bugün
- velvet hanım günaydın5
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip4
- en büyük korkunuz6
- ilk buluşmada ne getirilmeli6
- doktor bey vizitte2
- ahmet sezer bey11
- kabak yemeği vs hamburger11
- gemici çakmağı3
- 186 boyundaki erkek19
- put2
- ilk buluşmaya smokin ile gitmek2
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
- topçu miralay ahmet sezer bey2
- çocukların şımarık olması2
- norveç futbolu3
- sabahın 6 sında uyanmak4
- yeni parti için alternatifli hazırlık3
- diktatörlükle yönetilen ülkeler2
- solculuğun bir virüs olması2
- google'ın üç yeni yapay zeka modeli2
- ahmet sezer bey köprü üstüne tamam2
- fatma soydaş5
- orduspor çocukları2
- dem parti7
- alevi erkek8
- bursalı erkekler9
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- 32 yaşına girmek12
- nervionun merak ettiği yazar19
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- rest apilerde state yönetimi sorunsalı2
- erzincanlı erkekler6
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- istanbullu erkekler5
- sivaslı yiğidolar6
- g'i l d'e d l'i l y20
- yalnizca deli yalnizca sair21
- zengin olsanız ne yapardınız9
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- din tartışması7
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- antalyalı erkekler5
- kürt erkek5
- habire1240
- norveçte bok olsam9
- adıyamanlı erkekler5
- bugün açılacağım sözlük kızı12
nefis bir louis aragon şiiri. türkçe'ye bahadır gülmez tarafından çevrilmiştir.
Sana dokunuyorum tenini seyrediyorum ve sen nefes alıyorsun
Ayrı yaşadığımız günler çoktan kaldı geride
Yanımdasın giriyorsun çıkıyorsun ve bana nüfuz ediyorsun
güzel günler için de kötü günler için de
Ve hiçbir zaman böylesine uzak kalmadın bana kendi isteğimle
ikimiz kavuşacağız harikalar ülkesinde
Rengi koşulsuzluk olan o gerçek mutluluğa
Ama yeniden doğuyorum ikimiz aklıma geldiğinde
Ve eğer dert yanarsam kulağına
Elveda kelimeleri gibi bir şeyi sakın duyma
O şimdi uykuda uzun uzadıya sessiz kalışını dinliyorum
Sarmışım kollarımla onu ama bununla birlikte
O yok orada yine ve ben iyice tek başıma
Daha yakın durduğum için onun esrarına
Bir satranç oyuncusuyum sanki taşlara bakınca kaybedeceğimi anlıyorum
Koparır alır gibi olur onu yokluğun elinden gün ışığı
kendisinden güzel ve daha çekici olarak teslim eder bana
Karanlıktan geriye güzel kokular kalır onda
Sanki beş duyunun rüyası
Aslında daha karanlıktır onu taşıyan gün ışığı
Elimizi tırmalayan her günkü dikenli yollarda
Hayat geçip gidecek baş döndürücü bir türkü gibi
Susuz bırakıyor gözlerin beni içmedim hiçbir zaman kana kana
Gökyüzüm umutsuzluğum kadınım
On üç sene bekledim senin türkülü suskunluğunu sabırsızlıkla
istiridyeler denizi tescil ederler
Bende sarhoş tuttum gönlümü on üç sene on üç kış on üç yaz
Titreyerek geçirdim boş düşlerin peşinde on üç senemi
On üç sene tırmanıcı yabani yasemin misali
Efsunlayarak önledim kendi ellerimle yarattığım Tehlikeleri
zaman ey benim sevgili çocuğum zaman sen bizim kadar büyümedin
bin bir gece az gelir seven aşıklara
on üç yıl dediğim nihayet tek bir gün eder ve saman alevi gibidir
yanar ayaklarımızın dibinde halka halka
yalnızlığımızda sihirli bir halı gibidir.
Sana dokunuyorum tenini seyrediyorum ve sen nefes alıyorsun
Ayrı yaşadığımız günler çoktan kaldı geride
Yanımdasın giriyorsun çıkıyorsun ve bana nüfuz ediyorsun
güzel günler için de kötü günler için de
Ve hiçbir zaman böylesine uzak kalmadın bana kendi isteğimle
ikimiz kavuşacağız harikalar ülkesinde
Rengi koşulsuzluk olan o gerçek mutluluğa
Ama yeniden doğuyorum ikimiz aklıma geldiğinde
Ve eğer dert yanarsam kulağına
Elveda kelimeleri gibi bir şeyi sakın duyma
O şimdi uykuda uzun uzadıya sessiz kalışını dinliyorum
Sarmışım kollarımla onu ama bununla birlikte
O yok orada yine ve ben iyice tek başıma
Daha yakın durduğum için onun esrarına
Bir satranç oyuncusuyum sanki taşlara bakınca kaybedeceğimi anlıyorum
Koparır alır gibi olur onu yokluğun elinden gün ışığı
kendisinden güzel ve daha çekici olarak teslim eder bana
Karanlıktan geriye güzel kokular kalır onda
Sanki beş duyunun rüyası
Aslında daha karanlıktır onu taşıyan gün ışığı
Elimizi tırmalayan her günkü dikenli yollarda
Hayat geçip gidecek baş döndürücü bir türkü gibi
Susuz bırakıyor gözlerin beni içmedim hiçbir zaman kana kana
Gökyüzüm umutsuzluğum kadınım
On üç sene bekledim senin türkülü suskunluğunu sabırsızlıkla
istiridyeler denizi tescil ederler
Bende sarhoş tuttum gönlümü on üç sene on üç kış on üç yaz
Titreyerek geçirdim boş düşlerin peşinde on üç senemi
On üç sene tırmanıcı yabani yasemin misali
Efsunlayarak önledim kendi ellerimle yarattığım Tehlikeleri
zaman ey benim sevgili çocuğum zaman sen bizim kadar büyümedin
bin bir gece az gelir seven aşıklara
on üç yıl dediğim nihayet tek bir gün eder ve saman alevi gibidir
yanar ayaklarımızın dibinde halka halka
yalnızlığımızda sihirli bir halı gibidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar