bugün
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi8
- türkiye'ye geldim7
- askerde 200 metre atışı yapmak6
- kadın olmanın avantajları4
- her şeyi açıklayan en kısa cümle4
- nervio18
- mehdi türkiye de3
- mabel matiz3
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kedi sidiği kokmak4
- aleksey batrakov5
- tanrı vs şeytan3
- kurtar bizi müsavat16
- wilfried singo3
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- kolonya kültürünün yok olması2
- ellerim bos gonlum hos11
- aptallara tahammül edememek2
- çü be3
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- korkusuz korkak filmindeki herif3
- atla gel şaban filminde şaban olmaması3
- devran dönecek8
- sozlukteki olum sessizligi2
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- ahmet baran yazgan10
- okan buruk12
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- şener şen vs kemal sunal3
- cin musallatı3
- butlancıların birbirine girmesi5
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- pilav yapmak3
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak5
- galatasaray14
- süleymancılar15
- sevilen kızın abi demesi3
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü2
- victor osimhen18
- bağlama büyüleri3
- yazarlara gelen son mesaj2
- idam cezasının geri gelmesi6
- garip başlıklar5
- alevi kızların alev alev yanması11
geçiyor, pervasızca geçiyor çıngıraklı kuyruğunu sallayıp zaman
artık soğuk ve kimsesiz geçtiğimiz sokaklar
zarif bir hüzünle çiziyor aklımda seni gece
boşlukta kırık bir dal yüreğim; kederiyle sallanan
bütün şehir, uykusunda ölü bir yılan
bütün şehir, biz ayrıyken hayalet bir gemi;
telaşlı bir vedayla tam kalbinden su alan
artık yollar uzun, yollar aramızda dert
yedi dinmez kederiz, uslanmaz yedi güzel adam
artık soğuk ve kimsesiz geçtiğimiz sokaklar
zarif bir hüzünle çiziyor aklımda seni gece
boşlukta kırık bir dal yüreğim; kederiyle sallanan
bütün şehir, uykusunda ölü bir yılan
bütün şehir, biz ayrıyken hayalet bir gemi;
telaşlı bir vedayla tam kalbinden su alan
artık yollar uzun, yollar aramızda dert
yedi dinmez kederiz, uslanmaz yedi güzel adam
yeni nesillere ah muhsin ünlü tarafından tanıtılan, güzel kalpli şair.
"ille gerek mi özlediğimi söylemek
ya da sevdiğimi seni
Hem gelecek günlere bıraktım seninle olmayı
seninle ölmeyi bir güzel
seninle"
ya da sevdiğimi seni
Hem gelecek günlere bıraktım seninle olmayı
seninle ölmeyi bir güzel
seninle"
şair, yazar.
''Bir şehir kadar kalabalıktır bazılarının yalnızlığı.''
''Bir şehir kadar kalabalıktır bazılarının yalnızlığı.''
"Aklımdan çıkmıyorsun dedim ya, yorgunum başka türlüsünü anlatmaya"
Sevgi aranabilir yine
Korkusuzca say koskoca kederlerini
Bir kuyu bulunabilir
Aklımdan çıkmıyorsun
Sen hâlâ dizüstü
Bunca anıyı besleyerek
Sokaklarda avaz avaz konuşarak kendi kendinle
Mektupları öpebilirsin kırmızı dudaklarınla
Görür gibi olarak açıp baktığımı
Bense şöyle diyorum:
Buradan bir acı kanamış boyuna
(bkz: mavi gök orda mı)
Korkusuzca say koskoca kederlerini
Bir kuyu bulunabilir
Aklımdan çıkmıyorsun
Sen hâlâ dizüstü
Bunca anıyı besleyerek
Sokaklarda avaz avaz konuşarak kendi kendinle
Mektupları öpebilirsin kırmızı dudaklarınla
Görür gibi olarak açıp baktığımı
Bense şöyle diyorum:
Buradan bir acı kanamış boyuna
(bkz: mavi gök orda mı)
bize sözlerimizden çok, yüreğimizden anlayan gerek.
Manevra dergisinin kurucularindan,ankara dogumlu.
Aklimdan cikmiyorsun dedim,
Baska turlusunu yorgunum anlatmaya.
Aklimdan cikmiyorsun dedim,
Baska turlusunu yorgunum anlatmaya.
(bkz: yürek dede ve padişah) hikayesini çok sevdiğim yazar. Allah rahmet eylesin.
seçkin bir kimse değilim
isminin baş harfleri aczi tutuyor
bağıslanmamı dilerim
sana zorsa bırak yanayım
kolaysa esirgeme...
diyen üstad talabesi bir şair.. şairden de öte belki bir gönül adamı.. Abdurrahman Cahit Zarifoğlu..
isminin baş harfleri aczi tutuyor
bağıslanmamı dilerim
sana zorsa bırak yanayım
kolaysa esirgeme...
diyen üstad talabesi bir şair.. şairden de öte belki bir gönül adamı.. Abdurrahman Cahit Zarifoğlu..
"Az ağlıyoruz. Dünya bu yüzden çok kirli."
Yetişip dizüstü düşebilsem eteklerine
Karanlık basmadan
dünyayı kapatan karanlık
Elimizde kılınç
ben ince işler ustası musa
kardeşim ya ki heybem
değişince kubbeli evim
girdabım -
tövbem
kapımın önünde akan ırmak
en zengin denizcisi incilerin -
uzak şarklara yollanan elçilerin
Kelimeler
okyanusla yarenliğe dalıp
çoluk çocuğu unutacak kadar bol ve bereketli
binlerce yılçün kurulmuş
bir zemberek içimizde
ağzımıza boşalttı onca sözden
Birinin heybeti ve lezzetinden
Damağımız çatlamakta
ya ani karanlık
'inanana rahmet
inançsıza esef' olan
(Hiçistanda
Bir rüzgâr belirmiş
Kulağımıza gelir-
Bir ey muhalif rüzgâr ki oyropeiş örneği
Hafifçe terli bedenin krondeli
Göz dikmiş duyduk ki
Meni yataklara bile)
/Japonya büyür büyür bir gün
Toprağını denize yayarak
Peygamber sözüne ordan hizmet olur/
Kucak açanlar kadar geniş istekli
Göçüp gelenler kadar hafif
az'la doyan yük olmadan
Ve başlar
Kimin yüreği daha yüce yarışı
Musa kardeşim ağlamaktan mı
Okumaktan az uyumaktan mı
Kan gölü gözlerin
Her an karanlığını giyinecek gibisin
Ne kadar uzun sürüyor
Ta içinden gözlerine gelmesi dikkatin
Karnın ne kadar küçük ve içerde
ince belin-
Fazla kabarık değil kemiklerinden etlerin
Biliyorum ancak sen
Bu kadarla yetindikçe ve ekmeği
Böyle mübarek tutukça
doyar karnı çinin hindistanın amerikanın
Sen olabilirsin çaresi
Su içinde susuzluk hissinden ölen kimselerin
Musa kardeşim haya'dan mı
boyuna posuna güzelliğine rağmen
hafifçe kıvrık omuzların
hafifçe eğik başın
Hele terazi tutuşun
zarif
sapasağlam
ve artık
en insansız çölde
tek başına kalsa bile
eğilmezken adalen bile
yine de
Bir nebzesini yutsa yüreğindeki tartarkenki dikkatin
ikiye yarılır bir su aygırı
Ve çocuklar tuz yalarken çocuk avuçlarından
NEREDE BULABiLSEM SENi
Baba bıçağını ağır ağır çekerken
YETiŞiP
Ana dalgın ve Su dibinde yürür gibi
DiZÜSTÜ DÜŞSEM ETEKLERiNE
Ana dalgın ve su dibinde yürür gibi
üzüm tiyekleri ceylan dolu etekleri
1
Çocuklar
Kurtulamazlar yanaklarına konan yaradan
Olmadık anda bırakılırlar
Sonra
Nice sonra
Hatta bazen karanlıklarına uzanırlarken kadar sonra
Üzerinde gözyaşı izleri
Senelerin izleri ile yol yol kalmış yanakları
Mahzun yayılır
Ancak görünür güzel dişleri
Ve 'kuşlar da kaderle uçar'
Karanlık basmadan
dünyayı kapatan karanlık
Elimizde kılınç
ben ince işler ustası musa
kardeşim ya ki heybem
değişince kubbeli evim
girdabım -
tövbem
kapımın önünde akan ırmak
en zengin denizcisi incilerin -
uzak şarklara yollanan elçilerin
Kelimeler
okyanusla yarenliğe dalıp
çoluk çocuğu unutacak kadar bol ve bereketli
binlerce yılçün kurulmuş
bir zemberek içimizde
ağzımıza boşalttı onca sözden
Birinin heybeti ve lezzetinden
Damağımız çatlamakta
ya ani karanlık
'inanana rahmet
inançsıza esef' olan
(Hiçistanda
Bir rüzgâr belirmiş
Kulağımıza gelir-
Bir ey muhalif rüzgâr ki oyropeiş örneği
Hafifçe terli bedenin krondeli
Göz dikmiş duyduk ki
Meni yataklara bile)
/Japonya büyür büyür bir gün
Toprağını denize yayarak
Peygamber sözüne ordan hizmet olur/
Kucak açanlar kadar geniş istekli
Göçüp gelenler kadar hafif
az'la doyan yük olmadan
Ve başlar
Kimin yüreği daha yüce yarışı
Musa kardeşim ağlamaktan mı
Okumaktan az uyumaktan mı
Kan gölü gözlerin
Her an karanlığını giyinecek gibisin
Ne kadar uzun sürüyor
Ta içinden gözlerine gelmesi dikkatin
Karnın ne kadar küçük ve içerde
ince belin-
Fazla kabarık değil kemiklerinden etlerin
Biliyorum ancak sen
Bu kadarla yetindikçe ve ekmeği
Böyle mübarek tutukça
doyar karnı çinin hindistanın amerikanın
Sen olabilirsin çaresi
Su içinde susuzluk hissinden ölen kimselerin
Musa kardeşim haya'dan mı
boyuna posuna güzelliğine rağmen
hafifçe kıvrık omuzların
hafifçe eğik başın
Hele terazi tutuşun
zarif
sapasağlam
ve artık
en insansız çölde
tek başına kalsa bile
eğilmezken adalen bile
yine de
Bir nebzesini yutsa yüreğindeki tartarkenki dikkatin
ikiye yarılır bir su aygırı
Ve çocuklar tuz yalarken çocuk avuçlarından
NEREDE BULABiLSEM SENi
Baba bıçağını ağır ağır çekerken
YETiŞiP
Ana dalgın ve Su dibinde yürür gibi
DiZÜSTÜ DÜŞSEM ETEKLERiNE
Ana dalgın ve su dibinde yürür gibi
üzüm tiyekleri ceylan dolu etekleri
1
Çocuklar
Kurtulamazlar yanaklarına konan yaradan
Olmadık anda bırakılırlar
Sonra
Nice sonra
Hatta bazen karanlıklarına uzanırlarken kadar sonra
Üzerinde gözyaşı izleri
Senelerin izleri ile yol yol kalmış yanakları
Mahzun yayılır
Ancak görünür güzel dişleri
Ve 'kuşlar da kaderle uçar'
Oturup konussaydik halledilebilirdi belki her sey.
Alip basini gitmek sevdaya dahil degil.
Alip basini gitmek sevdaya dahil degil.
bağışlanmamı dilerim.
sana zorsa yanarım,
kolaysa esirgeme.
sana zorsa yanarım,
kolaysa esirgeme.
Yaşamak kitabına "ne çok acı var." diye başlayarak her şeyi özetleyen güzel insan.
Orasi neresi,
Burasi bir adam.
Burasi bir adam.
düşmanın kim onu anlat
mişel'i hatırlat alnımı uğraştır
kalbine planlı ve
avrupa bir duvarın taşları dizilen mişeli
saçlarına çocuk kuşları konmaz
çocuk uçmaz dallarından. içinden yanında
boy tüfeği patlatsan
tuzaklı
hatırlat mişeli mişeli
içinden hep bir kuşku tankeri
bir petrol tankeri namıyla yol alır
pergel petrol
borusu motorun icadı
aşkın feda bayramı cenaze şekli
boyuna hatırlat
yoksa olur ki unuta kalırım esmerliğimi
mişel'i hatırlat alnımı uğraştır
kalbine planlı ve
avrupa bir duvarın taşları dizilen mişeli
saçlarına çocuk kuşları konmaz
çocuk uçmaz dallarından. içinden yanında
boy tüfeği patlatsan
tuzaklı
hatırlat mişeli mişeli
içinden hep bir kuşku tankeri
bir petrol tankeri namıyla yol alır
pergel petrol
borusu motorun icadı
aşkın feda bayramı cenaze şekli
boyuna hatırlat
yoksa olur ki unuta kalırım esmerliğimi
raskolnikov
müthiş bir iman ağrısı çekmektedir.
-su adlı şiirinden.
müthiş bir iman ağrısı çekmektedir.
-su adlı şiirinden.
"Ben, bende olup bitenleri, kurt kapanlariyla dolu labirentimi, kara bulutmu, saçını çıkarmasını beklediğim güneşimi, kendi değirmenimi enine boyuna anlattım gibiyim. Siz de kendi labirentinizde çıkmazlarda yanılıp dönerken bakarsınız karşı karşıya geliveririz. Selamlaşmamız, kucaklaşmamiz, deneyimlerimizi birbirimize aktarmamız ve çıkışı birlikte bulup labirenti deneycinin başına indirmemiz için belki de güçbirliği yaparız. Bundan böyle, ne dersiniz?"
Yedi güzel adam dizisinde kendisinden şöyle bahsediliyor:
-cahit gece açan bir çiçek. Renklerini kendisine saklıyor.
Şiirlerini okuyunca bu sözü çok daha iyi anlıyorsunuz.
Mimaride sinan ne kadar zarifse şiirde de cahit zarifoğlu öyle.
-cahit gece açan bir çiçek. Renklerini kendisine saklıyor.
Şiirlerini okuyunca bu sözü çok daha iyi anlıyorsunuz.
Mimaride sinan ne kadar zarifse şiirde de cahit zarifoğlu öyle.
Dunya sanki ölünun basinda acik kalmis bi radyo.
Seçkin
Bir kimse değilim
ismimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme
Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
ismimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim
Sana zorsa yanmaya razıyım
Kolaysa affı esirgeme
Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
işe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum.
Bir kimse değilim
ismimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme
Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
ismimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim
Sana zorsa yanmaya razıyım
Kolaysa affı esirgeme
Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
işe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum.
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme.. Diyen üstad..
Kolaysa esirgeme.. Diyen üstad..
"Türk,
defile, ve
erkek oyunu kadınlı halay
son ikisine ters ver zıt olan birincisi,bunlarla yan yana getirebilen, onu bunlarla izaha kalkan beyinlere bakıyor ve düşünüyorum:
"çağdaşlık ve medenilik diye algılananla, gerçekliğin birbiri adına veya başka birşeyler adına bu kadar maskara edildiği başka devirler olmuş mudur acaba? Hiç kimse "ışte medenilik budur" demesin.
Zira medenilik de hiçbir zaman değişmemiştir. "
bir değirmendir bu dünya
defile, ve
erkek oyunu kadınlı halay
son ikisine ters ver zıt olan birincisi,bunlarla yan yana getirebilen, onu bunlarla izaha kalkan beyinlere bakıyor ve düşünüyorum:
"çağdaşlık ve medenilik diye algılananla, gerçekliğin birbiri adına veya başka birşeyler adına bu kadar maskara edildiği başka devirler olmuş mudur acaba? Hiç kimse "ışte medenilik budur" demesin.
Zira medenilik de hiçbir zaman değişmemiştir. "
bir değirmendir bu dünya
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar