bugün
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi8
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- eskortluk yapan sözlük yazarı32
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- kadınların yedekte erkek tutması9
- türk esnafı10
- fatma betül sayan kaya6
- aöf aşçılık2
- anın görüntüsü18
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- kolye142
- türküm doğruyum çalışkanım11
- iltica27
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- fon vurgunu29
- usualsuspects'in ayağı7
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- 19 ekim 20262
- ofis pornosu13
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- ilişkiye ara vermek10
- cam açık ve çıplak uyumak6
- andımız3
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- saraca096
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- uzaylılar selam verir mi4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- marka giyinmek9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- opera tarayıcı4
- asansörde konuşmama kuralı9
- güne bir şiir dizesi bırak2
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- düşün ki o bunu okuyor3
- koro halinde ulumak2
- uzaylılar kovalasın seni3
2007 yılı başlarında gösterime giren, senaristi ve yönetmeni craig brever olan, çekimleri memphis - tennesee'de yapılan, adını blind lemon jefferson un 1927 yılında yaptığı bir şarkıdan alan, başrollerini samuel l. jackson ve christina ricci'nin paylaştıkları, justin timberlake'in göründüğü her karede o karenin içine ettiği, tüm sözlük yazarlarına ve okurlarına seyretmelerini ısrarla tavsiye edeceğim bir film.
filmde temel kurgu açısından george eliot'un 1861 tarihli " silas marner " adlı romanından esinlenilmiştir.
blues sevmeyenlerin bile filmi izlerken samuel'in gitarı eline alıp döktürdüğü sahnelerden etkilenmeyeceklerini sanmıyorum. sevenlerin ise tüylerinin ürpererek aynı sahneleri defalarca geriye alıp tekrar ve tekrar izleyeceğine şüphe yok.
samul l. jackson oyunculuğunun zirvesinde tabirini kulanamayacağım kadar her filminde olduğu gibi oyunculuğunun zirvesinde. ama sanki bu filmdeki; yaşlanmakta olan, geçmişinin günahlarla dolu olduğuna inandığı için de dini inançlarına ve hayata bağlanmaya çalışan rolündeki karakterin iç dünyasına yönelik kişiselliği hiç abartmadan, tam ayarında vererek farklı bir büyüleyicilik, garip bir hüzün ama aynı zamanda huzur duygusuyla sizi sarmalayan bir çekim alanı yaratarak yine de bana " oyunculuğunun zirvesinde " lafını söyletiyor.
gelelim christin'e. o ufacık boyuna bakmadan, tecrübesizliğinin tüm handikaplarını da atlatmayı başararak mükemmel olmasa da çok iyi bir oyunculuk çıkarmış, samuel devinin yanında ezilmediği gibi gayet de iyi eşlik etmiştir. ayrıca benim gibi minyon hatunlardan hoşlanan birinin, o muhteşem hatlarıyla neredeyse filmin tamamında yarı çıplak dolaşarak ağzımın su kaynaklarını kuruttuğunu itiraf etmem gerek (burası pek sanat eleştirisi gibi olmadı ama, ne yapabilirim)
justin'den bahsetmeye bile gerek yok. çok kötü. hangi aklın onu böyle bir filmde oynamasını sağladığına hizmettiğini anlamak mümkün değil.
evet müzikler gerçekten harika. hatta bir kaç şarkıyı samuel kendisi çalıp söylüyor. bu konuda şu link size kıyağım olsun;
http://66.102.9.104/searc...t=clnk&cd=5&gl=tr
son bir not; samuel filmde oynadığı karakterin adı lazarus
filmde temel kurgu açısından george eliot'un 1861 tarihli " silas marner " adlı romanından esinlenilmiştir.
blues sevmeyenlerin bile filmi izlerken samuel'in gitarı eline alıp döktürdüğü sahnelerden etkilenmeyeceklerini sanmıyorum. sevenlerin ise tüylerinin ürpererek aynı sahneleri defalarca geriye alıp tekrar ve tekrar izleyeceğine şüphe yok.
samul l. jackson oyunculuğunun zirvesinde tabirini kulanamayacağım kadar her filminde olduğu gibi oyunculuğunun zirvesinde. ama sanki bu filmdeki; yaşlanmakta olan, geçmişinin günahlarla dolu olduğuna inandığı için de dini inançlarına ve hayata bağlanmaya çalışan rolündeki karakterin iç dünyasına yönelik kişiselliği hiç abartmadan, tam ayarında vererek farklı bir büyüleyicilik, garip bir hüzün ama aynı zamanda huzur duygusuyla sizi sarmalayan bir çekim alanı yaratarak yine de bana " oyunculuğunun zirvesinde " lafını söyletiyor.
gelelim christin'e. o ufacık boyuna bakmadan, tecrübesizliğinin tüm handikaplarını da atlatmayı başararak mükemmel olmasa da çok iyi bir oyunculuk çıkarmış, samuel devinin yanında ezilmediği gibi gayet de iyi eşlik etmiştir. ayrıca benim gibi minyon hatunlardan hoşlanan birinin, o muhteşem hatlarıyla neredeyse filmin tamamında yarı çıplak dolaşarak ağzımın su kaynaklarını kuruttuğunu itiraf etmem gerek (burası pek sanat eleştirisi gibi olmadı ama, ne yapabilirim)
justin'den bahsetmeye bile gerek yok. çok kötü. hangi aklın onu böyle bir filmde oynamasını sağladığına hizmettiğini anlamak mümkün değil.
evet müzikler gerçekten harika. hatta bir kaç şarkıyı samuel kendisi çalıp söylüyor. bu konuda şu link size kıyağım olsun;
http://66.102.9.104/searc...t=clnk&cd=5&gl=tr
son bir not; samuel filmde oynadığı karakterin adı lazarus
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar