bugün

son zamanlarda, sözlüğe can çekiştiren yazarlara söylemek istediğim cümle.

biri gelir, lise kitabındaki bilgilerle felsefe yapar. biri gelir, canı sıkıldıkça çağdaşlığı x sanan izmirli diye başlık açıp altına ezilmiş bünyesini tatmin edici noktalamadan yoksun cümleler yazar. biri gelir, atatürk'ün felsefi yönünün olmaması der, trollük yapar. ya tamam her telden olması gerekiyor, buna bir şey demiyorum ama ortada fark edilir düzeyde bir kalite düşüşü var. ya ben yazar olmadan önce, bu sözlüğü okumaktan daha çok keyif alıyordum. hakikaten altıncı nesil sıçtı sözlüğün içine. artık kendimden bile şüphe ediyorum. burdan zall'a sesleniyorum: sevgili zall, uçur bizi... felsefe, "hatalıysam bildirmeden, sil" olsun... insanlar, sadece özel bir kuruma ya da şahsa küfür etmeden de sözlükten uçurulabilsin. herkesin klavyesinde "virgül" var, o zaman kullanacaksın kardeşim. ben nasıl eşşek gibi senin kolay okuyabilmen için, noktalamya, imlaya vs.'ye dikkat ediyorsam sen de et. yılmaz özdil gibi enter'a basarak olmuyor bu işler...
(bkz: entry topla benim için)
zencefille karışıktır. adamın içini yakar.
© copyright 2005 - 2026