bugün
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak12
- aleksey batrakov27
- doların 50 tl olması10
- arda güler'in 4 kasim 2026 aek kadrosunda olmaması3
- emre belözoğlu8
- yeni tanışılan kimse2
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil17
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak3
- galatasaray ın en başarılı türk takımı olması2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi2
- cezaevine özenen gençler3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- queen ravennanın aşırı güzel olması14
- lights out2
- sözlük kürdü55
- iskilipli atıf hoca20
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- nükleer bomba7
- kırıkkaleli olmak istemek8
- netflix2
- kablosuz mouse13
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru2
- arap götü9
- 394
- favlayan yazarın asıl amacı12
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- yagmurcu çık açıkla7
- ismail kartal13
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler30
- millette manyak para var19
- durkheimın intihar teorisi7
- damla sakızlı muhallebi4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- flört etmeme ilkesi4
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi4
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- yazarların akşama dair planları7
- anın görüntüsü31
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- kale3112 tarzı entry girmek7
- atatürk düşmanı5
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
Sapkın ruhlu bir babanın 60. Yaş gününde ifşa edilmesini konu alan danirmaka yapımı amatör ruhla çekilmiş film.
izleyin derim,
izleyin derim,
dogma kuralları çerçevesinde çekilen ilk filmdir.
sinema üretiminin belirli kalıplara sıkıştırılmasına karşı duran birisi olarak. dogma 95 in sinema doğasına ve yedinci sanatın gerçeği gösterme yönüne en fazla katkı sağlayan sinema akımı olduğunu düşünüyorum.
--spoiler--
festen, görünen ile özün aynı olmadığını gösteren şahane bir film.
helge, 60. yaş gününü kutlamak amacıyla büyük bir şölen tertipler. Kutlama için çocuklarını, torunlarını ve dostlarını sahibi olduğu malikaneye davet eder.
görünüşte her şey harikadır. güzel bir mekan, güzel kıyafetler, güzel yemekler,içkiler ve konukların etrafında dört dönen hizmetçiler...
konuklar malikaneye gelir gelmez dinlenmek için kendileri için ayrılan odalara çekilirler.
işte bu andan itibaren Thomas Vinterberg, kamerasını karakterlerin iç dünyasına çevirir. Karakterlerin psikolojik çözümlemeleri başlar.
helge'nin çevresindeki herkesin pencereleri yavaşça aralanır ve dogma 95'in nimetlerinden izleyici en üst noktada faydalanmaya başlar.
çekim teknikleri sayesinde açılan bu pencerelerden onları gözetliyormuşcasına karakterlerin mahremlerine şahit oluruz.
Helge'nin çocuklarının bu malikanede geçtiğini ve kız kardeşlerini yine burada kaybettiklerini öğreniriz.
bu ölüm kardeşlerde derin izler bırakmıştır.
Bir süre sonra bütün konuklar büyükçe, gösterişli bir yemek masasında buluşurlar. herkes oradadır. yemekler yenir,içkiler içilir ve doğum günü kutlaması başlar.
Her şey görünürde muazzam şekilde ilerler.
ta ki Christian, bu özel günde babası için hazırladığı konuşmayı okuyana kadar.
Christian, helge için iki tane konuşma hazırlamıştır. bunların biri yeşil diğeri sarı zarftadır. babasından birini seçmesini ister. Helge, yeşil olan zarfı seçer.
Bu seçim film için de bir eşiktir. o andan itibaren görünenin ardındaki öz ortaya dökülmeye başlar.
Film yeniden başlamıştır adeta.
Helge'nin çocuklarına, küçüklüklerinde cinsel istismarda bulunduğu yeşil zarftan çıkan bir gerçektir. Bu olayın akabinde gerçekler bir bir ortaya dökülür. insanların haysiyetsizliklerine, zaaflarına ve şık kostümlerinin altındaki kötülüklere tanık oluruz.
Festen, içinde barındırdığı bir çok detay itibariyle burjuvaziye ve faşizme yöneltilen ağır bir eleştiridir.
Filmin sonunda akla önemli bir soru gelir:
"Helge, yeşil değil de sarı zarfı seçmiş olsaydı ne olacaktı?"
Hayatta henüz açılmamış bir dolu yeşil zarf var. işte, öz budur.
--spoiler--
sinema üretiminin belirli kalıplara sıkıştırılmasına karşı duran birisi olarak. dogma 95 in sinema doğasına ve yedinci sanatın gerçeği gösterme yönüne en fazla katkı sağlayan sinema akımı olduğunu düşünüyorum.
--spoiler--
festen, görünen ile özün aynı olmadığını gösteren şahane bir film.
helge, 60. yaş gününü kutlamak amacıyla büyük bir şölen tertipler. Kutlama için çocuklarını, torunlarını ve dostlarını sahibi olduğu malikaneye davet eder.
görünüşte her şey harikadır. güzel bir mekan, güzel kıyafetler, güzel yemekler,içkiler ve konukların etrafında dört dönen hizmetçiler...
konuklar malikaneye gelir gelmez dinlenmek için kendileri için ayrılan odalara çekilirler.
işte bu andan itibaren Thomas Vinterberg, kamerasını karakterlerin iç dünyasına çevirir. Karakterlerin psikolojik çözümlemeleri başlar.
helge'nin çevresindeki herkesin pencereleri yavaşça aralanır ve dogma 95'in nimetlerinden izleyici en üst noktada faydalanmaya başlar.
çekim teknikleri sayesinde açılan bu pencerelerden onları gözetliyormuşcasına karakterlerin mahremlerine şahit oluruz.
Helge'nin çocuklarının bu malikanede geçtiğini ve kız kardeşlerini yine burada kaybettiklerini öğreniriz.
bu ölüm kardeşlerde derin izler bırakmıştır.
Bir süre sonra bütün konuklar büyükçe, gösterişli bir yemek masasında buluşurlar. herkes oradadır. yemekler yenir,içkiler içilir ve doğum günü kutlaması başlar.
Her şey görünürde muazzam şekilde ilerler.
ta ki Christian, bu özel günde babası için hazırladığı konuşmayı okuyana kadar.
Christian, helge için iki tane konuşma hazırlamıştır. bunların biri yeşil diğeri sarı zarftadır. babasından birini seçmesini ister. Helge, yeşil olan zarfı seçer.
Bu seçim film için de bir eşiktir. o andan itibaren görünenin ardındaki öz ortaya dökülmeye başlar.
Film yeniden başlamıştır adeta.
Helge'nin çocuklarına, küçüklüklerinde cinsel istismarda bulunduğu yeşil zarftan çıkan bir gerçektir. Bu olayın akabinde gerçekler bir bir ortaya dökülür. insanların haysiyetsizliklerine, zaaflarına ve şık kostümlerinin altındaki kötülüklere tanık oluruz.
Festen, içinde barındırdığı bir çok detay itibariyle burjuvaziye ve faşizme yöneltilen ağır bir eleştiridir.
Filmin sonunda akla önemli bir soru gelir:
"Helge, yeşil değil de sarı zarfı seçmiş olsaydı ne olacaktı?"
Hayatta henüz açılmamış bir dolu yeşil zarf var. işte, öz budur.
--spoiler--
filmde kullanılan çekim tekniği sayesinden midir nedir? bilemedim ama, filmde, ipi birçok oyuncu göğüslüyor gibi yani sadece başrol oyuncularının ön plana çıktığı bir film gibi gelmedi bana. oyuncuların performansları gayet iyiydi,günümüz sineması için kalıplar dışı,ve bu çekim tekniğinin kullanıldığı ilk film olmasına rağmen ortalamanın üstünde bir film olmuş.
diğer ismi The Celebration olan film (şölen diye türkçeleştirebiliriz).
(bkz: ensest)
(bkz: dogma 95)
(bkz: kutlama)
thomas vinterberg'in 98 yılında çektiği, danimarka/isveç ortak yapımı film. en önemlisi, dogma 95 kurallarıyla çekilen ilk film. ayrıca yönetmenin filmde taksi şoförü olarak bir cameo rolü de vardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar