bugün
- kaşar5
- kadir inanır20
- içtim şarabı4
- sözlükteki gizli düşmanım5
- her insanın bir cini olması4
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar6
- çok güzel ama manyak kadın7
- kitabı yazarın mezarına bırakıp gitmek6
- gizem3
- mustafa kemal atatürk7
- içinden canavar çıkan insan3
- trump ara seçimleri kaybederse soruşturma geçirir4
- üniversitelerin gereksiz olması16
- kemalist dünya24
- ilk sevgiliyle evlenmek3
- sağlam kafa sağlam vücutta bulunur3
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım3
- hırt4
- mason2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet14
- true'nun çaylak olması17
- hurdadan çıkan flash diskler2
- kezodan öpücük istemek2
- nervio4
- ibrahim hacıosmanoğlu8
- türk soyu ve arap soyu birdir9
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı2
- aşk4
- velvet28
- şevval şahin2
- antalyada üşümek3
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- hapşırmak2
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- aile evinde yaşamak13
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı10
- 2026 dünya kupası27
- sedat pekmez21
- israil6
- hiçbir şey yapmadığınız halde aşık olan erkekler3
- yazarların iyi olduğu konular9
- sözlüğü bırakmak istemek8
- ispanya'nın uruguay'ı elemesi2
- salak erkek neden bu kadar çok8
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- futbol21
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- fatsalı kadir'in yeşilçam'a uzanan hikayesi2
- ona bir şey söyle9
- galatasaray lobisi11
dogma kuralları çerçevesinde çekilen ilk filmdir.
sinema üretiminin belirli kalıplara sıkıştırılmasına karşı duran birisi olarak. dogma 95 in sinema doğasına ve yedinci sanatın gerçeği gösterme yönüne en fazla katkı sağlayan sinema akımı olduğunu düşünüyorum.
--spoiler--
festen, görünen ile özün aynı olmadığını gösteren şahane bir film.
helge, 60. yaş gününü kutlamak amacıyla büyük bir şölen tertipler. Kutlama için çocuklarını, torunlarını ve dostlarını sahibi olduğu malikaneye davet eder.
görünüşte her şey harikadır. güzel bir mekan, güzel kıyafetler, güzel yemekler,içkiler ve konukların etrafında dört dönen hizmetçiler...
konuklar malikaneye gelir gelmez dinlenmek için kendileri için ayrılan odalara çekilirler.
işte bu andan itibaren Thomas Vinterberg, kamerasını karakterlerin iç dünyasına çevirir. Karakterlerin psikolojik çözümlemeleri başlar.
helge'nin çevresindeki herkesin pencereleri yavaşça aralanır ve dogma 95'in nimetlerinden izleyici en üst noktada faydalanmaya başlar.
çekim teknikleri sayesinde açılan bu pencerelerden onları gözetliyormuşcasına karakterlerin mahremlerine şahit oluruz.
Helge'nin çocuklarının bu malikanede geçtiğini ve kız kardeşlerini yine burada kaybettiklerini öğreniriz.
bu ölüm kardeşlerde derin izler bırakmıştır.
Bir süre sonra bütün konuklar büyükçe, gösterişli bir yemek masasında buluşurlar. herkes oradadır. yemekler yenir,içkiler içilir ve doğum günü kutlaması başlar.
Her şey görünürde muazzam şekilde ilerler.
ta ki Christian, bu özel günde babası için hazırladığı konuşmayı okuyana kadar.
Christian, helge için iki tane konuşma hazırlamıştır. bunların biri yeşil diğeri sarı zarftadır. babasından birini seçmesini ister. Helge, yeşil olan zarfı seçer.
Bu seçim film için de bir eşiktir. o andan itibaren görünenin ardındaki öz ortaya dökülmeye başlar.
Film yeniden başlamıştır adeta.
Helge'nin çocuklarına, küçüklüklerinde cinsel istismarda bulunduğu yeşil zarftan çıkan bir gerçektir. Bu olayın akabinde gerçekler bir bir ortaya dökülür. insanların haysiyetsizliklerine, zaaflarına ve şık kostümlerinin altındaki kötülüklere tanık oluruz.
Festen, içinde barındırdığı bir çok detay itibariyle burjuvaziye ve faşizme yöneltilen ağır bir eleştiridir.
Filmin sonunda akla önemli bir soru gelir:
"Helge, yeşil değil de sarı zarfı seçmiş olsaydı ne olacaktı?"
Hayatta henüz açılmamış bir dolu yeşil zarf var. işte, öz budur.
--spoiler--
sinema üretiminin belirli kalıplara sıkıştırılmasına karşı duran birisi olarak. dogma 95 in sinema doğasına ve yedinci sanatın gerçeği gösterme yönüne en fazla katkı sağlayan sinema akımı olduğunu düşünüyorum.
--spoiler--
festen, görünen ile özün aynı olmadığını gösteren şahane bir film.
helge, 60. yaş gününü kutlamak amacıyla büyük bir şölen tertipler. Kutlama için çocuklarını, torunlarını ve dostlarını sahibi olduğu malikaneye davet eder.
görünüşte her şey harikadır. güzel bir mekan, güzel kıyafetler, güzel yemekler,içkiler ve konukların etrafında dört dönen hizmetçiler...
konuklar malikaneye gelir gelmez dinlenmek için kendileri için ayrılan odalara çekilirler.
işte bu andan itibaren Thomas Vinterberg, kamerasını karakterlerin iç dünyasına çevirir. Karakterlerin psikolojik çözümlemeleri başlar.
helge'nin çevresindeki herkesin pencereleri yavaşça aralanır ve dogma 95'in nimetlerinden izleyici en üst noktada faydalanmaya başlar.
çekim teknikleri sayesinde açılan bu pencerelerden onları gözetliyormuşcasına karakterlerin mahremlerine şahit oluruz.
Helge'nin çocuklarının bu malikanede geçtiğini ve kız kardeşlerini yine burada kaybettiklerini öğreniriz.
bu ölüm kardeşlerde derin izler bırakmıştır.
Bir süre sonra bütün konuklar büyükçe, gösterişli bir yemek masasında buluşurlar. herkes oradadır. yemekler yenir,içkiler içilir ve doğum günü kutlaması başlar.
Her şey görünürde muazzam şekilde ilerler.
ta ki Christian, bu özel günde babası için hazırladığı konuşmayı okuyana kadar.
Christian, helge için iki tane konuşma hazırlamıştır. bunların biri yeşil diğeri sarı zarftadır. babasından birini seçmesini ister. Helge, yeşil olan zarfı seçer.
Bu seçim film için de bir eşiktir. o andan itibaren görünenin ardındaki öz ortaya dökülmeye başlar.
Film yeniden başlamıştır adeta.
Helge'nin çocuklarına, küçüklüklerinde cinsel istismarda bulunduğu yeşil zarftan çıkan bir gerçektir. Bu olayın akabinde gerçekler bir bir ortaya dökülür. insanların haysiyetsizliklerine, zaaflarına ve şık kostümlerinin altındaki kötülüklere tanık oluruz.
Festen, içinde barındırdığı bir çok detay itibariyle burjuvaziye ve faşizme yöneltilen ağır bir eleştiridir.
Filmin sonunda akla önemli bir soru gelir:
"Helge, yeşil değil de sarı zarfı seçmiş olsaydı ne olacaktı?"
Hayatta henüz açılmamış bir dolu yeşil zarf var. işte, öz budur.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar