bugün
- velvet korumam altındadır8
- 14 temmuz şempanze günü7
- turistin hesabına eklenen gönüllü bahşişe isyanı4
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın8
- 1 milyar 471 milyon dolar3
- ilk buluşmada onlar konuşur akp yapar diyen kız5
- mason greenwood18
- ben geldim naneler33
- tepkiselbiri5
- gocu18
- ellerine kurban olduğum sözlük kızı6
- ölen senatörün yerine kardeşini atamak3
- true denen hadsiz namussuz karaktersiz2
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek22
- heykele tapan kamalist3
- bazı kişi ve kuruluşların mal varlıklarının dondur2
- hesabıma yatan 15k para3
- bu sene de iyi kur yaptı3
- diamond bosphorus6
- sabahın köründe kalkmak zorunda olmak5
- tek oturuşta 12 bira içtim yalanı2
- var olma zorunluluğu4
- şeytan3
- gulmekicinyaratilmis3
- fake hesaplarla eksi verenler3
- allah6
- anın görüntüsü19
- kalbin hafızası2
- ilk olgun erkek3
- kadidi çıkmak2
- geceye bir şarkı bırak15
- sigma olomouc2
- karşı cinsle her münasebetinde kur yapan insan2
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi12
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi5
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- bir oh çekmek2
- sinir bozucu şeyler10
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- bunalımdan çıkmaya karar verilen an3
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- haluk levent'e para emanet etmek23
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- zengin kızların güzel olması7
- anne olan kadın2
- sözlük için ne yapabiliriz10
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki7
sosyal bir olgudur.
sosyal bir olgudur.
bunların en sorunlu ve sapkınlaşmış hali; kendisinin yetişmiş olduğu kültürsel olguları olgunluk kabul edip, kendisi haricindeki tüm farklılıkları kendi mihenkçiği nispetinde butlan olduğuna hüküm getirenleridir. hal böyle olunca kendi yetişmiş olduğu değerlere tapma noktasına geliyor. ve kendilerini birçok doğruya kapatıyorlar. sorsan hepsi özgürlükçüdür ama adam, sözde ideolojiksel doğrularına o kadar hapsolmuşki, orada bulamadığı özgürlüğü maddesel olarak, bedensel olarak yaşama eğilimine giriyor. özgürlük sözde ve söylemde değil. özgürlük; öz'de başlayan bir durumdur.
bugün bir forumda bana sorulmuş bir sorudur.. cidden merak ettim açıkçası biz hangisine mensubuzdur?
white, black or african american, hispanic, american indian or alaska native, asian indian, chinese, filipino, japanese, korean, viatnemese, pacific islander, middle eastern, other asian, other, prefer not to answer.
white, black or african american, hispanic, american indian or alaska native, asian indian, chinese, filipino, japanese, korean, viatnemese, pacific islander, middle eastern, other asian, other, prefer not to answer.
Doğru olduğu kadar tehlikeli bir kavramdır da.
Brubaker ve Laitin'e göre(1998, s.428):
Artık etnisiteye karşı kör değiliz, ama o bizi kör edebilir. Tanımlamada etnisiteye vurgu yapma eğilimimiz, hatalı bir şekilde etnisiteyi her yerde etkili görerek ve dolayısıyla "etnik şiddet" olaylarının sayısını yapay şekilde artırarak etnik şiddetin sıklığını olduğundan daha fazla tahmin etmemize neden olabilir. Dahası, etnik şiddeti entelektüel düzeyde tespit etmenin ve hesaplaşmanın basit bir yolu olmanın ötesinde, kodlama ve tanımlama kısmen etnik şiddetin kurucusu da olduğundan, önyargılı kodlamalarımız aslında etnik şiddetin sıklığını da artırabilir.
Burada söylenmek istenen şey şu: etnisite kavramını biz abartıyoruz, bazı şeyleri ona bağlamakta acele ediyoruz ve bu da ona bağlı yeni bazı şeylerin ortaya çıkmasına neden oluyor. durum eğer böyle devam ederse, etnisite zamanla dünyaya hükmeden bir kavram olacak. çığ gibi büyüyen bu kavram, kimi güzel şeylere neden olsa da, kontrolden çıkmaya yakındır.
Brubaker ve Laitin'e göre(1998, s.428):
Artık etnisiteye karşı kör değiliz, ama o bizi kör edebilir. Tanımlamada etnisiteye vurgu yapma eğilimimiz, hatalı bir şekilde etnisiteyi her yerde etkili görerek ve dolayısıyla "etnik şiddet" olaylarının sayısını yapay şekilde artırarak etnik şiddetin sıklığını olduğundan daha fazla tahmin etmemize neden olabilir. Dahası, etnik şiddeti entelektüel düzeyde tespit etmenin ve hesaplaşmanın basit bir yolu olmanın ötesinde, kodlama ve tanımlama kısmen etnik şiddetin kurucusu da olduğundan, önyargılı kodlamalarımız aslında etnik şiddetin sıklığını da artırabilir.
Burada söylenmek istenen şey şu: etnisite kavramını biz abartıyoruz, bazı şeyleri ona bağlamakta acele ediyoruz ve bu da ona bağlı yeni bazı şeylerin ortaya çıkmasına neden oluyor. durum eğer böyle devam ederse, etnisite zamanla dünyaya hükmeden bir kavram olacak. çığ gibi büyüyen bu kavram, kimi güzel şeylere neden olsa da, kontrolden çıkmaya yakındır.
genel geçer bir tanımı olmayan etnisitenin, millet kavramından belkide en önemli farkı, etnisitenin devlet kurma amacı taşımaması olduğu söylenir.
günümüzde bile sosyologlar tarafından tam tanımı yapılamamış olan etnisite, ırktan daha geniş bir manada kullanılmaktadır. diğerlerinden ( çoğuldan) farklı olandır; ancak bu farklılık tarihi süreç içinde devam ettirilmeli ve bazı kültürel özelliklerin günümüzde de devam ettirildiğinin gözlemlenmiş olması gerekmektedir.
yunanca ethnos (millet) kelimesinden türemiştir. belli bir kavme mensubiyeti ifade eder. sosyal bilimlerde ise anlamı biraz daha değişir. yani biyolojik ve genetik belirleyicilik önemini kaybeder. bu kelimenin 1950 yılında BM alt komisyonunda ırk kelimesinin yerine kullanılması karara bağlanmıştır. fakat bu kavramın en yoğun tartışıldığı dönem 19. yüzyıl olmuştur.
(bkz: mikro milliyetçilik)
ingilizcesi için (bkz: ethnicity)
etnik köken;ırk,halk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar