bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri24
- claudian clouds33
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- true'nun engelli olması6
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği5
- okan buruk9
- sarapci koala hatayi33
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- allah9
- moral olsun bik bik ime2
- meriç dükalığı8
- uğurcan çakır3
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- sözlük kızlarının kekleri24
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- gecenin şarkısı20
- sevdiğiniz yazarlar8
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- amedspor maçından korkmak2
- tai lung9
- islamda namaz yoktur30
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- okan çık hesap ver4
- fusya semsiyeli yabanci22
- galatasaray10
- rafael leao2
- habire124
- kadir inanır'ın mirası4
- kadınlar4
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- sözlüğün ölü gibi olması5
- leroy sane2
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- kürdistan10
- etli biber dolması5
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- rakı arasında çay içmek2
- galatasaray rezil oldu2
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- bana onu sormayin8
W H Auden'in demesiyle, onsekizinci ve ondokuzuncu yüzyılların "gün-ışığı dünyası", yirminci yüzyılda "gece-karanlığı dünyasına" dönüşmüş, "Endişe Çağı"na Age of Anxiety girilmiştir.
en temel inanclarin bile provaskasyon olarak nitelendiği diyarlarda korku ve endise ülkesinin ucsuz bucaksiz hükümdarliği baslar.
atom bombasinin icadiyla klasik savaslar bitmiş anca ve anca polis operasyonculugu baslamiştir.
olgular yorumlara acik olmuş, olgulardansa yorumlar üzerine dans edilmiştir.
gün gelmiştir ki olgulardansa yorumlar dört bir tarafi doldurmustur.
diyelim ki iskambil oynamayi aksamlari bir kadeh viski içip wagner senfonilerini dinlemeyi seviyorsunuz.
yorumlar sizi kumarbaz, alkolik ve neo nazi oldugunuzu söylemektedir.
kamuoyu kendisine söylenen herşeyi ayila bayila yutan obur bir cocuktur.
siz haksız yorumlar ve ithamlar karsilamak için elden geleni yaparsiniz ve temizlersiniz. fakat bu zahmetlidir.
bundan dolayi daha defansif bir anlayiş ile yasar her köse basina dikkatle gözler ve tetikte olursunuz.
bu bilincli caba sizi yorar.
savaslarda insan faktorunun cikmasi ve klasik anlamda savaslarin bitmesi insanlara övünebilecekleri birşey birakmadi.
bilimsel buluslar ve sanatsal düsünceler köse baslarini kapmiş gerizekalilardan örülü duvarlara carpmakta ve koç baslari bile yetmemektedir.
ülkemiz sistemsizliğin sistem oldugu ve sistemsizlikten nemalananlarin hüküm sürdüğü bir diyardir.
gelmiş geçmiş bütün iktidarlar önceleri geçmiş bağlari yikmiş yoketmiş sonra da havagazi, benzin istasyonlari gibi şeyler inşa etmiştir. yapaylıkla günü kurtarmaya bakmişlardir.
bu yapayliklari doğruymus gibi inanmiş samimi kitleler ile baska yapayliklara inanmiş kitlelerin lafa laf oturtmalari salıncağinda geçmektedir.
bendeniz toplumun bütün kitleleri ile yakinen temasta bulunmaktayim. hiç bir devirde siyaset bu kadar gündelik hayata entegre olmamişti.
concon kitleler dediğimiz diyarlarda siyaset hakkında yorum yapiliyorsa konusma minvalinin temeli gündelik siyaset olmaya baslamiş ise korku odaklari işlerinde basarili olmuştur.
kitleler korku ve endisenin vermiş gerginlikle her an panikleyebilirler. bu panik bir hezeyanla olsun, 6-7 eylül olaylari gibi olaylar vuku bulmasi için bir kıvılcım yeter.
fakat burda karamsar bir tablo cizmek istemiyorum.
inatla sunu düsturuda belirtmek istiyorum.
fertler her daim kitlelerden ileridir.
bu suretle bireyler korku ve endise hükümdarliğinin boyundurugundan kurtulur ve gökyüzündeki cenneti yeryüzüne indirip kişisel cennetlerini kurabilirler.
yahut dreyfuss'u suclayan parmaklardan biri olur.
sözümüzün özü;
bir kimse
duyular dünyasina dikkatini verirse eğer
onların çekimine tutulur; cekimden istek doğar
istekten ateşli tutku doğar, tutku da çılgınlığa yol açar,
o zaman, hepsinin hayınlığa uğrıyan bellek soylu amaçlardan
vazgeçer; amaç da, akıl da, insan da yok olur gider...
atom bombasinin icadiyla klasik savaslar bitmiş anca ve anca polis operasyonculugu baslamiştir.
olgular yorumlara acik olmuş, olgulardansa yorumlar üzerine dans edilmiştir.
gün gelmiştir ki olgulardansa yorumlar dört bir tarafi doldurmustur.
diyelim ki iskambil oynamayi aksamlari bir kadeh viski içip wagner senfonilerini dinlemeyi seviyorsunuz.
yorumlar sizi kumarbaz, alkolik ve neo nazi oldugunuzu söylemektedir.
kamuoyu kendisine söylenen herşeyi ayila bayila yutan obur bir cocuktur.
siz haksız yorumlar ve ithamlar karsilamak için elden geleni yaparsiniz ve temizlersiniz. fakat bu zahmetlidir.
bundan dolayi daha defansif bir anlayiş ile yasar her köse basina dikkatle gözler ve tetikte olursunuz.
bu bilincli caba sizi yorar.
savaslarda insan faktorunun cikmasi ve klasik anlamda savaslarin bitmesi insanlara övünebilecekleri birşey birakmadi.
bilimsel buluslar ve sanatsal düsünceler köse baslarini kapmiş gerizekalilardan örülü duvarlara carpmakta ve koç baslari bile yetmemektedir.
ülkemiz sistemsizliğin sistem oldugu ve sistemsizlikten nemalananlarin hüküm sürdüğü bir diyardir.
gelmiş geçmiş bütün iktidarlar önceleri geçmiş bağlari yikmiş yoketmiş sonra da havagazi, benzin istasyonlari gibi şeyler inşa etmiştir. yapaylıkla günü kurtarmaya bakmişlardir.
bu yapayliklari doğruymus gibi inanmiş samimi kitleler ile baska yapayliklara inanmiş kitlelerin lafa laf oturtmalari salıncağinda geçmektedir.
bendeniz toplumun bütün kitleleri ile yakinen temasta bulunmaktayim. hiç bir devirde siyaset bu kadar gündelik hayata entegre olmamişti.
concon kitleler dediğimiz diyarlarda siyaset hakkında yorum yapiliyorsa konusma minvalinin temeli gündelik siyaset olmaya baslamiş ise korku odaklari işlerinde basarili olmuştur.
kitleler korku ve endisenin vermiş gerginlikle her an panikleyebilirler. bu panik bir hezeyanla olsun, 6-7 eylül olaylari gibi olaylar vuku bulmasi için bir kıvılcım yeter.
fakat burda karamsar bir tablo cizmek istemiyorum.
inatla sunu düsturuda belirtmek istiyorum.
fertler her daim kitlelerden ileridir.
bu suretle bireyler korku ve endise hükümdarliğinin boyundurugundan kurtulur ve gökyüzündeki cenneti yeryüzüne indirip kişisel cennetlerini kurabilirler.
yahut dreyfuss'u suclayan parmaklardan biri olur.
sözümüzün özü;
bir kimse
duyular dünyasina dikkatini verirse eğer
onların çekimine tutulur; cekimden istek doğar
istekten ateşli tutku doğar, tutku da çılgınlığa yol açar,
o zaman, hepsinin hayınlığa uğrıyan bellek soylu amaçlardan
vazgeçer; amaç da, akıl da, insan da yok olur gider...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar