bugün
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması12
- yazarların mezun olduğu okullar17
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı8
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- ankara da nato zirvesi13
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- ölümün en iyi tanımı6
- ctrlx'in ayakları11
- şişman kısa tembel kıllı ama egosu tavan kız4
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- radiohead dinleyenlerin çok kız düşürmesi5
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- bakire kadını gözünden tanımak6
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- döl bankası4
- dünyayı kezbanlardan temizleme planım3
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- günün şiiri25
- aleyna tilki nin ayakları4
- sevgiliyle köpeköldüren içmek5
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler4
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır2
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- murat yakın3
- 23 yaş7
- saraca finch house21
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- yoğurt11
- sonsuza dek uyumak istiyorum4
- adana sokak lezzetleri5
- milliyetçi olacakken faşist olmak4
- dövmesi olan erkek9
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- tek başına5
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- 2026 dünya kupası25
- messi uzaylı abi5
- donald trumpun geceyi kızı neclada geçirmemesi3
- sevişmek istenen ünlüler2
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı7
- lionel messi7
- en ilginç fetişler2
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler4
Normal bir izleyiciye kötü bir film olarak gelebilir. Ama sadece blues tarzı müzik severlerin ve rocker yaşam tarzı içinde bulunan kişilerin izlerken zevk alabileceğini düşündüğüm filmdir. Film iyi bir filmdir demiyorum sadece izlerken bazı türde insanlara keyifli zaman geçirtebilen bir filmdir diyorum. Şöyle bi filmde bizde oynayabilsek keşke yahu. illaki tanınmış yıldızlar niye oynuyor ya ben de oynamak istiyorum böyle filmlerde ufakta olsa bir kaç saniyeliğine nolur yani. O justin timberlake'e dünya para vereceğinize alın beni benimde dövmem var benimde kaslarım var kapışırım yani justinle ne var bende oynasam üste parada veririm hem ben ( valla )
ilk yarısı porno, ikinci yarısı duygusal film. blues şarkılar süperdi ayrıca. ama "kara yılan" ve "inliyoooooooooorrrrrrrrrrrrr" gibi iğrenç bi ismi olmasaydı daha güzel olabilirdi*.
son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biridir. popüler film sevenlerin pek hoşlanmayacağı, perdeye bakanların erotik film zannedeceği keyfli bir yapıt.
turkiye de kara yilan inliyor ismiyle gosterime girmis film.
amerikan gençliğinin; post modern çağın kendilerini itelediği hiçlik duygusunun derinlklerinde kaybolmasının irdelendiği, geçmişe duyulan özlemin blues üzerinden verilmeye çalışıldığı, samuel l jackson'un müzikleriyle devleştiği harika bir yapıt.
düz bakılırsa çok basit ve saçma bir konunun, müzikle soslanarak sunulduğu bir yapım gibi görülürse de, aslında derin içerikleri ve mesajları olan bu film, sırf ve sadece müzikleri için bile izlenebilir, izlenmelidir.
düz bakılırsa çok basit ve saçma bir konunun, müzikle soslanarak sunulduğu bir yapım gibi görülürse de, aslında derin içerikleri ve mesajları olan bu film, sırf ve sadece müzikleri için bile izlenebilir, izlenmelidir.
henüz ikinci yarısını izlemeye başlayamadığım, ama bu kadar ertelediğime bakılırsa, hem ricci hem jackson hayranı olan, hatta timberlake zibidisine "cry me a river" nedeniyle sempati duyan, şahsımı içine çekememiş, ki blues severim, filmdir. Esefle 2. bölümü izleyip izlememe konusunda tereddütte kaldığımı belirtmek isterim.
2007 yılı başlarında gösterime giren, senaristi ve yönetmeni craig brever olan, çekimleri memphis - tennesee'de yapılan, adını blind lemon jefferson un 1927 yılında yaptığı bir şarkıdan alan, başrollerini samuel l. jackson ve christina ricci'nin paylaştıkları, justin timberlake'in göründüğü her karede o karenin içine ettiği, tüm sözlük yazarlarına ve okurlarına seyretmelerini ısrarla tavsiye edeceğim bir film.
filmde temel kurgu açısından george eliot'un 1861 tarihli " silas marner " adlı romanından esinlenilmiştir.
blues sevmeyenlerin bile filmi izlerken samuel'in gitarı eline alıp döktürdüğü sahnelerden etkilenmeyeceklerini sanmıyorum. sevenlerin ise tüylerinin ürpererek aynı sahneleri defalarca geriye alıp tekrar ve tekrar izleyeceğine şüphe yok.
samul l. jackson oyunculuğunun zirvesinde tabirini kulanamayacağım kadar her filminde olduğu gibi oyunculuğunun zirvesinde. ama sanki bu filmdeki; yaşlanmakta olan, geçmişinin günahlarla dolu olduğuna inandığı için de dini inançlarına ve hayata bağlanmaya çalışan rolündeki karakterin iç dünyasına yönelik kişiselliği hiç abartmadan, tam ayarında vererek farklı bir büyüleyicilik, garip bir hüzün ama aynı zamanda huzur duygusuyla sizi sarmalayan bir çekim alanı yaratarak yine de bana " oyunculuğunun zirvesinde " lafını söyletiyor.
gelelim christin'e. o ufacık boyuna bakmadan, tecrübesizliğinin tüm handikaplarını da atlatmayı başararak mükemmel olmasa da çok iyi bir oyunculuk çıkarmış, samuel devinin yanında ezilmediği gibi gayet de iyi eşlik etmiştir. ayrıca benim gibi minyon hatunlardan hoşlanan birinin, o muhteşem hatlarıyla neredeyse filmin tamamında yarı çıplak dolaşarak ağzımın su kaynaklarını kuruttuğunu itiraf etmem gerek (burası pek sanat eleştirisi gibi olmadı ama, ne yapabilirim)
justin'den bahsetmeye bile gerek yok. çok kötü. hangi aklın onu böyle bir filmde oynamasını sağladığına hizmettiğini anlamak mümkün değil.
evet müzikler gerçekten harika. hatta bir kaç şarkıyı samuel kendisi çalıp söylüyor. bu konuda şu link size kıyağım olsun;
http://66.102.9.104/searc...t=clnk&cd=5&gl=tr
son bir not; samuel filmde oynadığı karakterin adı lazarus
filmde temel kurgu açısından george eliot'un 1861 tarihli " silas marner " adlı romanından esinlenilmiştir.
blues sevmeyenlerin bile filmi izlerken samuel'in gitarı eline alıp döktürdüğü sahnelerden etkilenmeyeceklerini sanmıyorum. sevenlerin ise tüylerinin ürpererek aynı sahneleri defalarca geriye alıp tekrar ve tekrar izleyeceğine şüphe yok.
samul l. jackson oyunculuğunun zirvesinde tabirini kulanamayacağım kadar her filminde olduğu gibi oyunculuğunun zirvesinde. ama sanki bu filmdeki; yaşlanmakta olan, geçmişinin günahlarla dolu olduğuna inandığı için de dini inançlarına ve hayata bağlanmaya çalışan rolündeki karakterin iç dünyasına yönelik kişiselliği hiç abartmadan, tam ayarında vererek farklı bir büyüleyicilik, garip bir hüzün ama aynı zamanda huzur duygusuyla sizi sarmalayan bir çekim alanı yaratarak yine de bana " oyunculuğunun zirvesinde " lafını söyletiyor.
gelelim christin'e. o ufacık boyuna bakmadan, tecrübesizliğinin tüm handikaplarını da atlatmayı başararak mükemmel olmasa da çok iyi bir oyunculuk çıkarmış, samuel devinin yanında ezilmediği gibi gayet de iyi eşlik etmiştir. ayrıca benim gibi minyon hatunlardan hoşlanan birinin, o muhteşem hatlarıyla neredeyse filmin tamamında yarı çıplak dolaşarak ağzımın su kaynaklarını kuruttuğunu itiraf etmem gerek (burası pek sanat eleştirisi gibi olmadı ama, ne yapabilirim)
justin'den bahsetmeye bile gerek yok. çok kötü. hangi aklın onu böyle bir filmde oynamasını sağladığına hizmettiğini anlamak mümkün değil.
evet müzikler gerçekten harika. hatta bir kaç şarkıyı samuel kendisi çalıp söylüyor. bu konuda şu link size kıyağım olsun;
http://66.102.9.104/searc...t=clnk&cd=5&gl=tr
son bir not; samuel filmde oynadığı karakterin adı lazarus
senaryo ve yönetmenliğini craig brewer in yaptığı "destansı bir blues filmi"... başrollerde samuel l jackson, christina ricci* ve justin timberlake oynuyor... son zamanlarda izlediğim en güzel film diyebilirim, ayrıntılar çok güzel işlenmiş, mesajlar çok net ve saf haliyle verilmiş, en önemlisi ise; müzikleri harika... izledikten sonra blues a karşı çok büyük bir ilgi duymama neden oldu film...
--spoiler--
samuel jackson un christina ricci ye gitar çalma sahnesi var ki, unutulmaz sahneler arasına girdi şimdiden zihnimde...
--spoiler--
--spoiler--
samuel jackson un christina ricci ye gitar çalma sahnesi var ki, unutulmaz sahneler arasına girdi şimdiden zihnimde...
--spoiler--
bi yandan masum bi yandan başına gelenlerden sonra da hayatın canını çıkarmak için yola çıkmış küçük kız, dev adamla birlikte mükemmel bir filme imza atmıştır.
bu filme porno etiketini yapıştıranlardan sonra porno izlemeye karar verdim. tpühh sizin kalıbınıza! mal mısınız anlamadım ki. neresi porno bu filmin alaşkına.
jastin tımbırlek in yapmacıklığı, sürekli açık kalan ağzı nın dışında olmamış duran hiç bir şey yoktur.
--spoiler--
kendisini kardeşiyle aldatan lazarus un karısı dev adamla işinin bittiğini söyler. bu sırada christin askere gitmek için yola çıkan sevgilisinden sonra, ilk başta çok saçma gelen nöbetlerinden birini geçiriyordur.
--spoiler--
hikaye nin bu noktadan sonrasına ışık tutan film pek de ummadığınız bir karanlığı aydınlatır.
neyse spoiler vermek istemediğime karar verdim. izleyin işte.
bu filme porno etiketini yapıştıranlardan sonra porno izlemeye karar verdim. tpühh sizin kalıbınıza! mal mısınız anlamadım ki. neresi porno bu filmin alaşkına.
jastin tımbırlek in yapmacıklığı, sürekli açık kalan ağzı nın dışında olmamış duran hiç bir şey yoktur.
--spoiler--
kendisini kardeşiyle aldatan lazarus un karısı dev adamla işinin bittiğini söyler. bu sırada christin askere gitmek için yola çıkan sevgilisinden sonra, ilk başta çok saçma gelen nöbetlerinden birini geçiriyordur.
--spoiler--
hikaye nin bu noktadan sonrasına ışık tutan film pek de ummadığınız bir karanlığı aydınlatır.
neyse spoiler vermek istemediğime karar verdim. izleyin işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar