bugün
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek20
- ben geldim naneler30
- zengin kızların güzel olması7
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi14
- geceye bir şarkı bırak15
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- bunalımdan çıkmaya karar verilen an2
- sinir bozucu şeyler10
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar3
- sözlükte kalp krizi geçirmek5
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki7
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- sözlük için ne yapabiliriz10
- insan silmek4
- haluk levent'in kumar oynamasının asıl sebebi3
- hesap ödeyen erkek2
- trump'ın iran'a saldırıların süreceğini açıklaması2
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- haluk levent'e para emanet etmek23
- pilavlı sohbet vs rakı balık7
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- clydeless bonnie8
- kendinle aran nasıl4
- nickaltı hoşgeldini olmayan yazarlar5
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın4
- bir insana çirkin demek6
- seni onaracağım diyen partner3
- kuranda namaz yok8
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- sigarayı neden seviyoruz5
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları13
- oğuzhan uğur2
- insan olmaya ceyrek kala12
- henüz doğmamışlara tavsiyeler3
- bir erkeği erkek yapan beş özellik14
- sevilen kızın 1 haftadır giydiği naylon çorap4
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir7
- bir erkeği elde etmenin yolları12
- ahbap10
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi12
- bik bik'in erkek olması8
çerez niyetine okunası efsaneleri olan, eğlencelik bir sitedir. fakat yıllardır güncellenmemektedir.
http://www.efsaneler.com/
http://www.efsaneler.com/
kapanmış sitedir.
phoenix yayınları'ndan çıkan fantastik edebiyatın öenmli yazarlarının kısa hikayelerinden oluşan iki kitaplık şahane bir seri. kitapta stephan king'den ursula k. le guin'e terry pratchett'ten Anne Mccaffrey'e kadar bir çok ünlü yazarın kısa fantastik hikayeleri zevkle okunuyor.
Alaaddin Tepesi
Konya Selçuklularin baskenti iken Sultan Alaeddin bir cami yaptirmak istedi, bunun için sehrin meclisi sehrin ortasinda bir tepe meydana getirilmesinin ve bu tepenin üzerine camiin yapilmasini kararlastirdi. Bu maksatla bir toprak vergisi kondu. Herkesin hissesine düsen topragi çuval ve torbalarla getirmesi suretiyle meydana geldi. Camiin insasina baslandi. Bir gün Sultan Alaeddin tepeye çikti ve sehir halkinin evlerinin damlarinda yari çiplak yattiklarini gördü. Bunun üzerine tepeye yalniz camiinin yapilmasini, sarayin ise tepenin eteklerine insasini istedi.
Üçler
Üç dervise hasta olan efendileri "Sizin kismetiniz burada kesildi, Konya'ya gidin" demesi üzerine Horasan'i birakip Konya'ya göç ederler. Kale kapisina vardiklarinda önlerine yüzüpeçeli dervis kilikli bir adam çikar ve "Gelin der, sizin yeriniz Mevlanâ Dergahi'dir, oraya yerleseceksiniz." Yol gösteren dervis peçesini kaldirir. Bir de ne görsünler, hasta olan kendi mürsitleri degil mi? Mehmet, Mahmut ve Ahmet adlarinda bu üç dervis ölünce Mevlanâ'ya yakin yere gömüldüler. Mezarliga Fatih Sultan Mehmed zamaninda Üçler adi verildi.
Sems' in Kuyusu
Konya'li iki haci Kabe'yi ziyarete giderler. Su alirken tasi zemzem kuyusuna düsürürler, fakat çikaramazlar. Konya'ya geldiklerinde ayni tasi Sems'in türbedarinin elinde görürler. Nereden aldin bu tasi ? diye sorduklarinda türbedar, Sems'in kuyusundan aldigini söyler.
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/hik...saneleri.html#post1635801
Deve Tasi Efsanesi
(Seydisehir) Seyyid harun küpe daginin eteklerinde sehri kurarken bir haber ulasir. Ilgin - Kadinhani arasindaki Mahmuthisar köyündeki tekke de müridleri ile oturan Didigi Sultan adli bir ermis seyh, ayiya gem vurarak binmis, müridleri ile birlikte Seyyid'in ziyaretine gelmektedir. Haberi alan Seyyid'in Harum, müridlerini toplar, oradaki kocaman bir kayaya "Deve ol" der, deve sekline giren kayaya binerek Didigi Sultani karsilar. Keramet ehli iki pir, Seydisehir'in girisinde bulusurlar. Didigi Sultan bindigi ayidan iner, onu daga sürer. Seyyid Harun'da bindigi tas deveyi çöktürür, oda iner, böylece helallesip görüsürler. Seyyid Harun'un bindigi tas deve, çöktügü yerde oldugu gibi kalir. Yüzyillar boyunca, deveye benzeyen bu kaya parçasi, halk tarafindan ziyaret edilerek efsanesi anlatilir. Devetasi olarak bilinen kaya bu gün Aliminyum tesisleri lojmanlari arasinda kalmistir.
Konya Selçuklularin baskenti iken Sultan Alaeddin bir cami yaptirmak istedi, bunun için sehrin meclisi sehrin ortasinda bir tepe meydana getirilmesinin ve bu tepenin üzerine camiin yapilmasini kararlastirdi. Bu maksatla bir toprak vergisi kondu. Herkesin hissesine düsen topragi çuval ve torbalarla getirmesi suretiyle meydana geldi. Camiin insasina baslandi. Bir gün Sultan Alaeddin tepeye çikti ve sehir halkinin evlerinin damlarinda yari çiplak yattiklarini gördü. Bunun üzerine tepeye yalniz camiinin yapilmasini, sarayin ise tepenin eteklerine insasini istedi.
Üçler
Üç dervise hasta olan efendileri "Sizin kismetiniz burada kesildi, Konya'ya gidin" demesi üzerine Horasan'i birakip Konya'ya göç ederler. Kale kapisina vardiklarinda önlerine yüzüpeçeli dervis kilikli bir adam çikar ve "Gelin der, sizin yeriniz Mevlanâ Dergahi'dir, oraya yerleseceksiniz." Yol gösteren dervis peçesini kaldirir. Bir de ne görsünler, hasta olan kendi mürsitleri degil mi? Mehmet, Mahmut ve Ahmet adlarinda bu üç dervis ölünce Mevlanâ'ya yakin yere gömüldüler. Mezarliga Fatih Sultan Mehmed zamaninda Üçler adi verildi.
Sems' in Kuyusu
Konya'li iki haci Kabe'yi ziyarete giderler. Su alirken tasi zemzem kuyusuna düsürürler, fakat çikaramazlar. Konya'ya geldiklerinde ayni tasi Sems'in türbedarinin elinde görürler. Nereden aldin bu tasi ? diye sorduklarinda türbedar, Sems'in kuyusundan aldigini söyler.
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/hik...saneleri.html#post1635801
Deve Tasi Efsanesi
(Seydisehir) Seyyid harun küpe daginin eteklerinde sehri kurarken bir haber ulasir. Ilgin - Kadinhani arasindaki Mahmuthisar köyündeki tekke de müridleri ile oturan Didigi Sultan adli bir ermis seyh, ayiya gem vurarak binmis, müridleri ile birlikte Seyyid'in ziyaretine gelmektedir. Haberi alan Seyyid'in Harum, müridlerini toplar, oradaki kocaman bir kayaya "Deve ol" der, deve sekline giren kayaya binerek Didigi Sultani karsilar. Keramet ehli iki pir, Seydisehir'in girisinde bulusurlar. Didigi Sultan bindigi ayidan iner, onu daga sürer. Seyyid Harun'da bindigi tas deveyi çöktürür, oda iner, böylece helallesip görüsürler. Seyyid Harun'un bindigi tas deve, çöktügü yerde oldugu gibi kalir. Yüzyillar boyunca, deveye benzeyen bu kaya parçasi, halk tarafindan ziyaret edilerek efsanesi anlatilir. Devetasi olarak bilinen kaya bu gün Aliminyum tesisleri lojmanlari arasinda kalmistir.
artık olmayan şeydir. sebebi; bilgi akışının, istihbaratın bu kadar güçlü olduğu bir çağda, kulaktan kulağa abartılarak gelememesidir.
Bir halit fahri ozansoy şiiri.
görsel
Bir karede iki efsane.
Bir karede iki efsane.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar