bugün
- çocukluk arkadaşlığı5
- şu an ne isterdin13
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- kalabalığı kucaklama hareketi2
- yazarların kahvaltı keyfi3
- yunana girerken askere herete demek2
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması3
- herkes nerde3
- azrail'in görüldüğü an2
- sabah gelen telefon2
- kağıda kaat kiyat diyen kezo2
- bir beden küçük kıyafet almak8
- açım aç9
- platon un mağara alegorisi6
- edep sen ne güzel şeysin6
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler3
- fon suresi 2 milyarıncı ayet4
- doğum günüm halloviin unutma diyen kezo3
- kalvinci misin piskoposçu musun4
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur8
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı3
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- yulaf lapası vs tost9
- fon vurgunu54
- dilekçeye nasıl başlanır9
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- cinler5
- kaçak çay18
- from gold from dust34
- mustafa sarıgül pornosu4
- borsa istanbul19
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- mekke savunma anlaşması2
- galatasaray vs akp12
- gece sevgilinin penceresinden içeri girmek2
- kolye119
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması8
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- kopya çekmenin etiği2
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
Son derece özgün,özellikli,yorumunu gökkuşağı RENKlerine boyamış,yeri geldiğinde zifiri karanlıkta bir ışık yakmış kimi zaman da günün en parlak ışıklarında geceyi getirmiş piyanist. Bu dev piyanist butun eserleri sanki hucrelerine bolunerek çalmaktadır. Bu yolla, bir Rachmaninoff'u bir Liszt'i bir Scarlatti'yi bir Scriabin'i veya bir Prokofiev'i sanki başka başka yorumcular çalıyormuş gibi duyuran piyanistin yorumları, son derece farklı,özgün, ancak kendi hislerine ve duyarlılığına uyanmış insanlar için son derece gerçektir. Emre Sen'in bir tek Chopin yorumlarını ele alırsak, her anlamda, sadece ve sadece piyano için yazılmış o eşsiz eserleri piyanoyu kendi orkestrasıyla konuşturarak yorumladığını görürüz. Bu onda tamamen kendiliğinden gelişmiş bir özelliktir; ne sonrasında belki de ne de ondan öğrenebilecek bir özellik.. Zihne büründürülmeye çalışılsa belki tamamen kaybedilecek hislerle bestelenmiş bu eserleri aynen zamanında bestecisi tarafından duyulduğu gibi her katmanında farklı hatta bazen çelişik hislerle çalmakta ancak en sonunda yorumlarını sonsuzluğa taşıyacak birliği dinleyicisine duyurmaktadır. Biraz olsun içine dönmeye cesaretli insan ancak o zaman o katmanlara inerek hem Chopin'i hem de ondan habersiz oluşmuş Chopin'i anlayabilir..
MUAZZAM tekniği ise her notasını meleklerle çevrelediği eserlere öyle bir yedirilmiştir ki kişisel hırslar vaya zaaflarla hastalanmış beyinler, sırf bu yüzden duyamadıkları müziğe çamur atmak için eseri de kendileri gibi zehirleyip zaman zaman tekniği sakat bırakmışlardır. Halbuki bir tek yorumu bile onun tığ gibi işlenmiş müziğine dokunup kıvrımlarını hissetmeye yetmelidir! Ancak öyle bir toplumda yaşıyoruz ki belki de dünyada(!), sanırım o da nietzchenin dediği gibi yüzyıllar sonra anlaşılacak, ölüm döşeğinde bilgeliğini aktaracak bir öğrencisi bile olamayacaktır! Bütün egoist eylemlerden ve duygulardan sıyrılıp çırılçıplak kalındığında bu büyük piyanistin içtenlikle ısıtılmış müziğini bir battaniye gibi üstüne alıp ona sıkı sıkı sarılmak, çoğunlukla hissedilen acı yalnızlığı notaların uçuştuğu o sürekli devinim halindeki zamanda tatlı bir birlik duygusuna dönüştürür.. Hem bu müzik oyle saydamdır ki o saf çıplaklığı da hiç bir zaman kara kumaşlarla örtemez..
Konçertolar içinse..Keşke şu dünyada ona eşlik edecek kadar alçak gönüllü bir orkestra ve onun yanında yürüyecek, bir adım ilerisini hesaplamayacak bir orkestra şefi olsa.. Ama o bu darlıkta bile kendi orkestrası, şefi ve yorumcusu olmayı başarmıştır.
Kişilik özellikleri özellikle forumlarda yerilip yüceltilemeyecek kadar ona has ve özeldir. Zaten her eserin sonuna çizdiği portresinden anlamayan ona da yaklaşmamalıdır çünkü söz ettiğimiz RENKLER en çok orada parlar ve bakmasını bilmeyini kör eder.
MUAZZAM tekniği ise her notasını meleklerle çevrelediği eserlere öyle bir yedirilmiştir ki kişisel hırslar vaya zaaflarla hastalanmış beyinler, sırf bu yüzden duyamadıkları müziğe çamur atmak için eseri de kendileri gibi zehirleyip zaman zaman tekniği sakat bırakmışlardır. Halbuki bir tek yorumu bile onun tığ gibi işlenmiş müziğine dokunup kıvrımlarını hissetmeye yetmelidir! Ancak öyle bir toplumda yaşıyoruz ki belki de dünyada(!), sanırım o da nietzchenin dediği gibi yüzyıllar sonra anlaşılacak, ölüm döşeğinde bilgeliğini aktaracak bir öğrencisi bile olamayacaktır! Bütün egoist eylemlerden ve duygulardan sıyrılıp çırılçıplak kalındığında bu büyük piyanistin içtenlikle ısıtılmış müziğini bir battaniye gibi üstüne alıp ona sıkı sıkı sarılmak, çoğunlukla hissedilen acı yalnızlığı notaların uçuştuğu o sürekli devinim halindeki zamanda tatlı bir birlik duygusuna dönüştürür.. Hem bu müzik oyle saydamdır ki o saf çıplaklığı da hiç bir zaman kara kumaşlarla örtemez..
Konçertolar içinse..Keşke şu dünyada ona eşlik edecek kadar alçak gönüllü bir orkestra ve onun yanında yürüyecek, bir adım ilerisini hesaplamayacak bir orkestra şefi olsa.. Ama o bu darlıkta bile kendi orkestrası, şefi ve yorumcusu olmayı başarmıştır.
Kişilik özellikleri özellikle forumlarda yerilip yüceltilemeyecek kadar ona has ve özeldir. Zaten her eserin sonuna çizdiği portresinden anlamayan ona da yaklaşmamalıdır çünkü söz ettiğimiz RENKLER en çok orada parlar ve bakmasını bilmeyini kör eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar