bugün
- tai lung vs gocu22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği39
- kadınların reddedemediği teklifler6
- habire1228
- true nickli yazar19
- tuvaletin evin dışında olması5
- analı avratlı sözlük kavgaları7
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- varlık sebebimiz3
- ecevit döneminin kepazeliği5
- kürtler asimile edilmelidir11
- sözlüğün embesillerle dolu olması7
- gocusuz bir sözlük3
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- yağız kaan erdoğmuş2
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- apocalypse tank3
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması5
- bottega3
- meksika açmazı macerası5
- binbir gece2
- sözlüktekiler kaç yaşında8
- et döner dürüm9
- patso3
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- asrın soygunu2
- sevgili ile deneme kabinine girmek2
- lale belkıs3
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- kavga bitti hadi yatağa3
- mod gelince civciv sürüsü gibi dağılmak3
- nicki 4 harfli olanların tehlikeli olması3
- epoxis4
- gammazlık3
- miiletin annesi namus değil mi3
- kanal avrupa2
- tinder algoritması2
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- blendax mavisi2
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- sarı poşet kudurtması13
- manisada okul saldırısı17
- evliliği ayakta tutan güçler13
- karton bardakta kola cips2
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- diego dur allah ını seversen zaten ortalık karışık2
- sözlüğü sallayacak itiraf4
- ikizler burcu kadını olmak7
(bkz: the big bang theory)
Büyük Patlama ya da Big Bang, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan evrenin evrimi kuramı ve geniş şekilde kabul gören bir teoridir. ilk kez 1920lerde Rus kozmolog ve matematikçi Alexander Friedmann ve Belçikalı fizikçi papaz Georges Lemaître tarafından ortaya atılmıştır. Teorinin temel fikri, hâlen genişlemeye devam eden evrenin geçmişteki belirli bir zamanda sıcak ve yoğun bir başlangıç durumundan itibaren genişlemiş olduğudur. Georges Lemaîtrein önceleri ilk atom hipotezi olarak adlandırdığı bu varsayım günümüzde büyük patlama teorisi adıyla yerleşmiş durumdadır. iskeleti Einsteinın genel görelilik kuramına dayanmakta olup, ilk Big Bang modeli Alexander Friedmann tarafından hazırlanmıştır. Model daha sonra George Gamow ve çalışma arkadaşları tarafından savunulmuş ve ilk nükleosentez olayı eklenmek suretiyle geliştirilerek sunulmuştur. 929da Edwin Hubbleın uzak galaksilerdeki (galaksilerin ışığındaki) nispi kırmızıya kaymayı keşfinden sonra, bu gözlemi, çok uzak galaksilerin ve galaksi kümelerinin konumumuza oranla bir "görünür hız"a sahip olduklarını ortaya koyan bir kanıt olarak ele alındı. Bunlardan en yüksek "görünür hız"la hareket edenler en uzak olanlarıdır. Galaksi kümeleri arasındaki uzaklık gitgide artmakta olduğuna göre, bunların hepsinin geçmişte bir arada olmaları gerekmektedir. Big Bang modeline göre, evren genişlemeden önceki bu ilk durumundayken aşırı derecede yoğun ve sıcak bir halde bulunuyordu. Bu ilk hale benzer koşullarda üretilen "parçacık hızlandırıcı"larla yapılan deney sonuçları teoriyi doğrulamaktadır. Fakat bu hızlandırıcılar, şimdiye dek yalnızca laboratuvar ortamındaki yüksek enerji sistemlerinde denenebilmiştir. Evrenin genişlemesi olgusu bir yana bırakılırsa, Big Bang teorisinin, ilk genişleme anına ilişkin bir bulgu olmaksızın bu ilk hale herhangi bir kesin açıklama getirmesi mümkün değildir. Kozmozdaki hafif elementlerin günümüzde gözlemlediğimiz bolluğu, Big Bang teorisince kabul edilen ilk nükleosentez sonuçlarına uygun olarak, evrenin ilk hızlı genişleme ve soğuma dakikalarındaki nükleer süreçlerde hafif elementlerin oluşmuş olduğu tahminleriyle örtüşmektedir.(Hidrojen ve helyumun evrendeki oranı, yapılan teorik hesaplamalara göre Big Bang'den arta kalması gereken hidrojen ve helyum oranıyla uyuşmaktadır. Evrenin bir başlangıcı olmasaydı, evrendeki hidrojenin tümüyle yanarak helyuma dönüşmüş olması gerekirdi.) Bu ilk dakikalarda, soğuyan evren bazı çekirdeklerin oluşmasına imkân sağlamış olmalıydı.(Belirli miktarlarda hidrojen, helyum ve lityum oluşmuştu.) ig Bang terimi ilk kez ingiliz fizikçi Fred Hoyle tarafından 1949da, Eşyanın Tabiatı adlı bir radyo (BBC) programındaki konuşması sırasında kullanılmıştır. Hoyle, hafif elementlerin bazı ağır elementleri nasıl meydana getirebilecekleri konusunda katkıları olmuş bir bilim insanıdır. Bilim insanlarının çoğu, evrenin başlangıcında, bir Big Bang olayının cereyan etmiş olduğuna ancak 1964/1965te, evrenin sıcak ve yoğun döneminin kanıtı olarak kabul edilen kozmik mikrodalga arkaplan ışıması"nın ya da Georges Lemaîtrein kullandığı terimlerle Big Bangın soluk ışıklı yankısının keşfinden sonra ikna oldular. Big Bangın önerdiği ya da en azından sade modelinde önerdiği çözüm, şaşılacak derecede yaratılışçı bir görünüm taşıyordu. Her şeyden önce, sonuç, evrenin bir başlangıcı olduğu anlamına geliyordu. Bilim çevreleri hariç tutulursa bu, birçok zihnin emin olduğu bir konunun doğrulanması gibi görünüyordu. O zamana dek felsefe ve teoloji kapsamına mahsus kalmış bir sahada ilk kez bilimin de söz hakkı doğmuş gibiydi. Bu nokta Papa XII. Pius tarafından özellikle ifade edilmiştir. Fakat dikkat çekmek gerekir ki, Big Bangın önerdiği kronoloji, Yaratılışın sonsuz olduğuna inanan Newton, Einstein gibi çekim teorilerinin büyük mimarlarının kanaatlarinin aksi bir görünümdeydi. Lemaître Papanın ifade ettiğinden farklı bir bakış açısının mimarıydı. Buna karşılık, elle tutulur kanıtlara dayanılmasa da, Lemaîtree Big Bang modelini hazırlamasında dinî kanaatlerinin yardımcı olduğunu ileri sürenler olmuştur. Kozmoloji ve genel olarak bilim, dinî (ya da felsefi) alanın kapsamında kalan konuları desteklemeye veya çürütmeye gönüllü değildir.
Bununla birlikte Big Bang teorisi yaratılışçıların lehine görünen sonuçlara varmış bulunuyordu. Örneğin ABD'li astrofizikçi Hugh Ross konuya ilişkin şu açıklamada bulunmuştur:
"Zaman, olayların meydana geldiği boyut olduğuna göre, eğer madde, Big Bang'la ortaya çıkmışsa, o halde evreni ortaya çıkaran sebebin evrendeki zaman ve mekândan tümüyle bağımsız olması gerekir. Bu da bize Yaratıcı'nın evrendeki tüm boyutların üzerinde olduğunu göstermektedir." http://4.bp.blogspot.com/.../kuran-mucizeleri-evrenin
Bununla birlikte Big Bang teorisi yaratılışçıların lehine görünen sonuçlara varmış bulunuyordu. Örneğin ABD'li astrofizikçi Hugh Ross konuya ilişkin şu açıklamada bulunmuştur:
"Zaman, olayların meydana geldiği boyut olduğuna göre, eğer madde, Big Bang'la ortaya çıkmışsa, o halde evreni ortaya çıkaran sebebin evrendeki zaman ve mekândan tümüyle bağımsız olması gerekir. Bu da bize Yaratıcı'nın evrendeki tüm boyutların üzerinde olduğunu göstermektedir." http://4.bp.blogspot.com/.../kuran-mucizeleri-evrenin
BEN BU KONUYA ÇOK FARK BiR ŞEKiLDE YAKLAŞIM SAĞLAYACAĞIM. THE BiG BANG THEORY ADINDA ÇOK GÜZEL BiR DURUM KOMEDi AMERiKAN DiZiSi VAR. AMA iZLEMEK iSTEYENLERE TAVSiYEM iLK ÖNCE "young sheldon" iZLESiNLER BU DAHA SONRA ÇIKMASINA RAĞMEN iLK ÖNCE BUNU iZLERLERSE DAHA KOMiK HAL ALIYOR.
18den küçükler yuzır olmasın yahu.
Bilimsel teoriye dizi entrysi girmek… (bkz: the big bang theory) yıktın formatı eyledin viran.
young sheldon dizisi sonradan izlenmesi gereken bir dizi. büyük sheldon u tanımadan ve oradaki diğer karakterleri bilmeden young sheldon daki göndermeleri anlamak mümkün değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar