bugün
- morkstar yazdı bunu12
- dünya50
- bayana hesap ödetmek5
- firavun neden helak oldu5
- gocu32
- gocunun elleri9
- karton toplayan çocuk3
- anın görüntüsü24
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- benzin zamlarına laf edemeyen ak çomarlar3
- anneye hakaret etmek6
- sözlük kasıyor msn var mı2
- beraber sözlüğün içine edeq mi tatlı kıs2
- reklam3
- sözlükte seviyenin geçen aya göre yüzde 23 düşmesi2
- selam sev olaq mı diyen erkek2
- ismetin sol framenin içine etmesi5
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan9
- içip içip sözlükte başlık açmak3
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı2
- fransa9
- arkadaşlar beni niye eksilemiyorsunuz2
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- 26 eylül türk dil bayramı2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak7
- avrupa9
- sözlüğün bayması4
- akın gürlek'in fon soruşturması bilançosu2
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- eyeliner çekemeyen kız2
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu5
- erkeksi hobileri olan kızlar2
- askerde nefret edilen şeyler7
- sırrı süreyya önder türkmen dir4
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı4
- sözlüğün en güzel kadını26
- almanya7
- yunanistan6
- israil15
- 28 eylül 2026 belçika fransa maçı3
- lost3
- bana onu sormayin nickli feyk zengini5
- sarapci koala hatayi11
- adanalı bir kıza vurulmak4
- true vs gocu2
- ay noluyo noluyo4
- istanbul'a taşınmak istemek2
- kendi kendine kavga etmek2
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban8
vardı bir zaman. baya da aktifti hani. içimizden geleni,içimizden geldiği gibi, çoğu zaman da edebi kaygı gütmeden yazıyorduk aslında. biz yazıyorduk, aşık olduğumuz adam yazıyordu, ona aşık olan kadın yazıyordu. herkes gizliden gizliye, bazen de açıktan açığa birbirinin hayatını takip ediyordu. eğlenceli ve yaratıcı bir yanı da vardı aslında. 4 sene, haftada 1 - 2 yazı yazacak kadar ne vardı hayatımızda bilmiyorum. sanırım o zamanlar çok genç ve tecrübesizdik. güven çoktu, umut çoktu, aşk vardı bir de. gözü kapalı teslim olmak gibi. yeni başlanan işler heyecanlıydı, yeni tanışılan insanları tanıma çabası eğlenceliydi. hayal kırıklıkları kısmı var bir de, onlar da son derece gerçekti. buz gibi hani. yere düşüp de paramparça olmuş camlar gibi can kırıklarımızı yazıyorduk. bazen fazlaca depresifti ama bir o kadar da gerçekti.
sonra noldu?
sonra sanırım büyüdük. güven azaldı, umut azaldı, aşk kayboldu. çünkü can yanığından sonra hayatımıza giren kimseye eskisi gibi güvenemedik, kendimizi açamadık. yani gözü kapalı teslim olamadık. çünkü dizlerimiz, dirseklerimiz yara bere içindeydi ve düşmek çok can yakıyordu bir aşktan. o yüzdendir ki kendi kabuğumuza çekildik. kendimizi koruma altına aldık. yeni başlanan hiçbir şey keyif vermemeye başladı çünkü öğrendik ki her şey bir süre sonra monotonlaşır, her heyecan bir süre sonra geçer. yeni insanları tanımaya çalışmak eğlenceli gelmemeye başladı, çünkü öğrendik ki yaş büyüdükçe insanların içi çürür. pek çoğunun yani. o yüzden elimizi kime atsak bir küf kokusu bulaşır elimize. küf kokusu eğlenceli değildir. işte bu monotonlukta yazacak pek bir şey de kalmadı. neden? çünkü her gözyaşı, her hayal kırıklığı ve her monotonluk bir birinin aynıydı. birbirinin aynı olan her yeni gün hakkında da yazacak pek bir şey yoktu aslında.
ha bir de feysbuk, tivitir çıktı sonra. blogların pabuçları dama atıldı. blog.. sahi vardı bir zaman. hala blog yazan var mı ya da yazılanları okuyan.. merak konusu.
sonra noldu?
sonra sanırım büyüdük. güven azaldı, umut azaldı, aşk kayboldu. çünkü can yanığından sonra hayatımıza giren kimseye eskisi gibi güvenemedik, kendimizi açamadık. yani gözü kapalı teslim olamadık. çünkü dizlerimiz, dirseklerimiz yara bere içindeydi ve düşmek çok can yakıyordu bir aşktan. o yüzdendir ki kendi kabuğumuza çekildik. kendimizi koruma altına aldık. yeni başlanan hiçbir şey keyif vermemeye başladı çünkü öğrendik ki her şey bir süre sonra monotonlaşır, her heyecan bir süre sonra geçer. yeni insanları tanımaya çalışmak eğlenceli gelmemeye başladı, çünkü öğrendik ki yaş büyüdükçe insanların içi çürür. pek çoğunun yani. o yüzden elimizi kime atsak bir küf kokusu bulaşır elimize. küf kokusu eğlenceli değildir. işte bu monotonlukta yazacak pek bir şey de kalmadı. neden? çünkü her gözyaşı, her hayal kırıklığı ve her monotonluk bir birinin aynıydı. birbirinin aynı olan her yeni gün hakkında da yazacak pek bir şey yoktu aslında.
ha bir de feysbuk, tivitir çıktı sonra. blogların pabuçları dama atıldı. blog.. sahi vardı bir zaman. hala blog yazan var mı ya da yazılanları okuyan.. merak konusu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar