bugün
- ilk buluşmada evden kek getiren kız18
- ragnar rockefeller38
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması11
- sözlük yazarlarının trileçeleri18
- türklerin tembel bir millet olması9
- gürültüsü en rahatsız edici şey5
- fsm köprüsü ndeki abd bayrağı ışıklandırması4
- evli olduğunu saklayan kişi9
- lahmacunun yanında ne içilir8
- haklı olduğuna inanmak3
- gay sevgiliye lezbiyen bir kızın musallat olması5
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız13
- ısparta2
- kimseye yaranılmaz2
- tek gecelik ilişki yaşayan kadınlar5
- kızlarla nerede tanışılır3
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- türk birliği3
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- hava soğuk mu ılık mı anlamadım2
- super mario3
- kılıçdaroğlu nun yumruğunu kürsüye vurması3
- 5 temmuz 2026 brezilya norveç maçı5
- türkiyede konuşma dilinin bozulma sebebi7
- domuz eti krmızı çizgimizdir2
- kızların yakışıklı ve zengin erkeklere güvenmemesi7
- almanya6
- valiz hazırlamak4
- paraguay milli futbol takımı5
- ayak fetişi erkek popüler kültürün köpeğidir5
- günün iddaa kuponu7
- akrep soksa hangi yazarın emmesini istersin8
- ama yürümek3
- uzun boylu kızın ayağı3
- günün şiiri11
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum4
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi4
- yalnız hissetmek4
- ayaklarını görünce hoşlanılan kızdan soğumak3
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- bu ayın en azimli moderatörü2
- ctrlx ve pandela 3 aşkı2
- yazarların bot yazarlarla kavga etmeleri2
- ilk buluşmada evden erkek getiren kız3
- küçük kadınlar4
- fondöten sürmek10
- velvet33
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı9
- açın kızlar arayı salıyom kobrayı2
Bugünkü Almanya'yı, Bohemya ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da milattan önce III. yüzyıldan IX. yüzyıla kadar oturan halk. ve Bu halktan olan kimse.
travian adlı oyunda en sittirboktan halk. 20 romalı süvari ile 600 tane cermen askeri öldürdüğümü bilirim.
travian adlı oyunda en saldırgan halktır efendim fakat savunması güçsüzdür.
şimdiki almanların atası sayılan ırk.
uzun yıllar önce kelt, cermen, slav ve fin kabileleri kendilerinden önce akdeniz ve avrupada hüküm sürmüş büyük roma ımparatorluğu topraklarında yaşıyorlardı.
M.s. 2. Yy'da almam kökenli olan cimbri ve toton kavimleri kuzeyden roma'ya akınlar düzenlemeye başladılar ve dağınık olan bu alman kavmi roma'lıları malup etti.
Bu yenilgi sonrası roma'nın kalbi italyada bazı dedikodular çıktı bunun üzerine galyus jül sezar * barbarları bozguna uğratarak şehirde bir süre huzur sağlandı.
Bundan elli yıl önce galya' ya sefer düzenlemişti hem galya hem de ren nehri etrafında yaşayan halkın direnişi karşında uzun yıllar sonucu mucize gibi bir galibiyet almışlardı.
Bu zaferden sonra sezar "galya seferi" adlı bir kitap yazdı. işte cermenlerin tarihte adlarının geçtiği ilk yazılı ürün budur.
Galya'lılara komşu olan cermenler galya'nın olumlu ve olumsuz yönlerinden etkilenmişlerdir .
Kitapta sen ve tuna nehirlerinin bataklıkla çevrili olduğu yazılmış. Bu nedenle alman kavimleri tarımla pek uğraşamamış, sadece ovalarda mısır, arsa yetiştirip çoğunlukla hayvancılıkla uğraşmışlar.
Galya seferi sonrası büyük bir kuraklık yaşandığından cermenler zorunlu göç etmiştir.
Ren nehrini geçip keltlerin yaşadığı verimli topraklara yerleşmeye karar verdiler.
Sezar kitabında cermen halkının topraklarını asla bölmediğini yani şahsi mal haline getirmediklerini hasat zamanı tarlaları birlikte hasat edip tüm ürünü ortak depoladıklarına da değinmiş.
Hiç kimse birbirinden üstün olmayarak ürünler eşit olarak paylaşılırmış. Roma egemenliğine girince bu olay bozulmuştur.
Roma'nın aşırı baskısından dolayı isyan edip, savaşlar başlamıştır.
Cermen toplumunun en tipik özelliklerinden biri de erkek çocuklarının yetiştiriliş biçimidir.
Bir erkek çocuğunun ergenlikten çıkmadan önce iyi silah kullanabilmesi, ata binmesi ve sert şartlara dayanıklılık kazanması gerekirdi. hatta erkekliğini ispat edebilmek için tek başına vahşi bir hayvan avlamalıydı.
Bu şartları sağlayan her erkek kalkan ve mızrak taşıma hakkına sahip olurdu.
cermen kavimleri seçilmiş bir meclis ile yönetilirdi. Tüm kavimlerin meclisleri düzenli olara dolunay zamanlarında bir araya gelip halkları ile ilgili önemli konuları tartışıp kararlar alırlardı. Eğer fikir beğenilirse mızraklar kaldırılıp konuşmacıya katılındığı belli edilir, beğenilmezse büyük bir uğultu oluşurdu.
Sadece sorunlar tartışılmaz suç işleyenlere ne ceza verileceği de karar verilirdi.
ceza ağırlığı suça göre olurdu.
Hainler ağaçlara asılır, korkaklar bataklıklara atılırdı. Hırsızların ise elleri kesilirdi.
Dini inanç bakımından incelendiğinde ise;
Gece kötülüğü, gündüz iyiliği simgelerdi. Cermenler de roma'lılar gibi çok tanrılı dine sahipti.
Cermenlerin yağmur tanrıları thunor'du. Thunor'un demir eldivenleri ve kızıl sakalı vardı. Bulutların üzerinde oturan bu tanrı kızarsa bulutları birbirine çarpardı. Elinde demir bir çekiç tutar baharda yağmur yağsın diye çekicini fırlatır durdurmak için ise çekicini geri çağırırdı.
yağmur dinince vadiyi toz ve yaprak kaplardı işte bu sırada rüzgar tanrısı wotan esneyerek ortalığı temizlerdi.
Karlar eriyip çiçekler açınca toprak ana, tanrıça nerthus insanlara bereket ve sıcaklık getirirdi. Nerthus'un doğum günü cermenler tarafından bayram ilan edilmiştir her yıl şenlikler düzenlenirdi.
Bu şenliklerde bütün köy çiçeklerle süslenir ve hiç doğum yapmamış bir bir inegin üzerine köyün en güzel kızı çiçeklerle süslenerek oturtulurdu. bu kız nerthus'u simgelerdi. Nerthus oldukça gizemli bir tanrıçaydı ne zaman gelip gideceği bilinmezdi hakkında tek bilinen şey bereketin güzel tanrıçası olduğuydu.
uzun yıllar önce kelt, cermen, slav ve fin kabileleri kendilerinden önce akdeniz ve avrupada hüküm sürmüş büyük roma ımparatorluğu topraklarında yaşıyorlardı.
M.s. 2. Yy'da almam kökenli olan cimbri ve toton kavimleri kuzeyden roma'ya akınlar düzenlemeye başladılar ve dağınık olan bu alman kavmi roma'lıları malup etti.
Bu yenilgi sonrası roma'nın kalbi italyada bazı dedikodular çıktı bunun üzerine galyus jül sezar * barbarları bozguna uğratarak şehirde bir süre huzur sağlandı.
Bundan elli yıl önce galya' ya sefer düzenlemişti hem galya hem de ren nehri etrafında yaşayan halkın direnişi karşında uzun yıllar sonucu mucize gibi bir galibiyet almışlardı.
Bu zaferden sonra sezar "galya seferi" adlı bir kitap yazdı. işte cermenlerin tarihte adlarının geçtiği ilk yazılı ürün budur.
Galya'lılara komşu olan cermenler galya'nın olumlu ve olumsuz yönlerinden etkilenmişlerdir .
Kitapta sen ve tuna nehirlerinin bataklıkla çevrili olduğu yazılmış. Bu nedenle alman kavimleri tarımla pek uğraşamamış, sadece ovalarda mısır, arsa yetiştirip çoğunlukla hayvancılıkla uğraşmışlar.
Galya seferi sonrası büyük bir kuraklık yaşandığından cermenler zorunlu göç etmiştir.
Ren nehrini geçip keltlerin yaşadığı verimli topraklara yerleşmeye karar verdiler.
Sezar kitabında cermen halkının topraklarını asla bölmediğini yani şahsi mal haline getirmediklerini hasat zamanı tarlaları birlikte hasat edip tüm ürünü ortak depoladıklarına da değinmiş.
Hiç kimse birbirinden üstün olmayarak ürünler eşit olarak paylaşılırmış. Roma egemenliğine girince bu olay bozulmuştur.
Roma'nın aşırı baskısından dolayı isyan edip, savaşlar başlamıştır.
Cermen toplumunun en tipik özelliklerinden biri de erkek çocuklarının yetiştiriliş biçimidir.
Bir erkek çocuğunun ergenlikten çıkmadan önce iyi silah kullanabilmesi, ata binmesi ve sert şartlara dayanıklılık kazanması gerekirdi. hatta erkekliğini ispat edebilmek için tek başına vahşi bir hayvan avlamalıydı.
Bu şartları sağlayan her erkek kalkan ve mızrak taşıma hakkına sahip olurdu.
cermen kavimleri seçilmiş bir meclis ile yönetilirdi. Tüm kavimlerin meclisleri düzenli olara dolunay zamanlarında bir araya gelip halkları ile ilgili önemli konuları tartışıp kararlar alırlardı. Eğer fikir beğenilirse mızraklar kaldırılıp konuşmacıya katılındığı belli edilir, beğenilmezse büyük bir uğultu oluşurdu.
Sadece sorunlar tartışılmaz suç işleyenlere ne ceza verileceği de karar verilirdi.
ceza ağırlığı suça göre olurdu.
Hainler ağaçlara asılır, korkaklar bataklıklara atılırdı. Hırsızların ise elleri kesilirdi.
Dini inanç bakımından incelendiğinde ise;
Gece kötülüğü, gündüz iyiliği simgelerdi. Cermenler de roma'lılar gibi çok tanrılı dine sahipti.
Cermenlerin yağmur tanrıları thunor'du. Thunor'un demir eldivenleri ve kızıl sakalı vardı. Bulutların üzerinde oturan bu tanrı kızarsa bulutları birbirine çarpardı. Elinde demir bir çekiç tutar baharda yağmur yağsın diye çekicini fırlatır durdurmak için ise çekicini geri çağırırdı.
yağmur dinince vadiyi toz ve yaprak kaplardı işte bu sırada rüzgar tanrısı wotan esneyerek ortalığı temizlerdi.
Karlar eriyip çiçekler açınca toprak ana, tanrıça nerthus insanlara bereket ve sıcaklık getirirdi. Nerthus'un doğum günü cermenler tarafından bayram ilan edilmiştir her yıl şenlikler düzenlenirdi.
Bu şenliklerde bütün köy çiçeklerle süslenir ve hiç doğum yapmamış bir bir inegin üzerine köyün en güzel kızı çiçeklerle süslenerek oturtulurdu. bu kız nerthus'u simgelerdi. Nerthus oldukça gizemli bir tanrıçaydı ne zaman gelip gideceği bilinmezdi hakkında tek bilinen şey bereketin güzel tanrıçası olduğuydu.
CERMEN: Germen, Alman.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar