bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey10
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- opel vectra b4
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- sözlüğün yeni tasarımı22
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- tinto brass12
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- samsak döveci8
- italyan arabaları2
- aponun villası8
- sense and sensibility2
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- galatasaray amed operasyonu3
- kötü bir insan mıyım ben5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- paranın mutluluk getirmemesi7
- belediye ruhsat birimi3
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- açık beğen2
- sözlüğün en ılık yazarı3
- hababam sınıfı3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- uludede ile hacca gitmek2
- kaçak akım rölesi3
- küfürlü atasözleri4
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- kasım ayı indirimleri2
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- günaydın kızlar4
- terhis oluyorum sözlük21
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- ajan berber2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- aşk16
- ucuz atlatmak2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- fatma betül sayan kaya28
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- gece gelen yemek yapma isteği8
- süvari kahvesi3
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
isviçre asıllı Fransız şair, roman ve deneme yazarı Blaise Cendrars 1 Eylül 1887'de isviçre'de La Chaux-de Fonds'da doğdu, 21 Ocak 1961'de Paris'te öldü. Asıl adı Frédéric Louis Sauser Cendrars'dır. Annesi iskoçyalı, babası isviçreli'dir. Babasının işleri nedeniyle çocukluğu Mısır, ingiltere, Fransa, isviçre ve italya'yı dolaşarak geçti. Ailesinin isviçre'de Neuchâtel'e yerleşmesine karşın Cendrars serüvenlerle dolu bir yaşamı tercih ederek tüm dünyayı dolaştı: Çin, iran, Sibirya, Hindistan, Rusya, ABD, Kanada, Brezilya, Arjantin'i dolaştı. Mücevher alım satımı, arıcılık, tarım işçiliği, savaş muhabirliği, oyunculuk, senaryo yazarlığı, film önetmenliği,
yayıncılık gibi türlü işlerde çalıştı.Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da Yabancılar Lejyonu'na girdi, savaşta bir kolunu yitirdi.New York'ta iken Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya) adlı yapıtı ile şair olarak ünlendi. 1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Cendrars'a göre "şiir, devinimin cesur, atak ve yepyeni yöntemlerle sözlere dökülmesi
ve birçok izlenimin aynı anda imge, duygu, çağrışım ve şaşırtıcı teknikleri içeren karmaşık bir doku içinde, düzensiz ve aksak bir ritimle iletilmesi"dir. ABD'li yazar Henry Miller Cendrars'ı "modern edebiyatın dehası" olarak nitelemiştir.**
yayıncılık gibi türlü işlerde çalıştı.Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da Yabancılar Lejyonu'na girdi, savaşta bir kolunu yitirdi.New York'ta iken Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya) adlı yapıtı ile şair olarak ünlendi. 1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Cendrars'a göre "şiir, devinimin cesur, atak ve yepyeni yöntemlerle sözlere dökülmesi
ve birçok izlenimin aynı anda imge, duygu, çağrışım ve şaşırtıcı teknikleri içeren karmaşık bir doku içinde, düzensiz ve aksak bir ritimle iletilmesi"dir. ABD'li yazar Henry Miller Cendrars'ı "modern edebiyatın dehası" olarak nitelemiştir.**
''sibiryalı küçük jenny için düzyazıdan'' bir bölünmdür. haliyle pek toplumcuydu:
[..]
''Gelişini seziyordum Rus devriminin büyük, kızıl isa'sının...
Ve tıpkı kor gibi açılan
Pis bir yaraydı güneş.''
[..]
[..]
''Gelişini seziyordum Rus devriminin büyük, kızıl isa'sının...
Ve tıpkı kor gibi açılan
Pis bir yaraydı güneş.''
[..]
beş buçukta,
Cesaret etmek ve gürültü yapmak
Herşey renktir devinim patlama ışık
Yaşam çiçek açar güneşin pencerelerinde
Eriyor tadı ağzımda
Olgunlaştım
Ve düştüm yarı saydam yollara
Derken sen, koca oğlan
Gözlerimi açamaz mıyım ?
Paha biçilmez ağız
Bahse girerim, şiirdir...
Cesaret etmek ve gürültü yapmak
Herşey renktir devinim patlama ışık
Yaşam çiçek açar güneşin pencerelerinde
Eriyor tadı ağzımda
Olgunlaştım
Ve düştüm yarı saydam yollara
Derken sen, koca oğlan
Gözlerimi açamaz mıyım ?
Paha biçilmez ağız
Bahse girerim, şiirdir...
1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazanmış sigara içmeyi fazla seven şairdir.
yapıtları:
Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya, 1912)
Prose du Transsibérien et de la petite Jeanne de France (Sibirya Ekspresi ve Fransalı Küçük Jeanne için Düzyazı, 1913)
Poésies Complètes de Blaise Cendrars (Blaise Cendrars'ın Tüm Şiirleri, 1944)
yapıtları:
Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya, 1912)
Prose du Transsibérien et de la petite Jeanne de France (Sibirya Ekspresi ve Fransalı Küçük Jeanne için Düzyazı, 1913)
Poésies Complètes de Blaise Cendrars (Blaise Cendrars'ın Tüm Şiirleri, 1944)
dopdolu bir hayat yaşamış ilginç kişilik.
--spoiler--
1900'lerin başında londra'da bir müzikholde hokkabazlık ederken; birlikte numara yaptıkları ufak tefek, çelimsiz görünüşlü, sabahtan akşama kadar schopenhauer okuyan tıp öğrencisi genç yahudi sonradan dünyanın şarlo diye tanıyacağı charlie chaplin dir.
--spoiler--
--spoiler--
1900'lerin başında londra'da bir müzikholde hokkabazlık ederken; birlikte numara yaptıkları ufak tefek, çelimsiz görünüşlü, sabahtan akşama kadar schopenhauer okuyan tıp öğrencisi genç yahudi sonradan dünyanın şarlo diye tanıyacağı charlie chaplin dir.
--spoiler--
sevgili sevgilim
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin .
teoman .
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin .
teoman .
Tanıyan yuzirlar varmış eskiden çok sevindim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com