bugün
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik6
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek13
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı8
- şarabi marsilya kiremiti3
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik8
- zayıflama iğnelerinin yasaklanması gerekliliği3
- bisikletle giderken çöpün yanında kitaplar görmek4
- tanga neden giyilir11
- true'ya arkadan sahip olmak10
- sedat bey birader pekmez bey reyiz3
- yengeç burcu erkeği sinsiliği3
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı10
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet4
- ankaradaki çıkılamayan yokuş5
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- lüle kebabı4
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- ilgisini çekmek için beğendiği erkeğe saldıran kız2
- nesrin cavadzade9
- erkek arkadaşının giyimine karışmayan kız4
- hayatın renginin kalmaması7
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- son gün aslan burcu olmak2
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- 15 haziran azerbaycan milli kurtuluş günü3
- slip mayo giyen erkeğin namusu3
- yalnız yaşamak6
- ece irtem8
- yahudi fıkraları6
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi7
- yeşil burun adaları7
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- arapçada ene mi denir ana mı denir3
- belçika mısır maçı saat 22 de trt 1 de3
- namus takıntısı olan erkek17
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- koklayarak öpen erkek5
- azerbaycan kktc'yi devlet olarak tanımalı2
- slip mayonun namusu2
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- regl dönemi çirkinliği8
- geceye bir söz bırak2
- slip mayo giyen kedi besleyen erkek2
- enpara.com2
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- badelenmiş sözlük yazarları7
- erkek arkadaşının mayo giymesine karışmayan kadın2
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
'Piyanonun şeytani meleği' olarak tanımlanan zat-ı muhterem, piyanist
http://www.emresen.com
(bkz: ukte)
http://www.emresen.com
(bkz: ukte)
türkiye'nin ve dünyanın en iyi piyanistlerinden biri olduğu dünya çapında onu dinleyen eleştirmenlerce yazılan yazı ve söylenen sözlerden veya girdiği yarışmalar ve aldığı ödüllerden veya şu an geldiği noktadan veya en kolayı herhangi bir konserine gidip izlenerek gayet kolayca anlaşılabilen ve kanımca chopin piano konçertoları'nı kimsenin ondan daha iyi çalamayacağı korkunç yetenekli ve canayakın piyanisttir. bu sonbaharda cpo'dan bu konçertoların kayıtları da çıkacaktır.
ülkemizdeki en iyi chopin yorumcularından biridir.
Son derece özgün,özellikli,yorumunu gökkuşağı RENKlerine boyamış,yeri geldiğinde zifiri karanlıkta bir ışık yakmış kimi zaman da günün en parlak ışıklarında geceyi getirmiş piyanist. Bu dev piyanist butun eserleri sanki hucrelerine bolunerek çalmaktadır. Bu yolla, bir Rachmaninoff'u bir Liszt'i bir Scarlatti'yi bir Scriabin'i veya bir Prokofiev'i sanki başka başka yorumcular çalıyormuş gibi duyuran piyanistin yorumları, son derece farklı,özgün, ancak kendi hislerine ve duyarlılığına uyanmış insanlar için son derece gerçektir. Emre Sen'in bir tek Chopin yorumlarını ele alırsak, her anlamda, sadece ve sadece piyano için yazılmış o eşsiz eserleri piyanoyu kendi orkestrasıyla konuşturarak yorumladığını görürüz. Bu onda tamamen kendiliğinden gelişmiş bir özelliktir; ne sonrasında belki de ne de ondan öğrenebilecek bir özellik.. Zihne büründürülmeye çalışılsa belki tamamen kaybedilecek hislerle bestelenmiş bu eserleri aynen zamanında bestecisi tarafından duyulduğu gibi her katmanında farklı hatta bazen çelişik hislerle çalmakta ancak en sonunda yorumlarını sonsuzluğa taşıyacak birliği dinleyicisine duyurmaktadır. Biraz olsun içine dönmeye cesaretli insan ancak o zaman o katmanlara inerek hem Chopin'i hem de ondan habersiz oluşmuş Chopin'i anlayabilir..
MUAZZAM tekniği ise her notasını meleklerle çevrelediği eserlere öyle bir yedirilmiştir ki kişisel hırslar vaya zaaflarla hastalanmış beyinler, sırf bu yüzden duyamadıkları müziğe çamur atmak için eseri de kendileri gibi zehirleyip zaman zaman tekniği sakat bırakmışlardır. Halbuki bir tek yorumu bile onun tığ gibi işlenmiş müziğine dokunup kıvrımlarını hissetmeye yetmelidir! Ancak öyle bir toplumda yaşıyoruz ki belki de dünyada(!), sanırım o da nietzchenin dediği gibi yüzyıllar sonra anlaşılacak, ölüm döşeğinde bilgeliğini aktaracak bir öğrencisi bile olamayacaktır! Bütün egoist eylemlerden ve duygulardan sıyrılıp çırılçıplak kalındığında bu büyük piyanistin içtenlikle ısıtılmış müziğini bir battaniye gibi üstüne alıp ona sıkı sıkı sarılmak, çoğunlukla hissedilen acı yalnızlığı notaların uçuştuğu o sürekli devinim halindeki zamanda tatlı bir birlik duygusuna dönüştürür.. Hem bu müzik oyle saydamdır ki o saf çıplaklığı da hiç bir zaman kara kumaşlarla örtemez..
Konçertolar içinse..Keşke şu dünyada ona eşlik edecek kadar alçak gönüllü bir orkestra ve onun yanında yürüyecek, bir adım ilerisini hesaplamayacak bir orkestra şefi olsa.. Ama o bu darlıkta bile kendi orkestrası, şefi ve yorumcusu olmayı başarmıştır.
Kişilik özellikleri özellikle forumlarda yerilip yüceltilemeyecek kadar ona has ve özeldir. Zaten her eserin sonuna çizdiği portresinden anlamayan ona da yaklaşmamalıdır çünkü söz ettiğimiz RENKLER en çok orada parlar ve bakmasını bilmeyini kör eder.
MUAZZAM tekniği ise her notasını meleklerle çevrelediği eserlere öyle bir yedirilmiştir ki kişisel hırslar vaya zaaflarla hastalanmış beyinler, sırf bu yüzden duyamadıkları müziğe çamur atmak için eseri de kendileri gibi zehirleyip zaman zaman tekniği sakat bırakmışlardır. Halbuki bir tek yorumu bile onun tığ gibi işlenmiş müziğine dokunup kıvrımlarını hissetmeye yetmelidir! Ancak öyle bir toplumda yaşıyoruz ki belki de dünyada(!), sanırım o da nietzchenin dediği gibi yüzyıllar sonra anlaşılacak, ölüm döşeğinde bilgeliğini aktaracak bir öğrencisi bile olamayacaktır! Bütün egoist eylemlerden ve duygulardan sıyrılıp çırılçıplak kalındığında bu büyük piyanistin içtenlikle ısıtılmış müziğini bir battaniye gibi üstüne alıp ona sıkı sıkı sarılmak, çoğunlukla hissedilen acı yalnızlığı notaların uçuştuğu o sürekli devinim halindeki zamanda tatlı bir birlik duygusuna dönüştürür.. Hem bu müzik oyle saydamdır ki o saf çıplaklığı da hiç bir zaman kara kumaşlarla örtemez..
Konçertolar içinse..Keşke şu dünyada ona eşlik edecek kadar alçak gönüllü bir orkestra ve onun yanında yürüyecek, bir adım ilerisini hesaplamayacak bir orkestra şefi olsa.. Ama o bu darlıkta bile kendi orkestrası, şefi ve yorumcusu olmayı başarmıştır.
Kişilik özellikleri özellikle forumlarda yerilip yüceltilemeyecek kadar ona has ve özeldir. Zaten her eserin sonuna çizdiği portresinden anlamayan ona da yaklaşmamalıdır çünkü söz ettiğimiz RENKLER en çok orada parlar ve bakmasını bilmeyini kör eder.
resmi sitesinden görüşlerini okumaya, eserlerini dinlemeye, yorumlarını izlemeye nail olduğum, türklüğümle bir kez daha gurur duyduran güzel, çalışkan, kendisi ile barışık insan.
kendisini boklayan kişilerin önceki entrylerinden bazıları okunduğunda, kötüleme sebebinin hemen anlaşılacağı şahsımca süpersonik piyanist.
emresen.com
kendisini boklayan kişilerin önceki entrylerinden bazıları okunduğunda, kötüleme sebebinin hemen anlaşılacağı şahsımca süpersonik piyanist.
emresen.com
(bkz: evet ben)
kendisini canlı dinleme fırsatını bulamadığım müthiş yetenek..
tatilde bile ismini duymaktan veya görmekten kurtulamadığım bilkent mssf piyano ana sanat dalı bölüm başkanı.
Uzunca bir zamandan snr dinleyip beğendiğim , ufak da olsa tanıştığım ve her anlamda göz kamaştırıcı bulduğum piyanist.
patlamak üzere olan bir volkan düşünün...ya da az sonra ağzınıza atacağınız müthiş çikolata şelalesini...volkandan hızla çıkan lavlar bir anda her yeri sarar ve önüne ne gelirse eritir...çikolata şelalesi de ısırdığınız anda tüm ağzınıza yayılır ve müthiş tadını bir anda hissedersiniz..
emre şeni dinlemek de böyle bir şeydir işte. son derece karizmatik olan bu adam sahnede daha da devleşir. içindeki olağanüstü yeteneği ve birbirinden eşsiz renkleri lavlar gibi fışkırarak yayılır tüm salona ve içinizi ısıtır...tadı damağınızda kalır..konser hiç bitmesin istersiniz.
ayrıca dünyanın en şeker, en tatlı insanlarından birisidir. bazı yorumların aksine kompleksli ve kötü niyetli değildir asla..*
çok canayakın ve sıcacık bir insandır..***
emre şeni dinlemek de böyle bir şeydir işte. son derece karizmatik olan bu adam sahnede daha da devleşir. içindeki olağanüstü yeteneği ve birbirinden eşsiz renkleri lavlar gibi fışkırarak yayılır tüm salona ve içinizi ısıtır...tadı damağınızda kalır..konser hiç bitmesin istersiniz.
ayrıca dünyanın en şeker, en tatlı insanlarından birisidir. bazı yorumların aksine kompleksli ve kötü niyetli değildir asla..*
çok canayakın ve sıcacık bir insandır..***
bu aksam bilkentte kendi dogum gununu kendi verdigi konserle muzikseverlerle beraber kutlayan genc piyanist.
frederic chopin'in eserlerini polonyalılardan daha iyi yorumlayan bir piyanist. süper bir yetenek. bhrams 1 piyano konçertosunu 3 haftaya çıkarma kapasitesine sahip olan ve orkestrayla çalmayı başaran sıradışı bir yetenek. o sadece bir piyanist değil , o bir artist...chopin sanki eserlerini emre şen çalsın diye bestelemiştir. chopin'in en küçücük eserinde bile**dev ihtiras gösterir, notaları sadece basmaz, gerektiği gibi, belki de daha önce düşünülmemiş bir şekilde, bestecinin bile tahmin edemeyeceği bir şekilde tam bir ifade ve anlam kazandıraraktan basar. doğuştan sahip olduğu muntazam tekniği ise hiç bir eserde zorlanmamasının göstergesidir. Eserlerde yaptığı geciktirmeler ayrı bir isteriklik yaratır yorumlarında ve bu isteriklik bir dinleyici olarak size de yansır, sizi de etkiler. onu tanımak için sadece onun müziğini dinlemek yeter, çünkü yaptığı müzükte tüm ihtiraslarını, acısını, derinliğini, mutluluğunu, kendi zengin ve hassas dünyasını gösterir. onun müziğinden etkilenmemek imkansız! emre şen'in rachmaninoff eligie yorumu ise edward münch'un "çığlık" resmine benzemektedir. (bkz: http://www.liceoartistico...D1944%29/munch.scream.jpg)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar