bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri21
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir8
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi9
- terhis oluyorum sözlük17
- victor osimhen7
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı6
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak5
- 1 2 saat önce kaza yapmış olmam5
- almanyaya işçi yazılmak5
- fatma betülüm yapmaz13
- deniz altında nasıl nefes alınır4
- hesabını gizliye alan yazar2
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- sözlük yazarlarının olası meslekleri6
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- trafikte korna çalmanın işlevi3
- dursun özbek3
- akıllı telefon kullanan erkek4
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- münafık9
- bir şeyler söyle7
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- fatma betül sayan kaya27
- 6 kasım 2026 gaziantep kasımpaşa maçı3
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- traveler of secret'in cuma vakti entry girmemesi2
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- et ete değecek2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- grup vitamin5
- birbirini kollayan torba götlü yazarlar4
- şabat kitabı3
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
- sivasli bey'in sivaslı olması2
- kaç gammaz var9
- markaların whatsapptan mesaj atması4
- köln ford fabrikası2
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- kağıt çöpü ve plastik çöpü ayrılmalı3
- sözlük yazarlarının lolipopları2
- buğra gülsoy2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı13
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek6
- 6 kasım 20025
- aşk14
- sözlük açacak olsanız8
- cop316
isviçre asıllı Fransız şair, roman ve deneme yazarı Blaise Cendrars 1 Eylül 1887'de isviçre'de La Chaux-de Fonds'da doğdu, 21 Ocak 1961'de Paris'te öldü. Asıl adı Frédéric Louis Sauser Cendrars'dır. Annesi iskoçyalı, babası isviçreli'dir. Babasının işleri nedeniyle çocukluğu Mısır, ingiltere, Fransa, isviçre ve italya'yı dolaşarak geçti. Ailesinin isviçre'de Neuchâtel'e yerleşmesine karşın Cendrars serüvenlerle dolu bir yaşamı tercih ederek tüm dünyayı dolaştı: Çin, iran, Sibirya, Hindistan, Rusya, ABD, Kanada, Brezilya, Arjantin'i dolaştı. Mücevher alım satımı, arıcılık, tarım işçiliği, savaş muhabirliği, oyunculuk, senaryo yazarlığı, film önetmenliği,
yayıncılık gibi türlü işlerde çalıştı.Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da Yabancılar Lejyonu'na girdi, savaşta bir kolunu yitirdi.New York'ta iken Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya) adlı yapıtı ile şair olarak ünlendi. 1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Cendrars'a göre "şiir, devinimin cesur, atak ve yepyeni yöntemlerle sözlere dökülmesi
ve birçok izlenimin aynı anda imge, duygu, çağrışım ve şaşırtıcı teknikleri içeren karmaşık bir doku içinde, düzensiz ve aksak bir ritimle iletilmesi"dir. ABD'li yazar Henry Miller Cendrars'ı "modern edebiyatın dehası" olarak nitelemiştir.**
yayıncılık gibi türlü işlerde çalıştı.Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da Yabancılar Lejyonu'na girdi, savaşta bir kolunu yitirdi.New York'ta iken Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya) adlı yapıtı ile şair olarak ünlendi. 1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Cendrars'a göre "şiir, devinimin cesur, atak ve yepyeni yöntemlerle sözlere dökülmesi
ve birçok izlenimin aynı anda imge, duygu, çağrışım ve şaşırtıcı teknikleri içeren karmaşık bir doku içinde, düzensiz ve aksak bir ritimle iletilmesi"dir. ABD'li yazar Henry Miller Cendrars'ı "modern edebiyatın dehası" olarak nitelemiştir.**
''sibiryalı küçük jenny için düzyazıdan'' bir bölünmdür. haliyle pek toplumcuydu:
[..]
''Gelişini seziyordum Rus devriminin büyük, kızıl isa'sının...
Ve tıpkı kor gibi açılan
Pis bir yaraydı güneş.''
[..]
[..]
''Gelişini seziyordum Rus devriminin büyük, kızıl isa'sının...
Ve tıpkı kor gibi açılan
Pis bir yaraydı güneş.''
[..]
beş buçukta,
Cesaret etmek ve gürültü yapmak
Herşey renktir devinim patlama ışık
Yaşam çiçek açar güneşin pencerelerinde
Eriyor tadı ağzımda
Olgunlaştım
Ve düştüm yarı saydam yollara
Derken sen, koca oğlan
Gözlerimi açamaz mıyım ?
Paha biçilmez ağız
Bahse girerim, şiirdir...
Cesaret etmek ve gürültü yapmak
Herşey renktir devinim patlama ışık
Yaşam çiçek açar güneşin pencerelerinde
Eriyor tadı ağzımda
Olgunlaştım
Ve düştüm yarı saydam yollara
Derken sen, koca oğlan
Gözlerimi açamaz mıyım ?
Paha biçilmez ağız
Bahse girerim, şiirdir...
1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazanmış sigara içmeyi fazla seven şairdir.
yapıtları:
Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya, 1912)
Prose du Transsibérien et de la petite Jeanne de France (Sibirya Ekspresi ve Fransalı Küçük Jeanne için Düzyazı, 1913)
Poésies Complètes de Blaise Cendrars (Blaise Cendrars'ın Tüm Şiirleri, 1944)
yapıtları:
Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya, 1912)
Prose du Transsibérien et de la petite Jeanne de France (Sibirya Ekspresi ve Fransalı Küçük Jeanne için Düzyazı, 1913)
Poésies Complètes de Blaise Cendrars (Blaise Cendrars'ın Tüm Şiirleri, 1944)
dopdolu bir hayat yaşamış ilginç kişilik.
--spoiler--
1900'lerin başında londra'da bir müzikholde hokkabazlık ederken; birlikte numara yaptıkları ufak tefek, çelimsiz görünüşlü, sabahtan akşama kadar schopenhauer okuyan tıp öğrencisi genç yahudi sonradan dünyanın şarlo diye tanıyacağı charlie chaplin dir.
--spoiler--
--spoiler--
1900'lerin başında londra'da bir müzikholde hokkabazlık ederken; birlikte numara yaptıkları ufak tefek, çelimsiz görünüşlü, sabahtan akşama kadar schopenhauer okuyan tıp öğrencisi genç yahudi sonradan dünyanın şarlo diye tanıyacağı charlie chaplin dir.
--spoiler--
sevgili sevgilim
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin .
teoman .
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin .
teoman .
Tanıyan yuzirlar varmış eskiden çok sevindim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com