bugün
- ismail kartal12
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı21
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek14
- yolda olmak2
- sözlük erkekleri kadın olsa nasıl görünürdü8
- oğuz çetin2
- özgürlükçü eğitim paradoksu3
- kızla konuşmaya çalışmak3
- evrene bir mesaj bırak7
- bir daha doğmayacak olmak5
- linkedin6
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler10
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- izinli yazarın entry girebilmesi7
- islam düşmanlarına epstein şoku13
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj5
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- şu anda ne yapıyorsun19
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- bugün ne yedin10
- son 3 günde sadece 5 saat uyumuş olmak2
- yunan kültürü vs türk kültürü2
- muhafazeküler4
- uzun bir yolculuğa çıkma isteği2
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- 30 lu yaşlar14
- kilo verdiren gıda4
- 2026 dünya kupası13
- 17 haziran 2026 erhan karaal'ın kaçırılması2
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi4
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- abd iran mutabakatındaki 5 madde2
- kılıçdaroğlu'nun aradığı desteği bulamaması3
- org vs synthesizer4
- bir gün ölecek olmak6
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- güne bir şarkı bırak14
- en iyi terapi6
- kemal derviş5
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- en iyi yanık kremi5
- azizlik neden ispanyollara mahsus4
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- macbook neo2
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- sözlükte altın günü yapmak12
- yusuf tekin'in öğrencinin bağcığını bağlaması2
çerez niyetine okunası efsaneleri olan, eğlencelik bir sitedir. fakat yıllardır güncellenmemektedir.
http://www.efsaneler.com/
http://www.efsaneler.com/
kapanmış sitedir.
phoenix yayınları'ndan çıkan fantastik edebiyatın öenmli yazarlarının kısa hikayelerinden oluşan iki kitaplık şahane bir seri. kitapta stephan king'den ursula k. le guin'e terry pratchett'ten Anne Mccaffrey'e kadar bir çok ünlü yazarın kısa fantastik hikayeleri zevkle okunuyor.
Alaaddin Tepesi
Konya Selçuklularin baskenti iken Sultan Alaeddin bir cami yaptirmak istedi, bunun için sehrin meclisi sehrin ortasinda bir tepe meydana getirilmesinin ve bu tepenin üzerine camiin yapilmasini kararlastirdi. Bu maksatla bir toprak vergisi kondu. Herkesin hissesine düsen topragi çuval ve torbalarla getirmesi suretiyle meydana geldi. Camiin insasina baslandi. Bir gün Sultan Alaeddin tepeye çikti ve sehir halkinin evlerinin damlarinda yari çiplak yattiklarini gördü. Bunun üzerine tepeye yalniz camiinin yapilmasini, sarayin ise tepenin eteklerine insasini istedi.
Üçler
Üç dervise hasta olan efendileri "Sizin kismetiniz burada kesildi, Konya'ya gidin" demesi üzerine Horasan'i birakip Konya'ya göç ederler. Kale kapisina vardiklarinda önlerine yüzüpeçeli dervis kilikli bir adam çikar ve "Gelin der, sizin yeriniz Mevlanâ Dergahi'dir, oraya yerleseceksiniz." Yol gösteren dervis peçesini kaldirir. Bir de ne görsünler, hasta olan kendi mürsitleri degil mi? Mehmet, Mahmut ve Ahmet adlarinda bu üç dervis ölünce Mevlanâ'ya yakin yere gömüldüler. Mezarliga Fatih Sultan Mehmed zamaninda Üçler adi verildi.
Sems' in Kuyusu
Konya'li iki haci Kabe'yi ziyarete giderler. Su alirken tasi zemzem kuyusuna düsürürler, fakat çikaramazlar. Konya'ya geldiklerinde ayni tasi Sems'in türbedarinin elinde görürler. Nereden aldin bu tasi ? diye sorduklarinda türbedar, Sems'in kuyusundan aldigini söyler.
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/hik...saneleri.html#post1635801
Deve Tasi Efsanesi
(Seydisehir) Seyyid harun küpe daginin eteklerinde sehri kurarken bir haber ulasir. Ilgin - Kadinhani arasindaki Mahmuthisar köyündeki tekke de müridleri ile oturan Didigi Sultan adli bir ermis seyh, ayiya gem vurarak binmis, müridleri ile birlikte Seyyid'in ziyaretine gelmektedir. Haberi alan Seyyid'in Harum, müridlerini toplar, oradaki kocaman bir kayaya "Deve ol" der, deve sekline giren kayaya binerek Didigi Sultani karsilar. Keramet ehli iki pir, Seydisehir'in girisinde bulusurlar. Didigi Sultan bindigi ayidan iner, onu daga sürer. Seyyid Harun'da bindigi tas deveyi çöktürür, oda iner, böylece helallesip görüsürler. Seyyid Harun'un bindigi tas deve, çöktügü yerde oldugu gibi kalir. Yüzyillar boyunca, deveye benzeyen bu kaya parçasi, halk tarafindan ziyaret edilerek efsanesi anlatilir. Devetasi olarak bilinen kaya bu gün Aliminyum tesisleri lojmanlari arasinda kalmistir.
Konya Selçuklularin baskenti iken Sultan Alaeddin bir cami yaptirmak istedi, bunun için sehrin meclisi sehrin ortasinda bir tepe meydana getirilmesinin ve bu tepenin üzerine camiin yapilmasini kararlastirdi. Bu maksatla bir toprak vergisi kondu. Herkesin hissesine düsen topragi çuval ve torbalarla getirmesi suretiyle meydana geldi. Camiin insasina baslandi. Bir gün Sultan Alaeddin tepeye çikti ve sehir halkinin evlerinin damlarinda yari çiplak yattiklarini gördü. Bunun üzerine tepeye yalniz camiinin yapilmasini, sarayin ise tepenin eteklerine insasini istedi.
Üçler
Üç dervise hasta olan efendileri "Sizin kismetiniz burada kesildi, Konya'ya gidin" demesi üzerine Horasan'i birakip Konya'ya göç ederler. Kale kapisina vardiklarinda önlerine yüzüpeçeli dervis kilikli bir adam çikar ve "Gelin der, sizin yeriniz Mevlanâ Dergahi'dir, oraya yerleseceksiniz." Yol gösteren dervis peçesini kaldirir. Bir de ne görsünler, hasta olan kendi mürsitleri degil mi? Mehmet, Mahmut ve Ahmet adlarinda bu üç dervis ölünce Mevlanâ'ya yakin yere gömüldüler. Mezarliga Fatih Sultan Mehmed zamaninda Üçler adi verildi.
Sems' in Kuyusu
Konya'li iki haci Kabe'yi ziyarete giderler. Su alirken tasi zemzem kuyusuna düsürürler, fakat çikaramazlar. Konya'ya geldiklerinde ayni tasi Sems'in türbedarinin elinde görürler. Nereden aldin bu tasi ? diye sorduklarinda türbedar, Sems'in kuyusundan aldigini söyler.
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/hik...saneleri.html#post1635801
Deve Tasi Efsanesi
(Seydisehir) Seyyid harun küpe daginin eteklerinde sehri kurarken bir haber ulasir. Ilgin - Kadinhani arasindaki Mahmuthisar köyündeki tekke de müridleri ile oturan Didigi Sultan adli bir ermis seyh, ayiya gem vurarak binmis, müridleri ile birlikte Seyyid'in ziyaretine gelmektedir. Haberi alan Seyyid'in Harum, müridlerini toplar, oradaki kocaman bir kayaya "Deve ol" der, deve sekline giren kayaya binerek Didigi Sultani karsilar. Keramet ehli iki pir, Seydisehir'in girisinde bulusurlar. Didigi Sultan bindigi ayidan iner, onu daga sürer. Seyyid Harun'da bindigi tas deveyi çöktürür, oda iner, böylece helallesip görüsürler. Seyyid Harun'un bindigi tas deve, çöktügü yerde oldugu gibi kalir. Yüzyillar boyunca, deveye benzeyen bu kaya parçasi, halk tarafindan ziyaret edilerek efsanesi anlatilir. Devetasi olarak bilinen kaya bu gün Aliminyum tesisleri lojmanlari arasinda kalmistir.
artık olmayan şeydir. sebebi; bilgi akışının, istihbaratın bu kadar güçlü olduğu bir çağda, kulaktan kulağa abartılarak gelememesidir.
Bir halit fahri ozansoy şiiri.
görsel
Bir karede iki efsane.
Bir karede iki efsane.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar