bugün
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- sebahattin şirin20
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi12
- amedsporlu olmanın verdiği gurur2
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği7
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
- itü kktc2
- daha 17 dizisi aras vs teoman7
- fenerbahçe4
- amedspor'un erzurumspor'a döşeyeceği boru2
- pkklılara idam gelsin2
- sözlükte marka olmak11
- kürtçülerin abd sevdası2
- çaycı hüseyin3
- kedi tekmelemek11
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız5
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı3
- alevi kızların alev alev yanması7
- filenin sultanları2
- pkklı anaları4
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- demokrasi ahiret diline uygun değildir4
- üst kattan gelen ah oh sesleri3
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- erzurumspor2
- tarikatsever partiler3
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
- slovenya'nın 2004 te ab'ye girmiş olması2
- iremga32
- yakışıklı bir erkek ile öpüşebilirim2
- karakuyu dizisi2
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- anın görüntüsü31
- ısparta yaprağı3
- dönercide kız tavlamak5
- normal insan4
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle11
- camide rakı içen izmirli kız7
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler5
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı5
- gavs vs superman2
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
(bkz: the big bang theory)
Büyük Patlama ya da Big Bang, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan evrenin evrimi kuramı ve geniş şekilde kabul gören bir teoridir. ilk kez 1920lerde Rus kozmolog ve matematikçi Alexander Friedmann ve Belçikalı fizikçi papaz Georges Lemaître tarafından ortaya atılmıştır. Teorinin temel fikri, hâlen genişlemeye devam eden evrenin geçmişteki belirli bir zamanda sıcak ve yoğun bir başlangıç durumundan itibaren genişlemiş olduğudur. Georges Lemaîtrein önceleri ilk atom hipotezi olarak adlandırdığı bu varsayım günümüzde büyük patlama teorisi adıyla yerleşmiş durumdadır. iskeleti Einsteinın genel görelilik kuramına dayanmakta olup, ilk Big Bang modeli Alexander Friedmann tarafından hazırlanmıştır. Model daha sonra George Gamow ve çalışma arkadaşları tarafından savunulmuş ve ilk nükleosentez olayı eklenmek suretiyle geliştirilerek sunulmuştur. 929da Edwin Hubbleın uzak galaksilerdeki (galaksilerin ışığındaki) nispi kırmızıya kaymayı keşfinden sonra, bu gözlemi, çok uzak galaksilerin ve galaksi kümelerinin konumumuza oranla bir "görünür hız"a sahip olduklarını ortaya koyan bir kanıt olarak ele alındı. Bunlardan en yüksek "görünür hız"la hareket edenler en uzak olanlarıdır. Galaksi kümeleri arasındaki uzaklık gitgide artmakta olduğuna göre, bunların hepsinin geçmişte bir arada olmaları gerekmektedir. Big Bang modeline göre, evren genişlemeden önceki bu ilk durumundayken aşırı derecede yoğun ve sıcak bir halde bulunuyordu. Bu ilk hale benzer koşullarda üretilen "parçacık hızlandırıcı"larla yapılan deney sonuçları teoriyi doğrulamaktadır. Fakat bu hızlandırıcılar, şimdiye dek yalnızca laboratuvar ortamındaki yüksek enerji sistemlerinde denenebilmiştir. Evrenin genişlemesi olgusu bir yana bırakılırsa, Big Bang teorisinin, ilk genişleme anına ilişkin bir bulgu olmaksızın bu ilk hale herhangi bir kesin açıklama getirmesi mümkün değildir. Kozmozdaki hafif elementlerin günümüzde gözlemlediğimiz bolluğu, Big Bang teorisince kabul edilen ilk nükleosentez sonuçlarına uygun olarak, evrenin ilk hızlı genişleme ve soğuma dakikalarındaki nükleer süreçlerde hafif elementlerin oluşmuş olduğu tahminleriyle örtüşmektedir.(Hidrojen ve helyumun evrendeki oranı, yapılan teorik hesaplamalara göre Big Bang'den arta kalması gereken hidrojen ve helyum oranıyla uyuşmaktadır. Evrenin bir başlangıcı olmasaydı, evrendeki hidrojenin tümüyle yanarak helyuma dönüşmüş olması gerekirdi.) Bu ilk dakikalarda, soğuyan evren bazı çekirdeklerin oluşmasına imkân sağlamış olmalıydı.(Belirli miktarlarda hidrojen, helyum ve lityum oluşmuştu.) ig Bang terimi ilk kez ingiliz fizikçi Fred Hoyle tarafından 1949da, Eşyanın Tabiatı adlı bir radyo (BBC) programındaki konuşması sırasında kullanılmıştır. Hoyle, hafif elementlerin bazı ağır elementleri nasıl meydana getirebilecekleri konusunda katkıları olmuş bir bilim insanıdır. Bilim insanlarının çoğu, evrenin başlangıcında, bir Big Bang olayının cereyan etmiş olduğuna ancak 1964/1965te, evrenin sıcak ve yoğun döneminin kanıtı olarak kabul edilen kozmik mikrodalga arkaplan ışıması"nın ya da Georges Lemaîtrein kullandığı terimlerle Big Bangın soluk ışıklı yankısının keşfinden sonra ikna oldular. Big Bangın önerdiği ya da en azından sade modelinde önerdiği çözüm, şaşılacak derecede yaratılışçı bir görünüm taşıyordu. Her şeyden önce, sonuç, evrenin bir başlangıcı olduğu anlamına geliyordu. Bilim çevreleri hariç tutulursa bu, birçok zihnin emin olduğu bir konunun doğrulanması gibi görünüyordu. O zamana dek felsefe ve teoloji kapsamına mahsus kalmış bir sahada ilk kez bilimin de söz hakkı doğmuş gibiydi. Bu nokta Papa XII. Pius tarafından özellikle ifade edilmiştir. Fakat dikkat çekmek gerekir ki, Big Bangın önerdiği kronoloji, Yaratılışın sonsuz olduğuna inanan Newton, Einstein gibi çekim teorilerinin büyük mimarlarının kanaatlarinin aksi bir görünümdeydi. Lemaître Papanın ifade ettiğinden farklı bir bakış açısının mimarıydı. Buna karşılık, elle tutulur kanıtlara dayanılmasa da, Lemaîtree Big Bang modelini hazırlamasında dinî kanaatlerinin yardımcı olduğunu ileri sürenler olmuştur. Kozmoloji ve genel olarak bilim, dinî (ya da felsefi) alanın kapsamında kalan konuları desteklemeye veya çürütmeye gönüllü değildir.
Bununla birlikte Big Bang teorisi yaratılışçıların lehine görünen sonuçlara varmış bulunuyordu. Örneğin ABD'li astrofizikçi Hugh Ross konuya ilişkin şu açıklamada bulunmuştur:
"Zaman, olayların meydana geldiği boyut olduğuna göre, eğer madde, Big Bang'la ortaya çıkmışsa, o halde evreni ortaya çıkaran sebebin evrendeki zaman ve mekândan tümüyle bağımsız olması gerekir. Bu da bize Yaratıcı'nın evrendeki tüm boyutların üzerinde olduğunu göstermektedir." http://4.bp.blogspot.com/.../kuran-mucizeleri-evrenin
Bununla birlikte Big Bang teorisi yaratılışçıların lehine görünen sonuçlara varmış bulunuyordu. Örneğin ABD'li astrofizikçi Hugh Ross konuya ilişkin şu açıklamada bulunmuştur:
"Zaman, olayların meydana geldiği boyut olduğuna göre, eğer madde, Big Bang'la ortaya çıkmışsa, o halde evreni ortaya çıkaran sebebin evrendeki zaman ve mekândan tümüyle bağımsız olması gerekir. Bu da bize Yaratıcı'nın evrendeki tüm boyutların üzerinde olduğunu göstermektedir." http://4.bp.blogspot.com/.../kuran-mucizeleri-evrenin
BEN BU KONUYA ÇOK FARK BiR ŞEKiLDE YAKLAŞIM SAĞLAYACAĞIM. THE BiG BANG THEORY ADINDA ÇOK GÜZEL BiR DURUM KOMEDi AMERiKAN DiZiSi VAR. AMA iZLEMEK iSTEYENLERE TAVSiYEM iLK ÖNCE "young sheldon" iZLESiNLER BU DAHA SONRA ÇIKMASINA RAĞMEN iLK ÖNCE BUNU iZLERLERSE DAHA KOMiK HAL ALIYOR.
18den küçükler yuzır olmasın yahu.
Bilimsel teoriye dizi entrysi girmek… (bkz: the big bang theory) yıktın formatı eyledin viran.
young sheldon dizisi sonradan izlenmesi gereken bir dizi. büyük sheldon u tanımadan ve oradaki diğer karakterleri bilmeden young sheldon daki göndermeleri anlamak mümkün değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar