bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz20
- yazarların işlediği günahlar12
- toplu taşımada yer verme ahlakı5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- günlük tutmak7
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi7
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- flörtün ilkesel reddi2
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- yazarların fotoğrafları9
- saçmalayan yazarlar2
- ipkis2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- aleksey batrakov29
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim33
- profdrekremculfa3
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- bu ne hal yahu9
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- kadın tır şoförleri6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- akşama ne yemek yapsam10
- şimdi ne yapsam acaba7
- durduk yere tribe girmek5
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- korkudan patır patır altına yapmak5
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- kar soğuğu6
- cumartesi gecesi6
- yarma şeftali7
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- kendini odada unutmak4
- kanal 7 gelin dizisi5
- yakışıklı güvenlik4
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- sözlüğün yeni tasarımı23
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- manken gibi kadınla evlenmek5
bundan beş sene kadar önce dünyaca ün yapan topaç oyunuydu ve çizgi filmi vardı. öyle bir çizgi filmdi ki...
bir gün eve geldim, baktım kardeşim atv'de çizgi film izliyor. izlediği çizgi filmin ismi de beyblade' miş. o zamanlar da lisedeyim, hala kaliteli çizgi film görünce izleme potansiyeli mevcut. atv de o zamanlar almış başını gitmiş çizgi film yayınlamada. her ne kadar dizi atv'de izlenmese de çizgi film atv'de izleniyormuş, küçükler öyle diyordu vallahi. neyse bende de potansiyel var ya oturdum başına. klasik japon çizgi filmi figürleri vardı. güzeldir deyip izlemeye devam ettim.
önce dik saçlı bir çocuk cebinden topacı çıkardı, sonra diğeri. topaçlar dönüyor da dönüyor. ben sabırla bekliyorum ne zaman bir heyecan olacak diye. derken dik saçlı olan " kutsal canavar ejderha saldıııır" dedi. ne olduğunu anlayamamıştım. kutsal canavar neydi? neye saldıracaktı? çünkü ortada gerçekten kötü bir şey yoktu. ben bunları düşünürken diğer karakter feryadı bastı " saldır anka kuşuuuu". ulan gerçekten sinir olmuştum. hayvan dövüşü müydü bu? kardeşim hala pürdikkat bakıyordu. ben de düşüncelerimden sıyrılıp baktım ekrana. ejderha arkasındaki efektlerle birlikte anka kuşuna doğru ilerliyordu. arada bir de yerde dönen topaçları gösteriyordu kamera. kuysal canavarlar kendi çaplarında savaştıktan sonra, kamera iki topaca odaklandı. onlar hala dönüyordu. hem de çarpıştıkça sanki trafo elektriğinden çıkan kıvılcımlar gibi kıvılcımlar çıkartıyorlardı. buna da olur dedim. en sonunda topaçların biri diğer topaç ve duvar arasında sıkışıp durdu. dik saçlı çocuk ve diğeri birbirine sinsi bakış attı. dik saçlı çocuk yenmişti. ama yorulmuş görünüyordu. niye yorulmuştu acaba? o dönmemişti ki, dönen topaçlardı. ve orada çizgi filmin o bölümü bitti.
gerçekten bir çizgi filme oturunca birşeyler anlayan ben bu sefer hiç ama hiç birşey anlamamıştım. çünkü ortada ne kötü bir karakter, ne iyi bir karakter vardı. hatta dünyayı ele geçirmek isteyen adamlar bile yoktu. ben dayanamayıp kardeşime sordum? " e noldu şimdi burada" dedim. hani hiç kimse dünyayı ele geçirmeyecek miydi dedim. o da bana uzun uzun, çizgi filmin bir topaç yarıştırma turnuvası olduğunu, kutsal canavarların güçlerine göre kazanan topacın belirlendiğini, hatta topaç sahibinin kutsal canavarı yönetebildiğini anlattı. yani ortada dönen topaç öyle kuru kuruya dönen bir topaç değildi. "vay be" dedim kardeşimin yüzüne karşı ama içimdeki ses "a..na koyim böyle çizgi filmin" diyordu.
bir gün eve geldim, baktım kardeşim atv'de çizgi film izliyor. izlediği çizgi filmin ismi de beyblade' miş. o zamanlar da lisedeyim, hala kaliteli çizgi film görünce izleme potansiyeli mevcut. atv de o zamanlar almış başını gitmiş çizgi film yayınlamada. her ne kadar dizi atv'de izlenmese de çizgi film atv'de izleniyormuş, küçükler öyle diyordu vallahi. neyse bende de potansiyel var ya oturdum başına. klasik japon çizgi filmi figürleri vardı. güzeldir deyip izlemeye devam ettim.
önce dik saçlı bir çocuk cebinden topacı çıkardı, sonra diğeri. topaçlar dönüyor da dönüyor. ben sabırla bekliyorum ne zaman bir heyecan olacak diye. derken dik saçlı olan " kutsal canavar ejderha saldıııır" dedi. ne olduğunu anlayamamıştım. kutsal canavar neydi? neye saldıracaktı? çünkü ortada gerçekten kötü bir şey yoktu. ben bunları düşünürken diğer karakter feryadı bastı " saldır anka kuşuuuu". ulan gerçekten sinir olmuştum. hayvan dövüşü müydü bu? kardeşim hala pürdikkat bakıyordu. ben de düşüncelerimden sıyrılıp baktım ekrana. ejderha arkasındaki efektlerle birlikte anka kuşuna doğru ilerliyordu. arada bir de yerde dönen topaçları gösteriyordu kamera. kuysal canavarlar kendi çaplarında savaştıktan sonra, kamera iki topaca odaklandı. onlar hala dönüyordu. hem de çarpıştıkça sanki trafo elektriğinden çıkan kıvılcımlar gibi kıvılcımlar çıkartıyorlardı. buna da olur dedim. en sonunda topaçların biri diğer topaç ve duvar arasında sıkışıp durdu. dik saçlı çocuk ve diğeri birbirine sinsi bakış attı. dik saçlı çocuk yenmişti. ama yorulmuş görünüyordu. niye yorulmuştu acaba? o dönmemişti ki, dönen topaçlardı. ve orada çizgi filmin o bölümü bitti.
gerçekten bir çizgi filme oturunca birşeyler anlayan ben bu sefer hiç ama hiç birşey anlamamıştım. çünkü ortada ne kötü bir karakter, ne iyi bir karakter vardı. hatta dünyayı ele geçirmek isteyen adamlar bile yoktu. ben dayanamayıp kardeşime sordum? " e noldu şimdi burada" dedim. hani hiç kimse dünyayı ele geçirmeyecek miydi dedim. o da bana uzun uzun, çizgi filmin bir topaç yarıştırma turnuvası olduğunu, kutsal canavarların güçlerine göre kazanan topacın belirlendiğini, hatta topaç sahibinin kutsal canavarı yönetebildiğini anlattı. yani ortada dönen topaç öyle kuru kuruya dönen bir topaç değildi. "vay be" dedim kardeşimin yüzüne karşı ama içimdeki ses "a..na koyim böyle çizgi filmin" diyordu.
insanlara ıkınarak neler yapılabilineceğini gösteren çizgi dizi. (bkz: ıkınmak)
garibim topaç o kadar darbe yemiştir ki bir darbe daha yese nerdeyse ortadan ikiye parçalanacaktır. ama kahramanımız "hadi draguuoonn hmmpssmpss" * şeklinde bir tepki verince topaç adeta "tamam abi ben mesajı aldım" dercesine bir anda hızlanıverir. tribünler her zaman tıklım tıklımdır. ve belde turnuvasındaki spiker görevini dünya şampiyonasının sonuna dek başarıyla sürdürür.
(bkz: uludağ sözlük ün yaş ortalaması)
garibim topaç o kadar darbe yemiştir ki bir darbe daha yese nerdeyse ortadan ikiye parçalanacaktır. ama kahramanımız "hadi draguuoonn hmmpssmpss" * şeklinde bir tepki verince topaç adeta "tamam abi ben mesajı aldım" dercesine bir anda hızlanıverir. tribünler her zaman tıklım tıklımdır. ve belde turnuvasındaki spiker görevini dünya şampiyonasının sonuna dek başarıyla sürdürür.
(bkz: uludağ sözlük ün yaş ortalaması)
3 kere bitirdim beee. Kırmızı anka kuşuuuuğğ.
Kayi vardı. Aşıktım bu karaktere. Kucukken erkek çocuk gibi olduğum icin taso beyblade oynuyorum diye ogretmenimden az sopa yemedim.
o ney heyecandı be izlemek için başına toplanırdık. beyblade in o fırlasmasıyla başlayan aksiyon o zamana göre mükkemmel animasyonlar. kırtasiyelerde satılan plastik ve demirden beybladeler demir almaya paramız yetmiyordu ama plastik de iş görürdü.
fanatik bir kai hiwatara sever olarak takao'ya hala gıcık olduğum gördüğüm yerde dalma isteği uyandırandır.
Kardeşimle beraber manyaklar gibi oynadığımız oyun. Aldığımız beybladeler yetmezmiş gibi bir de sahalarını alırdık. Annem en son işin içinden çıkamayınca eminönünde ucuz bir yer bulmuş ordan almaya başlamış.
Tabi biz profesyonel beybladeciler hemen çaktık. Ucuz sahaya bir atıyorsun cart diye yırtıyor plastiği.
Ruhumuz zengin tabi. Geri döndük pahalı sahalara.
Ah çocukluk. 2 sene önceydi.
Şaka şaka.
Tabi biz profesyonel beybladeciler hemen çaktık. Ucuz sahaya bir atıyorsun cart diye yırtıyor plastiği.
Ruhumuz zengin tabi. Geri döndük pahalı sahalara.
Ah çocukluk. 2 sene önceydi.
Şaka şaka.
pokemon'dan sonra gelen en iyi anime.
Kai takao'nun ablası Mikazuki'ye aşıktı.
Ama Mikazuki sözlükten kıllıdul adında bir erkekle aşk yaşayınca kai evi terkedip kendini deliye vurdu, dövmeye, şekilli şukullu Saç baş yapmaya bilyeye, topaca verdi.
O arada hikaye başladı zaten.
Ama Mikazuki sözlükten kıllıdul adında bir erkekle aşk yaşayınca kai evi terkedip kendini deliye vurdu, dövmeye, şekilli şukullu Saç baş yapmaya bilyeye, topaca verdi.
O arada hikaye başladı zaten.
Erkek kardeşim yüzünden izliyordum bunu… bir de dandik oyuncakları satılıyordu, fıyt diye hemen dönmeyen insanı kanser eden türden…
oyuncak sattıran çizgi filmlerden. türkiye'de milyonlarca beyblade satılmıştır.
tabi bu çizgi filmin efsane olduğu gerçeğini değiştirmez.
3 2 1 hazır ateeeşşşş!!1
tabi bu çizgi filmin efsane olduğu gerçeğini değiştirmez.
3 2 1 hazır ateeeşşşş!!1
Cipslerden çıkan topaçları hala sakladığım doğrudur.
takao aoki'nin yazdığı animedir. 13 yaşındaki takao kinomiya, max mizuhara, kai hiwatari ve rei kon gençler arasında çok tutan bir etkinlik olan beyblade'de kendilerini göstermek isterler. bunun için çeşitli turnuvalara katılırlar. türlü maceralara şahit olurlar. saçma ama eğlenceli bir animedir.
bununda tasoları vardı ortası delik kenarları köşeli döndürüyordun falan ama biz pokemon tasosuymuş gibi oynardık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com