bugün
- yaşlandığının farkına varmak6
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar3
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- sigara içmeyen erkek3
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- sözlüğün çok durgun olması6
- sıcak hava vs soğuk hava6
- güldür güldür vs çok güzel hareketler 22
- eşitlik mi özgürlük mü2
- sözlük yazarlarının kekleri2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- yeni partinin çerçeve yasa kararı13
- 2000 doğumlu kızlar6
- ekşi sözlük referans17
- müzik dinlemek2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek7
- yaşlı izlenimi veren isimler2
- arkadaşlar hesabımı sildim haberiniz olsun3
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- ekonomi16
- sakallı aşçı4
- türkiye11
- ulu parti5
- evlenmeme nedenleri4
- corona adasında bira tadımı yapacak uzman ilanı4
- mekke anlaşması20
- baliye balayına gitme ezikliği4
- ingiliz ajanları5
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- özgür özel6
- çerçeve yasaya hayır diyen yeni parti vekilleri2
- koko14
- ekonomi çok güzel2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- burak kut4
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- recep tayyip erdoğan6
- çocuğuna kendi ismini veren ebeveyn4
- kod yazarken müzik dinlemek6
- kürt sorunu4
- yeni parti7
- en gey özelliğiniz7
- terörsüz türkiye den rahat olan kesim2
- yanlışlıkla gey olmak9
- din ve ahlak5
- torpil peşinde koşan tip5
filmin orjinali 62 versiyonudur.robert de niro'nun rolünü robert mitchum,nick nolte'un rolünü ise gregory peck oynamıştır.ve çok daha iyi bir filmdir.*
1962 senesinde çekilen ilk filmde oynayan oyuncularında 1991'de çekilen tekrar filminde oynadıkları, buna rağmen 62 yapımında robert mitchum'ın canlandırdığı ''max cady'' karakterinin adaşının*canlandırdığı karakterin yanından geçemediği, aklımda kimi zaman sıkıcı bir film olarak yer edinse de, en iyi erkek oyuncu ile, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında oscar'a da aday olan, robert de niro'nun mükemmel oyunculuğuna, onu pekiştiren, kaslı vücudu, ilginç dövmeleri, arada kalan bir insana ait olabilecek yüz ifadeleriyle artı olarak, buna rağmen yine mükemmel bir oyunculukla anthony hopkins'e oscar'ı kaptıran, insani germekte de başarılı olan senaryosu ve de robert de niro'yu destekleyen oyunculuklarıyla izlenilmesi gereken martin scorsesefilmi..
robert de niro ' nun sınırlarını fazlasıyla zorladığı ve gerçek bir antisosyal kişiliği canlandırdığı müthiş psikolojik gerilim filmi.
robert de niro' nun canlandırdığı psikopat ruhlu max cady' nin, tekrar çevrimde, arabanın altına tutunarak kilometreler kat etmesinin unutulmazlar arasına girdiği gerilim filmi. juliette lewis, avukatın kızı rolünde aynı filmde karşımıza çıktı. gerilimi beklenmedik zamanlara sığdıran başarılı bir yapım.
gerilim ve korku seven biri olmama ragmen beni feci sikintilara sokmus, sinirlerimi bozmus, boncuk boncuk terletmis filmdir. kizi olanlara allah kolaylik versin.
psikopatlığın de niro fazlasıyla yakıştığı film.
robert de niro dan nefret etmek için iyi bir nedendir.
nefes alır gibi rol yapmıştır kendisi.
nefes alır gibi rol yapmıştır kendisi.
robert de niro 2 saat bir şey yapmasa izlerim. bu filmde neydi öyle yahu. adam haplıydı beyler resmen. bide bu filmde şuna dikkat ettim sadece bizim delikanlılarımız arabalarının arkasına yazılar yazmıyor amerikada da böyle şeyler oluyormuş. robert abimizin arabasının arkasında şu yazıyor.
(bkz: sen dünyada vip sin ben cennette vip)
(bkz: sen dünyada vip sin ben cennette vip)
An itibarı ile atv de başlayan film.
Gölgede kalan filmlerden birisi. Tamam, "taxi driver", "raging bull" unutamadığımız, de niro'nun oyunculukta zirve yaptığı filmler. Ama biraz daha genç zamanlar bunlar.
bir de olgun döneminde oyunculuğunun tavan yaptığı iki film vardır, bu filmler ise "Awakenings" ve "Cape fear".
Robert de niro'nun şiir okuduğu sahne vardır ki unutulmaması gerekir. Kısacası psikolojik-gerilim filmlerini seven ve aktörlük nasıl olur görmek isteyen birinin bu filmi kaçırmaması gerekir.
"I am like God, and God like me. I am as large as God, He is as small as I. He cannot above me, nor I beneath Him be." Silesius, 17th Century.
bir de olgun döneminde oyunculuğunun tavan yaptığı iki film vardır, bu filmler ise "Awakenings" ve "Cape fear".
Robert de niro'nun şiir okuduğu sahne vardır ki unutulmaması gerekir. Kısacası psikolojik-gerilim filmlerini seven ve aktörlük nasıl olur görmek isteyen birinin bu filmi kaçırmaması gerekir.
"I am like God, and God like me. I am as large as God, He is as small as I. He cannot above me, nor I beneath Him be." Silesius, 17th Century.
Robert De Niro'nun psikopat Max Cady karakterini oynadığı söylenemez resmen yaşamış. Bence sinema tarihinin en iyi işlenmiş psikopat karakteri Max Cady'dir. Avukat, nerdesin Avukat! de niro sana şapka çıkartıyorum o kadar...
oyunculukları şaheser olan film. bazı filmler vardır bir yönüyle öne çıkarlar, sonra yorumları okuyup olumlu ön yargıyla filmi izler ve o övülen yönü kötü olsa da iyi görürsün ya; ben filmi izlemeden hakkında hiçbir yorum okumadım ve buna rağmen film bitince aklımda kalan en önemli şey oyunculuklardı. psikopat rolündeki robert de niro, ergen kız rolündeki juliette lewis, anneyi oynatan jessica lange özellikle gözüme çarpanlardı. hatta de niro vikipediden gördüğüm kadarıyla filmdeki oyunculuğuyla ilgili bir sürü ödül de almış. başroldeki oyunculardan avukatı oynatan nick nolteden öyle fazla bir numara görmedim ama sırıtmıyordu da. bu tarz bir psikolojik gerilim filminde oyunculuklar çok önemlidir ve filmin en büyük artısı oyunculukların çok iyi olması.
--spoiler--
gelelim kötü yöne, yani senaryo kısmına. filmin senaryosu çok klişe. yani konuyu ilk okuduğunuzda avukattan intikam almak isteyen bir katil ilginç gelebiliyor ama özellikle işleyiş tarzı çok klişe. hele sondaki sağanak yağmur altındaki final sahneleri ve filmin sonunda iyilerin kazanıp kötü adamın nehre gömülmesi... belki psikopatımız cady, ergen kız danielleyi kaçırabilirdi ve avukat sam, cadynin peşine düşebilirdi. cady ve samin geçmişini gösterebilirler, cadynin eski mutlu aile günlerini anlatabilirlerdi. böylelikle senaryo derinliği daha iyi yakalanabilirdi. ha güzel sahneler de vardı elbet, cadynin danielle ile okulun tiyatrosunda konuştuğu sahne iyiydi mesela, psikopat cady zekasını en çok burada gösterdi. tam bu sahnede aklıma charles manson geldi nedense, onun da cady gibi okuma yazma bilmemesi filan bana sanki max cady karakteri üzerine ted bundy serpiştirilmiş charles manson gibi geldi. birkaç iyi sahne vardı ama bir psikolojik gerilim filminden bekleneni veremedi senaryo ve işleniş bana. senaryo derinliği yok, son sahne dışında doğru dürüst aksiyon yok, akıl oyunu filan yok, sizi psikolojik olarak gerecek pek bir şey yok yani. son sahnenin de bitimi çok klişeydi dediğim gibi. psikopat cady, samin ailesine samin gözünün önünde tecavüz etse daha gerçekçi olurdu. (biraz psikopatlık var sanırım bende.)
--spoiler--
kısaca senaryosu boş ama oyunculukları hoş bir film.
senaryo; 5/10
işleniş; 5/10
oyunculuklar; 10/10
müzikler; 5/10
karakterler; 8/10
dekor; 5/10
genel; 6.5
--spoiler--
gelelim kötü yöne, yani senaryo kısmına. filmin senaryosu çok klişe. yani konuyu ilk okuduğunuzda avukattan intikam almak isteyen bir katil ilginç gelebiliyor ama özellikle işleyiş tarzı çok klişe. hele sondaki sağanak yağmur altındaki final sahneleri ve filmin sonunda iyilerin kazanıp kötü adamın nehre gömülmesi... belki psikopatımız cady, ergen kız danielleyi kaçırabilirdi ve avukat sam, cadynin peşine düşebilirdi. cady ve samin geçmişini gösterebilirler, cadynin eski mutlu aile günlerini anlatabilirlerdi. böylelikle senaryo derinliği daha iyi yakalanabilirdi. ha güzel sahneler de vardı elbet, cadynin danielle ile okulun tiyatrosunda konuştuğu sahne iyiydi mesela, psikopat cady zekasını en çok burada gösterdi. tam bu sahnede aklıma charles manson geldi nedense, onun da cady gibi okuma yazma bilmemesi filan bana sanki max cady karakteri üzerine ted bundy serpiştirilmiş charles manson gibi geldi. birkaç iyi sahne vardı ama bir psikolojik gerilim filminden bekleneni veremedi senaryo ve işleniş bana. senaryo derinliği yok, son sahne dışında doğru dürüst aksiyon yok, akıl oyunu filan yok, sizi psikolojik olarak gerecek pek bir şey yok yani. son sahnenin de bitimi çok klişeydi dediğim gibi. psikopat cady, samin ailesine samin gözünün önünde tecavüz etse daha gerçekçi olurdu. (biraz psikopatlık var sanırım bende.)
--spoiler--
kısaca senaryosu boş ama oyunculukları hoş bir film.
senaryo; 5/10
işleniş; 5/10
oyunculuklar; 10/10
müzikler; 5/10
karakterler; 8/10
dekor; 5/10
genel; 6.5
1962 yapımı, başrolde gregory peck ve robert mitchum'ın olduğu, Sonraki yıllarda başrolde robert de niro ve nick nolte'un da olduğu yeniden çekimini izlediğimiz filmin ilki.
Ünlü avukat Sam Bowden, 8 yıl önce bir kızın taciz ve şiddet gördüğü olayla ilgili şahitlik yapıyor ve sanık Max Cady hapse giriyor. Derken 8 yıl sonra Max hapisten çıkıyor ve adliye önünde yakaladığı Sam'e suçsuz olarak hapse girdiğini, sebebinin de Sam'in yalan şahitliği olduğunu söylüyor. Max'in Sam'in yaşadığı şehire de yerleşmesi ile şüphe, korku ve gizem filme hakim olmaya başlıyor.
Robert Mitchum gizemli eski mahkumu çok iyi canlandırıyor, bir ara "gerçekten masum mu" diye de sorduyor. Ailesini korymak zorunda olan baba rolünde ki Gregory Peck ise vermesi gereken korku ve gerilim halini çok iyi veriyor. Bu bakımdan ikinci film ile benzerlikler gösterse de farklılıkları çok.
Ünlü avukat Sam Bowden, 8 yıl önce bir kızın taciz ve şiddet gördüğü olayla ilgili şahitlik yapıyor ve sanık Max Cady hapse giriyor. Derken 8 yıl sonra Max hapisten çıkıyor ve adliye önünde yakaladığı Sam'e suçsuz olarak hapse girdiğini, sebebinin de Sam'in yalan şahitliği olduğunu söylüyor. Max'in Sam'in yaşadığı şehire de yerleşmesi ile şüphe, korku ve gizem filme hakim olmaya başlıyor.
Robert Mitchum gizemli eski mahkumu çok iyi canlandırıyor, bir ara "gerçekten masum mu" diye de sorduyor. Ailesini korymak zorunda olan baba rolünde ki Gregory Peck ise vermesi gereken korku ve gerilim halini çok iyi veriyor. Bu bakımdan ikinci film ile benzerlikler gösterse de farklılıkları çok.
De Niro'nun uzak ara en iyi performansı. Anthony Hopkins'in performansından çok daha iyiydi daha önce 2 kez Oscar aldı diye vermedikleri çok belli. Rolü yaşamak sözünün sözlük anlamı resmen. Sinema tarihinin belki de en psikopat karakteri Max Cady... Juliette Lewis, Nick Nolte, Jessica Lange de mükemmel oynamış. Remake olmasaydı ve Scorsese'nin orijinal bir işi olsaydı 10 verirdim 9/10 veriyorum. ilk izlediğimde 8 vermiştim aradan çok zaman geçti 2. izleyişimde çok daha fazla beğendim. Tekne bölümü izlediğim en iyi kapanışlarda zirvelere oynar.
görsel
görsel
Aynı isimli filmden uyarlanan dizi..
Mutlu bir evlilik sürdüren avukat çift Anna ve Tom Bowden'ın hayatı, geçmişlerinden gelen karanlık bir gölgenin yeniden ortaya çıkmasıyla kabusa döner. Yıllar önce hapse girmesinde pay sahibi oldukları kötü şöhretli suçlu Max Cady, cezasını tamamlayıp serbest kalmıştır. Özgürlüğüne kavuşan Cady'nin tek bir amacı vardır: Bowden ailesinden acımasızca intikam almak. Obsesif bir şekilde aileyi takip etmeye başlayan Cady, giderek büyüyen ve ölümcül sonuçlar doğurabilecek psikolojik bir tehdit haline gelirken, çift hayatta kalmak ve sevdiklerini korumak için sınırlarını zorlamak zorunda kalır.
https://www.beyazperde.com/diziler/dizi-35572/
görsel
Aynı isimli filmden uyarlanan dizi..
Mutlu bir evlilik sürdüren avukat çift Anna ve Tom Bowden'ın hayatı, geçmişlerinden gelen karanlık bir gölgenin yeniden ortaya çıkmasıyla kabusa döner. Yıllar önce hapse girmesinde pay sahibi oldukları kötü şöhretli suçlu Max Cady, cezasını tamamlayıp serbest kalmıştır. Özgürlüğüne kavuşan Cady'nin tek bir amacı vardır: Bowden ailesinden acımasızca intikam almak. Obsesif bir şekilde aileyi takip etmeye başlayan Cady, giderek büyüyen ve ölümcül sonuçlar doğurabilecek psikolojik bir tehdit haline gelirken, çift hayatta kalmak ve sevdiklerini korumak için sınırlarını zorlamak zorunda kalır.
https://www.beyazperde.com/diziler/dizi-35572/
Javier bardem’in nasıl bir yetenek olduğunu tekrar gösteren dizidir. Yapımcıları Scorsese ve spielberg imiş bu arada.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar