bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- iyi menemenin sırrı7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- terapi niteliğindeki şeyler7
- nervio43
- almanca bilmek5
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- iyi memenin sırrı7
- sözlüğün en şık erkeği12
- siyah sütyen5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- kale3112 ifşa8
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- meme4
- fenerbahçeli yazarlar7
- flört etmeme ilkesi5
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- yarın iş olması3
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- true esaretten kurtulacak4
- ese dezze8
- engineer288
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- borussia dortmund'un real betis'i yenmesi2
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- kassız erkek neye benzer5
- muslettin amca14
- türkiye'nin haritada büyümesi3
- aşk9
- futbol17
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- sözlük klasikleri12
- fenerbahçe14
- muhallebi yerken disi kirmak4
çerez niyetine okunası efsaneleri olan, eğlencelik bir sitedir. fakat yıllardır güncellenmemektedir.
http://www.efsaneler.com/
http://www.efsaneler.com/
kapanmış sitedir.
phoenix yayınları'ndan çıkan fantastik edebiyatın öenmli yazarlarının kısa hikayelerinden oluşan iki kitaplık şahane bir seri. kitapta stephan king'den ursula k. le guin'e terry pratchett'ten Anne Mccaffrey'e kadar bir çok ünlü yazarın kısa fantastik hikayeleri zevkle okunuyor.
Alaaddin Tepesi
Konya Selçuklularin baskenti iken Sultan Alaeddin bir cami yaptirmak istedi, bunun için sehrin meclisi sehrin ortasinda bir tepe meydana getirilmesinin ve bu tepenin üzerine camiin yapilmasini kararlastirdi. Bu maksatla bir toprak vergisi kondu. Herkesin hissesine düsen topragi çuval ve torbalarla getirmesi suretiyle meydana geldi. Camiin insasina baslandi. Bir gün Sultan Alaeddin tepeye çikti ve sehir halkinin evlerinin damlarinda yari çiplak yattiklarini gördü. Bunun üzerine tepeye yalniz camiinin yapilmasini, sarayin ise tepenin eteklerine insasini istedi.
Üçler
Üç dervise hasta olan efendileri "Sizin kismetiniz burada kesildi, Konya'ya gidin" demesi üzerine Horasan'i birakip Konya'ya göç ederler. Kale kapisina vardiklarinda önlerine yüzüpeçeli dervis kilikli bir adam çikar ve "Gelin der, sizin yeriniz Mevlanâ Dergahi'dir, oraya yerleseceksiniz." Yol gösteren dervis peçesini kaldirir. Bir de ne görsünler, hasta olan kendi mürsitleri degil mi? Mehmet, Mahmut ve Ahmet adlarinda bu üç dervis ölünce Mevlanâ'ya yakin yere gömüldüler. Mezarliga Fatih Sultan Mehmed zamaninda Üçler adi verildi.
Sems' in Kuyusu
Konya'li iki haci Kabe'yi ziyarete giderler. Su alirken tasi zemzem kuyusuna düsürürler, fakat çikaramazlar. Konya'ya geldiklerinde ayni tasi Sems'in türbedarinin elinde görürler. Nereden aldin bu tasi ? diye sorduklarinda türbedar, Sems'in kuyusundan aldigini söyler.
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/hik...saneleri.html#post1635801
Deve Tasi Efsanesi
(Seydisehir) Seyyid harun küpe daginin eteklerinde sehri kurarken bir haber ulasir. Ilgin - Kadinhani arasindaki Mahmuthisar köyündeki tekke de müridleri ile oturan Didigi Sultan adli bir ermis seyh, ayiya gem vurarak binmis, müridleri ile birlikte Seyyid'in ziyaretine gelmektedir. Haberi alan Seyyid'in Harum, müridlerini toplar, oradaki kocaman bir kayaya "Deve ol" der, deve sekline giren kayaya binerek Didigi Sultani karsilar. Keramet ehli iki pir, Seydisehir'in girisinde bulusurlar. Didigi Sultan bindigi ayidan iner, onu daga sürer. Seyyid Harun'da bindigi tas deveyi çöktürür, oda iner, böylece helallesip görüsürler. Seyyid Harun'un bindigi tas deve, çöktügü yerde oldugu gibi kalir. Yüzyillar boyunca, deveye benzeyen bu kaya parçasi, halk tarafindan ziyaret edilerek efsanesi anlatilir. Devetasi olarak bilinen kaya bu gün Aliminyum tesisleri lojmanlari arasinda kalmistir.
Konya Selçuklularin baskenti iken Sultan Alaeddin bir cami yaptirmak istedi, bunun için sehrin meclisi sehrin ortasinda bir tepe meydana getirilmesinin ve bu tepenin üzerine camiin yapilmasini kararlastirdi. Bu maksatla bir toprak vergisi kondu. Herkesin hissesine düsen topragi çuval ve torbalarla getirmesi suretiyle meydana geldi. Camiin insasina baslandi. Bir gün Sultan Alaeddin tepeye çikti ve sehir halkinin evlerinin damlarinda yari çiplak yattiklarini gördü. Bunun üzerine tepeye yalniz camiinin yapilmasini, sarayin ise tepenin eteklerine insasini istedi.
Üçler
Üç dervise hasta olan efendileri "Sizin kismetiniz burada kesildi, Konya'ya gidin" demesi üzerine Horasan'i birakip Konya'ya göç ederler. Kale kapisina vardiklarinda önlerine yüzüpeçeli dervis kilikli bir adam çikar ve "Gelin der, sizin yeriniz Mevlanâ Dergahi'dir, oraya yerleseceksiniz." Yol gösteren dervis peçesini kaldirir. Bir de ne görsünler, hasta olan kendi mürsitleri degil mi? Mehmet, Mahmut ve Ahmet adlarinda bu üç dervis ölünce Mevlanâ'ya yakin yere gömüldüler. Mezarliga Fatih Sultan Mehmed zamaninda Üçler adi verildi.
Sems' in Kuyusu
Konya'li iki haci Kabe'yi ziyarete giderler. Su alirken tasi zemzem kuyusuna düsürürler, fakat çikaramazlar. Konya'ya geldiklerinde ayni tasi Sems'in türbedarinin elinde görürler. Nereden aldin bu tasi ? diye sorduklarinda türbedar, Sems'in kuyusundan aldigini söyler.
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/hik...saneleri.html#post1635801
Deve Tasi Efsanesi
(Seydisehir) Seyyid harun küpe daginin eteklerinde sehri kurarken bir haber ulasir. Ilgin - Kadinhani arasindaki Mahmuthisar köyündeki tekke de müridleri ile oturan Didigi Sultan adli bir ermis seyh, ayiya gem vurarak binmis, müridleri ile birlikte Seyyid'in ziyaretine gelmektedir. Haberi alan Seyyid'in Harum, müridlerini toplar, oradaki kocaman bir kayaya "Deve ol" der, deve sekline giren kayaya binerek Didigi Sultani karsilar. Keramet ehli iki pir, Seydisehir'in girisinde bulusurlar. Didigi Sultan bindigi ayidan iner, onu daga sürer. Seyyid Harun'da bindigi tas deveyi çöktürür, oda iner, böylece helallesip görüsürler. Seyyid Harun'un bindigi tas deve, çöktügü yerde oldugu gibi kalir. Yüzyillar boyunca, deveye benzeyen bu kaya parçasi, halk tarafindan ziyaret edilerek efsanesi anlatilir. Devetasi olarak bilinen kaya bu gün Aliminyum tesisleri lojmanlari arasinda kalmistir.
artık olmayan şeydir. sebebi; bilgi akışının, istihbaratın bu kadar güçlü olduğu bir çağda, kulaktan kulağa abartılarak gelememesidir.
Bir halit fahri ozansoy şiiri.
görsel
Bir karede iki efsane.
Bir karede iki efsane.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar