bugün
- naber lan hayatsızlar8
- geceleri aynaya bakıp tipini sikim diyerek yatmak5
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak5
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı6
- sikimin sürekli kalkması2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- iyi geceler arkadaşlar5
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması9
- kabak tatlısını sevenler15
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları7
- panama da kaybolan hollandalı kızlar5
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek11
- masterchef türkiye de elenen yarışmacı2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi10
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- anın görüntüsü26
- klasik müziğe gıygıy diyen kezo4
- sözlükten birisi evlense de halay çeksek5
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz24
- otel odasında intihar etmek6
- favori sözlüğünüz2
- sigara içelim mi5
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- kış gelince sigarayı bırakmak5
- toplumsal buhran2
- elektrik3
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- kızgın yağ yanığı4
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- fingirdek sözlük erkeği6
- alt haşortmanı4
- kitap önerisi4
- başlık arama çubuğunun çalışmaması3
- afyonkarahisar da kayınbirader cinayeti2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- taksim delisi cenk7
- muşlettin bey ekselansları2
- demir yüklenmesi2
- kaplan dayı tokat manyağı3
- ısparta terörizmle mücadele komutanlığı3
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- istanbul7
- kar2
- okan yalabık'ın son hali5
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- 48 saat uyumamak2
- rafet el roman3
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
Katran karası bir geceyi haziran bulutlarının arasından yırtarak, avuçlarında kıpır kıpır yıldızlarla odamın penceresini tıklattı dolunay...
"Sana Samanyolu getirdim" dedi ve bütün gökkubbeyi yeryüzüne indirmiş gibi mağrur, gülümsedi koltuğumun başucunda...
Ayla yıkanmanın keyfini sürdüm bir müddet...
Sonra penceremi açıp onu içeri aldım.
Efsunlu ışıklar saçarak, eteğindeki aydınlığı kitabıma, rakı kadehime, can eriklerime doladı.
Gecikmiş bir bahar, çekirge sesleri ve iğde kokularıyla içeri daldı hemen peşisıra... telâşla...
Şiirler doldu odama, mısra mısra...
Feneralayları geçti aklımdan; uzak denizler ve göç yolları geçti...
Dolanıp dolunayın kanadına, uçmak istedim...
* * *
Lâkin bırakmadı hayat...
Duyduk ki, güvercinleri kurşuna dizmişler arka bahçede...
Gülleri kesip, dikenleri büyütmüşler korku belâsına...
Toprağın bire bin verdiği ülkede mayın döşemişler sevdaya giden yollara...
Aşklar uzak, sevişmeler tuzakmış.
Dişlerinde kalleş ışıkların parıldadığı kurtlar, çeteler halinde boğazlayacak kurban arar olmuşlar dolunay geceleri...
Pas ve küf kokuyormuş eskiden nergislerin açtığı sokaklar...
Öylesine büyükmüş ki sis perdesi, ne yakamoz görüyormuş gözler, ne çoban yıldızı...
Güneş ülkesi, çocuklarını gömüyormuş lanetli karanlığın koynuna... ve öfke büyüyormuş sevda toprağının ana rahminde...
Doğa ne kadar cömertse, hayat o kadar bencilmiş evlâtlarına karşı... Bolluk içinde aç, varlık içinde yoksul, denizler ortasında susuz yaşar olmuşlar.
Ve ülke, aldırmadan doğanın gözkamaştıran büyüsüne, doludizgin koşuyormuş ölüme..
Prangalar... savaş tamtamları... ve ağıtlarla...
* * *
Dolunay, Samanyolundan ışıklarla eteklerinde; "Haydi" diyordu penceremin dibinde; "Haydi... ebedi baharın ülkesine..."
Lâkin dolunaya inat; öylesine bitkin ve naçar ki hayat...
Kopamadım akşam haberlerden.... dünyevi kederlerden... kelepçelerden...
Açıp penceremi, salıverdim dolunayımı, Cahit Külebi'den bir şiir fısıldayarak kulağına:
"Bir gün geleceğim / Alıp şu başımı / Bir gün geleceğim
"Belki de Haziran / Bulacak naaşımı / Belki de Haziran..."
Haziran, bir ozanın naaşını kaldırırken, dolunay eteklerinden efsunlu yıldızlar saçarak uzaklaştı.
Bakakaldım peşinden...
Ne gözümü alabildim... ne göze alabildim...
can dündar
http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=263
"Sana Samanyolu getirdim" dedi ve bütün gökkubbeyi yeryüzüne indirmiş gibi mağrur, gülümsedi koltuğumun başucunda...
Ayla yıkanmanın keyfini sürdüm bir müddet...
Sonra penceremi açıp onu içeri aldım.
Efsunlu ışıklar saçarak, eteğindeki aydınlığı kitabıma, rakı kadehime, can eriklerime doladı.
Gecikmiş bir bahar, çekirge sesleri ve iğde kokularıyla içeri daldı hemen peşisıra... telâşla...
Şiirler doldu odama, mısra mısra...
Feneralayları geçti aklımdan; uzak denizler ve göç yolları geçti...
Dolanıp dolunayın kanadına, uçmak istedim...
* * *
Lâkin bırakmadı hayat...
Duyduk ki, güvercinleri kurşuna dizmişler arka bahçede...
Gülleri kesip, dikenleri büyütmüşler korku belâsına...
Toprağın bire bin verdiği ülkede mayın döşemişler sevdaya giden yollara...
Aşklar uzak, sevişmeler tuzakmış.
Dişlerinde kalleş ışıkların parıldadığı kurtlar, çeteler halinde boğazlayacak kurban arar olmuşlar dolunay geceleri...
Pas ve küf kokuyormuş eskiden nergislerin açtığı sokaklar...
Öylesine büyükmüş ki sis perdesi, ne yakamoz görüyormuş gözler, ne çoban yıldızı...
Güneş ülkesi, çocuklarını gömüyormuş lanetli karanlığın koynuna... ve öfke büyüyormuş sevda toprağının ana rahminde...
Doğa ne kadar cömertse, hayat o kadar bencilmiş evlâtlarına karşı... Bolluk içinde aç, varlık içinde yoksul, denizler ortasında susuz yaşar olmuşlar.
Ve ülke, aldırmadan doğanın gözkamaştıran büyüsüne, doludizgin koşuyormuş ölüme..
Prangalar... savaş tamtamları... ve ağıtlarla...
* * *
Dolunay, Samanyolundan ışıklarla eteklerinde; "Haydi" diyordu penceremin dibinde; "Haydi... ebedi baharın ülkesine..."
Lâkin dolunaya inat; öylesine bitkin ve naçar ki hayat...
Kopamadım akşam haberlerden.... dünyevi kederlerden... kelepçelerden...
Açıp penceremi, salıverdim dolunayımı, Cahit Külebi'den bir şiir fısıldayarak kulağına:
"Bir gün geleceğim / Alıp şu başımı / Bir gün geleceğim
"Belki de Haziran / Bulacak naaşımı / Belki de Haziran..."
Haziran, bir ozanın naaşını kaldırırken, dolunay eteklerinden efsunlu yıldızlar saçarak uzaklaştı.
Bakakaldım peşinden...
Ne gözümü alabildim... ne göze alabildim...
can dündar
http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=263
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com