bugün
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması12
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar10
- esra'yı aç esra'yı4
- cuckold esnasında karınızın belinin kırılması4
- yapay zekaya entry yazdıran yazar4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle26
- 48 takım içinde 47 nci olmak6
- ideal sevgilinin en önemli özelliği12
- makarna süzmek3
- 65 şut çekip gol atamamak5
- beyaz otomobil satın almak11
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- günün sözü3
- tgrt2
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler3
- bugün de meme atan olmaması13
- yürüyüş partisi3
- 22 haziran 2026 fsm'ye amedspor bayrağı asılması3
- kıdemliye hızlı diğerlerine yavaş pc veren it3
- şemsiyenin ters dönmesi3
- futbol9
- lucas luthor2
- kaçak çay2
- yazma diyince yazmayan erkek4
- oyuncu2
- gocu abi2
- anın görüntüsü15
- paris te son tango6
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı3
- herkesin her şeye neden demesi gerektiği2
- amazon com tr2
- sözlüğe fotoğraf atmış erkekle evlenir misiniz2
- sözlüğe foto atan erkekler silik yesin2
- gelmiş geçmiş en iyi müzik klibi4
- iş kadını yazarlar6
- aylık 299 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- meloş nerede sorunsalı5
- yaşlılığınız için insan biriktirin11
- 22 27 32 35 yaş kadınlar 50 yaş erkek evliliği2
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- gocu bey meh meh bey birader4
- bir bardak birayla saatlerce ağlamak2
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu6
- hoşgeldin pazartesi7
- kadın motorcunun yol kesip sürücüye saldırması4
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar6
- artık ulu sözlüğümüze fotoğraf atılabilmesi4
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı6
- misafir ağırlamak2
- 2026 dünya kupası16
gördüğüm en kaliteli indie game'lerden bir tanesi. daha yeni sayılabilecek bir oyun olmasına rağmen ödülleri toplamaya başlamıştır.
hafif anime tarzı çizimleri insanı alıp götürüyor. yaptığınız hareket ve karşılaştığınız olayların bir storyteller tarafından anlatılması ise insanı zorla moda sokuyor, gerçekten bir masalın başrolündeymişsiniz hissini verebiliyor.
hafif anime tarzı çizimleri insanı alıp götürüyor. yaptığınız hareket ve karşılaştığınız olayların bir storyteller tarafından anlatılması ise insanı zorla moda sokuyor, gerçekten bir masalın başrolündeymişsiniz hissini verebiliyor.
2011in en güzel oyunudur. iilginç bir son beklerken beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. grafikleri ve müzikleri oldukça güzeldir. soundtracklerine para verim almayı düşünüyorum. steam üzerinden oyun 15 dolara alınabiliyor verilen paraya değer bir oyun.
sanat eseri grafiklere, müziklere ve etkileyici bir seslendirmeye sahip diablo tarzı hack and slash oyun. özellikle diablo ve anime seviyorsanız mutlaka oynayın, oynatın. hiç değilse bile bu tür bağımsız yaratıcı oyunların satın alınmaya ve desteklenmeye ihtiyacı var.
görsel
https://www.youtube.com/watch?v=mX48y24t9iU
görsel
https://www.youtube.com/watch?v=mX48y24t9iU
çok övüldüğünü görüp, steam'de indirime girince* 'neymiş bu' diye aldığım harika oyun. grafiğinden soundtrack'ine, hikayesinden hikayelemesine kadar herşey muhteşem. özellikle bu hikayeleme yani narration denilen özellik bu oyunu farklı ve çekici kılıyor. sizin yaptığınız seçimlere göre arkadan morgan freeman - ramiz dayı tarzında bir anlatıcı olanları anlatıyor. mesela düştünüz; "düşmek bir kaçış yolu değil", ya da bir yaratığı öldürmeden oradan arazi oldunuz; "yaşamasına izin verdi" veya etrafa ateş edip duruyorsunuz; "(silahı)kullanması zevkli tabi..*" gibi... olağanüstü müzikleriyle, böyle bir hikayeyi oynuyormuşcasına oyun sizi içine çekiyor. öte taraftan role-playing oyuna iyi yedirilmiş. ucuza kapattığım için mutlu oldum, ancak bu oyun 15 dolarlık fiyatını hakediyor.
ayrıca video game awards 2011'de,
- best song in a game
- best original score
- best downloadable game
ödüllerini toplamış oyundur.
ayrıca video game awards 2011'de,
- best song in a game
- best original score
- best downloadable game
ödüllerini toplamış oyundur.
sırf hikayesi, müzikleri ve spikeri için bile oynanabilecek oyun.
limbo'dan beridir açık ara en zevk aldığım oyun. sanat eseri resmen lan. kulaklıkla oynanmasını tavsiye ederim. bir de türkçe yaması var onu da kurarsanız iyi olur. ne kadar ingilizce bilseniz de yamasız bazı esprileri anlayamıyorsunuz
büyük oyun firmalarına ders niteliğinde yapılmış, izometrik kamera görüşüne sahip* bağımsız oyundur fakat warner bros desteği vardır. oyunda klasik drama tekniklerinden oyuncuyu derinden etkileyen müziklere kadar her şey mevcuttur.
yeni edinip bitirdiğim indie yapım. Yapımcı ekip 6 kişi falan bu arada.
öncelikle gerçekten oyundan keyif almayı bilen adamlar tarafından yapılmış, kendisini çok belli ediyor.
Story tarafına gelirsek açıkcası takip etmesi çok zor bir sistem seçilmiş. izometrik açıdan sürekli bir yandan hızlı ilerleyen oyunu oynamaya çalışırken bir yandan da anlatıcıyı takip etmek oldukça zor. Dümdüz hikayeyi anlatan bir yapısı da yok, biraz kapalı bir anlatıma sahip, bir de takip etmesi oynadığınız için daha da zorlaştığından açıkcası hakim değilim. Bu denli keyifli bir iş için daha iyisini beklerdim, sanırım Transistor'de başarmışlar onu.
Oynanış tarafında izometrik kameradan hack & slash diyebileceğimiz bir yapıya sahip oyun. Oynanışa çeşitlilik katmak için yaklaşık 10 tane silah koymuşlar. Bunların her birinin 12 tane pasif skilli, kullanabileceğiniz 6 tane skilli var. 10 küsür farklı silah ve bunların kombinasyonları ile çeşitlilik sağlıyor oyun. Buna ek olarak special ekipmanlar var, onların sayısı biraz daha az, onlar da silahlar gibi kombine edilebiliyor. Bunlara ek senaryoda ilerleme şansı ya da ekipmanlarınızla antreman yapıp daha çok puan kazanmaya oynamanıza olanak sağlamış oyun.
Oynanış ne kadar farklı olsa da bir yerden sonra cidden bayabiliyor. Silah kombinasyonları yapsanız da bir süre sizi idare ediyor bunlar, bir yerden sonra çünkü aynı hissettirmeye başlıyor oyun, sanırım ürettikleri içeriğin oyunun kısa süresi için bile kısa sürede tüketilebilir bir şey olması. Hoş AAA bir yapım olsaydı buna bu kadar takılınabilirdi. indie bir iş olduğu için o kadar takılmanın manası yok.
Müzikleri çok keyifli, oynanışı dediğimiz gibi değişik, bir süre keyif veriyor fakat bir süre sonra bayabiliyor, senaryo tarafı fena değil gibi duruyor, ama takip etmesi zor. Küçük bir ekibin koca koca şirketlerin kısılıp kaldığı aynı bok deryasında farklı bir şey üretmiş olmaları bile bu oyuna artı puan vermek için sebep. Ama sanıyorum ki transistor'de gerçekten çok daha başarılı bir iş çıkartmışlar, biraz oynadım onu da.
öncelikle gerçekten oyundan keyif almayı bilen adamlar tarafından yapılmış, kendisini çok belli ediyor.
Story tarafına gelirsek açıkcası takip etmesi çok zor bir sistem seçilmiş. izometrik açıdan sürekli bir yandan hızlı ilerleyen oyunu oynamaya çalışırken bir yandan da anlatıcıyı takip etmek oldukça zor. Dümdüz hikayeyi anlatan bir yapısı da yok, biraz kapalı bir anlatıma sahip, bir de takip etmesi oynadığınız için daha da zorlaştığından açıkcası hakim değilim. Bu denli keyifli bir iş için daha iyisini beklerdim, sanırım Transistor'de başarmışlar onu.
Oynanış tarafında izometrik kameradan hack & slash diyebileceğimiz bir yapıya sahip oyun. Oynanışa çeşitlilik katmak için yaklaşık 10 tane silah koymuşlar. Bunların her birinin 12 tane pasif skilli, kullanabileceğiniz 6 tane skilli var. 10 küsür farklı silah ve bunların kombinasyonları ile çeşitlilik sağlıyor oyun. Buna ek olarak special ekipmanlar var, onların sayısı biraz daha az, onlar da silahlar gibi kombine edilebiliyor. Bunlara ek senaryoda ilerleme şansı ya da ekipmanlarınızla antreman yapıp daha çok puan kazanmaya oynamanıza olanak sağlamış oyun.
Oynanış ne kadar farklı olsa da bir yerden sonra cidden bayabiliyor. Silah kombinasyonları yapsanız da bir süre sizi idare ediyor bunlar, bir yerden sonra çünkü aynı hissettirmeye başlıyor oyun, sanırım ürettikleri içeriğin oyunun kısa süresi için bile kısa sürede tüketilebilir bir şey olması. Hoş AAA bir yapım olsaydı buna bu kadar takılınabilirdi. indie bir iş olduğu için o kadar takılmanın manası yok.
Müzikleri çok keyifli, oynanışı dediğimiz gibi değişik, bir süre keyif veriyor fakat bir süre sonra bayabiliyor, senaryo tarafı fena değil gibi duruyor, ama takip etmesi zor. Küçük bir ekibin koca koca şirketlerin kısılıp kaldığı aynı bok deryasında farklı bir şey üretmiş olmaları bile bu oyuna artı puan vermek için sebep. Ama sanıyorum ki transistor'de gerçekten çok daha başarılı bir iş çıkartmışlar, biraz oynadım onu da.
Fransızca kale demekmiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar