bugün
- özgürlük nedir sorunsalı6
- etli biber dolması yapan erkek6
- true silik olsun10
- sabahtan beri aç olmak4
- platon un mağara alegorisi14
- iskender5
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- seni severken valizini hazır tutan kadın7
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek3
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- sucuk döner5
- ekrem imamoğlu4
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- aç karnına markete girmek2
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- ismail kartal30
- haşlanmış yumurta9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- sözlüğün kırbacı5
- islamda kadın6
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları3
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- anın görüntüsü29
- rick sanchez3
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması3
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- gocu34
- tavuk döner2
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- bıçak arası2
- çok eşlilik olsaydı3
- hah şöyle yola gelin3
- bugün uludağ sözlük için ne yaptın2
- yeralti edebiyatcisi9
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- arkadaşlar öğlen ne yesem2
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız12
- 11 eylül saldırılarından çıkarılan dersler3
- kiraz cicegi kolonyasi28
- jahrein2
genel anlamda divan şairlerinin şiirlerini topladıkları defterlere verilen addır. büyük divan ya da büyük defter gibi bir anlam taşımaktadır.
mevlana'nın şiirlerini topladığı bu adda bir divanı vardır. divanın içerisindeki şiirlerin çok büyük bir kısmı farsçadır. bunun yanında divanın içerisinde birkaç tane arapça, türkçe ve rumca şiiri de yer almaktadır. divanın toplam beyit sayısı kırk binden fazladır. mevlana'nın bu eserinw divan-ı şems de denilmektedir
çünkü bu divanda mevlana bazı şiirlerini şems mahlasıyla yazmıştır.
mevlana'nın şiirlerini topladığı bu adda bir divanı vardır. divanın içerisindeki şiirlerin çok büyük bir kısmı farsçadır. bunun yanında divanın içerisinde birkaç tane arapça, türkçe ve rumca şiiri de yer almaktadır. divanın toplam beyit sayısı kırk binden fazladır. mevlana'nın bu eserinw divan-ı şems de denilmektedir
çünkü bu divanda mevlana bazı şiirlerini şems mahlasıyla yazmıştır.
ölüm günümde tabutum yürüyüp gitmeyebaşladı mı
bende bu dünyanın gamı var,
dünyadan ayrıldığımatasalanıyorum sanma,
bu çeşit bir şüpheye düşme.
benim için ağlama,"yazık yazık!" deme;
şeytanın ayranına düşer,
düzenine kapılırsan yazıkolur,
yazık yazık demenin sırası gelir.
cenazemi görünce "ah ayrılık, ayrılık!" demeye kalkışma;
kavuşup buluşmam o zamandır benim.
benikabre indirip bırakınca "elvedâ, elvedâ!" deme;
çünkü kabir, cantopluluğunun bir perdesidir.
batmayı gördün ya, doğmayı da seyret;
güneşe, aya, batmadan ne ziyan gelir ki?
sana batmak görünür ammadoğmaktır o;
mezar, hapis gibi görünür amma canın kurtuluşudur o.
hangi tohum, yere ekildi de bitmedi;
neden insan tohumu için de böyledüşünmüyorsun?
hangi kova kuyuya salındı da dolu dolu çıkmadı;
canyusuf'u, ne diye kuyudan feryâd etsin?
bu yanda ağzını yumdun mu aç oyanda;
artık senin hay huyun,
mekânsızlık âleminin havalarındadır."
(dîvân-ı kebîr, 3/169)
bende bu dünyanın gamı var,
dünyadan ayrıldığımatasalanıyorum sanma,
bu çeşit bir şüpheye düşme.
benim için ağlama,"yazık yazık!" deme;
şeytanın ayranına düşer,
düzenine kapılırsan yazıkolur,
yazık yazık demenin sırası gelir.
cenazemi görünce "ah ayrılık, ayrılık!" demeye kalkışma;
kavuşup buluşmam o zamandır benim.
benikabre indirip bırakınca "elvedâ, elvedâ!" deme;
çünkü kabir, cantopluluğunun bir perdesidir.
batmayı gördün ya, doğmayı da seyret;
güneşe, aya, batmadan ne ziyan gelir ki?
sana batmak görünür ammadoğmaktır o;
mezar, hapis gibi görünür amma canın kurtuluşudur o.
hangi tohum, yere ekildi de bitmedi;
neden insan tohumu için de böyledüşünmüyorsun?
hangi kova kuyuya salındı da dolu dolu çıkmadı;
canyusuf'u, ne diye kuyudan feryâd etsin?
bu yanda ağzını yumdun mu aç oyanda;
artık senin hay huyun,
mekânsızlık âleminin havalarındadır."
(dîvân-ı kebîr, 3/169)
yaklaşık olarak 45 bin beyitten oluşan ve mevlana'nın farsça yazdığı eseri. mevlana'nın bu eserinde sems i tebrizi'nin etkileri açık seçik görülebilir.
eseri türkçeye abdülbaki gölpınarlı çevirmiştir.
eseri türkçeye abdülbaki gölpınarlı çevirmiştir.
"Bu aşk ateşi bizi pişirir, her gece harabata doğru çeker götürür. Başkası bizi bilmesin, görmesin, tanımasın diye, yalnız harabat erenleriyle bizi bir araya getirir, onlarla beraber oturtur."
"Senin canında bir can vardır. Sen o canı ara! Senin teninin dağında çok kıymetli bir inci bulunmaktadır. Sen o incinin madenini ara! Ey hak yolunda yürüyüp giden süfî! Eğer arayabiliyorsan, onu sen kendinde ara, kendinden dışarda arama!"
"Aşk ateşinden dünyada sıcaklıklar vardır. Aşkın vefa sütünden cefa bile yumuşar. Güneşin bile utandığı bir ay'dan utanmayan kişi, ne utanmazdır, hem ne utanmaz!"
"Ey her ağacın, her bağın, her otun yeşilliği, tazelik ve baharı! Ey benim devletim, bahtım, yüceliğim!.. Ey yalnızlığım, ey sema'ım, ey ihlasım ve riyam!.. Gel; gel ki sensiz, sen olmadıkça bütün bunların hepsi sevdadan ibarettir!"
"Biz aşkın aşıkıyız. Çünkü aşk kurtuluştur. Can Hızır gibidir. Aşk ise ab-ı hayata benzer. Aşk padişahından beratı olmayana yazıklar olsun! Hayvanın, aşkı besleyen, ruha gıda olan manevî tatlılıklardan, can şekerinden ne haberi olacak?.. "
"Senin canında bir can vardır. Sen o canı ara! Senin teninin dağında çok kıymetli bir inci bulunmaktadır. Sen o incinin madenini ara! Ey hak yolunda yürüyüp giden süfî! Eğer arayabiliyorsan, onu sen kendinde ara, kendinden dışarda arama!"
"Aşk ateşinden dünyada sıcaklıklar vardır. Aşkın vefa sütünden cefa bile yumuşar. Güneşin bile utandığı bir ay'dan utanmayan kişi, ne utanmazdır, hem ne utanmaz!"
"Ey her ağacın, her bağın, her otun yeşilliği, tazelik ve baharı! Ey benim devletim, bahtım, yüceliğim!.. Ey yalnızlığım, ey sema'ım, ey ihlasım ve riyam!.. Gel; gel ki sensiz, sen olmadıkça bütün bunların hepsi sevdadan ibarettir!"
"Biz aşkın aşıkıyız. Çünkü aşk kurtuluştur. Can Hızır gibidir. Aşk ise ab-ı hayata benzer. Aşk padişahından beratı olmayana yazıklar olsun! Hayvanın, aşkı besleyen, ruha gıda olan manevî tatlılıklardan, can şekerinden ne haberi olacak?.. "
doğu'da mesela iran ve afganistan'da divan-ı şems diye de bilinir.
Bize Doğru Gel, Bize!
Bir an olsun düşüncelerden vazgeçsen ne olur? Balık gibi bizim denizimize dalsan, orada dalgalar yutsan ne çıkar?
Düşüncelerinden uyur, onlardan vazgeçersen Ashâb-ı Kehf'ten sayılırsın, düşüncelerden mukaddes, münezzeh bir nur kesilirsin; ne olur bu hale gelsen!
Sen bir saman çöpüsün, bizse devlet kehribarıyız; şu samanlıktan sıyrılıp kehribara dönsen ne olur ki.
Artık bu sefer toprak olacağım diye yüz kere ahdettin. Bir kerecik de ahdinde dursan ne çıkar.
Sen gizli bir incisin amma şu samanlıkta toprak rengini almışsın. A güzel yüzlü, ne olur yüzündeki tozu toprağı bir yıkasan da arınsan!
Padişah oğlusun sen, Cebrâil'in bile secde ettiği varlıksın sen. Ne çıkar a yoksul, babanın yurdunu bir arasan!
Tümden ayrılmış bir parçasın, bedenden ayrılmış bir elsin ancak; bari bundan sonra bizden ayrılmasan ne olur.
O vakit başsız kalırsın, malın mülkün gider, hırstan, kibirden ayrılırsın; fakat işte o zaman ululuk âleminde baş gösterir, görünürsün; ne olur bunu yapsan.
Hakk'ın zikrinden bir şerbet iç de düşünceden kurtul. Ey ilâhi rızaya mazhar olan, savaşa sarılmasan ne olur. Yeter artık, sen bir dağa benzersin; dağda altın madeni ara, bağırmayı bırak. Bağırıp dağı seslendirmesen ne çıkar!
Bir an olsun düşüncelerden vazgeçsen ne olur? Balık gibi bizim denizimize dalsan, orada dalgalar yutsan ne çıkar?
Düşüncelerinden uyur, onlardan vazgeçersen Ashâb-ı Kehf'ten sayılırsın, düşüncelerden mukaddes, münezzeh bir nur kesilirsin; ne olur bu hale gelsen!
Sen bir saman çöpüsün, bizse devlet kehribarıyız; şu samanlıktan sıyrılıp kehribara dönsen ne olur ki.
Artık bu sefer toprak olacağım diye yüz kere ahdettin. Bir kerecik de ahdinde dursan ne çıkar.
Sen gizli bir incisin amma şu samanlıkta toprak rengini almışsın. A güzel yüzlü, ne olur yüzündeki tozu toprağı bir yıkasan da arınsan!
Padişah oğlusun sen, Cebrâil'in bile secde ettiği varlıksın sen. Ne çıkar a yoksul, babanın yurdunu bir arasan!
Tümden ayrılmış bir parçasın, bedenden ayrılmış bir elsin ancak; bari bundan sonra bizden ayrılmasan ne olur.
O vakit başsız kalırsın, malın mülkün gider, hırstan, kibirden ayrılırsın; fakat işte o zaman ululuk âleminde baş gösterir, görünürsün; ne olur bunu yapsan.
Hakk'ın zikrinden bir şerbet iç de düşünceden kurtul. Ey ilâhi rızaya mazhar olan, savaşa sarılmasan ne olur. Yeter artık, sen bir dağa benzersin; dağda altın madeni ara, bağırmayı bırak. Bağırıp dağı seslendirmesen ne çıkar!
Yaratılmıştan geç, Yaradana ulaş!
Âşık isen, âşıklarla otur!
Gece gündüz demeden kapılarında dur!
Bu kapıdan içeri girdiğinde ise,
Yaratılmışlardan uzaklaş; yaradanla otur!
Gönül O'nu ister, Her şey bahane...
Başımı koyduğum her yerde, secde edilen O'dur.
Dört köşe ve altı bucakta tapılan O'dur.
Bağ-bahçe, gül-bülbül, sema, sevgili;
Bütün bunlar hep bahane; asıl maksat olan O'dur.
Âşık isen, âşıklarla otur!
Gece gündüz demeden kapılarında dur!
Bu kapıdan içeri girdiğinde ise,
Yaratılmışlardan uzaklaş; yaradanla otur!
Gönül O'nu ister, Her şey bahane...
Başımı koyduğum her yerde, secde edilen O'dur.
Dört köşe ve altı bucakta tapılan O'dur.
Bağ-bahçe, gül-bülbül, sema, sevgili;
Bütün bunlar hep bahane; asıl maksat olan O'dur.
mevlana'nın, bugün bile tazeliğinden, derinliğinden hiçbir şey yitirmemiş şiirlerle dolu başyapıtı.
''büyücü gözlerinin yüzünden ancak senin şairin olduk; bir başka güzel yüzlüye aşık olamıyoruz, mazeretimiz pek büyük."
mevlana'nın iş kültür'den de çıkmış 8 ciltlik eseri.
https://www.iskultur.com....divan-i-kebir-ciltli.aspx
https://www.iskultur.com....divan-i-kebir-ciltli.aspx
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar