bugün
- ctrlx22
- asansörde kalmak7
- gürcistan21
- erkek eti gurmesi3
- ctrlx vs velvet3
- sözlükte kavga etmek6
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket4
- arkadaşlar ben sanırım erkeğim3
- ilgi isteyen kız16
- abdullah öcalan9
- felak nas ayetel kursiyi bilen cin3
- hewal ebo17
- seksi bırakmak5
- 49 kilo olmak3
- cinin aslında alkol olması3
- kuran da namaz yok21
- arkeoloji bölümü5
- yabani semizotu3
- aç karnına açlık grevi yapmak2
- biyolojik antropoloji5
- yaşar nuri öztürk2
- lahmacunu elle yiyen kız13
- cinli birine bulaşmak3
- malay erkek2
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- insan olmak5
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili3
- yaprak dökümü ali rıza bey6
- çanakkale4
- seni seviyorum2
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- aylık 409 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası40
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- büyü yapan kadın2
- trabzonspor3
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- herkesçe aşık olunmak2
- ben ıspartada yaşıyorum7
- bu kim aq4
- 30 temmuz 2026 inter turku başakşehir maçı2
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı4
- herkesin artık tanım yapması6
- bursa vs edirne7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
Çok denedim.
Birbirlerine yıldırım gibi gürüldeyen harflerle bir takım grup isimleri telaffuz eden, günün büyük bölümünde içinden müzik sesi gelen tıkaçları kulağının içine sokan, müzik sayesinde arkadaşlıklarını pekiştiren ve geliştiren bir güruhun neferi olmayı; inanın çok istedim.
Olmadı.
Dahil oldukları müzik akımının yalnızca felsefesine değil, kıyafetlerine ve hatta tavırlarına dahi sahip olan bu gruplara katılamamamın, kulak adı altında iki sarkık et parçası taşıyor olmamın büyük etkisi olduğunu inkar edemem. Ama mesele tam bu değildi sanırım.
Üniversitede nice et kulaklının, müziği bir yaşa tarzına çeviren, uzun saçlı, küpeli, siyah kostümlü, baygın bakışlı, asker çantalı, elleriyle havada gitar çalan performanslarına şahit oldum. Memnun gibiydiler. Amfide, kantinde, okulun herhangi bir yerinde, avuçlarını bagete, dizlerini bateriye çevirip kulaklıklarından dışarıya taşan kısımları birbirine benzeyen müziklere eşlik ediyorlardı. Kampus sınırları içerisinde dizini döven, elinde hayali bir gitarla solo atan, kafasını sallayarak postalıyla ritim tutan yüzlerce insan vardı. Ben, en çok, dizlerini çok ciddi bir yüz ifadesiyle döverlerken, bakan var mı diye arada bir ortamdakilere yan göz atmalarını seviyordum. Bir de airguitar dedikleri hayali gitarı çalan arkadaşların parmakları arasına gerçek bir gitar sıkıştırılsa nasıl sesler çıkar o anda, onu merak ediyordum.
Ara sıra bu arkadaşlardan bazıları, kulaklıklarının tekini çıkarıp kulağıma sokar, tepkimi görmek için sürekli yüzüme bakar ve hep aynı soruyu sorardı basları duyuyor musun?
'Basları duymak bu camiada çok önemli bir şeydi.
-Evet abi süper-
derdim,
ama ben basları hiç duymazdım.
Birbirlerine yıldırım gibi gürüldeyen harflerle bir takım grup isimleri telaffuz eden, günün büyük bölümünde içinden müzik sesi gelen tıkaçları kulağının içine sokan, müzik sayesinde arkadaşlıklarını pekiştiren ve geliştiren bir güruhun neferi olmayı; inanın çok istedim.
Olmadı.
Dahil oldukları müzik akımının yalnızca felsefesine değil, kıyafetlerine ve hatta tavırlarına dahi sahip olan bu gruplara katılamamamın, kulak adı altında iki sarkık et parçası taşıyor olmamın büyük etkisi olduğunu inkar edemem. Ama mesele tam bu değildi sanırım.
Üniversitede nice et kulaklının, müziği bir yaşa tarzına çeviren, uzun saçlı, küpeli, siyah kostümlü, baygın bakışlı, asker çantalı, elleriyle havada gitar çalan performanslarına şahit oldum. Memnun gibiydiler. Amfide, kantinde, okulun herhangi bir yerinde, avuçlarını bagete, dizlerini bateriye çevirip kulaklıklarından dışarıya taşan kısımları birbirine benzeyen müziklere eşlik ediyorlardı. Kampus sınırları içerisinde dizini döven, elinde hayali bir gitarla solo atan, kafasını sallayarak postalıyla ritim tutan yüzlerce insan vardı. Ben, en çok, dizlerini çok ciddi bir yüz ifadesiyle döverlerken, bakan var mı diye arada bir ortamdakilere yan göz atmalarını seviyordum. Bir de airguitar dedikleri hayali gitarı çalan arkadaşların parmakları arasına gerçek bir gitar sıkıştırılsa nasıl sesler çıkar o anda, onu merak ediyordum.
Ara sıra bu arkadaşlardan bazıları, kulaklıklarının tekini çıkarıp kulağıma sokar, tepkimi görmek için sürekli yüzüme bakar ve hep aynı soruyu sorardı basları duyuyor musun?
'Basları duymak bu camiada çok önemli bir şeydi.
-Evet abi süper-
derdim,
ama ben basları hiç duymazdım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar