bugün
- ben ahbap derneğine güveniyorum14
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- doktor bey vizitte6
- put6
- adnan oktar3
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- ideal erkek boyunun 1 84 olması7
- türk kızlarının sekste başarısız olması4
- 24 temmuz 2026 istanbul baraj doluluk oranı3
- velvet hanım günaydın6
- izmirli kızlar8
- çocukların şımarık olması5
- kabak yemeği vs hamburger13
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- diktatörlükle yönetilen ülkeler4
- ilişkiyi bitirme cümlesi3
- genç işsizlik3
- norveç futbolu5
- fatma soydaş7
- yeni parti için alternatifli hazırlık5
- olm herkes nerede lan2
- en büyük korkunuz7
- 186 boyundaki erkek19
- sözlük yönetimine bir teşekkür4
- yazarların lahmacun yeme rekorları4
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak20
- insan olmaya ceyrek kala8
- ahmet sezer bey11
- neden iyi kızlarla tanışamıyoruz4
- orduspor çocukları3
- truevesti2
- gemici çakmağı3
- velvet48
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
- sabahın 6 sında uyanmak4
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- bursalı erkekler9
- ilk buluşmaya smokin ile gitmek2
- alevi erkek8
- doların düşmesi4
- topçu miralay ahmet sezer bey2
- bana kezban dediler5
- solculuğun bir virüs olması2
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- google'ın üç yeni yapay zeka modeli2
- ekonomi3
- ahmet sezer bey köprü üstüne tamam2
- nervionun merak ettiği yazar19
- 32 yaşına girmek12
nefis bir louis aragon şiiri. türkçe'ye bahadır gülmez tarafından çevrilmiştir.
Sana dokunuyorum tenini seyrediyorum ve sen nefes alıyorsun
Ayrı yaşadığımız günler çoktan kaldı geride
Yanımdasın giriyorsun çıkıyorsun ve bana nüfuz ediyorsun
güzel günler için de kötü günler için de
Ve hiçbir zaman böylesine uzak kalmadın bana kendi isteğimle
ikimiz kavuşacağız harikalar ülkesinde
Rengi koşulsuzluk olan o gerçek mutluluğa
Ama yeniden doğuyorum ikimiz aklıma geldiğinde
Ve eğer dert yanarsam kulağına
Elveda kelimeleri gibi bir şeyi sakın duyma
O şimdi uykuda uzun uzadıya sessiz kalışını dinliyorum
Sarmışım kollarımla onu ama bununla birlikte
O yok orada yine ve ben iyice tek başıma
Daha yakın durduğum için onun esrarına
Bir satranç oyuncusuyum sanki taşlara bakınca kaybedeceğimi anlıyorum
Koparır alır gibi olur onu yokluğun elinden gün ışığı
kendisinden güzel ve daha çekici olarak teslim eder bana
Karanlıktan geriye güzel kokular kalır onda
Sanki beş duyunun rüyası
Aslında daha karanlıktır onu taşıyan gün ışığı
Elimizi tırmalayan her günkü dikenli yollarda
Hayat geçip gidecek baş döndürücü bir türkü gibi
Susuz bırakıyor gözlerin beni içmedim hiçbir zaman kana kana
Gökyüzüm umutsuzluğum kadınım
On üç sene bekledim senin türkülü suskunluğunu sabırsızlıkla
istiridyeler denizi tescil ederler
Bende sarhoş tuttum gönlümü on üç sene on üç kış on üç yaz
Titreyerek geçirdim boş düşlerin peşinde on üç senemi
On üç sene tırmanıcı yabani yasemin misali
Efsunlayarak önledim kendi ellerimle yarattığım Tehlikeleri
zaman ey benim sevgili çocuğum zaman sen bizim kadar büyümedin
bin bir gece az gelir seven aşıklara
on üç yıl dediğim nihayet tek bir gün eder ve saman alevi gibidir
yanar ayaklarımızın dibinde halka halka
yalnızlığımızda sihirli bir halı gibidir.
Sana dokunuyorum tenini seyrediyorum ve sen nefes alıyorsun
Ayrı yaşadığımız günler çoktan kaldı geride
Yanımdasın giriyorsun çıkıyorsun ve bana nüfuz ediyorsun
güzel günler için de kötü günler için de
Ve hiçbir zaman böylesine uzak kalmadın bana kendi isteğimle
ikimiz kavuşacağız harikalar ülkesinde
Rengi koşulsuzluk olan o gerçek mutluluğa
Ama yeniden doğuyorum ikimiz aklıma geldiğinde
Ve eğer dert yanarsam kulağına
Elveda kelimeleri gibi bir şeyi sakın duyma
O şimdi uykuda uzun uzadıya sessiz kalışını dinliyorum
Sarmışım kollarımla onu ama bununla birlikte
O yok orada yine ve ben iyice tek başıma
Daha yakın durduğum için onun esrarına
Bir satranç oyuncusuyum sanki taşlara bakınca kaybedeceğimi anlıyorum
Koparır alır gibi olur onu yokluğun elinden gün ışığı
kendisinden güzel ve daha çekici olarak teslim eder bana
Karanlıktan geriye güzel kokular kalır onda
Sanki beş duyunun rüyası
Aslında daha karanlıktır onu taşıyan gün ışığı
Elimizi tırmalayan her günkü dikenli yollarda
Hayat geçip gidecek baş döndürücü bir türkü gibi
Susuz bırakıyor gözlerin beni içmedim hiçbir zaman kana kana
Gökyüzüm umutsuzluğum kadınım
On üç sene bekledim senin türkülü suskunluğunu sabırsızlıkla
istiridyeler denizi tescil ederler
Bende sarhoş tuttum gönlümü on üç sene on üç kış on üç yaz
Titreyerek geçirdim boş düşlerin peşinde on üç senemi
On üç sene tırmanıcı yabani yasemin misali
Efsunlayarak önledim kendi ellerimle yarattığım Tehlikeleri
zaman ey benim sevgili çocuğum zaman sen bizim kadar büyümedin
bin bir gece az gelir seven aşıklara
on üç yıl dediğim nihayet tek bir gün eder ve saman alevi gibidir
yanar ayaklarımızın dibinde halka halka
yalnızlığımızda sihirli bir halı gibidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar