bugün
- sarapci koala70
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın12
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- uludağ sözlüğün müzikal yapısı4
- düşen insana gülmek3
- dünün en beğenilen entry leri3
- pazartesi diyete başlamak4
- sözlükteki bot yazarlar3
- silver ile evlenecek erkek41
- aşk-ı memnu4
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın7
- el chadaille bitshiabu9
- teomancalmasur7
- ellerim bos gonlum hos29
- apartmanda ayakkabılarını kapı önüne bırakmak2
- rica etsem beni linçler misiniz14
- sabahları nefret edilen şeyler15
- yüzüklerin efendisi6
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- sürü zekası8
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- avukat sevgili8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- günün sözü25
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- parayla saadet olması18
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- nervio hamferdi10
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- amedspor19
- ortama girince herkesin susması11
- katatespizartmasi16
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- sözlüğün toplam zekası6
- resmine 31 çektim de yattım3
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
isviçre asıllı Fransız şair, roman ve deneme yazarı Blaise Cendrars 1 Eylül 1887'de isviçre'de La Chaux-de Fonds'da doğdu, 21 Ocak 1961'de Paris'te öldü. Asıl adı Frédéric Louis Sauser Cendrars'dır. Annesi iskoçyalı, babası isviçreli'dir. Babasının işleri nedeniyle çocukluğu Mısır, ingiltere, Fransa, isviçre ve italya'yı dolaşarak geçti. Ailesinin isviçre'de Neuchâtel'e yerleşmesine karşın Cendrars serüvenlerle dolu bir yaşamı tercih ederek tüm dünyayı dolaştı: Çin, iran, Sibirya, Hindistan, Rusya, ABD, Kanada, Brezilya, Arjantin'i dolaştı. Mücevher alım satımı, arıcılık, tarım işçiliği, savaş muhabirliği, oyunculuk, senaryo yazarlığı, film önetmenliği,
yayıncılık gibi türlü işlerde çalıştı.Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da Yabancılar Lejyonu'na girdi, savaşta bir kolunu yitirdi.New York'ta iken Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya) adlı yapıtı ile şair olarak ünlendi. 1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Cendrars'a göre "şiir, devinimin cesur, atak ve yepyeni yöntemlerle sözlere dökülmesi
ve birçok izlenimin aynı anda imge, duygu, çağrışım ve şaşırtıcı teknikleri içeren karmaşık bir doku içinde, düzensiz ve aksak bir ritimle iletilmesi"dir. ABD'li yazar Henry Miller Cendrars'ı "modern edebiyatın dehası" olarak nitelemiştir.**
yayıncılık gibi türlü işlerde çalıştı.Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da Yabancılar Lejyonu'na girdi, savaşta bir kolunu yitirdi.New York'ta iken Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya) adlı yapıtı ile şair olarak ünlendi. 1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Cendrars'a göre "şiir, devinimin cesur, atak ve yepyeni yöntemlerle sözlere dökülmesi
ve birçok izlenimin aynı anda imge, duygu, çağrışım ve şaşırtıcı teknikleri içeren karmaşık bir doku içinde, düzensiz ve aksak bir ritimle iletilmesi"dir. ABD'li yazar Henry Miller Cendrars'ı "modern edebiyatın dehası" olarak nitelemiştir.**
''sibiryalı küçük jenny için düzyazıdan'' bir bölünmdür. haliyle pek toplumcuydu:
[..]
''Gelişini seziyordum Rus devriminin büyük, kızıl isa'sının...
Ve tıpkı kor gibi açılan
Pis bir yaraydı güneş.''
[..]
[..]
''Gelişini seziyordum Rus devriminin büyük, kızıl isa'sının...
Ve tıpkı kor gibi açılan
Pis bir yaraydı güneş.''
[..]
beş buçukta,
Cesaret etmek ve gürültü yapmak
Herşey renktir devinim patlama ışık
Yaşam çiçek açar güneşin pencerelerinde
Eriyor tadı ağzımda
Olgunlaştım
Ve düştüm yarı saydam yollara
Derken sen, koca oğlan
Gözlerimi açamaz mıyım ?
Paha biçilmez ağız
Bahse girerim, şiirdir...
Cesaret etmek ve gürültü yapmak
Herşey renktir devinim patlama ışık
Yaşam çiçek açar güneşin pencerelerinde
Eriyor tadı ağzımda
Olgunlaştım
Ve düştüm yarı saydam yollara
Derken sen, koca oğlan
Gözlerimi açamaz mıyım ?
Paha biçilmez ağız
Bahse girerim, şiirdir...
1961'de Paris Kenti Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazanmış sigara içmeyi fazla seven şairdir.
yapıtları:
Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya, 1912)
Prose du Transsibérien et de la petite Jeanne de France (Sibirya Ekspresi ve Fransalı Küçük Jeanne için Düzyazı, 1913)
Poésies Complètes de Blaise Cendrars (Blaise Cendrars'ın Tüm Şiirleri, 1944)
yapıtları:
Les Pâques à New York (New York'ta Paskalya, 1912)
Prose du Transsibérien et de la petite Jeanne de France (Sibirya Ekspresi ve Fransalı Küçük Jeanne için Düzyazı, 1913)
Poésies Complètes de Blaise Cendrars (Blaise Cendrars'ın Tüm Şiirleri, 1944)
dopdolu bir hayat yaşamış ilginç kişilik.
--spoiler--
1900'lerin başında londra'da bir müzikholde hokkabazlık ederken; birlikte numara yaptıkları ufak tefek, çelimsiz görünüşlü, sabahtan akşama kadar schopenhauer okuyan tıp öğrencisi genç yahudi sonradan dünyanın şarlo diye tanıyacağı charlie chaplin dir.
--spoiler--
--spoiler--
1900'lerin başında londra'da bir müzikholde hokkabazlık ederken; birlikte numara yaptıkları ufak tefek, çelimsiz görünüşlü, sabahtan akşama kadar schopenhauer okuyan tıp öğrencisi genç yahudi sonradan dünyanın şarlo diye tanıyacağı charlie chaplin dir.
--spoiler--
sevgili sevgilim
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin .
teoman .
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin .
teoman .
Tanıyan yuzirlar varmış eskiden çok sevindim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar