bugün
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği3
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması12
- ölümün en iyi tanımı7
- yazarların mezun olduğu okullar17
- sabahın şiiri2
- yazarların en sevdiği hayvan2
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- ankara da nato zirvesi13
- ctrlx'in ayakları11
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı8
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- günün şiiri25
- bakire kadını gözünden tanımak6
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- radiohead dinleyenlerin çok kız düşürmesi5
- saraca finch house21
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- şişman kısa tembel kıllı ama egosu tavan kız4
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- sevgiliyle köpeköldüren içmek5
- yoğurt11
- sivas ta kayınbabanın damadını vurması2
- döl bankası4
- 23 yaş7
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- aleyna tilki nin ayakları4
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler4
- dünyayı kezbanlardan temizleme planım3
- dövmesi olan erkek9
- 2026 dünya kupası24
- adana sokak lezzetleri5
- sonsuza dek uyumak istiyorum4
- murat yakın3
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- ragnar rockefeller38
- velvet30
- tek başına5
- messi uzaylı abi5
- 40 yaş altı sözlük bebeleri11
2007 yılı başlarında gösterime giren, senaristi ve yönetmeni craig brever olan, çekimleri memphis - tennesee'de yapılan, adını blind lemon jefferson un 1927 yılında yaptığı bir şarkıdan alan, başrollerini samuel l. jackson ve christina ricci'nin paylaştıkları, justin timberlake'in göründüğü her karede o karenin içine ettiği, tüm sözlük yazarlarına ve okurlarına seyretmelerini ısrarla tavsiye edeceğim bir film.
filmde temel kurgu açısından george eliot'un 1861 tarihli " silas marner " adlı romanından esinlenilmiştir.
blues sevmeyenlerin bile filmi izlerken samuel'in gitarı eline alıp döktürdüğü sahnelerden etkilenmeyeceklerini sanmıyorum. sevenlerin ise tüylerinin ürpererek aynı sahneleri defalarca geriye alıp tekrar ve tekrar izleyeceğine şüphe yok.
samul l. jackson oyunculuğunun zirvesinde tabirini kulanamayacağım kadar her filminde olduğu gibi oyunculuğunun zirvesinde. ama sanki bu filmdeki; yaşlanmakta olan, geçmişinin günahlarla dolu olduğuna inandığı için de dini inançlarına ve hayata bağlanmaya çalışan rolündeki karakterin iç dünyasına yönelik kişiselliği hiç abartmadan, tam ayarında vererek farklı bir büyüleyicilik, garip bir hüzün ama aynı zamanda huzur duygusuyla sizi sarmalayan bir çekim alanı yaratarak yine de bana " oyunculuğunun zirvesinde " lafını söyletiyor.
gelelim christin'e. o ufacık boyuna bakmadan, tecrübesizliğinin tüm handikaplarını da atlatmayı başararak mükemmel olmasa da çok iyi bir oyunculuk çıkarmış, samuel devinin yanında ezilmediği gibi gayet de iyi eşlik etmiştir. ayrıca benim gibi minyon hatunlardan hoşlanan birinin, o muhteşem hatlarıyla neredeyse filmin tamamında yarı çıplak dolaşarak ağzımın su kaynaklarını kuruttuğunu itiraf etmem gerek (burası pek sanat eleştirisi gibi olmadı ama, ne yapabilirim)
justin'den bahsetmeye bile gerek yok. çok kötü. hangi aklın onu böyle bir filmde oynamasını sağladığına hizmettiğini anlamak mümkün değil.
evet müzikler gerçekten harika. hatta bir kaç şarkıyı samuel kendisi çalıp söylüyor. bu konuda şu link size kıyağım olsun;
http://66.102.9.104/searc...t=clnk&cd=5&gl=tr
son bir not; samuel filmde oynadığı karakterin adı lazarus
filmde temel kurgu açısından george eliot'un 1861 tarihli " silas marner " adlı romanından esinlenilmiştir.
blues sevmeyenlerin bile filmi izlerken samuel'in gitarı eline alıp döktürdüğü sahnelerden etkilenmeyeceklerini sanmıyorum. sevenlerin ise tüylerinin ürpererek aynı sahneleri defalarca geriye alıp tekrar ve tekrar izleyeceğine şüphe yok.
samul l. jackson oyunculuğunun zirvesinde tabirini kulanamayacağım kadar her filminde olduğu gibi oyunculuğunun zirvesinde. ama sanki bu filmdeki; yaşlanmakta olan, geçmişinin günahlarla dolu olduğuna inandığı için de dini inançlarına ve hayata bağlanmaya çalışan rolündeki karakterin iç dünyasına yönelik kişiselliği hiç abartmadan, tam ayarında vererek farklı bir büyüleyicilik, garip bir hüzün ama aynı zamanda huzur duygusuyla sizi sarmalayan bir çekim alanı yaratarak yine de bana " oyunculuğunun zirvesinde " lafını söyletiyor.
gelelim christin'e. o ufacık boyuna bakmadan, tecrübesizliğinin tüm handikaplarını da atlatmayı başararak mükemmel olmasa da çok iyi bir oyunculuk çıkarmış, samuel devinin yanında ezilmediği gibi gayet de iyi eşlik etmiştir. ayrıca benim gibi minyon hatunlardan hoşlanan birinin, o muhteşem hatlarıyla neredeyse filmin tamamında yarı çıplak dolaşarak ağzımın su kaynaklarını kuruttuğunu itiraf etmem gerek (burası pek sanat eleştirisi gibi olmadı ama, ne yapabilirim)
justin'den bahsetmeye bile gerek yok. çok kötü. hangi aklın onu böyle bir filmde oynamasını sağladığına hizmettiğini anlamak mümkün değil.
evet müzikler gerçekten harika. hatta bir kaç şarkıyı samuel kendisi çalıp söylüyor. bu konuda şu link size kıyağım olsun;
http://66.102.9.104/searc...t=clnk&cd=5&gl=tr
son bir not; samuel filmde oynadığı karakterin adı lazarus
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar