bugün
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı7
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması19
- 2026 eylül ayı nasıl geçecek3
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- 15 eylül 20262
- evlenecek kız kalmaması11
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı24
- beşiktaş 6 atınca anlık fenerbahçeliler3
- trabzonspor5
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması4
- anya4
- sevgili varken sarışın bir rus kızıyla karşılaşmak3
- 1 eylül dünya barış günü2
- güne bir şiir bırak6
- sarapci koala75
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- bu saatte uyanan insanın amacı2
- türk kızı9
- siyahi arkadaşla ankarada eve çıkmak2
- gocu31
- seri eksici ezik11
- kocasını seven külotsuz yatar4
- sikerim siyasetini deyip aşk konuşmak6
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması7
- koşun koşun havadis var7
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak6
- seri eksici ibne4
- türk seküler devrimi11
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- geceye bir kadın yalanı bırak4
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- simko38
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- bu koyden olsam ne olacak20
- s'i l v'e r m'i s t13
- sırrı süreyya önder7
- müzik eşliğinde sevişmek2
- renault 9 broadway6
- zorunlu eğitim19
- çanakkale savaşındaki dervişler4
- anın görüntüsü19
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
- kürtler8
- cin görmüş yazarlar8
- açık oy4
Tekrar okumaya başladım. Yazma motivasyonumun olduğu bir zamanda da bir şeyler karalamak istiyorum.
çeşitli makalelerin yer aldığı yorum girmek için sizden mail adresi isim soyisim talep eden web sitesi türü.
en son 2006 da falan yazmıştım sanırım. güzel duygudur birşeyler karalamak. farkedilme çabasının farklı bir tezahürü aslında.
http://viskiicerkenisimgelmedi.blogspot.com/?m=1
eskiden yazdıklarımın okuması olduğunu umduğum şimdilerde pek ilgilenmediğim blog.
eskiden yazdıklarımın okuması olduğunu umduğum şimdilerde pek ilgilenmediğim blog.
https://bilinmeyenhikayelerim.blogspot.com/?m=1
Bu şekilde hikaye yazarak blogta saklıyorum. Böylece yazdıklarım asla kayıp olmuyor.
Bu şekilde hikaye yazarak blogta saklıyorum. Böylece yazdıklarım asla kayıp olmuyor.
https://tarihcografyapaleontoloji.blogspot.com/
benim blogum. okur ve eleştirilerinizi söylerseniz sevinirim.
benim blogum. okur ve eleştirilerinizi söylerseniz sevinirim.
en cok aranan kelime sifatini kazanmistir.
inanameyşınnn nasıl silinir bu yazar.
şaka la tanımıyorum bile bildiğimiz blog sandım.
şaka la tanımıyorum bile bildiğimiz blog sandım.
gece gece üzmüştür..
yolu açık olsun.
yolu açık olsun.
11. nesil silik.
şaşırdım açıkçası.
şaşırdım açıkçası.
Bana türk düşmanı diyen faşizan bir it.
Döl israfı başka bir şey değil. Faydasız.
Sabaha kadar donuzla beni ben gerçekleri söylemeye devam edeceğim.
Döl israfı başka bir şey değil. Faydasız.
Sabaha kadar donuzla beni ben gerçekleri söylemeye devam edeceğim.
(bkz: işkur)
terör yandaşlarının boş laflarına mâruz kalmış yazar, on numara adamdır.
atatürk'ü çok seviyor. maaşallah afacana.
olayları iyi anlayıp çözümleyen ve fikrini belirten bir yazar.
sevdim tarzını.
sevdim tarzını.
hoşgelmiş yazar kardeşimiz.
http://Belkispalali.wordpress.com (özgün yazar kendi kelimesi secen kişi) şiddetle tavsiye ediyorum..
yaşamış olduğum şeyleri karmaşık bir dille kaleme aldığım mecra.
Çok öfkeliyken, çok mutsuzken işe yaradı hep.
Karamsardır biraz. dikkat edin.
http://makinacitipci.wordpress.com/
Çok öfkeliyken, çok mutsuzken işe yaradı hep.
Karamsardır biraz. dikkat edin.
http://makinacitipci.wordpress.com/
reklam için yazmayan, kaliteli ve takip etmesi keyifli blogların 2016 listesi. memleketin en çok sevilen ve önerilerle sürekli güncellenen listesi https://www.gunesintamici...en-sevilen-blog-siteleri/
bu da benimkisi öneri ve görüşerinizi bekliyorum http://dusunmemizgerekenbirkonuvar.blogspot.com.tr/
vardı bir zaman. baya da aktifti hani. içimizden geleni,içimizden geldiği gibi, çoğu zaman da edebi kaygı gütmeden yazıyorduk aslında. biz yazıyorduk, aşık olduğumuz adam yazıyordu, ona aşık olan kadın yazıyordu. herkes gizliden gizliye, bazen de açıktan açığa birbirinin hayatını takip ediyordu. eğlenceli ve yaratıcı bir yanı da vardı aslında. 4 sene, haftada 1 - 2 yazı yazacak kadar ne vardı hayatımızda bilmiyorum. sanırım o zamanlar çok genç ve tecrübesizdik. güven çoktu, umut çoktu, aşk vardı bir de. gözü kapalı teslim olmak gibi. yeni başlanan işler heyecanlıydı, yeni tanışılan insanları tanıma çabası eğlenceliydi. hayal kırıklıkları kısmı var bir de, onlar da son derece gerçekti. buz gibi hani. yere düşüp de paramparça olmuş camlar gibi can kırıklarımızı yazıyorduk. bazen fazlaca depresifti ama bir o kadar da gerçekti.
sonra noldu?
sonra sanırım büyüdük. güven azaldı, umut azaldı, aşk kayboldu. çünkü can yanığından sonra hayatımıza giren kimseye eskisi gibi güvenemedik, kendimizi açamadık. yani gözü kapalı teslim olamadık. çünkü dizlerimiz, dirseklerimiz yara bere içindeydi ve düşmek çok can yakıyordu bir aşktan. o yüzdendir ki kendi kabuğumuza çekildik. kendimizi koruma altına aldık. yeni başlanan hiçbir şey keyif vermemeye başladı çünkü öğrendik ki her şey bir süre sonra monotonlaşır, her heyecan bir süre sonra geçer. yeni insanları tanımaya çalışmak eğlenceli gelmemeye başladı, çünkü öğrendik ki yaş büyüdükçe insanların içi çürür. pek çoğunun yani. o yüzden elimizi kime atsak bir küf kokusu bulaşır elimize. küf kokusu eğlenceli değildir. işte bu monotonlukta yazacak pek bir şey de kalmadı. neden? çünkü her gözyaşı, her hayal kırıklığı ve her monotonluk bir birinin aynıydı. birbirinin aynı olan her yeni gün hakkında da yazacak pek bir şey yoktu aslında.
ha bir de feysbuk, tivitir çıktı sonra. blogların pabuçları dama atıldı. blog.. sahi vardı bir zaman. hala blog yazan var mı ya da yazılanları okuyan.. merak konusu.
sonra noldu?
sonra sanırım büyüdük. güven azaldı, umut azaldı, aşk kayboldu. çünkü can yanığından sonra hayatımıza giren kimseye eskisi gibi güvenemedik, kendimizi açamadık. yani gözü kapalı teslim olamadık. çünkü dizlerimiz, dirseklerimiz yara bere içindeydi ve düşmek çok can yakıyordu bir aşktan. o yüzdendir ki kendi kabuğumuza çekildik. kendimizi koruma altına aldık. yeni başlanan hiçbir şey keyif vermemeye başladı çünkü öğrendik ki her şey bir süre sonra monotonlaşır, her heyecan bir süre sonra geçer. yeni insanları tanımaya çalışmak eğlenceli gelmemeye başladı, çünkü öğrendik ki yaş büyüdükçe insanların içi çürür. pek çoğunun yani. o yüzden elimizi kime atsak bir küf kokusu bulaşır elimize. küf kokusu eğlenceli değildir. işte bu monotonlukta yazacak pek bir şey de kalmadı. neden? çünkü her gözyaşı, her hayal kırıklığı ve her monotonluk bir birinin aynıydı. birbirinin aynı olan her yeni gün hakkında da yazacak pek bir şey yoktu aslında.
ha bir de feysbuk, tivitir çıktı sonra. blogların pabuçları dama atıldı. blog.. sahi vardı bir zaman. hala blog yazan var mı ya da yazılanları okuyan.. merak konusu.
benimki için arkadaşlarım ellet ama gösterme diyor. tumblr üzerinden tuttuğum yazı arşivimdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar