bugün
- meal kuran değildir17
- kız arkadaş kiralamak8
- kocasını döven kadın3
- son harfi uzatarak yazmak2
- iremga11
- bir dakikada yapılacak güzel yemekler4
- gammazların korkutma taktiği2
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir6
- çocuk2
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- uygulamadan market siparişi vermek2
- japonların yalnızlığı sevmesi2
- sözlüğün en hamarat kızı2
- sigarayı bırakmak4
- afrika nasıl kalkınabilir15
- gitarın sesinin bağlamadan yumuşak olması3
- 8 ayda 20 nin üzerinde teklif alan erkek4
- had bildirmek7
- aylık 437 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- kutunun içine girmiş memelerini elleten japon kız2
- arkadaşlar sizce nasıl olmuş3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici27
- hak mezheplerin hak olduğunu kim söylüyor3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- mohamed salah ghaly2
- artuklu ünv tespih tasarımı ve imalatı bölümü2
- arkadaşlar bakar mısınız10
- bennu gerede4
- bankamatikler yanında bekleyen dilenci2
- arkadaşlar hesabımı silesim var ya4
- enel hak6
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- falkland yasası2
- anomaly president2
- nervio2
- honda civic5
- türkiye de giyim sektörü2
- zenci öğrenci3
- akp'nin türkiye'ye verdiği zararın kalıcı olması7
- danimarka da askerlik süresinin 11 aya çıkarılması2
- arkadaşlar çok mutluyum3
- ayetleri eğip büken kitle7
- kahverengi kokarcaya karşı samuray arısı4
- siz ne anlarsınız2
- türkiye de iş hayatı2
- nude atmak2
- yazarların en son bitirdiği kitap13
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi11
- kpss sınav ücretinin 800 tl olması4
- çırılçıplak şekilde tabancayla ateş etmek3
avama notlar:
devrim olabilmesi için gerekli olan ama yeterli olmayan şartlar.
bu şartlar için en önemlisi kapitalimin büyük bir buhran yaşaması, toplumda sınıf çatışmasının en üst boyutta yaşanması, yönetilenlerin yönetenlerden şikayetçi olması, egemen sınıflar arası büyük savaş vs gibi tamamen bugün ülkemizde var olan şartlardır. ha türkiye devrimci bir durum içinde midir. evet öyledir. tam bugün devrimci durum içindedir.
lenin, devrimci durumu 3 ana maddede özetler:
1. egemen sınıflar için değişikliğe gitmeden egemenliği sürdürmek mümkün olmazsa; üst sınıflar arasında şu ya da bu biçimde bir buhran, egemen sınıfın politikasında, baskı altındaki sınıfların hoşnutsuzluğuna ve parlamasına sebep olacak bir çatlamaya götüren buhran ortaya çıkarsa.
2. baskı altındaki sınıfların sıkıntısı ve ihtiyacı, normalden daha öteye kadar ilerlemişse.
3. yukarıdaki nedenlerin bir sonucu olarak, barış zamanında kendilerinin soyulmasına hiç ses çıkarmadan razı olan, ama sıkıntılı zamanlarda hem buhranın her türlü şartları, hem de bizzat üst sınıflar tarafından bağımsız tarihi eyleme itilen yığınların etkinliğinde önemli bir artış varsa.
(bkz: karl marx/@jackskellington)
(bkz: devrim/@jackskellington)
(bkz: din/@jackskellington)
devrim olabilmesi için gerekli olan ama yeterli olmayan şartlar.
bu şartlar için en önemlisi kapitalimin büyük bir buhran yaşaması, toplumda sınıf çatışmasının en üst boyutta yaşanması, yönetilenlerin yönetenlerden şikayetçi olması, egemen sınıflar arası büyük savaş vs gibi tamamen bugün ülkemizde var olan şartlardır. ha türkiye devrimci bir durum içinde midir. evet öyledir. tam bugün devrimci durum içindedir.
lenin, devrimci durumu 3 ana maddede özetler:
1. egemen sınıflar için değişikliğe gitmeden egemenliği sürdürmek mümkün olmazsa; üst sınıflar arasında şu ya da bu biçimde bir buhran, egemen sınıfın politikasında, baskı altındaki sınıfların hoşnutsuzluğuna ve parlamasına sebep olacak bir çatlamaya götüren buhran ortaya çıkarsa.
2. baskı altındaki sınıfların sıkıntısı ve ihtiyacı, normalden daha öteye kadar ilerlemişse.
3. yukarıdaki nedenlerin bir sonucu olarak, barış zamanında kendilerinin soyulmasına hiç ses çıkarmadan razı olan, ama sıkıntılı zamanlarda hem buhranın her türlü şartları, hem de bizzat üst sınıflar tarafından bağımsız tarihi eyleme itilen yığınların etkinliğinde önemli bir artış varsa.
(bkz: karl marx/@jackskellington)
(bkz: devrim/@jackskellington)
(bkz: din/@jackskellington)
beşiktaş'ın şu anki durumuna uyarlanan biçimi aşağıdadır:
keşke dibe vursaydık. olmadı...
ama devrimci durum nesnel bir olgudur güzel kardeşim. bizim zorlamalarımız ya erken patlatır, ezilmemize yol açar ya da bizi terorizme götürür. yani dibe vurmamız için bizim de ittirmemiz doğru olmaz.
beşiktaş kendi ritminde, kendi doğal itici güçleriyle bir yere gidiyor. belirli bir hızla ve belirli bir liderlikle.
liderliğin başarısız olduğu doğrudur ama o liderliğin ortaya çıkış, yaşam bulması ve geldiği nokta, beşiktaş'ın diğer bileşenlerinden bağımsız değildir. yani seyirci, başkanın ekibi, muhalif gruplar, basın ve hatta rakiplerin tutumları ve durumu. bunlar masum da sadece başkan mı suçlu? olamaz.
tüpçü başarısız bu açık ama niye ortada gerçek bir iktidar alternatifi yok? serdar bilgili gibi birisi niye bize fazla geldi, niye erken attık tekneden?
muhalefet gerçek bir muhalefet olsaydı şimdi umutlu olurduk. ama umutlu değiliz.
bu ortamda birini indir birini çıkar, ne olabilir ki?
toplumda kriz olgunlaşır, genele yansır; yönetenler yönetemez olur (bjk'de öyle); yönetilenler artık bu yönetimi istemez (bjk'de öyle); yönetilenler bunu istemediklerini belirgin biçimde dışa yansıtırlar (bjk'de öyle); böyle bir ortamda hareketlenen kitlelere önderlik yapacak lider olmalı (bjk'de öyle değil), parti olmalı (yok), belirli hedefler için yanyana gelmiş bir cephe olmalıdır (yok) ki mevcut durum olumluya doğru evrilsin.
durum böyle... peki devrimci durum nesnel bir süreçse, sadece bize bağlı değilse, zorlanmamalı ise, biz şimdi ne yapmalıyız? oturup beklemeli miyiz? durum kızışsın diye çabalamalı mıyız? beşiktaş yenilsin diye mi uğraşmalıyız? şöyle ya da böyle yendiğinde üzülmeli miyiz? ne yapmalı? * nasıl yapmalı? *
biz hazır olmaya çalışmalıyız. eksiklerimizi gidermeliyiz. lider oluşturmalıyız. daha iyi örgütlenmiş yapılara dönüşmeliyiz. farklılıklardan korkmayan, yanyana gelmekten ürkmeyen iyi cepheler oluşturabilmeliyiz. sakin olmalıyız, asla acelecilik yapmamalıyız. şiddetten uzak kalmalıyız. hayatı iyi izlemeli, iyi koklamalıyız.
buna rağmen biz hazır olmadan durum olgunlaşırsa -ki olabilir- o zaman elimizden geleni yapmalıyız, yenileceksek bile iyi yenilmeliyiz. çünkü bu yenilgi gelecek atılımın temelini sağlam oluşturur en azından.
bütün bunlara hazır değilsek, durum olgunlaşır, kitleler patlar ama en örgütlü olanlar alır götürür. bu bazan ordu olur, bazan ordu destekli derin devlet, bazan kitlelerin gözünü iyi boyamış ırkçı, zenofobik bir grup.
en kötüsü böyle bir durumda bizim iyi yenilmememiz olur. çünkü kitlelerin gözünde ikinci adımda denenecek bir seçenek bile olamamışız demektir.
not: bu söylediklerimin türkiye gerçekleriyle ilgisi yoktur. somut durumun somut tahlili niteliğinde, tamamen hayali bir marksist yorumdur. ama belki anlamlı olur bizim için, beşiktaş için. o yüzden yazdım.
keşke dibe vursaydık. olmadı...
ama devrimci durum nesnel bir olgudur güzel kardeşim. bizim zorlamalarımız ya erken patlatır, ezilmemize yol açar ya da bizi terorizme götürür. yani dibe vurmamız için bizim de ittirmemiz doğru olmaz.
beşiktaş kendi ritminde, kendi doğal itici güçleriyle bir yere gidiyor. belirli bir hızla ve belirli bir liderlikle.
liderliğin başarısız olduğu doğrudur ama o liderliğin ortaya çıkış, yaşam bulması ve geldiği nokta, beşiktaş'ın diğer bileşenlerinden bağımsız değildir. yani seyirci, başkanın ekibi, muhalif gruplar, basın ve hatta rakiplerin tutumları ve durumu. bunlar masum da sadece başkan mı suçlu? olamaz.
tüpçü başarısız bu açık ama niye ortada gerçek bir iktidar alternatifi yok? serdar bilgili gibi birisi niye bize fazla geldi, niye erken attık tekneden?
muhalefet gerçek bir muhalefet olsaydı şimdi umutlu olurduk. ama umutlu değiliz.
bu ortamda birini indir birini çıkar, ne olabilir ki?
toplumda kriz olgunlaşır, genele yansır; yönetenler yönetemez olur (bjk'de öyle); yönetilenler artık bu yönetimi istemez (bjk'de öyle); yönetilenler bunu istemediklerini belirgin biçimde dışa yansıtırlar (bjk'de öyle); böyle bir ortamda hareketlenen kitlelere önderlik yapacak lider olmalı (bjk'de öyle değil), parti olmalı (yok), belirli hedefler için yanyana gelmiş bir cephe olmalıdır (yok) ki mevcut durum olumluya doğru evrilsin.
durum böyle... peki devrimci durum nesnel bir süreçse, sadece bize bağlı değilse, zorlanmamalı ise, biz şimdi ne yapmalıyız? oturup beklemeli miyiz? durum kızışsın diye çabalamalı mıyız? beşiktaş yenilsin diye mi uğraşmalıyız? şöyle ya da böyle yendiğinde üzülmeli miyiz? ne yapmalı? * nasıl yapmalı? *
biz hazır olmaya çalışmalıyız. eksiklerimizi gidermeliyiz. lider oluşturmalıyız. daha iyi örgütlenmiş yapılara dönüşmeliyiz. farklılıklardan korkmayan, yanyana gelmekten ürkmeyen iyi cepheler oluşturabilmeliyiz. sakin olmalıyız, asla acelecilik yapmamalıyız. şiddetten uzak kalmalıyız. hayatı iyi izlemeli, iyi koklamalıyız.
buna rağmen biz hazır olmadan durum olgunlaşırsa -ki olabilir- o zaman elimizden geleni yapmalıyız, yenileceksek bile iyi yenilmeliyiz. çünkü bu yenilgi gelecek atılımın temelini sağlam oluşturur en azından.
bütün bunlara hazır değilsek, durum olgunlaşır, kitleler patlar ama en örgütlü olanlar alır götürür. bu bazan ordu olur, bazan ordu destekli derin devlet, bazan kitlelerin gözünü iyi boyamış ırkçı, zenofobik bir grup.
en kötüsü böyle bir durumda bizim iyi yenilmememiz olur. çünkü kitlelerin gözünde ikinci adımda denenecek bir seçenek bile olamamışız demektir.
not: bu söylediklerimin türkiye gerçekleriyle ilgisi yoktur. somut durumun somut tahlili niteliğinde, tamamen hayali bir marksist yorumdur. ama belki anlamlı olur bizim için, beşiktaş için. o yüzden yazdım.
aynı zamanda iç savaş seslerine işaret eder. ya da başka ülke ile savaş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar