bugün
- ısparta da gece hayatı11
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız10
- vücut geliştirme ve eşcinsellik5
- hiç uçağa binmemek7
- sözlük erkeklerinin bicepsleri80
- bicepsiz fakir erkek6
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- duanın bir şeye yaramaması28
- akplisin yani27
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı25
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak6
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- canım ıspartam5
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- anın betimlemesi2
- fon vurgunu52
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- dölüm geldi diyen erkek4
- isparta'yı bir cümle ile anlatmak2
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- her gün 14 yumurta yiyen sözlük insanı3
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- aykirikadin13
- biberiye turşusu5
- fatma betül sayan kaya22
- insanın biraz da kendisi için üzülmesi2
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- her şeye neden diye sormak4
- ne yapıyorsun8
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- israil şekeli ingiliz sterlini vs türk lirası2
- neden 50 tane arap devleti var12
- akp li akp li bakan tip8
- 24 eylül 2017 sözlük erkekleri sözlük kızları maçı6
- akın gürlek'in fon krizi bilançosu2
- kendine hayır demek2
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti4
- lille galatasaray maçı saat 19 45 te trt 1 de5
- akşamki tantana15
- çirkin ama fakir erkek7
- erzurum vs sivas3
- ay bayılazaam3
- masklavi bakaya asker firarisi filmi2
- 90lar2
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- terlikle döven anne13
şu sıralar annelerini öldürmekle meşgul olan insan * türleridir.
tüy siklet gay.
etrafa rastgele fiskirarak cevresel yardimla dollenmis biyolojik artik ve sperm karisimi hucreler butunu. ecis bucus sekilleriyle 1 km ileriden fark edilebilen cisimcikler.
son dönem gençler arasında daha da bir türemiş, bazı ergenlerin " şekil " merakı nedeniyle oluşturdukları güruh. lakin bu defa hiç çekilir gibi değil, o ayrı. peki niçin?
kendilerine yaptıkları o tuhaf görüntüleri geçtim işin daha da vahim boyutu mevcuttur ki o da şu emo alfabesidir. bildiğin türkçeyi katletmek olan bu yeni alfabe ile onlar kendi aralarında nasıl iletişim kuruyorlar ben henüz çözmüş değilim. rica ederim anlayan beri gelsin zira cidden güç bir hadise. halbuki ben kendilerine ilkçağ dönemlerinin vazgeçilmez iletişim öğesi olan dumanı falan öneririm. hiç olmazsa çok daha kolay bir yoldur.
işin bir de şöyle bir vahim boyutu var tabi. giyimde kuşamda hatta iletişimin en büyük aracı dilde bile bu denli tuhaflıklara giden gençlerin derdi belli. nedir, " farklı " olmak, olabilmek. ya da bir diğer ifadeyle " şekil " merakı...
aslında bu bir yere kadar iyi. yani onlar " farklı " olmak adına sıradanlaşırken asıl " farklı " olmanın keyfini bizler sürüyoruz.
zaten sanırım işin kerametide burada.
zira bu zamanda " farklı " olabilmek " normal " kalabilmekten geçiyor.
kendilerine yaptıkları o tuhaf görüntüleri geçtim işin daha da vahim boyutu mevcuttur ki o da şu emo alfabesidir. bildiğin türkçeyi katletmek olan bu yeni alfabe ile onlar kendi aralarında nasıl iletişim kuruyorlar ben henüz çözmüş değilim. rica ederim anlayan beri gelsin zira cidden güç bir hadise. halbuki ben kendilerine ilkçağ dönemlerinin vazgeçilmez iletişim öğesi olan dumanı falan öneririm. hiç olmazsa çok daha kolay bir yoldur.
işin bir de şöyle bir vahim boyutu var tabi. giyimde kuşamda hatta iletişimin en büyük aracı dilde bile bu denli tuhaflıklara giden gençlerin derdi belli. nedir, " farklı " olmak, olabilmek. ya da bir diğer ifadeyle " şekil " merakı...
aslında bu bir yere kadar iyi. yani onlar " farklı " olmak adına sıradanlaşırken asıl " farklı " olmanın keyfini bizler sürüyoruz.
zaten sanırım işin kerametide burada.
zira bu zamanda " farklı " olabilmek " normal " kalabilmekten geçiyor.
eski misir mezopotamyasi'nda ve yeni sahra colu'nde zerzevat gibi giyinen sulugoz embesillere verilen ad. hala ayni sac kesimini kullaniyorlar, ilginc.
rexx sinemasının önünde bol miktarda görebileceğiniz, genelde bir gözlerini saçma saçlarıyla kapatan, "ulan ne olmuş bu gençliğe" dedirten çocuk(!) topluluğu.
rockı giyim kuşamdan, alkolden, seksten ibaret sanan gençliğin yokoluş biçimlerinden birisi.
2. dünya savaşı sonrasında, tarih birçok gençlik hareketine tanıklık etmiştir.
özellikle altmışlı ve yetmişli yıllardaki gençlik hareketleri, düzene karşı memnuniyetsizlik ve buna bağlı tepki ekseninde gelişmiş, entellektüel bir perspektifle beslenmiştir.
ancak seksenli yıllarda, sovyetlerin dağılmasıyla da birlikte tek kutuplu hale gelen dünyamız büyük bir apolitizasyon kasırgasına maruz kalmıştır.
bireyselliği ve tüketimi öven, zorlayan bu zamanlarda, doksanların dünya gençliği kendini grunge akımlarında aramış ve pasivist hareketin temellerini atmıştır.
kayıp kuşak da denilen bu gençler küreselleşme - yani amerikan kültürü dayatması- içinde kollektif problemlerden çok, bireysel problemlerine odaklanmış, aktivist, siyasi, çoğulcu bir tavır alamamışlardır.
günümüze gelirsek gençlik hareketi hala düzenden memnun değil ancak artarak büyüyen küreselleşme yüzünden bunu ezilenlerin,dünya halklarının sorunu olarak değil kendi hayatlarındaki sorunlar olarak dışa vuruyorlar.
emo ismiyle tanımladığımız ve dünyada da, ülkemizde de çok destekçisi olan hareket, tam da bu sorunların yarattığı bir alt kültür.
küreselleşmenin etkisiyle cinsiyet, bölgesel kültür ve daha bir sürü olguyu anlamsız bulan bugünün ergenlerin ve gençlerin kapitalist düzen harici bir dünyaları olmadığı ve entellektüel yetersizlikleri yüzünden tam da çağı temsil eden böyle bir hareket ürettiklerine inanıyorum.
ancak her zaman umut var. bize düşen görev bizim yaratacığımız ve bizim yetiştireceğimiz yeni nesillere ''neden hayat bu kadar sıkıcı'', '' neden kimse beni sevmiyo'', soruları yerine ''neden düzen bu kadar kötü'', ''neden yaşıtlarım açlıktan, savaştan ölüyor sorularını sordurmaktır.
hayatta tanıdıkları tek kültürün sömürgeci batı kültürü olmamasını sağlamak, bağlama çalmaktan utanç değil kıvanç duymalarını öğretmektir.
bu sadece bir rica değil üstümüze düşen sorumluluk ve hatta zorunluluktur.
özellikle altmışlı ve yetmişli yıllardaki gençlik hareketleri, düzene karşı memnuniyetsizlik ve buna bağlı tepki ekseninde gelişmiş, entellektüel bir perspektifle beslenmiştir.
ancak seksenli yıllarda, sovyetlerin dağılmasıyla da birlikte tek kutuplu hale gelen dünyamız büyük bir apolitizasyon kasırgasına maruz kalmıştır.
bireyselliği ve tüketimi öven, zorlayan bu zamanlarda, doksanların dünya gençliği kendini grunge akımlarında aramış ve pasivist hareketin temellerini atmıştır.
kayıp kuşak da denilen bu gençler küreselleşme - yani amerikan kültürü dayatması- içinde kollektif problemlerden çok, bireysel problemlerine odaklanmış, aktivist, siyasi, çoğulcu bir tavır alamamışlardır.
günümüze gelirsek gençlik hareketi hala düzenden memnun değil ancak artarak büyüyen küreselleşme yüzünden bunu ezilenlerin,dünya halklarının sorunu olarak değil kendi hayatlarındaki sorunlar olarak dışa vuruyorlar.
emo ismiyle tanımladığımız ve dünyada da, ülkemizde de çok destekçisi olan hareket, tam da bu sorunların yarattığı bir alt kültür.
küreselleşmenin etkisiyle cinsiyet, bölgesel kültür ve daha bir sürü olguyu anlamsız bulan bugünün ergenlerin ve gençlerin kapitalist düzen harici bir dünyaları olmadığı ve entellektüel yetersizlikleri yüzünden tam da çağı temsil eden böyle bir hareket ürettiklerine inanıyorum.
ancak her zaman umut var. bize düşen görev bizim yaratacığımız ve bizim yetiştireceğimiz yeni nesillere ''neden hayat bu kadar sıkıcı'', '' neden kimse beni sevmiyo'', soruları yerine ''neden düzen bu kadar kötü'', ''neden yaşıtlarım açlıktan, savaştan ölüyor sorularını sordurmaktır.
hayatta tanıdıkları tek kültürün sömürgeci batı kültürü olmamasını sağlamak, bağlama çalmaktan utanç değil kıvanç duymalarını öğretmektir.
bu sadece bir rica değil üstümüze düşen sorumluluk ve hatta zorunluluktur.
saçlarını üçgen şeklinde suratlarına yapıştırmalarına az önce anlam verdiğim ergen bireyler.
ergen bireyler diyorum, konumuz ergen olmaları zaten. şimdi bunlar ergen olduklarından mütevellit bir sürü sarı, kırmızı, siyah sivilceleri vardır. bunları sebamed ve muadilleri ile kapatamayanları hayata küsüp emo olmaktadırlar. yüzlerini saçları ile örtüp insan içinde dolaşmaktadırlar. sivilceleri kuruduğunda saçlarını kestirip askere gideceklerdir. *
ergen bireyler diyorum, konumuz ergen olmaları zaten. şimdi bunlar ergen olduklarından mütevellit bir sürü sarı, kırmızı, siyah sivilceleri vardır. bunları sebamed ve muadilleri ile kapatamayanları hayata küsüp emo olmaktadırlar. yüzlerini saçları ile örtüp insan içinde dolaşmaktadırlar. sivilceleri kuruduğunda saçlarını kestirip askere gideceklerdir. *
bir çeşit dayak atıp rahatlamaya yarayan ergenimsi gençler.
elinde bagetle havaya vuran, duygusal*, avuçlarına bir şeyler yazmaya meyilli, saçlarının bir kısmı gözlerini örten acayip canlılar.
genelde yere otururlar, çantalarına yatarlar, akşam ezan okununca ekmek alıp evlerine dönerler. öle gecenin bir yarısı dışarda görünmezler.
elinde bagetle havaya vuran, duygusal*, avuçlarına bir şeyler yazmaya meyilli, saçlarının bir kısmı gözlerini örten acayip canlılar.
genelde yere otururlar, çantalarına yatarlar, akşam ezan okununca ekmek alıp evlerine dönerler. öle gecenin bir yarısı dışarda görünmezler.
sivilceli çirkin suratlarını kapamak için saçlarını yandan öne eğen, yere oturan, gıcık olduğu kimselerin resimlerini çizip sonra da onu büyük bir sinirle karalayan, ota boka ağlayan, tokyo motel dinleyen gereksiz varlıklar. pardon yokluklar.
(bkz: dejenere)
orta okulda ve lisede ''hadi çocuktur yapar böyle şeyler'' dediğim fakat üniversite içinde de bu tiplerden gördüğüm anda kalbime giren ağrı yüzünden durup 2 saniye nefes almama sebep olan, dükkanların önüne oturarak müşterileri korkutan,Türkçe'nin içine eden, kendilerine ait bir klavyeleri olan(ne q ne de f klavye)saçlarına ayırdıkları vakiti yararlı bir şeyler yapmak için harcasalar alim olurlar dediğim vurulasıca insancıklar.
üreme noktaları rexx ve işbankası önü olan yaratıklar. aslen iki napalm'le üremeleri durdurulabilir.
bazen altyazılarda her şey çevrilmese daha iyi olcak dediğim anlardan birini yaşamış olmama sebep kelime. dizimax kanalında csi miami dizisinin altyazısında türkçeye 'duy' olarak çevrilmiş türkçesi duygusal olan emotional kelimesinin kısaltması.
(bkz: emu)
bir erkegin kiz gibi davranmasi icin gecerli bahanesi.
organizmaları insanlarınkine göre daha farklı çalışan arızalı tiplerdir. bir insan durup dururken üzülürmü be kardeşim.
iiğğğmooo olarak değil de emo olarak okumanın daha çok keyif verdiği kısaltmamsı. bu sayede emo taklidi yapan memo demek çok daha eğlencelidir.
artık heryerde olan tiplemeler. istiklal in önündeki işbankasından dağılıyorlar. orayı kurutmak lazım.
(bkz: emo fotograf yarismasi)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar