/319
kendisi çok sıkılmış, çok yorulmuş ya saha dışı etkenlerden; bir zahmet şunu okumasını istiyorum: http://papazincayiri.blog...om/2013/01/yorgunluk.html (ha yazı için çok taraflı, çok abartılı diyebilirsiniz, katılabilirim bazı noktalarda ama geriye bakıp süreci gözden geçirirseniz ve empati denen şeyi kurarsanız kim ne şartlar altında çalışmış, çalışıyor görebilirsiniz. saygılarımla.)
Türk futbol tarihinin en önemli kişisi. Adamı beğenin ya da beğenmeyin, en karakterli adamlardan biri.
galatasaray'ın formasının üzerinde bulunan 3 yıldızdan birinin sahibi olan adam

bu camia için metin oktay ne ise fatih terim odur. bu saatten sonra, bunca yaptıklarından sonra takımın alacağı olası kötü sonuçlar üzerine kendisine sırt çevirecek galatasaraylılar hiç durmasınlar hemen çevirsinler bence

ben hocanın son açıklamasına kadar ciddi bir sıkıntısının olmadığı kanaatindeydim ama o açıklama bize gösteriyor ki hoca rahat değil. özellikle eleman lafına takıldığını düşünmüyorum ben. kelimelere takılmaz hoca oradaki sıkıntı kendisine alınan bir tavır gibi daha çok

fakat sadece şu kadarını söyleyeyim, imparatorun canını sıkanın canını sıkarız..

eğer bu yönetici arkadaşlar başkan da dahildir buna, içlerinden 'terim nasılsa sezon sonu başarısız olursa gider bizde önümüze bakarız' gibi bir hayal kurmakta iseler çok boş hayallere dalmış demektirler. terim başarısız olursa onlar da başarısız sayılırlar hemde şu olaylardan sonra belki ondan da başarısız sayılırlar. sakın o 1.5 senede geldikleri noktayı gözlerinde büyütmesinler

imparator oturmasaydı dümende o kasıldıkları hiç bir haltı beceremezlerdi. terim sezon sonu başarısız olup ayrılabilir de bu ayrı bir konu ama bu kulübün efanesine karşı özellikle camia içindeki herkes ayağını denk alacak

almazsa biz almasını öğretiriz

eğer başkan etrafının gazı ile 'yahu bu terim de çok ön plana çıkıyor başkanım, bu kulüpteki 1 numarayı hatırlatmak lazım herkese' gibi bir gaza gelmeyle terim'e karşı psikolojik bir üstünlük sağlama derdindeyse yazık edeceği tek şey kendi olur onu da söyleyeyim

fatih terim o onun adanalı tarafını beğenmeyen elist beyaz yakalılardan milyon kat daha fazla galatasaraylıdır ve o değerleri temsil eder. başkan ola ki böyle bir çıkılmaz girdabın içine girmişse inşallah uyanır çok geç olmadan..
(bkz: eleman fatih terim)
görsel
son zamanlarda sıkıntılıdır.
şu sözünü hatırlatalım ona : everything is something happened, what can i do sometimes...
başkan ünal aysal tarafından eşi ve kendisine yönetim kuruluyla beraber les ottomans hotel’de yemek verilmiş teknik direktörümüzdür. öyle mutlu oldum ki şu fotoğrafları görünce. terimin keyfi bayaa yerine gelmiş. çok iyi. http://www.galatasaray.org/kulup/haber/15825.php
bir an önce sağlıklı kafayla oturup düşünmesi gereken teknik adam. burak yılmaz, emre çolak, felipe melo gibi adamlar takıma negatif katkı vermekteler selçuk inan, hamit altıntop gibi adamlar ise tanımayacak kadar kötüler. fatih hoca'nın bir an önce gereken ayarı vermesi lazım, biraz da yönetime yerli stoper baskısı yapsa iyi olur, serdar aziz ile bursa arasında maddi anlaşmazlıklar var bundan iyi fırsat olamaz.
görsel
nolursa olsun senelerce galatasarayımızın başında olması gereken teknik direktör. sırf onu kulübenin önünde görmek bile huzur veriyor insana. ayrıca hemşerimdir kendisi.
sneijder'e tepki koymayacak ama pas da vermeyecek teknik adamdır. şahsen hiç sevmem ama aysal'ın hava cıva hesabına transfer yapma sevdası sonrasında sneijder'i de sırf bu yüzden oynatmayacak kadar şereflidir derim ben.
Meloyu afetmemesi gereken teknik adam.

Not : başarılar gelir geçer.
burak yılmaz ı neye binaen oynatmadı çok merak ediyorum.
neden hala melo gibi kişiliksiz birini takımda tuttuğunu anlayamadığım teknik adam.
kendisinin gündemi takip edip istifa etmesini beklediğim teknik direktörümsü.
bacanağı hayatını kaybetmiştir. ne diyelim, allah rahmet eylesin.
kendisinin aysal'dan ne drogba'yı ne de sneijder'i istediğini sanmıyorum.

bence kaka'yı istemişti, bunda temel sebebi ise kaka'nın futbola aç oluşuydu. sneijder ise her ne kadar geçen sene (hoca tercihiyle) futbol oynamamış olsa da kaka'ya göre bir nebze doymuş bir isim. ama kaka'nın milan isteği dolayısıyla olmayacağını fark etmiş olacak ki galatasaraylı yöneticiler, aynı şöhrette birini almayı uygun gördüler. tabi bu konuda terim ne itiraz etmiştir ne de 'niye aldınız bunu' demiştir. kim istemez ki sneijder'i?

drogbra için ise durum farklı. terim aykut kocaman gibi değil, daha çok şenol güneş gibi. oyuncuları kendi eğitmek, kendi felsefesinde büyütmek ve onların büyümeleriyle kupalar kazanmak istiyor. geçen sene emre&semih'i çıkarması, bu sene sol açık riera'dan sol bek yapması gibi bir çok örnek mevcut. dolayısıyla drogba olayının sadece ve sadece sükse için, aynı zamanda da aysal'ın terim'den daha güçlü olduğu mesajını vermek için yapıldığını sanıyorum.

e tabi drogba bu ligi de siker atar, her türlü kupada da katkı sağlar; ama (gazetelerden görüldüğü kadarıyla) terim stoper&sol bek diye 6 aydır bağırıp her ay rapor verirken gidip forvet almak ne kadar doğru bir hareket orası tartışılır.

fener: notluyum.
bir omur yedek kulubesinde gormek istedigim galatasaray teknik direktoru.

bir benzeri icin:

(bkz: aykut kocaman)

bunu da bir omur fenerbahce yedek kulubesinin onunde gormek istiyorum cani gonulden.
fatih sultan mehmet gibi rakiplerinin en kotu donemlerine denk gelmesi sansidir.
Bir fenerli olarak saygı duyduğum teknik direktördür. Saygı duyulacak işlere imza atmasa saygı duymazdık heralde emek+başarı=saygı.
mevcut galatasaray kadrosu, onun kariyerinin en büyük sınavıdır. 2000 deki takım onun tohumlarını attığı, ilk 11'indeki 8 ismi türk olan, egoları olmayan bir takımdı. o takıma da hagi,taffarel,popescu gibi dünya starlarını monte edebilmiş, başarıyı yakalamıştı.

ancak şimdi durum biraz farklı. henüz 28 yaşında olan bir dünya starı sneijder, 34 yaşına gelmiş dünyanın gelmiş geçmiş en iyi forvetlerinden drogba, kaprisleri olan bir hamit, dengesiz bir burak yılmaz ve tüm bu ilginç oyuncu grubunun kaptanlığını yapıcak, takımın her anlamda en olgun ve lider olması gereken, ancak bu yıldızların isimleri altında -en azından saha içinde- kalıcak olan bir selçuk inan var. mozaik gibi bir şey, gerçekten işi çok zor grande'nin.

eğer bu kadrodan bir takım olgusu yaratabilirse; eğer ki bu kadro her anlamda bir takım olursa, işte o zaman tuttuğu takım ne olursa olsun herkes grande'nin önünde saygıyla eğilir. eğilmelide.

grande öyle bir denge kurmalı ki; saha içinde topu aldığı gibi sneijder veya drogba'ya atan, topu direk sneijder'e veren bir selçuk olmamalı. selçuk'ta en az drogba ve sneijder kadar sistemin içinde olmalı. ataklarda söz sahibi olmalı. sneijder'in arkasını temizlememeli.

hamit zaten sistem adamı, şu yaştan sonra hücumdaki pas trafiğini rahatlatsa, orta sahaya dinamizm katsa, arada bir frikik atsa ona yeticek. adam da şaşırdı, buraya gelince dünya yıldızı zannedildi. kaprisi de bu yüzdendir. hamit sistem adamıdır, ona görevi verirsin, görevini yapar. real madrid'te de böyleydi bu.

ben grande'nin bu dengeyi kurabileceğine inanıyorum; bunu da türkiye'de ancak onun karizmasında ve kalibresinde bir adam yapabilirdi zaten. kendi kuracağı sistemin içinde herkese olgun bir görev verip, misyonları eşit yükleyecektir. sadece daha yetenekli oyuncular-
drogba,sneijder- attıkları daha yetenek kokan goller veya verdikleri daha estetik paslarla daha fazla konuşulacaktır, hepsi bu.

biz, galatasaray taraftarları olarak selçuk'u, semih'i, emre'yi, burak'ı diğer oyunculardan aşağıda görmemeliyiz. gözlerimiz yine bu oyuncuları aramalı, olası bir başarıda ilk bu oyunculara koşmalıyız. drogba, sneijder gibi isimlere teşekkür edip, haklarını versek yeter. onlar zaten dünya üzerindeki her türlü başarıyı -kulüp düzeyinde- elde etmiş isimler, buraya eski günlerine geri dönmeye geldiler. hepsi bu..
moral bozukluğuna ilaç gibi gelen swfsi :

http://inciswf.com/fatihterimsise.swf
Bursaspor maçıyla birlikte Galatasaray’ın başında 350. resmi karşılaşmasına çıkacak olan imparatorumuz..

takımın başında olduğu maç sayısı: 349

galibiyet sayısı: 213

yenilgi sayısı: 78

beraberlik sayısı: 58
bir daha asla galatasarayı çalıştırmayacagım dedigi halde, paranın kokusunu aldıgı gibi tekrar galatasaraya dönen teknik direktör.bugün emreye laf söyleyenler o gün bu adamı omuzlarında taşıyorlardı.futbolculuk ve teknik direktörlük hayatı boyunca emreden daha çirkeftir bu adam.
galatarasay'a gelmesi para kokusuyla falan alakalı değildir. onca yıl dönmedikten sonra, bir ay boyunca ikna edilmeye çalışılmıştır.
Ve 3 temmuz sürecinden tam da 1 gün önce imza atmıştır, yani yaş tahtaya basmamıştır bu ulu teknik adam.
alt detaylarını da siz irdeleyin oğlum işte, her şeyi ben söylersem olur mu! hepsi bir süreç, hepsi tezgahın parçası, stadyum, akan paralar, transferler, şike davası vs.vs.vs. alt alta koyun ve toplayın; sonuç ortada.
biz ise yıkılmadık merak etmeyin, çomak sokmak için buradayız!
(bkz: son kale fenerbahçe)
taktiği, tekniği ile ilgili eleştiri de övgü de alabilir ancak aşırı antipatik olduğu aşikar olan teknik direktördür.
© copyright 2005 - 2026