bugün
- hikayeyi devam ettir54
- 31 yaş sendromu5
- arkadaşlar iyi geceler4
- geceye bir şarkı bırak14
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- çekirge6
- sokakta kavga teknikleri15
- mezoterapi11
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak13
- üç harflilerden korkmak6
- sözlük yazarlarının saatleri10
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- tai lung26
- enteresan neden kavga yok6
- arkadaşlar bakar mısınız28
- kavganın kazananı yoktur6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- kızılcık şerbeti yeni fatih2
- pişi olsa da yesek2
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- sedef adası4
- çıplak ayakla lego parçasına basmak2
- vakıf üniversiteleri3
- ilk buluşma3
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- adalarda bisiklet sürmek4
- kürk giyen erkek6
- evreşe yollarını dar olmaması4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- nickten isim tahmini yapmak72
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- uysaljakoben17
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- nesrin doğan doğanlar çelik dövme2
- 28 temmuz 2026 depremi3
- diyojen den fıçı bira istemek3
- filozofların aileden zengin oldukları gerçeği3
- devlet aklı2
- zaman baba10
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir2
- köy evinde sex yapmak4
- yeni parti48
- tbmm'nin çalışma takvimini uzatması2
- house of the dragon3
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
tam adı Ebu'l-Abbas Abdullah el-Memun ibnü'r-Reşid olan 813-833 yılları arasında Abbasi halifesi olmuş kişidir. harun el reşid'in oğludur. halifeliği döneminde yığınla yabancı, özellikle yunanca eserleri arapçaya çevirmiştir. islamın bilimle bütünleştiği bilimi, aklı, mantığı inançlarıyla karıştırmadığı altın çağının (813- 1198) başlangıcını oluşturmuş halifedir.
bağdat'ta beytül hikme diye bir kurum açtı ki dillere destandı. hem bir bilim evi, hem çevirilerin yapıldığı kurum hem de bir kitaplıktı beytül hikme (bilim evi). kurduğu kütüphanede bir milyon civarında kitap vardı. O devirde Bağdat'ta entelektüel seviyede kitap okuyanların sayısının aşağı yukarı şehrin nüfusunun üçte biri kadar olduğu bilinmektedir. bilim adamları bilginler belli dönemlerde buluşup fikirlerini yarıştırırdı bu ilim irfan yuvasında. memun aynı zamanda tüm fikirleri dinleyip kendi sentezini o şekilde oluşturan aydın bir insandı. bizanslı düşünür ve matematikçi leo'yu kendilerine bir şeyler öğretebilmesi için bir süre yanlarına yollamasını imparatorluktan istemiş karşılığında elli kilo altın ve süresiz barış önermiştir. Bizans imparatoru 3. Michael'a karşı zafer kazandığında, savaş tazminatı olarak para ve altın yerine eski el yazmaları talep etmiştir.
batılıların al-ma'moun dedikleri bu halife döneminde devletin resmi ideolojisi usa dayalı bilimciliği savunan mutezile görüşü olmuştur. işte bu mutezile akımı sayesinde müslümanlar yeryüzünde dört, beş yüzyıl sürecek ilerici bilimsel başarılara imza atmışlardır. 827 yılında gerçekleşen bu devrim islam topraklarında bir benzeri ancak 1100 yıl sonra türkiye'de gerçekleşecek olan usa dayalı bilimci atatürk devrimleri kadar önemli bir olaydı.
böylece ortaçağın karanlığında avrupa ve hristiyanlar hastalıklara kötü ruhların sebep olduğuna inanırken, müslüman mutezileciler hastalıkları tanımlamakla kalmayıp tedavilerini de bulmaktalardı. kilise kuyruklu yıldızları tanrının okları sanarken, mutezile kozmologları yörüngelerini hesaplamaktaydı. kilise aşı vurdurmayı günah saymaktayken, müslümanlar çiçek aşısından bahseden kitaplar yazıyordu. avrupa otopsiyi günah diye yasaklayıp lanetlerken, mutezile doktorları otopsiler sayesinde bir çok organı ve insan anatomisini öğrenmiş bunları kitaplarına aktarmışlardır. avrupa fırtınaları şeytanın işi olarak aktarırken, abbasiler sıcak ve soğuk hava basınçlarının farkını hesaplamaktaydı. jeoloji kilise tarafından cehhennemlik bir suç olarak bahsedilirken, müslüman jeologlar dünyanın yaşı hakkında deliller aramaktaydı. dünyayı tepsi gibi düz zanneden avrupa, müslümanların ekvatoru hesaplamakta olduğunu öğrenince ne hissetmişlerdir acaba ?
(fakat malesef günümüzde ibre tersine dönmüş ve artık bilimi batı dünyası ilerletmekteyken bizler evrim teorisi günah mı değil miyi tartışmaktayız. bu acı örneği çoğaltmak pek tabi mümkündür.)
bağdat'ta beytül hikme diye bir kurum açtı ki dillere destandı. hem bir bilim evi, hem çevirilerin yapıldığı kurum hem de bir kitaplıktı beytül hikme (bilim evi). kurduğu kütüphanede bir milyon civarında kitap vardı. O devirde Bağdat'ta entelektüel seviyede kitap okuyanların sayısının aşağı yukarı şehrin nüfusunun üçte biri kadar olduğu bilinmektedir. bilim adamları bilginler belli dönemlerde buluşup fikirlerini yarıştırırdı bu ilim irfan yuvasında. memun aynı zamanda tüm fikirleri dinleyip kendi sentezini o şekilde oluşturan aydın bir insandı. bizanslı düşünür ve matematikçi leo'yu kendilerine bir şeyler öğretebilmesi için bir süre yanlarına yollamasını imparatorluktan istemiş karşılığında elli kilo altın ve süresiz barış önermiştir. Bizans imparatoru 3. Michael'a karşı zafer kazandığında, savaş tazminatı olarak para ve altın yerine eski el yazmaları talep etmiştir.
batılıların al-ma'moun dedikleri bu halife döneminde devletin resmi ideolojisi usa dayalı bilimciliği savunan mutezile görüşü olmuştur. işte bu mutezile akımı sayesinde müslümanlar yeryüzünde dört, beş yüzyıl sürecek ilerici bilimsel başarılara imza atmışlardır. 827 yılında gerçekleşen bu devrim islam topraklarında bir benzeri ancak 1100 yıl sonra türkiye'de gerçekleşecek olan usa dayalı bilimci atatürk devrimleri kadar önemli bir olaydı.
böylece ortaçağın karanlığında avrupa ve hristiyanlar hastalıklara kötü ruhların sebep olduğuna inanırken, müslüman mutezileciler hastalıkları tanımlamakla kalmayıp tedavilerini de bulmaktalardı. kilise kuyruklu yıldızları tanrının okları sanarken, mutezile kozmologları yörüngelerini hesaplamaktaydı. kilise aşı vurdurmayı günah saymaktayken, müslümanlar çiçek aşısından bahseden kitaplar yazıyordu. avrupa otopsiyi günah diye yasaklayıp lanetlerken, mutezile doktorları otopsiler sayesinde bir çok organı ve insan anatomisini öğrenmiş bunları kitaplarına aktarmışlardır. avrupa fırtınaları şeytanın işi olarak aktarırken, abbasiler sıcak ve soğuk hava basınçlarının farkını hesaplamaktaydı. jeoloji kilise tarafından cehhennemlik bir suç olarak bahsedilirken, müslüman jeologlar dünyanın yaşı hakkında deliller aramaktaydı. dünyayı tepsi gibi düz zanneden avrupa, müslümanların ekvatoru hesaplamakta olduğunu öğrenince ne hissetmişlerdir acaba ?
(fakat malesef günümüzde ibre tersine dönmüş ve artık bilimi batı dünyası ilerletmekteyken bizler evrim teorisi günah mı değil miyi tartışmaktayız. bu acı örneği çoğaltmak pek tabi mümkündür.)
833 te geçirdiği ateşli hastalık sonucu ölmesi, anadolu ya giren ilk islam ordularının zorunlu olarak çizdiği antakya - erzurum hattının doğu kısmında konuşlanan birliklerin kimlik değiştirmesine yol açmıştır. memun tercih hakkını daha çok arap savaşçılardan yana kullanırken, vefattan sonra yani el mutasım la beraber bu bölgelere kabiliyetli oğuz boyları yerleşmiş ve türkler kumandanlığa kadar yükselerek bizans ın arttırdığı etkinin kırılmasında önemli rol oynamışlardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar