Hatırlamanın şarkısıdır bence biraz da,şarkının içinde kendinizi kaybeder farklı bir yerde bulursunuz bir anda.

Böyle bir piano coverı da mevcuttur.

http://youtu.be/zX8w50EqpYM
elveda rumelide vahidenin ölüm sahnesinde çalan, goran bregoviç'in bestelediği eser.
Bir balkan türküsüdür. Sözleri anlamasak dahi melodisi ile yüreğimize dokunur. O hissi veren ender şarkılardandır hayatımdaki.
yas'tır, kavga'dır, sevda'dır.

kimliktir benim için ederlezi.

https://www.youtube.com/watch?v=AbsJ83V_Is0
Bir saat önce Bir yerlerde manzaraya karşı soğuk ve sessiz bir akşamda sessizliği dolduran güzel bir şarkı olmuştur.
Yine akşam içime hüzün yükleyen şarkıdır. Mutluyken mutsuz eden, mutsuzken umut yükleyen şarkıdır ne garip bi şarkı bu be !
bir de beirut tan dinleyelim.
https://www.youtube.com/watch?v=bX63KddDz9s
https://www.youtube.com/watch?v=nnos8CPV0a8

ezgisi kemandan dökülürken gözleri dolduran şarkıdır.
ilk defa bir şarkıyı 3 gündür dinliyorum. Nedenini bilmiyorum sadece dinliyorum.
kesinlikle Amel Mathlouthi hanım ablamızdan bir defa olsun dinlenmesi gerekendir.
şöyle de videoyu bırakıyorum buraya: https://www.youtube.com/watch?v=Eiw_uhR7CBY
yani şu sıcakta tüyleri diken diken edendir.
"Sözlerini anlamadığınız halde müthiş duygulandığınız şarkılar" diye bi liste yapılsa ilk beşte yer alacak şarkıdır.
izlemediğim çingeneler zamanı film müziğidir. Şarkıyı söyleyen kadının sesi korkunç duygular yaşatıyor insana ya, sözlerinden bir bok anlamasanız da ne anlattığını hissediyorsunuz. Ve sanırsam goran Bregoviç'in bestelediği bir şarkıdır.
Dinlenilmesi tavsiye olunur. Ama mutluyken dinlemeyin lan, anınızın içine edersiniz.
Balkan topluluklarının her birinin Sırpların, yunanların, Boşnakların ve dahi çingenelerin çevirilerini yaparak söyledikleri, dinledikçe boğazı düğüm düğüm eden, ağıt tadında geleneksel bir halk ezgisi. Suzan kardeş ve özgü namal düeti de fena değildir.

http://m.youtube.com/watch?v=LaQcpO-acH0
Bu ablamızın söylediği de gayet hoştur.
https://youtu.be/ep1PSG2rwzc
bu gecenin şarkısı olsun. her duyduğumda bi garip oluyor içim.

https://www.youtube.com/watch?v=bStwaOGxy_Q
bugunun sarkisidir... orijinali cingene dilindedir. her sene mutlaka bugun acip dinledigimdir. Fazla soze gerek yok. Iste turkcesi;

Ederlezi goran, ederlezi
kızların ağıtlar düzerken bosna yaylalarında,
acıya bulanmıştı şenlikleri,
ederlezi yine gelmişti her sene geldiği gibi,
ne bilsin; burada yetim kızlar var
bu sene ederlezi
babasız kalmıştı
yetim kızların yürekleriydi gelen.

sarı saçları mavi gözleriyle,
gökyüzü bile özenirdi güzelliklerine,
deniz utanırdı mavisinden,
cenazelere uğurlanmıştı ederlezi,
şurada yatan kefensiz, babalarımız idi
boşnak kızları goran'ın,
yetimdi sarıları, yetimdi mavileri.

ah ederlezi, niye geldin ki bu sene
bilmez misin, buradaki kızlar yetim
şurada yatan babalarımız idi, kefensiz
yaslar bağladı sarı saçlarımız
babasızdı mavi gözlerimiz
ve goran, haykır yine bosna dağlarına
ederlezi kızlarım,
ederlezi
bugün otobüste birinin zil sesi olarak çaldı. adama gidip sarılmak istedim.
(bkz: çingeneler zamanı).
her duyuşumda tüylerim diken diken olur.
acıklı bir balkan ezgisidir. çingeneler zamanı adlı filmde kullanılmıştır.
Çingeneler Zamanı filminde de kullanılan efsane balkan şarkısı.
Hüzünlüdür. Balkan ezgilerini en güzel yansıtan şarkılardandır.

Hıdrellez.
Goran bregovic konserinde aglamaktan siserek ayrilmama sebep olan sarki... sarkidan ote bi aci.
acaba bilen var mı diye düşündürür..

bir zamanların efsane türküsü.. hangi balkan dilindeydi unuttum yanılmıyorsam boşnakça olması daha kuvvetle ihtimal.
vakti zamanında küçük bir kız çocuğu varmış.
bu kız çocuğu diğer çocuklardan farklı olarak, onlar bez bebekleriyle oynarlarken,
önündeki haritayı açar, gideceği yerleri hayal edermiş.
parmağını koyduğu yerde olur, parmağını bir süre tutarmış seçtiği kara parçasının üzerinde.
sonra denize koyarmış,
sonra yeşillere, sonra mavilere ve pembelere...
parmağı gezdikçe haritayı, ruhu da gezinip dururmuş parmağı gibi yeşillerde mavilerde.
mavi ile mavi olmuş, yeşille yeşil...
küçücük parmakları dere tepe düz gitmiş, bir yere varmış dayanmış çeşmeye, ha babam içmiş soğuk sularından.

gel zaman, git zaman büyümüş küçük kız,
kocaman bir kadın olmuş.
parmakları haritada daha kolay gider, renklerse artık biraz daha soluk görünür olmuş.
yine de vazgeçmemiş parmak seyahatinden.
yine mavilere dalmış, pembelerle boğuşmuş, yeşillerle oynaşmış...
gökyüzündeki bulutların şekillerinden neye benzediğini, bulutun nereye gittiğini değil de,
bir sonraki gün yağmurun yağıp yağmayacağını tahmin eder olmuş.
bulut yine de alınmamış, öze döner elbet demiş, herkes döner bir gün özüne...

seyyah kız, parmağını koyduğu her bir ülkeye gitmiş,
masal bu ya,
bir gün bıkmış toz pembe olmaya başlayan şeker pembelerinden,
bıkmış griye dönen fıstık yeşillerinden.
kalbi göçebe kız, durmak istemiş.
durmuş.
durduğu yerler hep, çiçek olmuş.

şarkıların en güzellerindendir ederlezi,
ruhu çingene insanların daha da bir sevdiğidir.
dinledikçe, bastığınız yerlere, topraklara bahar getirsin ayaklarınız.
selametle.
© copyright 2005 - 2026