmış parayı götürmüş!!..." derler dan brown için...
irrasyonel düşünenin 500 yıllık tarihinin 500 küsur sayfalık serüveni.
birçok okur ve edebiyatçı dan brown'un da vinci şifresi'ni yazarken bu eserden esinlendiğini söyler. bazı kesimler daha serttir; "adam foucault sarkacı'nı okumuş, biraz da içine popularistlik katmış parayı götürmüş!!..." derler dan brown için...
foucault sarkacı okunduğu zaman, anlaşılır ki, katolik inancın ne kadar alengirli nesnesi varsa, ( kutsal kase, kutsal kefen, vb. zart zurt ) hemen hepsinin altından tapınak şövalyeleri çıkmaktadır. bu umberto eco'nun görüşü değildir. ince ince alaya alır bu durumu. okuduğum en iyi kitaplardan biridir. tek yan etkisi, bu kitaptan sonra yığınla kefen, kase, şövalye kitabına ilham kaynağı olmasıdır.
sarkacın hızı ise yerkürenin dönme hızı * sin (sarkacın bulunduğu yerin enlem derecesi) formülü ile bulunur. bu formül ile yola çıkarsak jean bernard leon faucault bu deneyi ekvatorda yapsa idi dünyanın döndüğünü ispatlayamayacaktı. zaten tekrar düşünürsek sarkacı yapan adamın bunu da hesaplamış olacağından emin olabiliriz.
(bkz: il pendolo di foucault)
(bkz: umberto eco)
umberto üstadın tarih bilgisini sonuna dek kullanarak (ki bu durum bazen eziyet halini alabiliyor diğer tüm romanlarındaki gibi) "oluşturduğu" fan-bilimsel roman.
bir umberto eco romanı.
okumaya başladığımda yanlış hatırlamıyorsam 35. sayfadan sonra kitabı masanın üzerine bıraktım, 5-6 paket sigara aldım, bol miktarda kahve depoladım, su ısıtıcısını ve bir damacana suyu odama getirdim, yine bakkaldan kekti, bisküviydi ne bulduysam bir torba aldım getirdim, sonra geldim, yine okumaya başladım.
23 saat boyunca evden hatta tuvalet haricinde odadan hiç çıkmayarak tek oturumda bitirdiğim kitap.
mükemmel bir eserdir. kesinlikle okunmalıdır, tekrar okunmalıdır, tekrar okunmalıdır. tekr...
okumaya başladığımda yanlış hatırlamıyorsam 35. sayfadan sonra kitabı masanın üzerine bıraktım, 5-6 paket sigara aldım, bol miktarda kahve depoladım, su ısıtıcısını ve bir damacana suyu odama getirdim, yine bakkaldan kekti, bisküviydi ne bulduysam bir torba aldım getirdim, sonra geldim, yine okumaya başladım.
23 saat boyunca evden hatta tuvalet haricinde odadan hiç çıkmayarak tek oturumda bitirdiğim kitap.
mükemmel bir eserdir. kesinlikle okunmalıdır, tekrar okunmalıdır, tekrar okunmalıdır. tekr...
benzer bir deney 1661'de Vincenzo Viviani tarafından gerçekleştirilmiştir.
ölmeden önce okumanız gereken 1001 kitap listesinde de bulunan aşmış roman.
bunu okumadan kendinize entelektüelim diyemezsiniz.
bunu okumadan kendinize entelektüelim diyemezsiniz.
--spoiler--
"Güneş iyidir, çünkü bedenimize yaralıdır; akıllı olduğu için her sabah
yeniden çıkar. Demek ki , geri dönen her şey iyidir; geçip giden bir
daha da görünmeyen şey iyi değildir. insanın geçtiği yere,aynı yoldan
iki kez geçmeksizin geri dönmesinin en kolay yolu bir daire çizerek
yürümektir. Halka biçiminde kıvrılabilen biricik hayvan yılandır,yılanla
ilgili birçok tapımlarla söylencelerin varlık nedeni de budur; çünkü
güneşin geri dönüşünü göstermek için, bir suaygırını halka biçiminde
kıvıramazsın. Öte yandan, güneşi çağırmak için bir tören yapmak
gerekirse,en iyisi bir daire çizerek devinmektir;çünkü düz bir çizgi
üstünde yürürsen evinden uzaklaşırsın,bu yüzden de törenin çok kısa
kesilmesi gerekir. Bir kuttören için uygun biçim dairedir;panayırda ateş
yutan hokkabazlar da bilirler bunu,çünkü daire biçiminde
sıralanınca,herkes ortada kimin durduğunu görebilir; oysa bütün bir
kabile bir manga asker gibi düz bir çizgi üstünde sıralanırsa uzakta
kalanlar onu göremezler;işte bu nedenle, daire,dönemsel devinim,dairesel
dönüş,her tapımda kuttörenin temel öğelerini oluşturur."
--spoiler--
"Güneş iyidir, çünkü bedenimize yaralıdır; akıllı olduğu için her sabah
yeniden çıkar. Demek ki , geri dönen her şey iyidir; geçip giden bir
daha da görünmeyen şey iyi değildir. insanın geçtiği yere,aynı yoldan
iki kez geçmeksizin geri dönmesinin en kolay yolu bir daire çizerek
yürümektir. Halka biçiminde kıvrılabilen biricik hayvan yılandır,yılanla
ilgili birçok tapımlarla söylencelerin varlık nedeni de budur; çünkü
güneşin geri dönüşünü göstermek için, bir suaygırını halka biçiminde
kıvıramazsın. Öte yandan, güneşi çağırmak için bir tören yapmak
gerekirse,en iyisi bir daire çizerek devinmektir;çünkü düz bir çizgi
üstünde yürürsen evinden uzaklaşırsın,bu yüzden de törenin çok kısa
kesilmesi gerekir. Bir kuttören için uygun biçim dairedir;panayırda ateş
yutan hokkabazlar da bilirler bunu,çünkü daire biçiminde
sıralanınca,herkes ortada kimin durduğunu görebilir; oysa bütün bir
kabile bir manga asker gibi düz bir çizgi üstünde sıralanırsa uzakta
kalanlar onu göremezler;işte bu nedenle, daire,dönemsel devinim,dairesel
dönüş,her tapımda kuttörenin temel öğelerini oluşturur."
--spoiler--
Kitap, Kabala'daki Sefirot Ağacı'nı ve o ağacı oluşturan on sefirotu hatırlatırcasına on bölümden oluşmaktadır:
Keter - Taç
Hokmah - Bilgelik
Binah - Anlayış
Hesed - Merhamet
Geburah - Yargı
Tifaret - Güzellik
Netzah - Zafer
Hod - ihtişam
Yesod - Temel
Malkut - Krallık
Keter - Taç
Hokmah - Bilgelik
Binah - Anlayış
Hesed - Merhamet
Geburah - Yargı
Tifaret - Güzellik
Netzah - Zafer
Hod - ihtişam
Yesod - Temel
Malkut - Krallık
Kitap kabalistik bir düzende yazılmış. Açılışı keterle yani taçla başlatmıştır. Tanrı yahve önce noktayı yaratmış ve bu noktadan bütün evreni genişletmiştir.
Kitabın bölümleride sefirot ağacına göre düzenlenmiştir. Yani okuyucuya ezoterizmi anlatırken bir taraftanda ezoterik bir yolculuğa çıkarmıştır.
Bu yolculuk en büyük sırrı öğrenmeye yönelik içrek bir yolculuktur. Tüm metafizik öğretilerin temelinde olan aynı yolculuk.
Ve bir taraftanda batının bu öğretileri nasıl kıçından anladığınıda gösteriyor kitap.
Masonluk, tapınakçılık, gülhaç biraderleri ve bu akımların kökenlerinin şaşırtıcılığı aynı zamanda girdiği formlar vs. vs.
Modern insanların kör ve hayaperest bakış açılarıda giriyor işin içine.
Komploculuğun temelinde yatan sır aradığımız sırmıydı yoksa...
Çok uzattım kısaca umberto econun ustalık eseri duruyor karşımızda. Dört yıl sonra bir kez daha okurken bazı şeyleri nasıl atladığımı, kitabın asıl anlatmak istediği şeyi nasıl kaçırdığımı görüyorum.
Kitabın bölümleride sefirot ağacına göre düzenlenmiştir. Yani okuyucuya ezoterizmi anlatırken bir taraftanda ezoterik bir yolculuğa çıkarmıştır.
Bu yolculuk en büyük sırrı öğrenmeye yönelik içrek bir yolculuktur. Tüm metafizik öğretilerin temelinde olan aynı yolculuk.
Ve bir taraftanda batının bu öğretileri nasıl kıçından anladığınıda gösteriyor kitap.
Masonluk, tapınakçılık, gülhaç biraderleri ve bu akımların kökenlerinin şaşırtıcılığı aynı zamanda girdiği formlar vs. vs.
Modern insanların kör ve hayaperest bakış açılarıda giriyor işin içine.
Komploculuğun temelinde yatan sır aradığımız sırmıydı yoksa...
Çok uzattım kısaca umberto econun ustalık eseri duruyor karşımızda. Dört yıl sonra bir kez daha okurken bazı şeyleri nasıl atladığımı, kitabın asıl anlatmak istediği şeyi nasıl kaçırdığımı görüyorum.
zor okunan bir kitap. Google yanınızda hep acık olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar