bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri33
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- yazarların akşam yemekleri5
- claudian clouds33
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- alışkanlığı karakter sanmak2
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- allah11
- victor osimhen2
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- cumartesi gecesi sıkıcılığı2
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- amedspor maçından korkmak3
- sapık başlık açarken sapıklığa uğramak2
- sarapci koala hatayi33
- sözlük kızlarının kekleri24
- remote çalışırken slack te flört etmek2
- meriç dükalığı8
- tai lung8
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- başkalarının istediği gibi yaşamak2
- evliliğin bir tür mutualizm olduğu gerçeği2
- sevdiğiniz yazarlar8
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- seni tanıyorum3
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- islamda namaz yoktur30
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- uğurcan çakır3
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- var ekranı2
- fusya semsiyeli yabanci22
- moral olsun bik bik ime2
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- gecenin şarkısı17
- okan çık hesap ver4
- kürdistan10
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- galatasaray10
- sözlüğün ölü gibi olması5
- kadir inanır'ın mirası4
- dantelli sütyen takan erkek12
- habire124
Çok denedim.
Birbirlerine yıldırım gibi gürüldeyen harflerle bir takım grup isimleri telaffuz eden, günün büyük bölümünde içinden müzik sesi gelen tıkaçları kulağının içine sokan, müzik sayesinde arkadaşlıklarını pekiştiren ve geliştiren bir güruhun neferi olmayı; inanın çok istedim.
Olmadı.
Dahil oldukları müzik akımının yalnızca felsefesine değil, kıyafetlerine ve hatta tavırlarına dahi sahip olan bu gruplara katılamamamın, kulak adı altında iki sarkık et parçası taşıyor olmamın büyük etkisi olduğunu inkar edemem. Ama mesele tam bu değildi sanırım.
Üniversitede nice et kulaklının, müziği bir yaşa tarzına çeviren, uzun saçlı, küpeli, siyah kostümlü, baygın bakışlı, asker çantalı, elleriyle havada gitar çalan performanslarına şahit oldum. Memnun gibiydiler. Amfide, kantinde, okulun herhangi bir yerinde, avuçlarını bagete, dizlerini bateriye çevirip kulaklıklarından dışarıya taşan kısımları birbirine benzeyen müziklere eşlik ediyorlardı. Kampus sınırları içerisinde dizini döven, elinde hayali bir gitarla solo atan, kafasını sallayarak postalıyla ritim tutan yüzlerce insan vardı. Ben, en çok, dizlerini çok ciddi bir yüz ifadesiyle döverlerken, bakan var mı diye arada bir ortamdakilere yan göz atmalarını seviyordum. Bir de airguitar dedikleri hayali gitarı çalan arkadaşların parmakları arasına gerçek bir gitar sıkıştırılsa nasıl sesler çıkar o anda, onu merak ediyordum.
Ara sıra bu arkadaşlardan bazıları, kulaklıklarının tekini çıkarıp kulağıma sokar, tepkimi görmek için sürekli yüzüme bakar ve hep aynı soruyu sorardı basları duyuyor musun?
'Basları duymak bu camiada çok önemli bir şeydi.
-Evet abi süper-
derdim,
ama ben basları hiç duymazdım.
Birbirlerine yıldırım gibi gürüldeyen harflerle bir takım grup isimleri telaffuz eden, günün büyük bölümünde içinden müzik sesi gelen tıkaçları kulağının içine sokan, müzik sayesinde arkadaşlıklarını pekiştiren ve geliştiren bir güruhun neferi olmayı; inanın çok istedim.
Olmadı.
Dahil oldukları müzik akımının yalnızca felsefesine değil, kıyafetlerine ve hatta tavırlarına dahi sahip olan bu gruplara katılamamamın, kulak adı altında iki sarkık et parçası taşıyor olmamın büyük etkisi olduğunu inkar edemem. Ama mesele tam bu değildi sanırım.
Üniversitede nice et kulaklının, müziği bir yaşa tarzına çeviren, uzun saçlı, küpeli, siyah kostümlü, baygın bakışlı, asker çantalı, elleriyle havada gitar çalan performanslarına şahit oldum. Memnun gibiydiler. Amfide, kantinde, okulun herhangi bir yerinde, avuçlarını bagete, dizlerini bateriye çevirip kulaklıklarından dışarıya taşan kısımları birbirine benzeyen müziklere eşlik ediyorlardı. Kampus sınırları içerisinde dizini döven, elinde hayali bir gitarla solo atan, kafasını sallayarak postalıyla ritim tutan yüzlerce insan vardı. Ben, en çok, dizlerini çok ciddi bir yüz ifadesiyle döverlerken, bakan var mı diye arada bir ortamdakilere yan göz atmalarını seviyordum. Bir de airguitar dedikleri hayali gitarı çalan arkadaşların parmakları arasına gerçek bir gitar sıkıştırılsa nasıl sesler çıkar o anda, onu merak ediyordum.
Ara sıra bu arkadaşlardan bazıları, kulaklıklarının tekini çıkarıp kulağıma sokar, tepkimi görmek için sürekli yüzüme bakar ve hep aynı soruyu sorardı basları duyuyor musun?
'Basları duymak bu camiada çok önemli bir şeydi.
-Evet abi süper-
derdim,
ama ben basları hiç duymazdım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar