bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri26
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- claudian clouds33
- allah11
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sarapci koala hatayi33
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- meriç dükalığı8
- moral olsun bik bik ime2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- uğurcan çakır3
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- sözlük kızlarının kekleri24
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sevdiğiniz yazarlar8
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung9
- gecenin şarkısı20
- islamda namaz yoktur30
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- amedspor maçından korkmak2
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- okan çık hesap ver4
- fusya semsiyeli yabanci22
- galatasaray10
- habire124
- rafael leao2
- kadir inanır'ın mirası4
- sözlüğün ölü gibi olması5
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- kürdistan10
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- leroy sane2
- kadınlar4
- etli biber dolması5
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- bana onu sormayin8
- dantelli sütyen takan erkek12
avama notlar:
devrim olabilmesi için gerekli olan ama yeterli olmayan şartlar.
bu şartlar için en önemlisi kapitalimin büyük bir buhran yaşaması, toplumda sınıf çatışmasının en üst boyutta yaşanması, yönetilenlerin yönetenlerden şikayetçi olması, egemen sınıflar arası büyük savaş vs gibi tamamen bugün ülkemizde var olan şartlardır. ha türkiye devrimci bir durum içinde midir. evet öyledir. tam bugün devrimci durum içindedir.
lenin, devrimci durumu 3 ana maddede özetler:
1. egemen sınıflar için değişikliğe gitmeden egemenliği sürdürmek mümkün olmazsa; üst sınıflar arasında şu ya da bu biçimde bir buhran, egemen sınıfın politikasında, baskı altındaki sınıfların hoşnutsuzluğuna ve parlamasına sebep olacak bir çatlamaya götüren buhran ortaya çıkarsa.
2. baskı altındaki sınıfların sıkıntısı ve ihtiyacı, normalden daha öteye kadar ilerlemişse.
3. yukarıdaki nedenlerin bir sonucu olarak, barış zamanında kendilerinin soyulmasına hiç ses çıkarmadan razı olan, ama sıkıntılı zamanlarda hem buhranın her türlü şartları, hem de bizzat üst sınıflar tarafından bağımsız tarihi eyleme itilen yığınların etkinliğinde önemli bir artış varsa.
(bkz: karl marx/@jackskellington)
(bkz: devrim/@jackskellington)
(bkz: din/@jackskellington)
devrim olabilmesi için gerekli olan ama yeterli olmayan şartlar.
bu şartlar için en önemlisi kapitalimin büyük bir buhran yaşaması, toplumda sınıf çatışmasının en üst boyutta yaşanması, yönetilenlerin yönetenlerden şikayetçi olması, egemen sınıflar arası büyük savaş vs gibi tamamen bugün ülkemizde var olan şartlardır. ha türkiye devrimci bir durum içinde midir. evet öyledir. tam bugün devrimci durum içindedir.
lenin, devrimci durumu 3 ana maddede özetler:
1. egemen sınıflar için değişikliğe gitmeden egemenliği sürdürmek mümkün olmazsa; üst sınıflar arasında şu ya da bu biçimde bir buhran, egemen sınıfın politikasında, baskı altındaki sınıfların hoşnutsuzluğuna ve parlamasına sebep olacak bir çatlamaya götüren buhran ortaya çıkarsa.
2. baskı altındaki sınıfların sıkıntısı ve ihtiyacı, normalden daha öteye kadar ilerlemişse.
3. yukarıdaki nedenlerin bir sonucu olarak, barış zamanında kendilerinin soyulmasına hiç ses çıkarmadan razı olan, ama sıkıntılı zamanlarda hem buhranın her türlü şartları, hem de bizzat üst sınıflar tarafından bağımsız tarihi eyleme itilen yığınların etkinliğinde önemli bir artış varsa.
(bkz: karl marx/@jackskellington)
(bkz: devrim/@jackskellington)
(bkz: din/@jackskellington)
beşiktaş'ın şu anki durumuna uyarlanan biçimi aşağıdadır:
keşke dibe vursaydık. olmadı...
ama devrimci durum nesnel bir olgudur güzel kardeşim. bizim zorlamalarımız ya erken patlatır, ezilmemize yol açar ya da bizi terorizme götürür. yani dibe vurmamız için bizim de ittirmemiz doğru olmaz.
beşiktaş kendi ritminde, kendi doğal itici güçleriyle bir yere gidiyor. belirli bir hızla ve belirli bir liderlikle.
liderliğin başarısız olduğu doğrudur ama o liderliğin ortaya çıkış, yaşam bulması ve geldiği nokta, beşiktaş'ın diğer bileşenlerinden bağımsız değildir. yani seyirci, başkanın ekibi, muhalif gruplar, basın ve hatta rakiplerin tutumları ve durumu. bunlar masum da sadece başkan mı suçlu? olamaz.
tüpçü başarısız bu açık ama niye ortada gerçek bir iktidar alternatifi yok? serdar bilgili gibi birisi niye bize fazla geldi, niye erken attık tekneden?
muhalefet gerçek bir muhalefet olsaydı şimdi umutlu olurduk. ama umutlu değiliz.
bu ortamda birini indir birini çıkar, ne olabilir ki?
toplumda kriz olgunlaşır, genele yansır; yönetenler yönetemez olur (bjk'de öyle); yönetilenler artık bu yönetimi istemez (bjk'de öyle); yönetilenler bunu istemediklerini belirgin biçimde dışa yansıtırlar (bjk'de öyle); böyle bir ortamda hareketlenen kitlelere önderlik yapacak lider olmalı (bjk'de öyle değil), parti olmalı (yok), belirli hedefler için yanyana gelmiş bir cephe olmalıdır (yok) ki mevcut durum olumluya doğru evrilsin.
durum böyle... peki devrimci durum nesnel bir süreçse, sadece bize bağlı değilse, zorlanmamalı ise, biz şimdi ne yapmalıyız? oturup beklemeli miyiz? durum kızışsın diye çabalamalı mıyız? beşiktaş yenilsin diye mi uğraşmalıyız? şöyle ya da böyle yendiğinde üzülmeli miyiz? ne yapmalı? * nasıl yapmalı? *
biz hazır olmaya çalışmalıyız. eksiklerimizi gidermeliyiz. lider oluşturmalıyız. daha iyi örgütlenmiş yapılara dönüşmeliyiz. farklılıklardan korkmayan, yanyana gelmekten ürkmeyen iyi cepheler oluşturabilmeliyiz. sakin olmalıyız, asla acelecilik yapmamalıyız. şiddetten uzak kalmalıyız. hayatı iyi izlemeli, iyi koklamalıyız.
buna rağmen biz hazır olmadan durum olgunlaşırsa -ki olabilir- o zaman elimizden geleni yapmalıyız, yenileceksek bile iyi yenilmeliyiz. çünkü bu yenilgi gelecek atılımın temelini sağlam oluşturur en azından.
bütün bunlara hazır değilsek, durum olgunlaşır, kitleler patlar ama en örgütlü olanlar alır götürür. bu bazan ordu olur, bazan ordu destekli derin devlet, bazan kitlelerin gözünü iyi boyamış ırkçı, zenofobik bir grup.
en kötüsü böyle bir durumda bizim iyi yenilmememiz olur. çünkü kitlelerin gözünde ikinci adımda denenecek bir seçenek bile olamamışız demektir.
not: bu söylediklerimin türkiye gerçekleriyle ilgisi yoktur. somut durumun somut tahlili niteliğinde, tamamen hayali bir marksist yorumdur. ama belki anlamlı olur bizim için, beşiktaş için. o yüzden yazdım.
keşke dibe vursaydık. olmadı...
ama devrimci durum nesnel bir olgudur güzel kardeşim. bizim zorlamalarımız ya erken patlatır, ezilmemize yol açar ya da bizi terorizme götürür. yani dibe vurmamız için bizim de ittirmemiz doğru olmaz.
beşiktaş kendi ritminde, kendi doğal itici güçleriyle bir yere gidiyor. belirli bir hızla ve belirli bir liderlikle.
liderliğin başarısız olduğu doğrudur ama o liderliğin ortaya çıkış, yaşam bulması ve geldiği nokta, beşiktaş'ın diğer bileşenlerinden bağımsız değildir. yani seyirci, başkanın ekibi, muhalif gruplar, basın ve hatta rakiplerin tutumları ve durumu. bunlar masum da sadece başkan mı suçlu? olamaz.
tüpçü başarısız bu açık ama niye ortada gerçek bir iktidar alternatifi yok? serdar bilgili gibi birisi niye bize fazla geldi, niye erken attık tekneden?
muhalefet gerçek bir muhalefet olsaydı şimdi umutlu olurduk. ama umutlu değiliz.
bu ortamda birini indir birini çıkar, ne olabilir ki?
toplumda kriz olgunlaşır, genele yansır; yönetenler yönetemez olur (bjk'de öyle); yönetilenler artık bu yönetimi istemez (bjk'de öyle); yönetilenler bunu istemediklerini belirgin biçimde dışa yansıtırlar (bjk'de öyle); böyle bir ortamda hareketlenen kitlelere önderlik yapacak lider olmalı (bjk'de öyle değil), parti olmalı (yok), belirli hedefler için yanyana gelmiş bir cephe olmalıdır (yok) ki mevcut durum olumluya doğru evrilsin.
durum böyle... peki devrimci durum nesnel bir süreçse, sadece bize bağlı değilse, zorlanmamalı ise, biz şimdi ne yapmalıyız? oturup beklemeli miyiz? durum kızışsın diye çabalamalı mıyız? beşiktaş yenilsin diye mi uğraşmalıyız? şöyle ya da böyle yendiğinde üzülmeli miyiz? ne yapmalı? * nasıl yapmalı? *
biz hazır olmaya çalışmalıyız. eksiklerimizi gidermeliyiz. lider oluşturmalıyız. daha iyi örgütlenmiş yapılara dönüşmeliyiz. farklılıklardan korkmayan, yanyana gelmekten ürkmeyen iyi cepheler oluşturabilmeliyiz. sakin olmalıyız, asla acelecilik yapmamalıyız. şiddetten uzak kalmalıyız. hayatı iyi izlemeli, iyi koklamalıyız.
buna rağmen biz hazır olmadan durum olgunlaşırsa -ki olabilir- o zaman elimizden geleni yapmalıyız, yenileceksek bile iyi yenilmeliyiz. çünkü bu yenilgi gelecek atılımın temelini sağlam oluşturur en azından.
bütün bunlara hazır değilsek, durum olgunlaşır, kitleler patlar ama en örgütlü olanlar alır götürür. bu bazan ordu olur, bazan ordu destekli derin devlet, bazan kitlelerin gözünü iyi boyamış ırkçı, zenofobik bir grup.
en kötüsü böyle bir durumda bizim iyi yenilmememiz olur. çünkü kitlelerin gözünde ikinci adımda denenecek bir seçenek bile olamamışız demektir.
not: bu söylediklerimin türkiye gerçekleriyle ilgisi yoktur. somut durumun somut tahlili niteliğinde, tamamen hayali bir marksist yorumdur. ama belki anlamlı olur bizim için, beşiktaş için. o yüzden yazdım.
aynı zamanda iç savaş seslerine işaret eder. ya da başka ülke ile savaş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar