bugün
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- velvet57
- evde soğuk kahve yapımı6
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak5
- insan olmaya ceyrek kala14
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı7
- 2026 ekonomik krizi16
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- aleksey batrakov28
- sınıfın en güzel kızı3
- mutlu ama uzak olsun birader3
- hurdacıya gidiyorum7
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek2
- kadınları aşağılamanın moda olması6
- yalnızlıkla sevişmek3
- migros'a sorulacak tek soru23
- alman finosu tarafından ısırılmak2
- akıl2
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- ioçk silik yesin kampanyası6
- başbirader kitap sayfalarını sözlüğe koysun2
- sigara içmeyi bırakmak istememek4
- alaattin çakıcı2
- madagaskar vanilyalı amarula2
- enayimiknatisii6
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- osuruktan şiirler60
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- victor osimhen19
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- tombul efes2
- g i l d e d l i l y16
- bilinçaltı algılama4
- tostumu yaptım11
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- the odyssey5
- kainatta her şey insanların iyiliği için yürüyor3
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- arkadaşlar veto ne demek8
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi6
- üniversiteli escort kızlar3
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar3
- 1 euro 56 25 tl6
- yolcudurgider2
- güneş gözlüğüyle bir kafeye oturup dergi okumak3
- arkadaşlar kilo aldım4
şimdiki almanların atası sayılan ırk.
uzun yıllar önce kelt, cermen, slav ve fin kabileleri kendilerinden önce akdeniz ve avrupada hüküm sürmüş büyük roma ımparatorluğu topraklarında yaşıyorlardı.
M.s. 2. Yy'da almam kökenli olan cimbri ve toton kavimleri kuzeyden roma'ya akınlar düzenlemeye başladılar ve dağınık olan bu alman kavmi roma'lıları malup etti.
Bu yenilgi sonrası roma'nın kalbi italyada bazı dedikodular çıktı bunun üzerine galyus jül sezar * barbarları bozguna uğratarak şehirde bir süre huzur sağlandı.
Bundan elli yıl önce galya' ya sefer düzenlemişti hem galya hem de ren nehri etrafında yaşayan halkın direnişi karşında uzun yıllar sonucu mucize gibi bir galibiyet almışlardı.
Bu zaferden sonra sezar "galya seferi" adlı bir kitap yazdı. işte cermenlerin tarihte adlarının geçtiği ilk yazılı ürün budur.
Galya'lılara komşu olan cermenler galya'nın olumlu ve olumsuz yönlerinden etkilenmişlerdir .
Kitapta sen ve tuna nehirlerinin bataklıkla çevrili olduğu yazılmış. Bu nedenle alman kavimleri tarımla pek uğraşamamış, sadece ovalarda mısır, arsa yetiştirip çoğunlukla hayvancılıkla uğraşmışlar.
Galya seferi sonrası büyük bir kuraklık yaşandığından cermenler zorunlu göç etmiştir.
Ren nehrini geçip keltlerin yaşadığı verimli topraklara yerleşmeye karar verdiler.
Sezar kitabında cermen halkının topraklarını asla bölmediğini yani şahsi mal haline getirmediklerini hasat zamanı tarlaları birlikte hasat edip tüm ürünü ortak depoladıklarına da değinmiş.
Hiç kimse birbirinden üstün olmayarak ürünler eşit olarak paylaşılırmış. Roma egemenliğine girince bu olay bozulmuştur.
Roma'nın aşırı baskısından dolayı isyan edip, savaşlar başlamıştır.
Cermen toplumunun en tipik özelliklerinden biri de erkek çocuklarının yetiştiriliş biçimidir.
Bir erkek çocuğunun ergenlikten çıkmadan önce iyi silah kullanabilmesi, ata binmesi ve sert şartlara dayanıklılık kazanması gerekirdi. hatta erkekliğini ispat edebilmek için tek başına vahşi bir hayvan avlamalıydı.
Bu şartları sağlayan her erkek kalkan ve mızrak taşıma hakkına sahip olurdu.
cermen kavimleri seçilmiş bir meclis ile yönetilirdi. Tüm kavimlerin meclisleri düzenli olara dolunay zamanlarında bir araya gelip halkları ile ilgili önemli konuları tartışıp kararlar alırlardı. Eğer fikir beğenilirse mızraklar kaldırılıp konuşmacıya katılındığı belli edilir, beğenilmezse büyük bir uğultu oluşurdu.
Sadece sorunlar tartışılmaz suç işleyenlere ne ceza verileceği de karar verilirdi.
ceza ağırlığı suça göre olurdu.
Hainler ağaçlara asılır, korkaklar bataklıklara atılırdı. Hırsızların ise elleri kesilirdi.
Dini inanç bakımından incelendiğinde ise;
Gece kötülüğü, gündüz iyiliği simgelerdi. Cermenler de roma'lılar gibi çok tanrılı dine sahipti.
Cermenlerin yağmur tanrıları thunor'du. Thunor'un demir eldivenleri ve kızıl sakalı vardı. Bulutların üzerinde oturan bu tanrı kızarsa bulutları birbirine çarpardı. Elinde demir bir çekiç tutar baharda yağmur yağsın diye çekicini fırlatır durdurmak için ise çekicini geri çağırırdı.
yağmur dinince vadiyi toz ve yaprak kaplardı işte bu sırada rüzgar tanrısı wotan esneyerek ortalığı temizlerdi.
Karlar eriyip çiçekler açınca toprak ana, tanrıça nerthus insanlara bereket ve sıcaklık getirirdi. Nerthus'un doğum günü cermenler tarafından bayram ilan edilmiştir her yıl şenlikler düzenlenirdi.
Bu şenliklerde bütün köy çiçeklerle süslenir ve hiç doğum yapmamış bir bir inegin üzerine köyün en güzel kızı çiçeklerle süslenerek oturtulurdu. bu kız nerthus'u simgelerdi. Nerthus oldukça gizemli bir tanrıçaydı ne zaman gelip gideceği bilinmezdi hakkında tek bilinen şey bereketin güzel tanrıçası olduğuydu.
uzun yıllar önce kelt, cermen, slav ve fin kabileleri kendilerinden önce akdeniz ve avrupada hüküm sürmüş büyük roma ımparatorluğu topraklarında yaşıyorlardı.
M.s. 2. Yy'da almam kökenli olan cimbri ve toton kavimleri kuzeyden roma'ya akınlar düzenlemeye başladılar ve dağınık olan bu alman kavmi roma'lıları malup etti.
Bu yenilgi sonrası roma'nın kalbi italyada bazı dedikodular çıktı bunun üzerine galyus jül sezar * barbarları bozguna uğratarak şehirde bir süre huzur sağlandı.
Bundan elli yıl önce galya' ya sefer düzenlemişti hem galya hem de ren nehri etrafında yaşayan halkın direnişi karşında uzun yıllar sonucu mucize gibi bir galibiyet almışlardı.
Bu zaferden sonra sezar "galya seferi" adlı bir kitap yazdı. işte cermenlerin tarihte adlarının geçtiği ilk yazılı ürün budur.
Galya'lılara komşu olan cermenler galya'nın olumlu ve olumsuz yönlerinden etkilenmişlerdir .
Kitapta sen ve tuna nehirlerinin bataklıkla çevrili olduğu yazılmış. Bu nedenle alman kavimleri tarımla pek uğraşamamış, sadece ovalarda mısır, arsa yetiştirip çoğunlukla hayvancılıkla uğraşmışlar.
Galya seferi sonrası büyük bir kuraklık yaşandığından cermenler zorunlu göç etmiştir.
Ren nehrini geçip keltlerin yaşadığı verimli topraklara yerleşmeye karar verdiler.
Sezar kitabında cermen halkının topraklarını asla bölmediğini yani şahsi mal haline getirmediklerini hasat zamanı tarlaları birlikte hasat edip tüm ürünü ortak depoladıklarına da değinmiş.
Hiç kimse birbirinden üstün olmayarak ürünler eşit olarak paylaşılırmış. Roma egemenliğine girince bu olay bozulmuştur.
Roma'nın aşırı baskısından dolayı isyan edip, savaşlar başlamıştır.
Cermen toplumunun en tipik özelliklerinden biri de erkek çocuklarının yetiştiriliş biçimidir.
Bir erkek çocuğunun ergenlikten çıkmadan önce iyi silah kullanabilmesi, ata binmesi ve sert şartlara dayanıklılık kazanması gerekirdi. hatta erkekliğini ispat edebilmek için tek başına vahşi bir hayvan avlamalıydı.
Bu şartları sağlayan her erkek kalkan ve mızrak taşıma hakkına sahip olurdu.
cermen kavimleri seçilmiş bir meclis ile yönetilirdi. Tüm kavimlerin meclisleri düzenli olara dolunay zamanlarında bir araya gelip halkları ile ilgili önemli konuları tartışıp kararlar alırlardı. Eğer fikir beğenilirse mızraklar kaldırılıp konuşmacıya katılındığı belli edilir, beğenilmezse büyük bir uğultu oluşurdu.
Sadece sorunlar tartışılmaz suç işleyenlere ne ceza verileceği de karar verilirdi.
ceza ağırlığı suça göre olurdu.
Hainler ağaçlara asılır, korkaklar bataklıklara atılırdı. Hırsızların ise elleri kesilirdi.
Dini inanç bakımından incelendiğinde ise;
Gece kötülüğü, gündüz iyiliği simgelerdi. Cermenler de roma'lılar gibi çok tanrılı dine sahipti.
Cermenlerin yağmur tanrıları thunor'du. Thunor'un demir eldivenleri ve kızıl sakalı vardı. Bulutların üzerinde oturan bu tanrı kızarsa bulutları birbirine çarpardı. Elinde demir bir çekiç tutar baharda yağmur yağsın diye çekicini fırlatır durdurmak için ise çekicini geri çağırırdı.
yağmur dinince vadiyi toz ve yaprak kaplardı işte bu sırada rüzgar tanrısı wotan esneyerek ortalığı temizlerdi.
Karlar eriyip çiçekler açınca toprak ana, tanrıça nerthus insanlara bereket ve sıcaklık getirirdi. Nerthus'un doğum günü cermenler tarafından bayram ilan edilmiştir her yıl şenlikler düzenlenirdi.
Bu şenliklerde bütün köy çiçeklerle süslenir ve hiç doğum yapmamış bir bir inegin üzerine köyün en güzel kızı çiçeklerle süslenerek oturtulurdu. bu kız nerthus'u simgelerdi. Nerthus oldukça gizemli bir tanrıçaydı ne zaman gelip gideceği bilinmezdi hakkında tek bilinen şey bereketin güzel tanrıçası olduğuydu.
Gündemdeki Haberler