bugün

/782
umudunu kaybetmemesi gereken taraftarlara sahip takım, kulüp,yaşam sevincimiz.

şu an ülkenin en doğru yapılanmasını yerleştirmeye çalışmaktadır. önder özen-slaven bilic'li üst katmanın yanı sıra edin terzic'li,miljenko rak'lı, jose sambade'li alt katman, saha içine karışmayan yönetim. oyuncu transferlerinde gözetilen politika.

şu an borussia dortmund'un birkaç sürüm önceki halidir. borussia'nın ligi 4. bitirdiği dönem hatta. biraz sabır gerekiyor. her şey iyi ilerliyor, maç kaybedilebilir ama gelişim sürecektir. bilic'in elinde henüz kullan(a)madığı oyuncular var, onlar da rotasyonda aktif rol alır hale gelince işler değişecek.

rakiplerine bakarsak, galatasaray planını sürdürülebilir başarı üzerine kurmuş durumda. başarılı oldukları sürece gelir sıkıntısı çekmeyecekler, o gelirle sneijder-drogba gibi oyuncuları transfer edebilecekler. mantıklı, ancak nba'deki şampiyonluk adayı takım kurma gibi bir plan bu, ayrıca hiçbir takım sonsuza dek başarılı kalamaz. yaşlanmakta olan, yerli kalitesi düşük bir kadro ileriki zamanlarda başlarına bela olabilir.

fenerbahçe'deyse planın p'si yok. orta sahasında aynı tip 283462389 adam bulunduran, stoperden devşirilmiş sol bek olan kadlec'i aldıktan sonra "ya bu kadlec çok defansif" diyen adamlar var kulüpte.lan kadlec o kadlec... çek milli takımında sivok'la tandem oynayan adam. madem hücumcu sol bek istiyorsun,almazsın. her neyse, dediğim gibi orada aziz yıldırım durduğu sürece gerçek bir yapılanma olmayacak.

beşiktaş bu sezonu şampiyonlar ligi biletiyle kapatırsa büyük başarı olacaktır, hele yeni stada şampiyonlar ligi heyecanı taşırsa yeni sponsorluk anlaşmaları, gelişen genç kadro ve bilic'in takıma hakimiyeti derken dönüşümüz muhteşem olacak. goygoy yapmıyorum, şu an ileriki dönemleri domine edebilecek bir yapı var beşiktaş'ta. yeter ki taraftar sabırlı olsun, şampiyonluk baskısı gibi gündelik şeylerle ileriki yılları baltalamasın.

edit: eksilenmiş. "excellent smithers" hehehe. aşağılamak için bu başlıkta dolanıp dururken gerçekleri gözünüze sokmayı istemezdim sevgili galatasaraylılar ama durum bu. sorry.
fazla kalkan götü aslan tarafından indirilmiştir.
1 hafta önce şampiyonlar ligi arenasında 6 yemiş iken,

moral olarak çökük,

motivasyon olarak yıkık,

yönetim olarak sikik halimizle

kısaca

ölü halimizle koyduğumuz takımdır.
kendisini yenme başarısını gösteren takımın taraftarını gururlandırmış takımdır. biz ise iyi oynadığımız maçta alalade bir 3 puan kaybettik. mühim değil.
borsada işlem gören hisseleri 53 milyon değer kaybetmiştir. ve sebebi büyük taraftarıdır!
lider takım.

haftaya antalya ile deplasmanda oynayacak, bir sonraki hafta eskişehirle deplasmanda, ertesi hafta tayyipin takımı rizeyle recep tayyip erdoğan stadında. sadece yazılı düşünüyorum, çarşıdan korkan tir tir titreyen tayyip kendi adını taşıyan stadyumda "çıldırt bizi çıldırt bizi kartalım, recep tayyip erdoğaı başlarına yıkalım" tezahüratı duymak istermi? istemez. ozaman şöyle bir dümenler çevirip 5-6 maç seyircisiz oynama cezası yapıştırmak lazım. o yeah.

20000 kisi besiktas taraftarinin. Recep tayyip erdogan stadindan taksime yurudugunu dusunsenize.
maalesef tribünlerine siyaset bulamış takımdır. olmaz arkadaş tribünde siyaset olmaz şimdi 34. dakikayı da, gezi parkını da taksimi de 1453'ü de götünüze sokun.

çarşı denen topluluk sen yoktun hatta türkiye cumhuriyeti yoktu beşiktaş vardı. beşiktaş'ı bir siyasi görüş ile bağdaştırmaya çalışanları allah nasıl biliyorsa öyle yapsın.
an itibariyle aslan tarafından tüyleri yolunmuş kargadır..
aşktır.
ego törpüsü güzel takımım.
borsa manipülecisi, dilenci Galatasaray'ın eline şeref konusunda verecek takım.
sonuna kadar destek verdiğim takım. ulan mallar ben ki çarşıyı sevmem ancak bir maç vardır 2004-2005 sezonu Beşiktaş-Fenerbahçe idi yanılmıyorsam. kleberson 90+2 de 1-1 yaptı skoru tuncay 90+3 te gol atıp maçı kazandırdı. gidip tüm tribünlere sus işareti yaptı. bu taraftar ona kışkırmadı da buna mı sinirlenip sahaya inecek bir düşünün bakalım. bunun tek açıklaması var çarşıyı karalama.
umuyorum ki sezon sonuna kadar seyircisiz oynama cezası lacak takımım. seyirci takımı ateşler ama bizimikler yangın yerine çeviriyor. taraftar baskısı beşiktaşın en büyük kamburudur. bu takım taraftar baskısından çok çekti geçmişte hala çekiyor. bi siktirin gidin siyasetinizi sokakta yapın. meydanlarda yaptınız yetmedi stada taşıdınız. heryerinizin amına koyim spora siyaseti bulaştırmayın. maç öncesi böğür sonrası böğür ama stadda böğürme arkadaşım. slogan dinlemeye mecbur değiliz biz. en büyük zararı takımına veriyorsun farket artık şunu. yürüdük çatıştık bitti gitti bokunu çıkarmayın.
sık takip ettiğim sevgili mustafa demirtaş'ın * * blog'unda bir yorumda bahsedilen klubüm.

--spoiler--

ancak meseleyi sadece hakemin bir iki bariz hatasına indirgersek takıma haksızlık etmiş oluruz. maçı ince ince, adım adım kıydı fırat aydınus..psikolojik olarak beşiktaş'lı futbolcuları çökertti ve o saha işgali zırvalığına bilerek veya bilmeyerek zemin hazırladı diyebilirim. tıpkı iki sene önceki play-off maçında hüseyin göcek'in yaptığı gibi. o maçta da beşiktaş'ın belki kazanma umudu yoktu ama hilbert'i topu yan hakeme atacak hale getirmişti. bunda da aynısı oldu. 1-2'ye kadar tüm düdükler gs'den yanaydı, sürekli duran top kullandırmaya çalıştı, atağımızı kesti vs. sonrasında ise artık eyyamcılığı abartıp sürekli lehimize etkisiz düdükler çalmaya başladı.

bu ülkede digitürk, teleon, cine 5 varsa ve lig artık '3.sayfaların 3.büyüğü' tarafından domine edilebilecek haldeyse, prens takım sefilleri oynuyorsa ve lig kopmak üzereyse, biliç'in ya da serdar'ın ya da almeida'nın hataları benim için tali unsurlardır.

daha da uzatmayayım ama turkkant'ın da anıları ve 101.yıl doğrultusunda baktığımızda fırat aydınus'un kurgulanmış bir maçı yönettiği aşikar. konsorsiyum var ve işin bir tarafı 'futbol mafyası' ise diğer tarafı da siyasi iktidardır.

haziran ayaklanmasının baş rolünde sembolleşmiş bir taraftar grubu, her maç sloganlar tezahüratlar, yaklaşan siyasi ve iktisadi buhranın sorumluluğunu yükleyebileceği bir günah keçisi arayan, bunun için durduk yere toplumu tahrik eden bir siyasi iktidar, ligi bu sene olmasa bile kazandığı tecrübeyle ve 5+0+3 kuralı ile birkaç yıl domine edebilecek gençleşmiş ve futbol aklıyla donatılmaya başlamış beşiktaş, 'sosyalist bir takım yaratıyorum' diyen ve o sembolleşmiş taraftar topluluğu ile bütünleşebilecek bir teknik direktör...

takım genç, stad yok. en az beş maç seyircisiz oynama cezası ve hakemlere karşı yaşanacak ciddi bir güven sorununun beşiktaş'ı ne hale getirebileceğini varın siz düşünün..özür dilerim ama ucuz, ahmakça, sekizinci sınıf çadır tiyatrolarında bile göremeyeceğiniz kalitede bir mizansendi. hakemiyle, federasyonuyla, siyasi iktidarıyla...

sevgili mustafa ve blogu takip eden dostlar, siyasete girdiğim filan yok, ama isterseniz karamsarlığıma isterseniz tiksinti duyguma verin, kanımca bu sene beşiktaş için bitti..takıma ve teknik ekibe güvenim tam ama bizi 3.lükte tutmaya kararlı gibiler..umarım yanılırım..

--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=jNgSjyuBY3s
geçmişi şike ile dolu olan haluk Ulusoy sayesinde şampiyonluklar alan rezillerin dil uzattığı takım.

sevinmek için sevmedik.

üzerimize oyunlar oynanıyor.
hak etmiştir. ne hakla ile 4 haftada 12 puan toplar.
haddini aşmıtır.
Önce hakem, sonra hükümet bugünde federasyon gereken cezayı kesecektir.
Hala sahaya dalan şakirtler yüzünden eleştirilen takım.
Beyler bayanlar; o orospuçocukları o gün sahaya inecekti.
Maç 2-1 değil 3-0 beşiktaş lehine de olsa galibiyete seviniyoruz ayağına o sahaya dalınıp suç çarşı grubuna yıkılmaya çalışılacaktı.
2-1 devam ederken 90+2de 25 metreden frikik kazanmışız. takımda Manuel Fernandes gibi bir duran top uzmanı, soğuk kanlı bi adam var. Orda sahaya dalmayıp ferdi direk 90'a yollasa berabere olsa maç gole sevindik ayağına 1453 kolpaları sahaya da-la-cak-tı.
takın gözlükleri bakmayın şaşı...
sahaya girenler yozgat spor taraftarı diyolar. beşiktaş taraftarı inmezmiş diyolar tff baskanı bile kefilse kim ne diyebilir?
ekonomik olarak belli bir disiplin yakaladı.

sportif olarak bir istikrar yakalamak üzere.

yani tam üzerine oyun oynanma vakti gelmiş.

2003-2004 sezonu gibi ikinci yarıyı da beklemeyecekler galiba.
Ahmet nur cebi kanaliyla yaptiklari aciklamada 4 maclik cezaya itiraz ederek, birkac 100 kisi sahaya girdi diye boyle ceza verilmesi haksizlik diyerek yuzsuzlugu ele aldigini belli etmis kulup.

Lan ne yuzu, hangi yuz? En son kapali altin yarisindan fazlasi asagidaydi. Aciklardan da inenleri hesap edince binlerce kisinin asagi indigi belli.

Cikip ozur dileyecekleri yerde ceza begenmiyorlar, oha ki ne oha.

Yani bir taraftar napmis ki demeleri eksik; ama boyle kulube boyle seyirci normal.
yine beşiktaşın önünü kestiler cezalarla ama yılmayacağız.
orospu çocuklarının ali cengiz oyununa gelmiş takım. insan hiç sevmese bile üzülüyor.
Bekçisiyiz kopsa kıyamet dedirten, bildiğin aşk..
Antalyaspor'u yenmesi gereken takım.

puan kaybına tahammülsüz olmalı.

amk fenerbahçe resmen Eskişehir ve Kasımpaşa'dan bala Göte üç puan aldı adamlar çok şanslı bizi de yakaladılar.

gerçi daha büyük maç oynamadilar.
© copyright 2005 - 2026