bugün
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- aleksey batrakov24
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil16
- netflix2
- cezaevine özenen gençler2
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- flört etmeme ilkesi4
- nükleer bomba7
- sözlük kürdü55
- iskilipli atıf hoca20
- kırıkkaleli olmak istemek8
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- yagmurcu çık açıkla10
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- 394
- kablosuz mouse13
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- arap götü9
- emre belözoğlu6
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- favlayan yazarın asıl amacı12
- ismail kartal16
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- damla sakızlı muhallebi4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- durkheimın intihar teorisi7
- millette manyak para var21
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- sözlük dedeleri6
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- kale3112 tarzı entry girmek8
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- değişik meslekler4
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- yazarların akşama dair planları7
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- anın görüntüsü32
- doların 50 tl olması7
- atatürk düşmanı5
- öylesine bir şeyler yaz5
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
yürek yakan gerçektir maalesef ki fındık kadar beyniyle evrimi anlayama çalışmayan yobazlar ondan sonra evrim yok, siz maymundan geldiğiniz, her şey tesadüfse am nasıl oldu vb. saçma sapan cümleler ile gelmektedir.
zaten onlara evrimi biyolojiyi anlatmaya bile gerek duymuyorum, onlar kendi kendine bir köşede oynasınlar asıl hedef kitle gerçeği arayan evrimi merak eden insanlardır.
sık sık ortaya atılan yobaz sıçmıkları.
madde 1 :charles darwin'in teorileri çürütülmüş bu durumda evrimde çürütülmüştür.
-darwin yanılmıştır hatta pek çok konuda yanılmıştır, fakat darwin modern biyolojinin temelini atan evrim konusunda ciddi bir çalışmalar yapmış bir bilim adamıdır.
evrim teorisi darwin ile başlamadı bile o yüzden darwin'in bazı teorilerini çürütmek evrim teorisini çürütmek anlamına gelmez.
ek bilgi: andreas vesalius 1543'te o zamana dek yazılmış en büyük bilim kitaplarından biri olan insan vücudunun yapısı adlı eseriyle evrimin temellini atan bilim adamıdır.
madde 2 :insan maymundan geldiyse şimdi maymunlar neden insan olmuyor ?
-insanlar maymundan gelmemiştir, sadece maymun ile insanların atası ortaktır insan ile maymun ayrı birer primattır.
Daha da sıralanabilecek çok şey fakat araştıran merak eden insan bundan çok daha bulabilir.
zaten onlara evrimi biyolojiyi anlatmaya bile gerek duymuyorum, onlar kendi kendine bir köşede oynasınlar asıl hedef kitle gerçeği arayan evrimi merak eden insanlardır.
sık sık ortaya atılan yobaz sıçmıkları.
madde 1 :charles darwin'in teorileri çürütülmüş bu durumda evrimde çürütülmüştür.
-darwin yanılmıştır hatta pek çok konuda yanılmıştır, fakat darwin modern biyolojinin temelini atan evrim konusunda ciddi bir çalışmalar yapmış bir bilim adamıdır.
evrim teorisi darwin ile başlamadı bile o yüzden darwin'in bazı teorilerini çürütmek evrim teorisini çürütmek anlamına gelmez.
ek bilgi: andreas vesalius 1543'te o zamana dek yazılmış en büyük bilim kitaplarından biri olan insan vücudunun yapısı adlı eseriyle evrimin temellini atan bilim adamıdır.
madde 2 :insan maymundan geldiyse şimdi maymunlar neden insan olmuyor ?
-insanlar maymundan gelmemiştir, sadece maymun ile insanların atası ortaktır insan ile maymun ayrı birer primattır.
Daha da sıralanabilecek çok şey fakat araştıran merak eden insan bundan çok daha bulabilir.
(#25014387) af edersin moderator ama g.tumle güldüm...
Materyalistlerin sıçmasıymış... Bu mantıkta bakarsak bütün bilim tarihi de yalan çünkü materyalistlerin uydurması o da....
Ulan nerde dindar var siktir edeceksin bu gezegenden gitsinler marsganistan'ı kursunlar...
Materyalistlerin sıçmasıymış... Bu mantıkta bakarsak bütün bilim tarihi de yalan çünkü materyalistlerin uydurması o da....
Ulan nerde dindar var siktir edeceksin bu gezegenden gitsinler marsganistan'ı kursunlar...
(bkz: ay resmen evrim)
güzel kız ismidir.
yasa, teori, kuram nedir bilmeyen cahillerin gerçek ilan ettiği kuram, teori.
--spoiler--
Bilimin doğasını Anlatmakta Kullanılan Terimler
"Gerçek: Bilimde, tekrar tekrar doğrulanan bir gözlem pratik olarak "doğru" olarak kabul edilir. Ancak bilimdeki "doğru"luk hiç bir zaman son değildir. Bugün için doğru kabul edilen yarın bir değişime uğrayabilir ya da tümüyle yanlış olduğu gösterilebilir.
Hipotez: Doğal dünyaya ilişkin ve sınanabilecek çıkarımları olan, değişmeye açık bir öneri. Çıkarımlar doğrulanırsa, hipotezin doğru olma olasılığı artar. Eğer yanlışlığı gösterilirse, önerilen biçimiyle hipotez terk edilir veya değişikliğe uğrar. Hipotezler daha karmaşık ilişkiler ve açıklamalar oluşturmakta kullanılabilir.
Yasa: Belirtilen koşullarda doğal evrenin bir parçasının nasıl davranacağını gösteren bir genelleme.
Kuram (Teori): Bilimde, doğal evrene ilişkin olarak bilimsel anlamda gerçekleri, yasaları, çıkarımları ve sınanmış hipotezleri içeren ve kuvvetle desteklenen bir açıklama. "
--spoiler--
amk bilmediğiniz konularda konuşmayı ne kadar çok seviyorsunuz lan.
evrim teorisi materyalistlerin son kalesidir. evrim bilimsel bir teori olgu değil ideolojik bir olgudur. ve sizler evrime inanıyorsunuz, sizler "raslantıya" inanıyorsunuz. bilimsel bir teoriye inanılır mı demeyin. gerçek bu.
--spoiler--
Bilimin doğasını Anlatmakta Kullanılan Terimler
"Gerçek: Bilimde, tekrar tekrar doğrulanan bir gözlem pratik olarak "doğru" olarak kabul edilir. Ancak bilimdeki "doğru"luk hiç bir zaman son değildir. Bugün için doğru kabul edilen yarın bir değişime uğrayabilir ya da tümüyle yanlış olduğu gösterilebilir.
Hipotez: Doğal dünyaya ilişkin ve sınanabilecek çıkarımları olan, değişmeye açık bir öneri. Çıkarımlar doğrulanırsa, hipotezin doğru olma olasılığı artar. Eğer yanlışlığı gösterilirse, önerilen biçimiyle hipotez terk edilir veya değişikliğe uğrar. Hipotezler daha karmaşık ilişkiler ve açıklamalar oluşturmakta kullanılabilir.
Yasa: Belirtilen koşullarda doğal evrenin bir parçasının nasıl davranacağını gösteren bir genelleme.
Kuram (Teori): Bilimde, doğal evrene ilişkin olarak bilimsel anlamda gerçekleri, yasaları, çıkarımları ve sınanmış hipotezleri içeren ve kuvvetle desteklenen bir açıklama. "
--spoiler--
amk bilmediğiniz konularda konuşmayı ne kadar çok seviyorsunuz lan.
evrim teorisi materyalistlerin son kalesidir. evrim bilimsel bir teori olgu değil ideolojik bir olgudur. ve sizler evrime inanıyorsunuz, sizler "raslantıya" inanıyorsunuz. bilimsel bir teoriye inanılır mı demeyin. gerçek bu.
doğanın kendi kendini yönetmesidir.
Insanin ustune yakisani giymesidir.
(bkz: transcendence)
mal adam turnusolü olan konu.
doğal seçilim, genetik sürüklenme vs diyince mal mal yüzüne bakan adamlar "evrim çok saçma yeaa" diye atıp tutuyor. hala "maymundan gelme" olarak nitelendiren sığırcıklar var.
evrim bir olgudur. bilim insanları canlıların evrimleşip evrimleşmediğini tartışmıyor bile artık. evrim teorisi ise bu evrimin nasıl gerçekleştiğini açıklamaya çalışan bir teoridir. bilim insanları artık bunun da niteliğini tartışmıyor. bazı sığırcıklar da"madem öyle neden teori" diye atlayacaktır. açıklayayım annem, çünkü evrim teorisi hiç bir zaman kanun olamayacaktır. duymak istediğin buydu değil mi? evet kanun hiç bir zaman olamayacak. çünkü kanun olursa daima tekrarlanabilir ve farklı koşullarda bile olsa her tekrarda birebir aynı sonucu verebilir olması lazım. ayrıca kanun zannedilen şeylerin de yanlış olduğu zamanla ortaya çıkabilir, mesela newton'ın yer çekimi teorisi. teori dedim bak. yer çekimi bir olgudur. olup olmadığını tartışacak var mı? varsa kendini balkondan atarak deneyebilir. ancak bu yer çekimi olgusunun nasıl işlediğine dair kesin bir açıklama yok. kimisi graviton'lar diyor kimisi bilmem ne diyor. newton çözdü zannedildi, einstein çıktı olmamış bu dedi bilim dünyası dumur oldu. belki önümüzdeki yüzyıllarda bir biri daha çıkıp yine olmamış diyecek, kim bilir?
evrim de bu durumda. tekrar edilebilme şansı yok ayrıca tekrar edildiği takdirde değişen şartlar çok farklı sonuçlar çıkmasına sebep olacaktır. bu yüzden hiç bir zaman evrim teorisi evrim kanunu olamayacak. ancak şunu da söylemek gerekiyor ki zannedildiği ve saçmalandığı gibi "defalarca çürütülme, tek başına çürütme, tek soruda çürütme" gibi fantezileri bir kenara bırak, bilimsel açıdan değerli tek bir yanlışlaması olmadığı gibi ibadullah * doğrulaması vardır.
indirgenemez karmaşıklık, olasılıksızlık gibi saçma sapan argümanlarla bana gelmeyin arkadaşım. dünyadaki canlı çeşitliliğine, canlılar arası benzerliklere (ki sadece fiziksel değildir bunlar) vs aklıma gelmeyen bir çok şeye evrim teorisinden daha mantıklı, hatta mümkünse salladığınız gibi "teori safhasında kalmayan" bir teziniz varsa buyrun duyurun bilim dünyasına, onu kabul edelim. ama yok. anca atıp tutsanız evrime. ee velev ki evrim yok, yerine bu konuları açıklamak için ne koyacaksın? "allah öyle yaratmış" mı? akıllı tasarım diyenin ağzına kürekle vurun. akıllı tasarım'ı bilimsel zannediyor.
anca salak salak sorular sorup evrimciler kanıtlasın deseniz. ulan bizden kanıt bekliyorsun da, bir ara da zahmet olmazsa sen kendi zırvalarına kanıt göstersen de az da biz dinleyici konumunda olsak? koyduğun kanıtları da beğenmiyor pezevenkler. sanki kendileri bilimsel açıdan "saf su 100 c derecede kaynar" raddesinde kesin bir şey savunuyorlar bana...
he evrim teorisini savunanlar olarak da hata yapıyoruz. mesela evrim teorisine inanmak yanlış bir durum. bu teoriyi savunacak kadar bilimsel düşünceyi benimsemiş biriysen eğer, inanç kelimesini orada kullanman saçma. evrim teorisine inanılmaz, evrim teorisinin doğruluğu kabul edilir. o da şimdilik. daha iyi, daha mantıklı bir teori kurulmadığı sürece.
türlerin kökeni'nden beri durmadan doğrulanan bir teoriyi tek cümle kurup "saçma lan bu" diyerek bir kenara atmak en basit tabiriyle aptallıktır. düşün bir, bu teori kurulduğunda genetik bilinmiyordu, genetik gibi başlı başına bir bilim dalı oluştu ve evrime ters hiç bir durumu yok. "hala mı inanmayacaksınız" ulan!?
evrimi kabul etmeyen sığırcıklara bir iki soru sormak istiyorum.
-yok olmakta olsa bile halen bazı insanlarda görülen üçüncü göz kapağı
-insanlardaki appandeks
-yirmilik dişi
-insanlarda kuyruk sokumu olması ve kuyruklu maymunlarla ufak nüanslar dışında aynı yapıda olması
-balinaların ayak kemikleri olması ve vücutta hiç bir işlevinin olmaması. hatta üzerlerine tutunan bir kas bile yoktur, karın boşluklarında öylece dururlar.
-yılanlarda bulunan, küçücük kalan ayaklar. evet var böyle bir şey mal mal bakma.
-insan embriyosunun ilk evrelerinde solungaç yarıklarının bulunması.
bunları bana açıklayın abi. hep bi biz açıklayacaz amk! tabi sizin işiniz kolay, hepsine birden "allah öyle yaratmış" diyip geçiyorsunuz. yok öyle, madem benden bilimsel kanıt bekliyorsun, yukardakilerin hepsini bana bilimsel kanıtlarla açıklayacaksın. açıklayamıyor musun? o halde cehaletini bilip çeneni kapatıp kıçının üstüne oturacaksın uslu uslu.
biraz da kanıt gösterelim, sığırcıklar alınmasın sonra.
theodore garland ve mus musculus domesticus (ev faresi) deneyi. bu deneyde amcamız fareleri çemberde koşturarak yoruyor, en dayanıklıları seçip birbiriyle çiftleştiriyor ve iki yıl boyunca bu işleme devam ettikten sonra, iki yıl gibi kısa bir sürede yeni gelen nesillerin akciğer, kas ve kemik yapısı ve davranışları bakımından önceki nesillere göre doğuştan üstün şekilde dünyaya geldiği gözleniyor. ki bu iki yıl evrim için göz açık kapamak gibi bir süre bile değil, o kadar kısacık bir zaman. çok daha uzun yıllar sürse o farelerdeki değişim inanılmaz boyutlarda olurdu.
john edler ve poecilia reticulata (lepistes balığı) deneyi. bu deney biraz değişik. aşama aşama anlatıyorum. deneyin bir tarafı doğal seçilim, diğer tarafı cinsel seçilimle alakalı.
1-deneyin doğal seçilim boyutu:
iki grup rastgele seçilmiş popülasyonumuz var benekleri irili ufaklı, karışık. ve iki adet de ortam hazırlanmış. birinci ortamda zemin iri çakıllarla kaplı, diğerinde ince çakıllar var. ortamda bir de avcımız var. balıkları rasgele bu ortamlara bırakıyoruz. 15 nesil sonunda iri çakıllı ortamdaki balıkların tamamı iri benekli hale geliyor. ince çakıllar olan ortamda ise tamamı ince benekli. çünkü doğal seçilim ortama uyumlu olmayanları eleyerek ortama uyumlu genlerin devam etmesini sağlıyor.
2-deneyin cinsel seçilim boyutu:
yine iri çakıllı ve inca çakıllı iki ortamımız var. balıklarımız da iki grup ve her iki grupta da küçük benekli ve iri benekli iki tipimiz var. ve bu sefer avcımız yok yani ortamda avcı baskısı söz konusu değil. koyduk balıkları ortamlara. 15 nesil geçti.
iri çakıllı ortamdaki balıkların tamamı küçük benekli, ince çakıllı ortamdaki balıkların tamamı iri benekli. ana! neden? çünkü iri çakıllı ortamda küçük benekli balıklar daha çok dikkat çekti dolayısıyla dişilerin ilgisini de daha çok çekti ve onların geni devam etti. ince çakıllı ortamda da tam tersi şekilde iri benekliler dikkat çekerek daha çok çiftleşti ve genleri devam etti.
dimitri belyaev ve vulpes vulpes (kızıl tilki) deneyi. bir grup tilkiden en uysallarını seçip çiftleştirerek resmen evcil tilki elde etmiş amcamız.
theodore garland ve dimitri belyaev'in deneyleri yapay seçilim'e örnektir. yapay seçilim'in en bariz örnekleri evcil köpekler, inekler, atlar gösterilebilir. yani evcilleştirme dediğimiz şey aslında yapay seçilimdir. ancak sadece evcilleştirme değil theodore garland'ın yaptığı gibi de yapay seçilim oluşabilir. doğal seçilimde ise bu sefer hayvanların elenmesini bir güç değil doğa kendisi belirler. güçlü olan, uyumlu olan, cinsel açıdan avantajlı olan, sağlıklı olan hayatta kalır, diğerleri ölür.
evrimin bir kanıtını aslında reddeden sığırcıkların hepsi tecrübe etmiştir. hastalanıyorsun, doktor antibiyotik yazıyor değil mi? ne diyor sana, "mutlaka düzenli olarak kutu bitene kadar kullanacaksın, yoksa iyileşmezsin" diyor. peki neden hiç düşündün mü? çünkü eğer antibiyotiği tüm bakteriler ölmeden kesersen o antibiyotiğe dirençli şekilde bakteriler evrimleşiyor, dolayısıyla etki etmiyor. ve daha güçlü antibiyotik almak durumunda kalıyorsun. aynı durumu düzenli olarak yapılması gereken aşılarda da görebiliriz. her sene yeni bir grip çıkıyor, neden? çünkü virüsler ilaçlarımıza direnç kazanıyorlar.
velhasılıkelam, celal hocanın da dediği gibi, "ibadullah kanıt var", çürütme dersen, ciddiye alınacak, bilimsel temeli olan hiç bir şey yok.
aa bir de "ara form" fantazisi var.
aha böyle bir şey bekliyorsanız eğer, kusura bakma kardeş yeni bitti.
http://kriskodisko.files....3/08/crocoduck1.jpg?w=630
her nesil ara form niteliğindedir çünkü bir a canlısı tek nesilde ya da öyle iki üç nesilde b canlısına evrilmez. belki binlerce nesil gerekir. "400 milyon yıllık fosil gördüm aynı modern hali" diyen aptallar var. sen öyle zannet annem. 400 milyon yıllık fosil görüp de günümüzdekinin aynısı olduğunu düşünmek en hafif tabirle aptallıktır. e tabi yukardaki gibi "crocoduck" düzeyinde bir ara form bekliyorsanız mutlaka size o 400 milyon yıllık fosille günümüz aynı gelir.
he illa böyle karışık bir canlı örneği mi istiyorsun? ben sana yaşayan ara form göstereyim o zaman, ornitorenk. aç oku neymiş ne değilmiş. eğer memeli vs bir sınıfa koyabilirsen de helal olsun çığır açmışsındır. ya da yaşamıyor elbet ama dinozorlar, öyle filmde gördüğünle kalma da bir araştır nasıl canlılar bunlar. kurduğumuz hiç bir sınıfa uymuyor kendileri.
e bu muhteşem düzen vs diyecekler var tabi ki, olmazsa olmaz onlar. açıp bir iki kitap kurcalasınlar da zannettiği gibi muhteşem bir düzenin falan olmadığını görsünler. evet düzen var ancak şu sebeple var: kaotik bir ortama daima düzenli mekanizmalarla etki edersen kaostan düzen çıkar. işte bu sebeple o kaotik bulutsulardan yıldızlar çıkıyor, bunu da birisi söylemiş sanki içerde birden doğuyor da sonra bulut dağılıyor gibi, inşaat alanı brandası mı la bu...
neyse işte. evrimi kabul etmeyeni allah çarpar bak benden demesi.
aceleye geldi biraz öyle gelişi güzel yazıverdim. eksiklerim hatalarım aklıma gelmeyen noktalar olabilir, affola. evrim karşıtları da hemen saldırmasın lan bi besmele çekin.
doğal seçilim, genetik sürüklenme vs diyince mal mal yüzüne bakan adamlar "evrim çok saçma yeaa" diye atıp tutuyor. hala "maymundan gelme" olarak nitelendiren sığırcıklar var.
evrim bir olgudur. bilim insanları canlıların evrimleşip evrimleşmediğini tartışmıyor bile artık. evrim teorisi ise bu evrimin nasıl gerçekleştiğini açıklamaya çalışan bir teoridir. bilim insanları artık bunun da niteliğini tartışmıyor. bazı sığırcıklar da"madem öyle neden teori" diye atlayacaktır. açıklayayım annem, çünkü evrim teorisi hiç bir zaman kanun olamayacaktır. duymak istediğin buydu değil mi? evet kanun hiç bir zaman olamayacak. çünkü kanun olursa daima tekrarlanabilir ve farklı koşullarda bile olsa her tekrarda birebir aynı sonucu verebilir olması lazım. ayrıca kanun zannedilen şeylerin de yanlış olduğu zamanla ortaya çıkabilir, mesela newton'ın yer çekimi teorisi. teori dedim bak. yer çekimi bir olgudur. olup olmadığını tartışacak var mı? varsa kendini balkondan atarak deneyebilir. ancak bu yer çekimi olgusunun nasıl işlediğine dair kesin bir açıklama yok. kimisi graviton'lar diyor kimisi bilmem ne diyor. newton çözdü zannedildi, einstein çıktı olmamış bu dedi bilim dünyası dumur oldu. belki önümüzdeki yüzyıllarda bir biri daha çıkıp yine olmamış diyecek, kim bilir?
evrim de bu durumda. tekrar edilebilme şansı yok ayrıca tekrar edildiği takdirde değişen şartlar çok farklı sonuçlar çıkmasına sebep olacaktır. bu yüzden hiç bir zaman evrim teorisi evrim kanunu olamayacak. ancak şunu da söylemek gerekiyor ki zannedildiği ve saçmalandığı gibi "defalarca çürütülme, tek başına çürütme, tek soruda çürütme" gibi fantezileri bir kenara bırak, bilimsel açıdan değerli tek bir yanlışlaması olmadığı gibi ibadullah * doğrulaması vardır.
indirgenemez karmaşıklık, olasılıksızlık gibi saçma sapan argümanlarla bana gelmeyin arkadaşım. dünyadaki canlı çeşitliliğine, canlılar arası benzerliklere (ki sadece fiziksel değildir bunlar) vs aklıma gelmeyen bir çok şeye evrim teorisinden daha mantıklı, hatta mümkünse salladığınız gibi "teori safhasında kalmayan" bir teziniz varsa buyrun duyurun bilim dünyasına, onu kabul edelim. ama yok. anca atıp tutsanız evrime. ee velev ki evrim yok, yerine bu konuları açıklamak için ne koyacaksın? "allah öyle yaratmış" mı? akıllı tasarım diyenin ağzına kürekle vurun. akıllı tasarım'ı bilimsel zannediyor.
anca salak salak sorular sorup evrimciler kanıtlasın deseniz. ulan bizden kanıt bekliyorsun da, bir ara da zahmet olmazsa sen kendi zırvalarına kanıt göstersen de az da biz dinleyici konumunda olsak? koyduğun kanıtları da beğenmiyor pezevenkler. sanki kendileri bilimsel açıdan "saf su 100 c derecede kaynar" raddesinde kesin bir şey savunuyorlar bana...
he evrim teorisini savunanlar olarak da hata yapıyoruz. mesela evrim teorisine inanmak yanlış bir durum. bu teoriyi savunacak kadar bilimsel düşünceyi benimsemiş biriysen eğer, inanç kelimesini orada kullanman saçma. evrim teorisine inanılmaz, evrim teorisinin doğruluğu kabul edilir. o da şimdilik. daha iyi, daha mantıklı bir teori kurulmadığı sürece.
türlerin kökeni'nden beri durmadan doğrulanan bir teoriyi tek cümle kurup "saçma lan bu" diyerek bir kenara atmak en basit tabiriyle aptallıktır. düşün bir, bu teori kurulduğunda genetik bilinmiyordu, genetik gibi başlı başına bir bilim dalı oluştu ve evrime ters hiç bir durumu yok. "hala mı inanmayacaksınız" ulan!?
evrimi kabul etmeyen sığırcıklara bir iki soru sormak istiyorum.
-yok olmakta olsa bile halen bazı insanlarda görülen üçüncü göz kapağı
-insanlardaki appandeks
-yirmilik dişi
-insanlarda kuyruk sokumu olması ve kuyruklu maymunlarla ufak nüanslar dışında aynı yapıda olması
-balinaların ayak kemikleri olması ve vücutta hiç bir işlevinin olmaması. hatta üzerlerine tutunan bir kas bile yoktur, karın boşluklarında öylece dururlar.
-yılanlarda bulunan, küçücük kalan ayaklar. evet var böyle bir şey mal mal bakma.
-insan embriyosunun ilk evrelerinde solungaç yarıklarının bulunması.
bunları bana açıklayın abi. hep bi biz açıklayacaz amk! tabi sizin işiniz kolay, hepsine birden "allah öyle yaratmış" diyip geçiyorsunuz. yok öyle, madem benden bilimsel kanıt bekliyorsun, yukardakilerin hepsini bana bilimsel kanıtlarla açıklayacaksın. açıklayamıyor musun? o halde cehaletini bilip çeneni kapatıp kıçının üstüne oturacaksın uslu uslu.
biraz da kanıt gösterelim, sığırcıklar alınmasın sonra.
theodore garland ve mus musculus domesticus (ev faresi) deneyi. bu deneyde amcamız fareleri çemberde koşturarak yoruyor, en dayanıklıları seçip birbiriyle çiftleştiriyor ve iki yıl boyunca bu işleme devam ettikten sonra, iki yıl gibi kısa bir sürede yeni gelen nesillerin akciğer, kas ve kemik yapısı ve davranışları bakımından önceki nesillere göre doğuştan üstün şekilde dünyaya geldiği gözleniyor. ki bu iki yıl evrim için göz açık kapamak gibi bir süre bile değil, o kadar kısacık bir zaman. çok daha uzun yıllar sürse o farelerdeki değişim inanılmaz boyutlarda olurdu.
john edler ve poecilia reticulata (lepistes balığı) deneyi. bu deney biraz değişik. aşama aşama anlatıyorum. deneyin bir tarafı doğal seçilim, diğer tarafı cinsel seçilimle alakalı.
1-deneyin doğal seçilim boyutu:
iki grup rastgele seçilmiş popülasyonumuz var benekleri irili ufaklı, karışık. ve iki adet de ortam hazırlanmış. birinci ortamda zemin iri çakıllarla kaplı, diğerinde ince çakıllar var. ortamda bir de avcımız var. balıkları rasgele bu ortamlara bırakıyoruz. 15 nesil sonunda iri çakıllı ortamdaki balıkların tamamı iri benekli hale geliyor. ince çakıllar olan ortamda ise tamamı ince benekli. çünkü doğal seçilim ortama uyumlu olmayanları eleyerek ortama uyumlu genlerin devam etmesini sağlıyor.
2-deneyin cinsel seçilim boyutu:
yine iri çakıllı ve inca çakıllı iki ortamımız var. balıklarımız da iki grup ve her iki grupta da küçük benekli ve iri benekli iki tipimiz var. ve bu sefer avcımız yok yani ortamda avcı baskısı söz konusu değil. koyduk balıkları ortamlara. 15 nesil geçti.
iri çakıllı ortamdaki balıkların tamamı küçük benekli, ince çakıllı ortamdaki balıkların tamamı iri benekli. ana! neden? çünkü iri çakıllı ortamda küçük benekli balıklar daha çok dikkat çekti dolayısıyla dişilerin ilgisini de daha çok çekti ve onların geni devam etti. ince çakıllı ortamda da tam tersi şekilde iri benekliler dikkat çekerek daha çok çiftleşti ve genleri devam etti.
dimitri belyaev ve vulpes vulpes (kızıl tilki) deneyi. bir grup tilkiden en uysallarını seçip çiftleştirerek resmen evcil tilki elde etmiş amcamız.
theodore garland ve dimitri belyaev'in deneyleri yapay seçilim'e örnektir. yapay seçilim'in en bariz örnekleri evcil köpekler, inekler, atlar gösterilebilir. yani evcilleştirme dediğimiz şey aslında yapay seçilimdir. ancak sadece evcilleştirme değil theodore garland'ın yaptığı gibi de yapay seçilim oluşabilir. doğal seçilimde ise bu sefer hayvanların elenmesini bir güç değil doğa kendisi belirler. güçlü olan, uyumlu olan, cinsel açıdan avantajlı olan, sağlıklı olan hayatta kalır, diğerleri ölür.
evrimin bir kanıtını aslında reddeden sığırcıkların hepsi tecrübe etmiştir. hastalanıyorsun, doktor antibiyotik yazıyor değil mi? ne diyor sana, "mutlaka düzenli olarak kutu bitene kadar kullanacaksın, yoksa iyileşmezsin" diyor. peki neden hiç düşündün mü? çünkü eğer antibiyotiği tüm bakteriler ölmeden kesersen o antibiyotiğe dirençli şekilde bakteriler evrimleşiyor, dolayısıyla etki etmiyor. ve daha güçlü antibiyotik almak durumunda kalıyorsun. aynı durumu düzenli olarak yapılması gereken aşılarda da görebiliriz. her sene yeni bir grip çıkıyor, neden? çünkü virüsler ilaçlarımıza direnç kazanıyorlar.
velhasılıkelam, celal hocanın da dediği gibi, "ibadullah kanıt var", çürütme dersen, ciddiye alınacak, bilimsel temeli olan hiç bir şey yok.
aa bir de "ara form" fantazisi var.
aha böyle bir şey bekliyorsanız eğer, kusura bakma kardeş yeni bitti.
http://kriskodisko.files....3/08/crocoduck1.jpg?w=630
her nesil ara form niteliğindedir çünkü bir a canlısı tek nesilde ya da öyle iki üç nesilde b canlısına evrilmez. belki binlerce nesil gerekir. "400 milyon yıllık fosil gördüm aynı modern hali" diyen aptallar var. sen öyle zannet annem. 400 milyon yıllık fosil görüp de günümüzdekinin aynısı olduğunu düşünmek en hafif tabirle aptallıktır. e tabi yukardaki gibi "crocoduck" düzeyinde bir ara form bekliyorsanız mutlaka size o 400 milyon yıllık fosille günümüz aynı gelir.
he illa böyle karışık bir canlı örneği mi istiyorsun? ben sana yaşayan ara form göstereyim o zaman, ornitorenk. aç oku neymiş ne değilmiş. eğer memeli vs bir sınıfa koyabilirsen de helal olsun çığır açmışsındır. ya da yaşamıyor elbet ama dinozorlar, öyle filmde gördüğünle kalma da bir araştır nasıl canlılar bunlar. kurduğumuz hiç bir sınıfa uymuyor kendileri.
e bu muhteşem düzen vs diyecekler var tabi ki, olmazsa olmaz onlar. açıp bir iki kitap kurcalasınlar da zannettiği gibi muhteşem bir düzenin falan olmadığını görsünler. evet düzen var ancak şu sebeple var: kaotik bir ortama daima düzenli mekanizmalarla etki edersen kaostan düzen çıkar. işte bu sebeple o kaotik bulutsulardan yıldızlar çıkıyor, bunu da birisi söylemiş sanki içerde birden doğuyor da sonra bulut dağılıyor gibi, inşaat alanı brandası mı la bu...
neyse işte. evrimi kabul etmeyeni allah çarpar bak benden demesi.
aceleye geldi biraz öyle gelişi güzel yazıverdim. eksiklerim hatalarım aklıma gelmeyen noktalar olabilir, affola. evrim karşıtları da hemen saldırmasın lan bi besmele çekin.
unisex bir isimdir. kızlara daha çok yakışır.
şeytanların şeytanı darwin'in uydurduğu olay.
abartılan hede. en fazla olacağı bu kadardır:
görsel
görsel
olmayan hede. işte kanıt, hep aynı:
görsel
görsel
vallahi bıktım usandım şu "evrim çürütülmüştür" hikayesinden. alakası yok ama diyelim ki çürütülmüş olsun. iddia sahiplerinin alternatif açıklaması nedir? o iş öyle basitçe "allah yarattı" demekle bitmiyor. bunu dediğiniz anda açıklamanız gereken tonla soru gündeme geliyor. soruların bir kısmını, yukarıda, 252 numaralı entry'mde saydım.
aradan bir ay geçti, alternatif izahat yapmaya, sorularımı yanıtlamaya gücü yeten tek bir evrim karşıtı çıkmadı. madem evrim karşıtısınız, alternatif açıklamanız nedir, sorduğum soruların yanıtı nedir hele bir deyiverin de anlayalım...
aradan bir ay geçti, alternatif izahat yapmaya, sorularımı yanıtlamaya gücü yeten tek bir evrim karşıtı çıkmadı. madem evrim karşıtısınız, alternatif açıklamanız nedir, sorduğum soruların yanıtı nedir hele bir deyiverin de anlayalım...
doğal seçilim ve biyolojik etmenler sonucunda canlıların türleşmesidir. bu teorinin çürütüldüğüne inanan tek millet biziz herhalde. kanıtlanmadı diyene saygı duyarım ama yumurtanın fırçalanmayan tarafı gibi muamele görmesi tam bir cehalet göstergesi. neymiş efendim, farenin kuyruğu yirmi nesil boyunca kesilmiş ama yine kuyruk çıkmış.
bu safsatalar bir yana bırakırsak, özellikle bilim ve sanat kategorisindeki nat geo, discovery ve history gibi kuruluşların evrimden beslendiğini, hatta canlı hayatının kendi kendine oluşmasındaki müthiş fantezinin onları seneler boyunca götürebileceğini söylemek pek yanlış da olmaz. en doğrusu fazlaca kaynak ve mantıklı bir beyindir.
bu safsatalar bir yana bırakırsak, özellikle bilim ve sanat kategorisindeki nat geo, discovery ve history gibi kuruluşların evrimden beslendiğini, hatta canlı hayatının kendi kendine oluşmasındaki müthiş fantezinin onları seneler boyunca götürebileceğini söylemek pek yanlış da olmaz. en doğrusu fazlaca kaynak ve mantıklı bir beyindir.
sadece türkiye ve 3. dünya islam ülkelerinde çürütülmüş teoridir.. Lütfen en büyük bilimsel arenalarda evrim kuramının çürütüldüğünü bir baba yiğit kannıtlayabilir mi buraya link atarak... Lütfen samanyolu ya da onun gibi çakma haber kaynakları olmasın...
Harun yahya gibi dünyanın en önde gelen antropologlarını da eklemeyin lütfen.
Madem evrim teorisini çürüttün e hadi o zaman çamurdan oluştugumuzu da kanıtla...
Harun yahya gibi dünyanın en önde gelen antropologlarını da eklemeyin lütfen.
Madem evrim teorisini çürüttün e hadi o zaman çamurdan oluştugumuzu da kanıtla...
Çürütüle çürütüle anası ağlatılmış bir teoiridir.
benzer türlerin aynı atadan farklılaşma ile ayrıldığını söyleyen bilimsel teoridir.
görsel
görsel
bazı türlerin birbirleri ile akraba olduğunu söyler.
görsel
görsel
çok hoş bir kız ismi. şimdilerde çok moda.
kendilerine adnan oktar ve kediciklerini rehber eyleyenlerin kabul etmeye yanaşmadığı bilimsel gerçektir.
bilgileri yetersiz olduğu halde saçma sapan gerekçelerle evrimi yalanlamaya çalışırlar. "evrim yoksa türlerin çeşitliliğini nasıl açıklarsınız?" dediğinizde basitçe "allah yarattı" demeyi yeterli bulurlar.
"bir çok türün yok olduğu ve geçmişte olmayan türlerin şimdi mevcut olduğunu görüyoruz. demek ki tüm türler bir anda yaratılmamış. o zaman bunlar nasıl yaratıldı? arada dünyamıza bir ışık huzmesi iniyor, onun içinden yeni tür mü çıkıyor" derseniz yine "allah yarattı" derler.
"homo erectus'u, neanderthalleri filan nasıl açıklıyorsunuz?" dersen. "allah yarattı" derler veya yaşanmış tek bir olaydan hareketle tüm fosillerin sahte olduğunu iddia ederler.
"bunların fiziksel özellikleri mevcut tüm insan ırklarından farklı" deseniz, ya "önemli değil, hepsi, kitap, şeriat sahibi insanlardı" veya "hayır onlar maymun türüydü" derler. "hangisi? karar kılın" deseniz bir türlü karar veremezler.
"onlar kitap şeriat sahibi insanlardı" diyenlere "homo sapiens'e kadar, bir resim, bir süsleme, bir heykel bırakan tek bir tür bile yok. mental yeteneklerinin o kadar gelişmiş olduğunu nasıl iddia edersiniz?" derseniz "öyle olmalı" derler.
bu türlerin maymun çeşidi olduğunu iddia edenlere "siz hiç dik yürüyen, ateş yakan, taştan balta ve mızrak ucu yapan maymun gördünüz mü?" derseniz "kafamı karıştırma lan" derler.
"peki insan ırklarını nasıl açıklıyorsunuz? size göre insan adem ve havva'dan türediğine ve türleşme mümkün olmadığına göre bu kadar çeşitli ırklar hangi mekanizmayla oluştu?" derseniz "allah yarattı" derler.
tabi australoid, negroid, mongoloid, nordik vb. ırklar için ayrı ayrı adem ve havva yaratılmış olamayacağına göre (inançlarına ters) ister istemez bir değişim olduğunu kabul eder fakat bu değişimin asla türleşmeye yol açmayacağını iddia ederler.
"değişim ve türleşme gibi kelimeler -hatalı olarak- sanki arada kesin bir bariyer varmış gibi kullanılıyor. bariyer varsa, değişime izin veren ama türleşmenin önünü kesen nedir? bilimsel olarak tespit ettiniz mi?" derseniz yine "allah değiştirdi ama allah değişimin çok ileri gitmesini engelledi" derler.
"nasıl?" derseniz, "allah bilir" derler.
"sözde engelleme mekanizmasını neden keşfedemiyoruz?" derseniz, "allah istemediği için" derler.
"türleşme yoksa lenski deneyinin sonuçlarına ne dersiniz?" deseniz, "duymadım bilmiyorum" derler.
"doğada gözlenen sayısız türleşme örneğine ne dersiniz?" deseniz, "kesin uyduruyorlardır" derler.
"steve project'i duydunuz mu?" derseniz, ""duymadım bilmiyorum" derler.
işte yüz binlerce uzman biliminsanının hemfikir olduğu bir gerçeği reddedenlerin, alternatif açıklamaları bunlardan ibarettir. kendilerine malum çevreler tarafından çarpıtılarak sunulan bilimsel tespitleri çok bilmiş edalarla reddedenlere açıklama yapmak boştur. kendilerini ciddiye alıp, alternatif açıklamalarını detaylandırmalarını isteyen olmadığı için, çok tutarlı olduğunu sandıkları alternatif açıklamalarının ne kadar zayıf olduğunu göremezler. aslında bunlara laf anlatmaktansa kendi açıklamalarını dinlemek daha eğlenceli...
roma katolik kilisesi bile evrimi "tanrının yönlendirdiği" notunu düşerek de olsa kabul etmek zorunda kaldı ama bunlar evanjeliklerin vakıflarından siftinenlerin yalanlarına inanmayı sürdürürler.
bilgileri yetersiz olduğu halde saçma sapan gerekçelerle evrimi yalanlamaya çalışırlar. "evrim yoksa türlerin çeşitliliğini nasıl açıklarsınız?" dediğinizde basitçe "allah yarattı" demeyi yeterli bulurlar.
"bir çok türün yok olduğu ve geçmişte olmayan türlerin şimdi mevcut olduğunu görüyoruz. demek ki tüm türler bir anda yaratılmamış. o zaman bunlar nasıl yaratıldı? arada dünyamıza bir ışık huzmesi iniyor, onun içinden yeni tür mü çıkıyor" derseniz yine "allah yarattı" derler.
"homo erectus'u, neanderthalleri filan nasıl açıklıyorsunuz?" dersen. "allah yarattı" derler veya yaşanmış tek bir olaydan hareketle tüm fosillerin sahte olduğunu iddia ederler.
"bunların fiziksel özellikleri mevcut tüm insan ırklarından farklı" deseniz, ya "önemli değil, hepsi, kitap, şeriat sahibi insanlardı" veya "hayır onlar maymun türüydü" derler. "hangisi? karar kılın" deseniz bir türlü karar veremezler.
"onlar kitap şeriat sahibi insanlardı" diyenlere "homo sapiens'e kadar, bir resim, bir süsleme, bir heykel bırakan tek bir tür bile yok. mental yeteneklerinin o kadar gelişmiş olduğunu nasıl iddia edersiniz?" derseniz "öyle olmalı" derler.
bu türlerin maymun çeşidi olduğunu iddia edenlere "siz hiç dik yürüyen, ateş yakan, taştan balta ve mızrak ucu yapan maymun gördünüz mü?" derseniz "kafamı karıştırma lan" derler.
"peki insan ırklarını nasıl açıklıyorsunuz? size göre insan adem ve havva'dan türediğine ve türleşme mümkün olmadığına göre bu kadar çeşitli ırklar hangi mekanizmayla oluştu?" derseniz "allah yarattı" derler.
tabi australoid, negroid, mongoloid, nordik vb. ırklar için ayrı ayrı adem ve havva yaratılmış olamayacağına göre (inançlarına ters) ister istemez bir değişim olduğunu kabul eder fakat bu değişimin asla türleşmeye yol açmayacağını iddia ederler.
"değişim ve türleşme gibi kelimeler -hatalı olarak- sanki arada kesin bir bariyer varmış gibi kullanılıyor. bariyer varsa, değişime izin veren ama türleşmenin önünü kesen nedir? bilimsel olarak tespit ettiniz mi?" derseniz yine "allah değiştirdi ama allah değişimin çok ileri gitmesini engelledi" derler.
"nasıl?" derseniz, "allah bilir" derler.
"sözde engelleme mekanizmasını neden keşfedemiyoruz?" derseniz, "allah istemediği için" derler.
"türleşme yoksa lenski deneyinin sonuçlarına ne dersiniz?" deseniz, "duymadım bilmiyorum" derler.
"doğada gözlenen sayısız türleşme örneğine ne dersiniz?" deseniz, "kesin uyduruyorlardır" derler.
"steve project'i duydunuz mu?" derseniz, ""duymadım bilmiyorum" derler.
işte yüz binlerce uzman biliminsanının hemfikir olduğu bir gerçeği reddedenlerin, alternatif açıklamaları bunlardan ibarettir. kendilerine malum çevreler tarafından çarpıtılarak sunulan bilimsel tespitleri çok bilmiş edalarla reddedenlere açıklama yapmak boştur. kendilerini ciddiye alıp, alternatif açıklamalarını detaylandırmalarını isteyen olmadığı için, çok tutarlı olduğunu sandıkları alternatif açıklamalarının ne kadar zayıf olduğunu göremezler. aslında bunlara laf anlatmaktansa kendi açıklamalarını dinlemek daha eğlenceli...
roma katolik kilisesi bile evrimi "tanrının yönlendirdiği" notunu düşerek de olsa kabul etmek zorunda kaldı ama bunlar evanjeliklerin vakıflarından siftinenlerin yalanlarına inanmayı sürdürürler.
ayrıca kız ismidir
Sürekli doğrulanan, alternatifsiz, 'kanun' mertebesinde bir teori olmasına rağmen google' da aradığınızda 'yalanmış meğer' denmesi için para akıtan insanların olduğunu fark ettiğiniz, üzüldüğünüz büyük bilgi.
Evrimi farketmeyen, yaşamı anlar ama çok yanlış anlar. Ölmeden önce anlaşılması gereken tek şey ne dense 'Evrim' derim.
Evrimi farketmeyen, yaşamı anlar ama çok yanlış anlar. Ölmeden önce anlaşılması gereken tek şey ne dense 'Evrim' derim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar