bugün
- dansöz izleme keyfi12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı39
- uzak durulası insan modelleri5
- aziz yıldırım12
- enayimiknatisii36
- ismail kartal9
- yarın kpssye girecek yazarlar8
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- insan olmaya ceyrek kala26
- online listesinden manita beğenmek7
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- şu an dinlediğiniz şarkı2
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması6
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- kerem aktürkoğlu8
- geceye bir söz bırak8
- hangi renksiniz17
- fusya semsiyeli yabanci8
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- evde dondurma yapmak5
- anın görüntüsü24
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- limonlu dondurma4
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- sözlükteki şer çetesi12
- milan skriniar5
- fenerbahçe nin liverpool ile karşılaşacak olması4
- ragnarın memeleri5
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği4
- s'i l v'e r m'i s t29
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- gocu50
- flat white3
- seri eksici6
- beşiktaş8
- sözlükte herkesin avcı olması12
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı5
- sözlükteki zorbalar12
- ioçk'nın mavi boncuğu toptan alması4
- herkese mavi boncuk dağıtan kız4
- tolga sarıtaş2
https://www.youtube.com/watch?v=NfFWfElcHhM
--spoiler--
Islak sokaklar mevsimindeyiz artık
Bu kalabalık şehre hüzün yağar bu zamanlar
Yalnızlık yağar caddelerine
Darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar
Kahveleri bile dert yüklenir
Çayları daha bir demli
Unutulan sevgililer hatırlanır veya sevgililer unutulmaya çalışılır
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin
Her adımın yalnızlığa uzanır
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak,
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan.
Düşümde seni gördüm
Sensiz olan bu şehir
istemem aşksız olsun
Sensiz olan bu aşk
istemem bensiz olsun
Kendisi koca bir yalanken gerçeği arar bu şehir
Sokakları gibi evleri de acı doludur,
Gözyaşları taşar pencerelerinden
Geceleri gerçeklerini saklar da
Her gün başka bir maske takar insanları
Hayatları vardır anlatıkları, bir de tek başına kalınca yaşadıkları
Aşkları bir damla gözyaşında boğulur bu şehrin
Onun için geceleri yeni hayatlar yazılır kimsenin bilmediği zamanlara
Onun için kimse üzülmez gidenlere ve acır geride kalanlara
Herken kendi türküsünü söyler bu şehirde sadece kendi acısına ağlar
Herkesin tiyatrosudur bu şehir herkesin en yalandan sahnesi
Ve onun için bulunmayı bekler
bu şehrin denizlerinde incilerin en sahtesi
Yine de yalan olduğunu bile bile hergün aynı oyunu oynar
Bu şehrin insanları
Herkes kendi hikayenini en acıklı sansa da
Her geceyi pembeye boyar gündüzün yalanları
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin
Her yudumun yalnızlığa uzanır
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur yalnızlığa
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünde bir maskeyle
Hergün insanlığından bin defa utanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan.
Düşümde seni gördüm
Sensiz olan bu şehir
istemem aşksız olsun
Sensiz olan bu aşk
istemem bensiz olsun
--spoiler--
--spoiler--
Islak sokaklar mevsimindeyiz artık
Bu kalabalık şehre hüzün yağar bu zamanlar
Yalnızlık yağar caddelerine
Darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar
Kahveleri bile dert yüklenir
Çayları daha bir demli
Unutulan sevgililer hatırlanır veya sevgililer unutulmaya çalışılır
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin
Her adımın yalnızlığa uzanır
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak,
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan.
Düşümde seni gördüm
Sensiz olan bu şehir
istemem aşksız olsun
Sensiz olan bu aşk
istemem bensiz olsun
Kendisi koca bir yalanken gerçeği arar bu şehir
Sokakları gibi evleri de acı doludur,
Gözyaşları taşar pencerelerinden
Geceleri gerçeklerini saklar da
Her gün başka bir maske takar insanları
Hayatları vardır anlatıkları, bir de tek başına kalınca yaşadıkları
Aşkları bir damla gözyaşında boğulur bu şehrin
Onun için geceleri yeni hayatlar yazılır kimsenin bilmediği zamanlara
Onun için kimse üzülmez gidenlere ve acır geride kalanlara
Herken kendi türküsünü söyler bu şehirde sadece kendi acısına ağlar
Herkesin tiyatrosudur bu şehir herkesin en yalandan sahnesi
Ve onun için bulunmayı bekler
bu şehrin denizlerinde incilerin en sahtesi
Yine de yalan olduğunu bile bile hergün aynı oyunu oynar
Bu şehrin insanları
Herkes kendi hikayenini en acıklı sansa da
Her geceyi pembeye boyar gündüzün yalanları
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin
Her yudumun yalnızlığa uzanır
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur yalnızlığa
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünde bir maskeyle
Hergün insanlığından bin defa utanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan.
Düşümde seni gördüm
Sensiz olan bu şehir
istemem aşksız olsun
Sensiz olan bu aşk
istemem bensiz olsun
--spoiler--
girdap gülüm.
Benden çok biz barındırıyor. Senin olmayan bu şehir benden çok seni gördü. Benim gölgemi yakalayamayan şu sokaklar hep bize şahit oldu. Şimdi ben yine çıkmıyorum sokağa öylece kaldık anılarla.
Sensizlikten değil yanlış anlama sokak karantinada.
Sensizlikten değil yanlış anlama sokak karantinada.
Islak sokaklar mevsimindeyiz artık
Bu kalabalık şehire hüzün yağar bu zamanlar
Yalnızlık yağar caddelerine
Darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar
Kahveleri bile dert yüklenir
Çayları daha bir demli
Unutulan sevgililer hatırlanır
Veya sevgililer unutulmaya çalışılır
Bu mevsimde vitirinleri az sulu rakı gibidir bu şehirin
Her adımın yalnızlığa uzanır
Yinede hızlı atılır adımlar
Koşulur bu sokaklarda
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan
Düşümde seni gördüm...
Abdullah Özdagan - Bu Şehir.
Bu kalabalık şehire hüzün yağar bu zamanlar
Yalnızlık yağar caddelerine
Darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar
Kahveleri bile dert yüklenir
Çayları daha bir demli
Unutulan sevgililer hatırlanır
Veya sevgililer unutulmaya çalışılır
Bu mevsimde vitirinleri az sulu rakı gibidir bu şehirin
Her adımın yalnızlığa uzanır
Yinede hızlı atılır adımlar
Koşulur bu sokaklarda
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan
Düşümde seni gördüm...
Abdullah Özdagan - Bu Şehir.
senin hasretin varken bu şehirde yaşanmaz. böyle devam ederse sensiz hayat olamaz.
insana tuzak kuruyor.
benimki izmir. turknet gigafiber'in olduğu bir muhitte olmak ayrı güzel tabii.
Bu şehir bir evliyâlar şehridir
Medfundur bir nice pir bu şehirde
Zamantı bir sevgi bir aşk nehridir
Görülmez kimse hakir bu şehirde
Kızılırmak, coşup coşup durulmuş
Erciyes, bir şahtır ufka kurulmuş
Hamuru nur mayasıyla yoğrulmuş
Olmaz ne leke, ne kir bu şehirde
Nice müftü, âlim, şair, üdeba
Bir ince seziş ki sığmaz kitaba
Davud-ı kayseri, somuncu baba
Bir o şehirdedir, bir bu şehirde
Surlarda izi var Sultan mesut'un
Sinan'ındır şu minare, bu sütun.
Gevher nesibe'yle mahperi hatun
Eser bırakmış bir bir bu şehirde
inler at sesiyle meşhed ovası
Keykubat'ın otağ yeri burası
Titretir dağları yiğit narası
Yatmada kaç cihangir bu şehirde
Işık ışık, kubbe kubbe mazimiz
Şahlanır vecd ile melik gazi'miz
Biz kaptan-ı derya, şehid nazım'ız
Ondan kan rengi nehir, bu şehirde
Kabe yollarında karâni'yiz biz
Muhabbet telinde seyrani'yiz biz
ibrahim tennûri hayranıyız biz
Duygu, düşünce, fikir bu şehirde.
Osmanlı'dan kalma şu mangal, sedir
Bünyan halısı bir çini kâsedir
Doğan gün, seyyid'den nur nur bu sedir
Gönül dergahına gir bu şehirde.
Bir irem bağıdır erkilet, gesi
Uzanır sularda mâbet gölgesi
Dört mevsim, hisarcık, talas yöresi
Zümrütten bir zıynettir bu şehirde
Altın çağı seyret, gözünü kapa
Gümüş gümüş sebil, bakır maşrapa
Gereme'den tut da, kaniş-kültepe
Kurulmuş nice şehir, bu şehirde...
Abdullah satoğlu
Medfundur bir nice pir bu şehirde
Zamantı bir sevgi bir aşk nehridir
Görülmez kimse hakir bu şehirde
Kızılırmak, coşup coşup durulmuş
Erciyes, bir şahtır ufka kurulmuş
Hamuru nur mayasıyla yoğrulmuş
Olmaz ne leke, ne kir bu şehirde
Nice müftü, âlim, şair, üdeba
Bir ince seziş ki sığmaz kitaba
Davud-ı kayseri, somuncu baba
Bir o şehirdedir, bir bu şehirde
Surlarda izi var Sultan mesut'un
Sinan'ındır şu minare, bu sütun.
Gevher nesibe'yle mahperi hatun
Eser bırakmış bir bir bu şehirde
inler at sesiyle meşhed ovası
Keykubat'ın otağ yeri burası
Titretir dağları yiğit narası
Yatmada kaç cihangir bu şehirde
Işık ışık, kubbe kubbe mazimiz
Şahlanır vecd ile melik gazi'miz
Biz kaptan-ı derya, şehid nazım'ız
Ondan kan rengi nehir, bu şehirde
Kabe yollarında karâni'yiz biz
Muhabbet telinde seyrani'yiz biz
ibrahim tennûri hayranıyız biz
Duygu, düşünce, fikir bu şehirde.
Osmanlı'dan kalma şu mangal, sedir
Bünyan halısı bir çini kâsedir
Doğan gün, seyyid'den nur nur bu sedir
Gönül dergahına gir bu şehirde.
Bir irem bağıdır erkilet, gesi
Uzanır sularda mâbet gölgesi
Dört mevsim, hisarcık, talas yöresi
Zümrütten bir zıynettir bu şehirde
Altın çağı seyret, gözünü kapa
Gümüş gümüş sebil, bakır maşrapa
Gereme'den tut da, kaniş-kültepe
Kurulmuş nice şehir, bu şehirde...
Abdullah satoğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar