bugün
- damarsız tüysüz manisa yaprağı23
- mehdi nereye inecek sorunsalı7
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz4
- ısparta yaprağı3
- sözlükte marka olmak11
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
- alevi kızların alev alev yanması7
- kedi tekmelemek11
- asma yaprağı mı kara lahana yaprağı mı sorunsalı2
- normal insan4
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız4
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- dönercide kız tavlamak5
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- hard seven kız3
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle11
- anın görüntüsü31
- birader yazarların biraderlik hedeleri3
- manitayı yemeğe çıkarıp hesabı multinet ile ödemek4
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler5
- karması eksiye düşen yazar uçurulsun3
- camide rakı içen izmirli kız7
- daha 17 dizisi aras vs teoman6
- iremga32
- kemalistlere karşı omuz omuza2
- aslan gibi adam5
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- mehdinin gelmiş olması4
- ismet gürbüz4
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar4
- evreşe bim de bulgar görmek5
- nasılsınız fakirler8
- demokrasi ahiret diline uygun değildir2
- süleymancılar14
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- lokantada et için gelen kediye ekmek atmak3
- arkadaşlar bana yol göründü2
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- maymundan geldiğine inanan ateist4
- sayın true2
- alihan kuriş7
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- velvet12
isviçre asıllı Fransız şair, roman ve deneme yazarı Blaise Cendrars 1 Eylül 1887'de isviçre'de La Chaux-de Fonds'da doğdu, 21 Ocak 1961'de Paris'te öldü. Asıl adı Frédéric Louis Sauser Cendrars'dır. Annesi iskoçyalı, babası isviçreli'dir. Babasının işleri nedeniyle çocukluğu Mısır, ingiltere, Fransa, isviçre ve italya'yı dolaşarak geçti. Ailesinin isviçre'de Neuchâtel'e yerleşmesine karşın Cendrars serüvenlerle dolu bir yaşamı tercih ederek tüm dünyayı dolaştı: Çin, iran, Sibirya, Hindistan, Rusya, ABD, Kanada, Brezilya, Arjantin'i dolaştı. Mücevher alım satımı, arıcılık, tarım işçiliği, savaş muhabirliği, oyunculuk, senaryo yazarlığı, film önetmenliği,
yayıncılık gibi türlü işlerde çalıştı.Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da Yabancılar Lejyonu'na girdi, savaşta bir kolunu yitirdi.New York'ta iken Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya) adlı yapıtı ile şair olarak ünlendi. 1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Cendrars'a göre "şiir, devinimin cesur, atak ve yepyeni yöntemlerle sözlere dökülmesi
ve birçok izlenimin aynı anda imge, duygu, çağrışım ve şaşırtıcı teknikleri içeren karmaşık bir doku içinde, düzensiz ve aksak bir ritimle iletilmesi"dir. ABD'li yazar Henry Miller Cendrars'ı "modern edebiyatın dehası" olarak nitelemiştir.**
yayıncılık gibi türlü işlerde çalıştı.Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da Yabancılar Lejyonu'na girdi, savaşta bir kolunu yitirdi.New York'ta iken Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya) adlı yapıtı ile şair olarak ünlendi. 1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Cendrars'a göre "şiir, devinimin cesur, atak ve yepyeni yöntemlerle sözlere dökülmesi
ve birçok izlenimin aynı anda imge, duygu, çağrışım ve şaşırtıcı teknikleri içeren karmaşık bir doku içinde, düzensiz ve aksak bir ritimle iletilmesi"dir. ABD'li yazar Henry Miller Cendrars'ı "modern edebiyatın dehası" olarak nitelemiştir.**
''sibiryalı küçük jenny için düzyazıdan'' bir bölünmdür. haliyle pek toplumcuydu:
[..]
''Gelişini seziyordum Rus devriminin büyük, kızıl isa'sının...
Ve tıpkı kor gibi açılan
Pis bir yaraydı güneş.''
[..]
[..]
''Gelişini seziyordum Rus devriminin büyük, kızıl isa'sının...
Ve tıpkı kor gibi açılan
Pis bir yaraydı güneş.''
[..]
beş buçukta,
Cesaret etmek ve gürültü yapmak
Herşey renktir devinim patlama ışık
Yaşam çiçek açar güneşin pencerelerinde
Eriyor tadı ağzımda
Olgunlaştım
Ve düştüm yarı saydam yollara
Derken sen, koca oğlan
Gözlerimi açamaz mıyım ?
Paha biçilmez ağız
Bahse girerim, şiirdir...
Cesaret etmek ve gürültü yapmak
Herşey renktir devinim patlama ışık
Yaşam çiçek açar güneşin pencerelerinde
Eriyor tadı ağzımda
Olgunlaştım
Ve düştüm yarı saydam yollara
Derken sen, koca oğlan
Gözlerimi açamaz mıyım ?
Paha biçilmez ağız
Bahse girerim, şiirdir...
1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazanmış sigara içmeyi fazla seven şairdir.
yapıtları:
Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya, 1912)
Prose du Transsibérien et de la petite Jeanne de France (Sibirya Ekspresi ve Fransalı Küçük Jeanne için Düzyazı, 1913)
Poésies Complètes de Blaise Cendrars (Blaise Cendrars'ın Tüm Şiirleri, 1944)
yapıtları:
Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya, 1912)
Prose du Transsibérien et de la petite Jeanne de France (Sibirya Ekspresi ve Fransalı Küçük Jeanne için Düzyazı, 1913)
Poésies Complètes de Blaise Cendrars (Blaise Cendrars'ın Tüm Şiirleri, 1944)
dopdolu bir hayat yaşamış ilginç kişilik.
--spoiler--
1900'lerin başında londra'da bir müzikholde hokkabazlık ederken; birlikte numara yaptıkları ufak tefek, çelimsiz görünüşlü, sabahtan akşama kadar schopenhauer okuyan tıp öğrencisi genç yahudi sonradan dünyanın şarlo diye tanıyacağı charlie chaplin dir.
--spoiler--
--spoiler--
1900'lerin başında londra'da bir müzikholde hokkabazlık ederken; birlikte numara yaptıkları ufak tefek, çelimsiz görünüşlü, sabahtan akşama kadar schopenhauer okuyan tıp öğrencisi genç yahudi sonradan dünyanın şarlo diye tanıyacağı charlie chaplin dir.
--spoiler--
sevgili sevgilim
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin .
teoman .
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin .
teoman .
Tanıyan yuzirlar varmış eskiden çok sevindim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar