bugün

yazarı nicholas gage'dir. karmaşık çocukluk yıllarını araştırırken, kendini böyle bir roman yazarken bulmuştur. romanın hikayesi aslında çok çarpıcıdır. idam edilen annesinin ardından geçirdiği çocukluk dönemi ve annesinin idam ediliş nedenlerini konu alır.

arka kapak yazısı şu şekildedir

Büyük emek verilmiş, olağanüstü başarılı bir roman! 1948 yılında, iç Savaş Yunanistan'ı yakıp yıkarken, dağ köylerinde yaşayan çocuklar ailelerinden koparılıp Demir Perde ülkelerindeki kamplara zorla gönderildi. Kırk bir yaşındaki Eleni Gacoyanis, küçük köyünün bütün geleneklerine ve gerillaların saldığı korkuya meydan okuyarak dört kızı ve oğlu Nikolas'ın kaçması için bir plan yaptı. Bu yüzden tutuklandı, işkence gördü ve acımasızca idam edildi... Bu anı-roman annesinin kimler tarafından, neden öldürüldüğünü araştıran oğlu tarafından kaleme alındı. Kitabın yazarı Nicholas Gage 1939 yılında Kuzey Yunanistan'daki Lia köyünde doğdu. Dokuz yaşındayken annesi Eleni'nin idam edilmesinin ardından ABD'ye göç etti. Boston ve Columbia üniversitelerinde gazetecilik eğitimi aldı. The New York Times gazetesinin Doğu Akdeniz muhabiri olarak görev yaptı. 1980 yılında gazetedeki görevinden ayrılıp, çalkantılı çocukluk yıllarını araştırmaya koyuldu. Bu araştırmanın sonucunda, 26 dile çevrilen, Royal Society of Literature tarafından Heinemann ödülüne layık görülen, Eleni doğdu.
Kitap aynı zamanda, John Malkovich ile Kate Neligan'ın başrollerini paylaştığı bir sinema filmine de uyarlanmıştır.
ayrıca bir anna vissi şarkısıdır. öğrendiğim kadarıyla anna vissi bu şarkıyı ölen bir hayranına yazmıştır.

sözleri şu şekildedir

to hlomo to prosopaki sou
stis fotografies mas koito,
poso kourastikes, na figeis biastikes.
ta thlimmena ta matakia sou
san dio sinnefa ston ourano,
pou na pigainoune, pou taksideoune?

eleni, ekei pou pas kouta na eisai evtihismeni,
s'auti ti yi i mira sou itan grammeni
s'aspro harti me ena kitrino stilo
sa dakri apo lemoni.

thimamai posa apogeumata
kathosouna dihos na bgaleis çimoudia,
mono me koitazes kai hamogelages.
sou stelno auto to tragoudaki mou
gia na sou krataei sintrofia
kai na min ksehnas na mou hamogelas.
(bkz: söylemesi zevk veren yunanca kelimeler)
(bkz: eleni karaindrou)
eşlik etmesi keyif veren, sözleri oldukça hüzünlü anna vissi şarkısı. ardından amin dinlenmeli ki bünye kendine gelsin..
yunanlı şarkıcı anna visi' nin söylediği sözleri haris alexiou' ya ait parçadır. hikayesi ve sözleri ağlatasıdır:

eleni bir küçük kızdır anna visi hayranı aynı zamanda lösemi hastası 15 yaşlarındadır. anna' nın konserlerini hiç kaçırmaz ve annayla müthiş bir dostluk bağı vardır. her konserde anna' nın kulisindedir eleni. ancak anna bir konserinde onu göremeyince eleni' nin göklerde bir melek olduğunu öğrenir. ve haris alexiou' nun sözleriyle bu güzel parçayı eleni için besteler.

sözlerinin çevirisi şöyledir ;

resimlerimize bakıyorum da
yüzün renksiz ,
nasılda yorulmuşşun ,
gitmek için acele ettin.

acı dolu gözlerin ,
gökyüzünde iki bulut gibi
acaba nereye gidiyorlar ?
nereye seyahat ediyorlar ?

eleni ,gittiğin o yerde mutlu olmaya bak,
beyaz bir sayfaya limon sarısı gözyaşlarıyla sarı
bir mürekkeple yazıldı kaderin bu kürede.

o öğleden sonralarını hatırlıyorum da
çıt çıkarmadan yanımda otururdun,
sadece bana bakıp gülümsüyordun,

sana bu şarkıyı gönderiyorum,
beni unutma ve daima gülümse,
eleni gittiğin yerde mutlu ol ,

beyaz bir sayfaya limon sarısı gözyaşlarıyla sarı
bir mürekkeple yazıldı kaderin bu kürede.

http://www.youtube.com/watch?v=z1liab1goug
ELENI

Eleni ver elini
bak kızıma adını veririm
eleni ver elini
sana seni sevdiğimi bile söyleyebilirim

eleni sahi sen nereliydin?
hangi ülke yani

eleni ver elini
elimin talibi çok bak karışmam
eleni ver elini
üşütme beni
benim en çok ellerim üşür

eleni sana seni sevdiğimi söylesem
ellerini daha çok
şimdi buna ne demeli
ha!
ne demeli eleni

eleni ver elini
oğlum olsa da adını veririm...

yaşar'a yakıştıramadığım şiir.
Anna Vissi'nin hikayesi acıklı olan o harika şarkısıdır aynı zamanda Hülya Avşar olacak bu şarkıyı Sevdim diye Türkçeye çevirmiştir ve şarkının içine etmiştir tamam güzel Türkçemize geçti birşey denmez ona ama Hülya Avşar olunca iş bir de bestelemesi falan güzel olmayınca ne yapılabilir ki!
insan eleni'yi unutamıyor.
nasıl unutur?
çünkü herkesin bir eleni'si oluyor.
sonra bazı aşklar, eleni şarkısının içinde uykuya dalıyor.
bazıları uyuyamıyor
ve
eleni'ye diyor ki:

"Gözlerinle, tüm hayallerimi yıkabilecek kapasiteye sahipsin."
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.