bugün
- akepem yapmaz5
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- kamala harris4
- muslettin amca8
- sözlük klasikleri4
- aleksey batrakov27
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması3
- kırıkkaleli olmak istemek10
- çöpteki dildo2
- 5 ocak 2027 fenerbahçe trabzonspor maçı2
- yeni tanışılan kimse3
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar2
- 13 aralık 2026 fenerbahçe trabzonspor maçı2
- kim ulan bu pervin buldan2
- doların 50 tl olması10
- 9 ekim 20252
- yağmurlu bir güne uyanmak2
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak4
- emre belözoğlu8
- arda güler'in 4 kasim 2026 aek kadrosunda olmaması3
- çöpe bırakılmış ıvır zıvır2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- arap götü10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil17
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- abd ara seçimlerinde trump'ın son iki yılı2
- donald trump2
- galatasaray ın en başarılı türk takımı olması2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- queen ravennanın aşırı güzel olması14
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi2
- cezaevine özenen gençler3
- sözlük kürdü55
- iskilipli atıf hoca20
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- nükleer bomba7
- lights out2
- kablosuz mouse13
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- netflix2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- favlayan yazarın asıl amacı12
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- 394
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- yagmurcu çık açıkla7
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler30
https://www.youtube.com/watch?v=NfFWfElcHhM
--spoiler--
Islak sokaklar mevsimindeyiz artık
Bu kalabalık şehre hüzün yağar bu zamanlar
Yalnızlık yağar caddelerine
Darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar
Kahveleri bile dert yüklenir
Çayları daha bir demli
Unutulan sevgililer hatırlanır veya sevgililer unutulmaya çalışılır
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin
Her adımın yalnızlığa uzanır
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak,
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan.
Düşümde seni gördüm
Sensiz olan bu şehir
istemem aşksız olsun
Sensiz olan bu aşk
istemem bensiz olsun
Kendisi koca bir yalanken gerçeği arar bu şehir
Sokakları gibi evleri de acı doludur,
Gözyaşları taşar pencerelerinden
Geceleri gerçeklerini saklar da
Her gün başka bir maske takar insanları
Hayatları vardır anlatıkları, bir de tek başına kalınca yaşadıkları
Aşkları bir damla gözyaşında boğulur bu şehrin
Onun için geceleri yeni hayatlar yazılır kimsenin bilmediği zamanlara
Onun için kimse üzülmez gidenlere ve acır geride kalanlara
Herken kendi türküsünü söyler bu şehirde sadece kendi acısına ağlar
Herkesin tiyatrosudur bu şehir herkesin en yalandan sahnesi
Ve onun için bulunmayı bekler
bu şehrin denizlerinde incilerin en sahtesi
Yine de yalan olduğunu bile bile hergün aynı oyunu oynar
Bu şehrin insanları
Herkes kendi hikayenini en acıklı sansa da
Her geceyi pembeye boyar gündüzün yalanları
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin
Her yudumun yalnızlığa uzanır
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur yalnızlığa
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünde bir maskeyle
Hergün insanlığından bin defa utanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan.
Düşümde seni gördüm
Sensiz olan bu şehir
istemem aşksız olsun
Sensiz olan bu aşk
istemem bensiz olsun
--spoiler--
--spoiler--
Islak sokaklar mevsimindeyiz artık
Bu kalabalık şehre hüzün yağar bu zamanlar
Yalnızlık yağar caddelerine
Darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar
Kahveleri bile dert yüklenir
Çayları daha bir demli
Unutulan sevgililer hatırlanır veya sevgililer unutulmaya çalışılır
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin
Her adımın yalnızlığa uzanır
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak,
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan.
Düşümde seni gördüm
Sensiz olan bu şehir
istemem aşksız olsun
Sensiz olan bu aşk
istemem bensiz olsun
Kendisi koca bir yalanken gerçeği arar bu şehir
Sokakları gibi evleri de acı doludur,
Gözyaşları taşar pencerelerinden
Geceleri gerçeklerini saklar da
Her gün başka bir maske takar insanları
Hayatları vardır anlatıkları, bir de tek başına kalınca yaşadıkları
Aşkları bir damla gözyaşında boğulur bu şehrin
Onun için geceleri yeni hayatlar yazılır kimsenin bilmediği zamanlara
Onun için kimse üzülmez gidenlere ve acır geride kalanlara
Herken kendi türküsünü söyler bu şehirde sadece kendi acısına ağlar
Herkesin tiyatrosudur bu şehir herkesin en yalandan sahnesi
Ve onun için bulunmayı bekler
bu şehrin denizlerinde incilerin en sahtesi
Yine de yalan olduğunu bile bile hergün aynı oyunu oynar
Bu şehrin insanları
Herkes kendi hikayenini en acıklı sansa da
Her geceyi pembeye boyar gündüzün yalanları
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin
Her yudumun yalnızlığa uzanır
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur yalnızlığa
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünde bir maskeyle
Hergün insanlığından bin defa utanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan.
Düşümde seni gördüm
Sensiz olan bu şehir
istemem aşksız olsun
Sensiz olan bu aşk
istemem bensiz olsun
--spoiler--
girdap gülüm.
Benden çok biz barındırıyor. Senin olmayan bu şehir benden çok seni gördü. Benim gölgemi yakalayamayan şu sokaklar hep bize şahit oldu. Şimdi ben yine çıkmıyorum sokağa öylece kaldık anılarla.
Sensizlikten değil yanlış anlama sokak karantinada.
Sensizlikten değil yanlış anlama sokak karantinada.
Islak sokaklar mevsimindeyiz artık
Bu kalabalık şehire hüzün yağar bu zamanlar
Yalnızlık yağar caddelerine
Darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar
Kahveleri bile dert yüklenir
Çayları daha bir demli
Unutulan sevgililer hatırlanır
Veya sevgililer unutulmaya çalışılır
Bu mevsimde vitirinleri az sulu rakı gibidir bu şehirin
Her adımın yalnızlığa uzanır
Yinede hızlı atılır adımlar
Koşulur bu sokaklarda
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan
Düşümde seni gördüm...
Abdullah Özdagan - Bu Şehir.
Bu kalabalık şehire hüzün yağar bu zamanlar
Yalnızlık yağar caddelerine
Darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar
Kahveleri bile dert yüklenir
Çayları daha bir demli
Unutulan sevgililer hatırlanır
Veya sevgililer unutulmaya çalışılır
Bu mevsimde vitirinleri az sulu rakı gibidir bu şehirin
Her adımın yalnızlığa uzanır
Yinede hızlı atılır adımlar
Koşulur bu sokaklarda
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır
Dün gece bir aşkı gömdüm derine
Dün gece sensiz öldüm
Gözlerimi kapattım uyumadan
Düşümde seni gördüm...
Abdullah Özdagan - Bu Şehir.
senin hasretin varken bu şehirde yaşanmaz. böyle devam ederse sensiz hayat olamaz.
insana tuzak kuruyor.
benimki izmir. turknet gigafiber'in olduğu bir muhitte olmak ayrı güzel tabii.
Bu şehir bir evliyâlar şehridir
Medfundur bir nice pir bu şehirde
Zamantı bir sevgi bir aşk nehridir
Görülmez kimse hakir bu şehirde
Kızılırmak, coşup coşup durulmuş
Erciyes, bir şahtır ufka kurulmuş
Hamuru nur mayasıyla yoğrulmuş
Olmaz ne leke, ne kir bu şehirde
Nice müftü, âlim, şair, üdeba
Bir ince seziş ki sığmaz kitaba
Davud-ı kayseri, somuncu baba
Bir o şehirdedir, bir bu şehirde
Surlarda izi var Sultan mesut'un
Sinan'ındır şu minare, bu sütun.
Gevher nesibe'yle mahperi hatun
Eser bırakmış bir bir bu şehirde
inler at sesiyle meşhed ovası
Keykubat'ın otağ yeri burası
Titretir dağları yiğit narası
Yatmada kaç cihangir bu şehirde
Işık ışık, kubbe kubbe mazimiz
Şahlanır vecd ile melik gazi'miz
Biz kaptan-ı derya, şehid nazım'ız
Ondan kan rengi nehir, bu şehirde
Kabe yollarında karâni'yiz biz
Muhabbet telinde seyrani'yiz biz
ibrahim tennûri hayranıyız biz
Duygu, düşünce, fikir bu şehirde.
Osmanlı'dan kalma şu mangal, sedir
Bünyan halısı bir çini kâsedir
Doğan gün, seyyid'den nur nur bu sedir
Gönül dergahına gir bu şehirde.
Bir irem bağıdır erkilet, gesi
Uzanır sularda mâbet gölgesi
Dört mevsim, hisarcık, talas yöresi
Zümrütten bir zıynettir bu şehirde
Altın çağı seyret, gözünü kapa
Gümüş gümüş sebil, bakır maşrapa
Gereme'den tut da, kaniş-kültepe
Kurulmuş nice şehir, bu şehirde...
Abdullah satoğlu
Medfundur bir nice pir bu şehirde
Zamantı bir sevgi bir aşk nehridir
Görülmez kimse hakir bu şehirde
Kızılırmak, coşup coşup durulmuş
Erciyes, bir şahtır ufka kurulmuş
Hamuru nur mayasıyla yoğrulmuş
Olmaz ne leke, ne kir bu şehirde
Nice müftü, âlim, şair, üdeba
Bir ince seziş ki sığmaz kitaba
Davud-ı kayseri, somuncu baba
Bir o şehirdedir, bir bu şehirde
Surlarda izi var Sultan mesut'un
Sinan'ındır şu minare, bu sütun.
Gevher nesibe'yle mahperi hatun
Eser bırakmış bir bir bu şehirde
inler at sesiyle meşhed ovası
Keykubat'ın otağ yeri burası
Titretir dağları yiğit narası
Yatmada kaç cihangir bu şehirde
Işık ışık, kubbe kubbe mazimiz
Şahlanır vecd ile melik gazi'miz
Biz kaptan-ı derya, şehid nazım'ız
Ondan kan rengi nehir, bu şehirde
Kabe yollarında karâni'yiz biz
Muhabbet telinde seyrani'yiz biz
ibrahim tennûri hayranıyız biz
Duygu, düşünce, fikir bu şehirde.
Osmanlı'dan kalma şu mangal, sedir
Bünyan halısı bir çini kâsedir
Doğan gün, seyyid'den nur nur bu sedir
Gönül dergahına gir bu şehirde.
Bir irem bağıdır erkilet, gesi
Uzanır sularda mâbet gölgesi
Dört mevsim, hisarcık, talas yöresi
Zümrütten bir zıynettir bu şehirde
Altın çağı seyret, gözünü kapa
Gümüş gümüş sebil, bakır maşrapa
Gereme'den tut da, kaniş-kültepe
Kurulmuş nice şehir, bu şehirde...
Abdullah satoğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar