bugün
- iskilipli atıf hoca15
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek4
- kablosuz mouse3
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- ahmet nazif zorlu6
- osmanlı hanedanı3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- 693
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım2
- nick vermeden bir yazara seslen3
- millette manyak para var21
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı4
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- gıda çarşısında çalışan yuzır2
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- artılama ile manevi gururu ihya edilen kezo2
- anın görüntüsü32
- boşandığı eşine araba alan adam8
- geç bas geç bas diye bağıran kişi psikolojisi2
- günahlarla yüklü mermi2
- handjob3
- nar tanelemek5
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı9
- yere düşen araba anahtarı3
- sözlük kürdü54
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor3
- erken uyanmak4
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- papatya çayı içen erkek11
- quentin tarantino nun en iyi filmi3
- nar2
- tbmm de sanayi ve teknoloji bakanlığı bütçesi3
- kardeşlik2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- kuzey buz denizi3
- kezoya baştan aşağı hayır duaları yağdırmak2
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- ben tevratı da okudum incili de12
- birader de biraderilyö3
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- volkswagen passat10
- platon un mağara alegorisi2
tam adı Ebu'l-Abbas Abdullah el-Memun ibnü'r-Reşid olan 813-833 yılları arasında Abbasi halifesi olmuş kişidir. harun el reşid'in oğludur. halifeliği döneminde yığınla yabancı, özellikle yunanca eserleri arapçaya çevirmiştir. islamın bilimle bütünleştiği bilimi, aklı, mantığı inançlarıyla karıştırmadığı altın çağının (813- 1198) başlangıcını oluşturmuş halifedir.
bağdat'ta beytül hikme diye bir kurum açtı ki dillere destandı. hem bir bilim evi, hem çevirilerin yapıldığı kurum hem de bir kitaplıktı beytül hikme (bilim evi). kurduğu kütüphanede bir milyon civarında kitap vardı. O devirde Bağdat'ta entelektüel seviyede kitap okuyanların sayısının aşağı yukarı şehrin nüfusunun üçte biri kadar olduğu bilinmektedir. bilim adamları bilginler belli dönemlerde buluşup fikirlerini yarıştırırdı bu ilim irfan yuvasında. memun aynı zamanda tüm fikirleri dinleyip kendi sentezini o şekilde oluşturan aydın bir insandı. bizanslı düşünür ve matematikçi leo'yu kendilerine bir şeyler öğretebilmesi için bir süre yanlarına yollamasını imparatorluktan istemiş karşılığında elli kilo altın ve süresiz barış önermiştir. Bizans imparatoru 3. Michael'a karşı zafer kazandığında, savaş tazminatı olarak para ve altın yerine eski el yazmaları talep etmiştir.
batılıların al-ma'moun dedikleri bu halife döneminde devletin resmi ideolojisi usa dayalı bilimciliği savunan mutezile görüşü olmuştur. işte bu mutezile akımı sayesinde müslümanlar yeryüzünde dört, beş yüzyıl sürecek ilerici bilimsel başarılara imza atmışlardır. 827 yılında gerçekleşen bu devrim islam topraklarında bir benzeri ancak 1100 yıl sonra türkiye'de gerçekleşecek olan usa dayalı bilimci atatürk devrimleri kadar önemli bir olaydı.
böylece ortaçağın karanlığında avrupa ve hristiyanlar hastalıklara kötü ruhların sebep olduğuna inanırken, müslüman mutezileciler hastalıkları tanımlamakla kalmayıp tedavilerini de bulmaktalardı. kilise kuyruklu yıldızları tanrının okları sanarken, mutezile kozmologları yörüngelerini hesaplamaktaydı. kilise aşı vurdurmayı günah saymaktayken, müslümanlar çiçek aşısından bahseden kitaplar yazıyordu. avrupa otopsiyi günah diye yasaklayıp lanetlerken, mutezile doktorları otopsiler sayesinde bir çok organı ve insan anatomisini öğrenmiş bunları kitaplarına aktarmışlardır. avrupa fırtınaları şeytanın işi olarak aktarırken, abbasiler sıcak ve soğuk hava basınçlarının farkını hesaplamaktaydı. jeoloji kilise tarafından cehhennemlik bir suç olarak bahsedilirken, müslüman jeologlar dünyanın yaşı hakkında deliller aramaktaydı. dünyayı tepsi gibi düz zanneden avrupa, müslümanların ekvatoru hesaplamakta olduğunu öğrenince ne hissetmişlerdir acaba ?
(fakat malesef günümüzde ibre tersine dönmüş ve artık bilimi batı dünyası ilerletmekteyken bizler evrim teorisi günah mı değil miyi tartışmaktayız. bu acı örneği çoğaltmak pek tabi mümkündür.)
bağdat'ta beytül hikme diye bir kurum açtı ki dillere destandı. hem bir bilim evi, hem çevirilerin yapıldığı kurum hem de bir kitaplıktı beytül hikme (bilim evi). kurduğu kütüphanede bir milyon civarında kitap vardı. O devirde Bağdat'ta entelektüel seviyede kitap okuyanların sayısının aşağı yukarı şehrin nüfusunun üçte biri kadar olduğu bilinmektedir. bilim adamları bilginler belli dönemlerde buluşup fikirlerini yarıştırırdı bu ilim irfan yuvasında. memun aynı zamanda tüm fikirleri dinleyip kendi sentezini o şekilde oluşturan aydın bir insandı. bizanslı düşünür ve matematikçi leo'yu kendilerine bir şeyler öğretebilmesi için bir süre yanlarına yollamasını imparatorluktan istemiş karşılığında elli kilo altın ve süresiz barış önermiştir. Bizans imparatoru 3. Michael'a karşı zafer kazandığında, savaş tazminatı olarak para ve altın yerine eski el yazmaları talep etmiştir.
batılıların al-ma'moun dedikleri bu halife döneminde devletin resmi ideolojisi usa dayalı bilimciliği savunan mutezile görüşü olmuştur. işte bu mutezile akımı sayesinde müslümanlar yeryüzünde dört, beş yüzyıl sürecek ilerici bilimsel başarılara imza atmışlardır. 827 yılında gerçekleşen bu devrim islam topraklarında bir benzeri ancak 1100 yıl sonra türkiye'de gerçekleşecek olan usa dayalı bilimci atatürk devrimleri kadar önemli bir olaydı.
böylece ortaçağın karanlığında avrupa ve hristiyanlar hastalıklara kötü ruhların sebep olduğuna inanırken, müslüman mutezileciler hastalıkları tanımlamakla kalmayıp tedavilerini de bulmaktalardı. kilise kuyruklu yıldızları tanrının okları sanarken, mutezile kozmologları yörüngelerini hesaplamaktaydı. kilise aşı vurdurmayı günah saymaktayken, müslümanlar çiçek aşısından bahseden kitaplar yazıyordu. avrupa otopsiyi günah diye yasaklayıp lanetlerken, mutezile doktorları otopsiler sayesinde bir çok organı ve insan anatomisini öğrenmiş bunları kitaplarına aktarmışlardır. avrupa fırtınaları şeytanın işi olarak aktarırken, abbasiler sıcak ve soğuk hava basınçlarının farkını hesaplamaktaydı. jeoloji kilise tarafından cehhennemlik bir suç olarak bahsedilirken, müslüman jeologlar dünyanın yaşı hakkında deliller aramaktaydı. dünyayı tepsi gibi düz zanneden avrupa, müslümanların ekvatoru hesaplamakta olduğunu öğrenince ne hissetmişlerdir acaba ?
(fakat malesef günümüzde ibre tersine dönmüş ve artık bilimi batı dünyası ilerletmekteyken bizler evrim teorisi günah mı değil miyi tartışmaktayız. bu acı örneği çoğaltmak pek tabi mümkündür.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar