bugün
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı20
- hazırız ve kararlıyız hedef 20712
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı5
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- monica bellucci bakışı4
- iremga32
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- distopik film önerisi6
- aşkım sakso ne demek diye soran kız4
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar9
- beni biraz da şu tarafa doğru sev3
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- galatasaray12
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- victor osimhen14
- velvet15
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- discordçu iki arkadaşa rastlamak3
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- sözlükte marka olmak11
- z kuşağı3
- anın görüntüsü31
- kedi tekmelemek11
- galatahahahahahaha3
- ishal olmak5
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- sebahattin şirin21
- uludağ sözlük evreni9
- biranın üstüne rakı içmek2
- bir bela geliyor8
- yandım çavuş ayranı3
- dursun özbek3
- okan buruk'un şişirilmiş bir balon olması2
- haftanın gammazları listesi25
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- babaların acayip huyları2
- süleymancılar14
- aniden masayı devirip çığlık atmak2
- doruk madencilik işçilerinin direnişi5
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- sözlükten birine telefon vermek3
- yakışıklı seri katil4
- galatasaray'ın kırmız kart jokeri3
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- alevi kızların alev alev yanması7
*
dünyanın bir eksen etrafında döndüğünü kanıtlayan ilk icat. mucidi jean bernard leon faucault' tur. sarkaç, paristeki pantheon' da bulunmaktadır.
dünyanın bir eksen etrafında döndüğünü kanıtlayan ilk icat. mucidi jean bernard leon faucault' tur. sarkaç, paristeki pantheon' da bulunmaktadır.
umberto eco'nun ayni isimli kitabına konu olan sarkaç.
Umberto Eco'nun yahudileri tarihin konu salağı haline düşürüp, "israil" soyu üzerindeki tüm gizemi dağıttığı, bir göstergebilim uzmanının alternatif okumaları ile "israil"in "ismail"e dönüşüp okuru batıni inançlar dünyasına sert bir girişe zorlayabileceğini gösteren şahane romanı.
nobel çocuğumuz orhan pamuk'un 'kara kitap'ıyla birçok benzer noktaları vardır.
nobel çocuğumuz orhan pamuk'un 'kara kitap'ıyla birçok benzer noktaları vardır.
(bkz: umberto eco)
(bkz: foucault ve kaçıklık kuramı)
bağışladığım şey benimdir..!
(kitaptan bir epigraf)
(kitaptan bir epigraf)
bir romanda kaynakça olur mu? olur
konu umberto eco olunca bal gibi de olur.çünkü okuduğunu sadece roman zanneden okurun rağmına, eco semiyoloji disipliniyle tarihi tekrardan yazmaktadır.
not:can yayınları kitabı öyle küçük puntolarla yayımlamıştır ki romanı bitirene kadar göz bozukluğunuz olma ihtimali de her zaman sözkonusudur.o halde şu entry sizi ilgilendiriyor olabilir:(#1325571)
konu umberto eco olunca bal gibi de olur.çünkü okuduğunu sadece roman zanneden okurun rağmına, eco semiyoloji disipliniyle tarihi tekrardan yazmaktadır.
not:can yayınları kitabı öyle küçük puntolarla yayımlamıştır ki romanı bitirene kadar göz bozukluğunuz olma ihtimali de her zaman sözkonusudur.o halde şu entry sizi ilgilendiriyor olabilir:(#1325571)
umberto eco'nun hiçbir roman türüne sokulamayan aşmış bitirmiş romanı. birçok edebiyatçı romanı sadece bilim-roman ya da eco-roman olarak sınıflandırıyor.
irrasyonel düşünenin 500 yıllık tarihinin 500 küsur sayfalık serüveni.
birçok okur ve edebiyatçı dan brown'un da vinci şifresi'ni yazarken bu eserden esinlendiğini söyler. bazı kesimler daha serttir; "adam foucault sarkacı'nı okumuş, biraz da içine popularistlik katmış parayı götürmüş!!..." derler dan brown için...
irrasyonel düşünenin 500 yıllık tarihinin 500 küsur sayfalık serüveni.
birçok okur ve edebiyatçı dan brown'un da vinci şifresi'ni yazarken bu eserden esinlendiğini söyler. bazı kesimler daha serttir; "adam foucault sarkacı'nı okumuş, biraz da içine popularistlik katmış parayı götürmüş!!..." derler dan brown için...
foucault sarkacı okunduğu zaman, anlaşılır ki, katolik inancın ne kadar alengirli nesnesi varsa, ( kutsal kase, kutsal kefen, vb. zart zurt ) hemen hepsinin altından tapınak şövalyeleri çıkmaktadır. bu umberto eco'nun görüşü değildir. ince ince alaya alır bu durumu. okuduğum en iyi kitaplardan biridir. tek yan etkisi, bu kitaptan sonra yığınla kefen, kase, şövalye kitabına ilham kaynağı olmasıdır.
sarkacın hızı ise yerkürenin dönme hızı * sin (sarkacın bulunduğu yerin enlem derecesi) formülü ile bulunur. bu formül ile yola çıkarsak jean bernard leon faucault bu deneyi ekvatorda yapsa idi dünyanın döndüğünü ispatlayamayacaktı. zaten tekrar düşünürsek sarkacı yapan adamın bunu da hesaplamış olacağından emin olabiliriz.
(bkz: il pendolo di foucault)
(bkz: umberto eco)
umberto üstadın tarih bilgisini sonuna dek kullanarak (ki bu durum bazen eziyet halini alabiliyor diğer tüm romanlarındaki gibi) "oluşturduğu" fan-bilimsel roman.
bir umberto eco romanı.
okumaya başladığımda yanlış hatırlamıyorsam 35. sayfadan sonra kitabı masanın üzerine bıraktım, 5-6 paket sigara aldım, bol miktarda kahve depoladım, su ısıtıcısını ve bir damacana suyu odama getirdim, yine bakkaldan kekti, bisküviydi ne bulduysam bir torba aldım getirdim, sonra geldim, yine okumaya başladım.
23 saat boyunca evden hatta tuvalet haricinde odadan hiç çıkmayarak tek oturumda bitirdiğim kitap.
mükemmel bir eserdir. kesinlikle okunmalıdır, tekrar okunmalıdır, tekrar okunmalıdır. tekr...
okumaya başladığımda yanlış hatırlamıyorsam 35. sayfadan sonra kitabı masanın üzerine bıraktım, 5-6 paket sigara aldım, bol miktarda kahve depoladım, su ısıtıcısını ve bir damacana suyu odama getirdim, yine bakkaldan kekti, bisküviydi ne bulduysam bir torba aldım getirdim, sonra geldim, yine okumaya başladım.
23 saat boyunca evden hatta tuvalet haricinde odadan hiç çıkmayarak tek oturumda bitirdiğim kitap.
mükemmel bir eserdir. kesinlikle okunmalıdır, tekrar okunmalıdır, tekrar okunmalıdır. tekr...
benzer bir deney 1661'de Vincenzo Viviani tarafından gerçekleştirilmiştir.
ölmeden önce okumanız gereken 1001 kitap listesinde de bulunan aşmış roman.
bunu okumadan kendinize entelektüelim diyemezsiniz.
bunu okumadan kendinize entelektüelim diyemezsiniz.
--spoiler--
"Güneş iyidir, çünkü bedenimize yaralıdır; akıllı olduğu için her sabah
yeniden çıkar. Demek ki , geri dönen her şey iyidir; geçip giden bir
daha da görünmeyen şey iyi değildir. insanın geçtiği yere,aynı yoldan
iki kez geçmeksizin geri dönmesinin en kolay yolu bir daire çizerek
yürümektir. Halka biçiminde kıvrılabilen biricik hayvan yılandır,yılanla
ilgili birçok tapımlarla söylencelerin varlık nedeni de budur; çünkü
güneşin geri dönüşünü göstermek için, bir suaygırını halka biçiminde
kıvıramazsın. Öte yandan, güneşi çağırmak için bir tören yapmak
gerekirse,en iyisi bir daire çizerek devinmektir;çünkü düz bir çizgi
üstünde yürürsen evinden uzaklaşırsın,bu yüzden de törenin çok kısa
kesilmesi gerekir. Bir kuttören için uygun biçim dairedir;panayırda ateş
yutan hokkabazlar da bilirler bunu,çünkü daire biçiminde
sıralanınca,herkes ortada kimin durduğunu görebilir; oysa bütün bir
kabile bir manga asker gibi düz bir çizgi üstünde sıralanırsa uzakta
kalanlar onu göremezler;işte bu nedenle, daire,dönemsel devinim,dairesel
dönüş,her tapımda kuttörenin temel öğelerini oluşturur."
--spoiler--
"Güneş iyidir, çünkü bedenimize yaralıdır; akıllı olduğu için her sabah
yeniden çıkar. Demek ki , geri dönen her şey iyidir; geçip giden bir
daha da görünmeyen şey iyi değildir. insanın geçtiği yere,aynı yoldan
iki kez geçmeksizin geri dönmesinin en kolay yolu bir daire çizerek
yürümektir. Halka biçiminde kıvrılabilen biricik hayvan yılandır,yılanla
ilgili birçok tapımlarla söylencelerin varlık nedeni de budur; çünkü
güneşin geri dönüşünü göstermek için, bir suaygırını halka biçiminde
kıvıramazsın. Öte yandan, güneşi çağırmak için bir tören yapmak
gerekirse,en iyisi bir daire çizerek devinmektir;çünkü düz bir çizgi
üstünde yürürsen evinden uzaklaşırsın,bu yüzden de törenin çok kısa
kesilmesi gerekir. Bir kuttören için uygun biçim dairedir;panayırda ateş
yutan hokkabazlar da bilirler bunu,çünkü daire biçiminde
sıralanınca,herkes ortada kimin durduğunu görebilir; oysa bütün bir
kabile bir manga asker gibi düz bir çizgi üstünde sıralanırsa uzakta
kalanlar onu göremezler;işte bu nedenle, daire,dönemsel devinim,dairesel
dönüş,her tapımda kuttörenin temel öğelerini oluşturur."
--spoiler--
Kitap, Kabala'daki Sefirot Ağacı'nı ve o ağacı oluşturan on sefirotu hatırlatırcasına on bölümden oluşmaktadır:
Keter - Taç
Hokmah - Bilgelik
Binah - Anlayış
Hesed - Merhamet
Geburah - Yargı
Tifaret - Güzellik
Netzah - Zafer
Hod - ihtişam
Yesod - Temel
Malkut - Krallık
Keter - Taç
Hokmah - Bilgelik
Binah - Anlayış
Hesed - Merhamet
Geburah - Yargı
Tifaret - Güzellik
Netzah - Zafer
Hod - ihtişam
Yesod - Temel
Malkut - Krallık
Kitap kabalistik bir düzende yazılmış. Açılışı keterle yani taçla başlatmıştır. Tanrı yahve önce noktayı yaratmış ve bu noktadan bütün evreni genişletmiştir.
Kitabın bölümleride sefirot ağacına göre düzenlenmiştir. Yani okuyucuya ezoterizmi anlatırken bir taraftanda ezoterik bir yolculuğa çıkarmıştır.
Bu yolculuk en büyük sırrı öğrenmeye yönelik içrek bir yolculuktur. Tüm metafizik öğretilerin temelinde olan aynı yolculuk.
Ve bir taraftanda batının bu öğretileri nasıl kıçından anladığınıda gösteriyor kitap.
Masonluk, tapınakçılık, gülhaç biraderleri ve bu akımların kökenlerinin şaşırtıcılığı aynı zamanda girdiği formlar vs. vs.
Modern insanların kör ve hayaperest bakış açılarıda giriyor işin içine.
Komploculuğun temelinde yatan sır aradığımız sırmıydı yoksa...
Çok uzattım kısaca umberto econun ustalık eseri duruyor karşımızda. Dört yıl sonra bir kez daha okurken bazı şeyleri nasıl atladığımı, kitabın asıl anlatmak istediği şeyi nasıl kaçırdığımı görüyorum.
Kitabın bölümleride sefirot ağacına göre düzenlenmiştir. Yani okuyucuya ezoterizmi anlatırken bir taraftanda ezoterik bir yolculuğa çıkarmıştır.
Bu yolculuk en büyük sırrı öğrenmeye yönelik içrek bir yolculuktur. Tüm metafizik öğretilerin temelinde olan aynı yolculuk.
Ve bir taraftanda batının bu öğretileri nasıl kıçından anladığınıda gösteriyor kitap.
Masonluk, tapınakçılık, gülhaç biraderleri ve bu akımların kökenlerinin şaşırtıcılığı aynı zamanda girdiği formlar vs. vs.
Modern insanların kör ve hayaperest bakış açılarıda giriyor işin içine.
Komploculuğun temelinde yatan sır aradığımız sırmıydı yoksa...
Çok uzattım kısaca umberto econun ustalık eseri duruyor karşımızda. Dört yıl sonra bir kez daha okurken bazı şeyleri nasıl atladığımı, kitabın asıl anlatmak istediği şeyi nasıl kaçırdığımı görüyorum.
zor okunan bir kitap. Google yanınızda hep acık olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar