bugün
- queen feristah15
- ölümden korkuyor musunuz11
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor29
- işiniz gücünüz yok mu11
- hafızayı sildirmek6
- gocu43
- fusya semsiyeli yabanci20
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- sözlükten korkmak5
- intihar düşüncesi2
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- zalbert ramstein4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- uludağ itiraf15
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
- nervio12
- bir kadından hoşlanmak2
- ben basit bir insanım2
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- erkekler neden evlenmek ister15
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- uludağ sözlük evreni8
- kendin hakkında bir entry bırak9
- 195 kaslı pilot14
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- hasan atilla uğur14
- kürdü sevin21
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- heyt bea gocu mu5
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- para yok huzur var11
Hiç bir şey için "benimdir" deme!
Sadece de ki;
"YANIMDADIR"...
Çünkü...
ne altın,
ne toprak,
ne sevgili,
ne hayat,
ne ölüm,
ne huzur,
ne de keder
daima seninle kalmaz.
H. Lawrence
Sadece de ki;
"YANIMDADIR"...
Çünkü...
ne altın,
ne toprak,
ne sevgili,
ne hayat,
ne ölüm,
ne huzur,
ne de keder
daima seninle kalmaz.
H. Lawrence
1885 yılında, Eastwood, Nottinghamshire'da doğdu. Madenci bir ailenin çocuğuydu. ingiliz romancı,yazar,şair,eleştirmen,ressam. Roman, şiir, tiyatro oyunları, denemeler, gezi kitapları, edebiyat eleştirileri yazdı ve çeviriler yaptı. 1915 yılında, yayımlanan The Rainbow (Gökkuşağı)adlı eseri açık saçık bulunarak toplatılınca, kendi isteğiyle ülkesinden ayrıldı. Karısıyla birlikte önce italya, sonra Seylan ve Avustralya'ya gitti. 1922 yılında, New Mexico'ya yerleştiler, 1925 yılında, sağlığı bozulmaya başlayınca italya'ya geri döndüler. 1930 yılında, Fransa'da verem hastalığından öldü.
lovely lady,virgin and gipsy gibi fevkalade öykülerin yazarıdır.başyapıtı ise sons and lovers dır.okunması tavsiye edilir(hemde şiddetle).
" lady chattarley'in aşığı" romanının yazarı, " birine pornografik gibi görünen, bir başkası için dehanın kahkahasıdır. " ... sözünün sahibidir.
bir freud kokuyor halile belki bu yüzden yakın geldi bana bilmiyorum ama varoluş ve aşk gibi ultra soyut şeyleri ete kemiğe bürüyüp somutlaştırabilmiş.
Seninki huysuz bir acı,
Oysa benim de yüzüm kara;
Sevgin köklüydü, eksiksizdi senin,
Benimki güneşe doğru büyüyen
Tutkusuydu çiçeğin.
Beni araştırıp tanıyacak güçteydin,
Tomurcuklarımı bir bir açacak;
Çektin uykulardan aldın ruhumu,
Acıyı duyar ettin
O zaman tökezledim?
Koyun koyuna sevemedim seni,
Sevmeyi istediysem de.
Öpüştük, belki de öpüşmemeliydik.
Boyun eğdin, kendimizi son bir denedik,
Beceremedik.
Sen yalnız dayandın, böylece
Çökerttin usta direncimi.
Okşamamla titremedi hiç tenin;
Bu yüzden gereken son ince acıyı da
Sana çektiremedim.
Güzelsin, alımlısın
Ama donuk ve tutuksun etinde;
içine işleyebilseydim eğer
O dikenli acının olanca şiddetiyle,
Işıyan bir ağ çıkardı belki
Renkli bir pencere gibi; tenini
Yakıp geçti en güzel ateş,
Kurtardı çürümekten, arıtıp
Kutsadı onu yeni bir duyarlıkla.
Ama kim alır şimdi seni yeniden?
Kim yakıp kurtarabilir seni
Etinin ölümünden, çürümesinden?
Artık söndüğüne göre benim de içimin ateşi,
Hangi erkek eğilir sürüp çıkarmak için
Etinde haykıran çarmıhı şimdi?
Sessiz, neredeyse güzel bir şey yüzün,
Baktıkça utanıyorum,
Seni bütün yalımların içinden
Kurtarıp çıkaracak kadar
Amansız olmalıydım.
Seninki huysuz bir acı,
Oysa benim de yüzüm kara;
Sevgin köklüydü, eksiksizdi senin,
Benimki güneşe doğru büyüyen
Tutkusuydu çiçeğin.
Beni araştırıp tanıyacak güçteydin,
Tomurcuklarımı bir bir açacak;
Çektin uykulardan aldın ruhumu,
Acıyı duyar ettin
O zaman tökezledim?
Koyun koyuna sevemedim seni,
Sevmeyi istediysem de.
Öpüştük, belki de öpüşmemeliydik.
Boyun eğdin, kendimizi son bir denedik,
Beceremedik.
Sen yalnız dayandın, böylece
Çökerttin usta direncimi.
Okşamamla titremedi hiç tenin;
Bu yüzden gereken son ince acıyı da
Sana çektiremedim.
Güzelsin, alımlısın
Ama donuk ve tutuksun etinde;
içine işleyebilseydim eğer
O dikenli acının olanca şiddetiyle,
Işıyan bir ağ çıkardı belki
Renkli bir pencere gibi; tenini
Yakıp geçti en güzel ateş,
Kurtardı çürümekten, arıtıp
Kutsadı onu yeni bir duyarlıkla.
Ama kim alır şimdi seni yeniden?
Kim yakıp kurtarabilir seni
Etinin ölümünden, çürümesinden?
Artık söndüğüne göre benim de içimin ateşi,
Hangi erkek eğilir sürüp çıkarmak için
Etinde haykıran çarmıhı şimdi?
Sessiz, neredeyse güzel bir şey yüzün,
Baktıkça utanıyorum,
Seni bütün yalımların içinden
Kurtarıp çıkaracak kadar
Amansız olmalıydım.
(bkz: self pity)
"Yıkıcı güçler birçok bitkiyi yok eder, ama bitkiler yine de yeşermeye devam eder. Piramitler bir papatyanın dayanıklılığına asla ulaşamaz. Bülbüller Buddha'nın ya da isa'nın sözlerinden önce de ötüyorlardı, onların sözlerinin unutulmaya yüz tutmasından nice sonra da ötmeye devam edecekler. Çünkü bu, ne vaazdır, ne öğreti, ne emir ne de baskı. Bu yalnızca şarkıdır. Ve başlangıçta Kelime yoktu, cıvıltılar vardı. "
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar