bugün
- ağlamamak için kendini tutmak7
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması7
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- şimdi arkadaşlar3
- en iyi simit hangi şehirdedir16
- ctrlx22
- içim yanıyor be sözlük7
- hiç tadın tuzun olmaması3
- türk düşmanları5
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- gürcistan22
- usualsuspectss2
- hewal ebo18
- intihar2
- sözlükte kesme işareti olmaması3
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- ismail alpen'in yazılımcı olduğu gerçeği3
- türkçedeki garip kelimeler2
- hoşlanılan kızın sevgilisi olduğunu öğrenmek3
- borcunu ödemeyen insan3
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- mutlakbutlan2
- kuran da namaz yok21
- ilgi isteyen kız16
- beşiktaş'ın uefa avrupa ligi rakibi2
- sözlüğe gelmesi gereken mükemmel şeyler2
- yürüyememek2
- asansörde kalmak7
- lahmacunu elle yiyen kız13
- sevilen kızın zort diye ossurması4
- karpuz2
- eşek mi eşşek mi egzoz mu egsoz mu2
- gocu12
- togg'un tekerleğini öpen çomar3
- aylık 411 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- tanrı türkü korusun3
- sözlükte kavga etmek6
- cendere calarken entry girmek4
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- yaşar nuri öztürk4
- 6 ağustos 2026 hradec kralove beşiktaş maçı2
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
- erkek eti gurmesi4
- saçımı boyadığıma pişman olmam2
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- abdullah öcalan7
- zall'ın sözlükten kaldırması gereken şeyler3
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- goooooool gol gol gol gooool2
Çok denedim.
Birbirlerine yıldırım gibi gürüldeyen harflerle bir takım grup isimleri telaffuz eden, günün büyük bölümünde içinden müzik sesi gelen tıkaçları kulağının içine sokan, müzik sayesinde arkadaşlıklarını pekiştiren ve geliştiren bir güruhun neferi olmayı; inanın çok istedim.
Olmadı.
Dahil oldukları müzik akımının yalnızca felsefesine değil, kıyafetlerine ve hatta tavırlarına dahi sahip olan bu gruplara katılamamamın, kulak adı altında iki sarkık et parçası taşıyor olmamın büyük etkisi olduğunu inkar edemem. Ama mesele tam bu değildi sanırım.
Üniversitede nice et kulaklının, müziği bir yaşa tarzına çeviren, uzun saçlı, küpeli, siyah kostümlü, baygın bakışlı, asker çantalı, elleriyle havada gitar çalan performanslarına şahit oldum. Memnun gibiydiler. Amfide, kantinde, okulun herhangi bir yerinde, avuçlarını bagete, dizlerini bateriye çevirip kulaklıklarından dışarıya taşan kısımları birbirine benzeyen müziklere eşlik ediyorlardı. Kampus sınırları içerisinde dizini döven, elinde hayali bir gitarla solo atan, kafasını sallayarak postalıyla ritim tutan yüzlerce insan vardı. Ben, en çok, dizlerini çok ciddi bir yüz ifadesiyle döverlerken, bakan var mı diye arada bir ortamdakilere yan göz atmalarını seviyordum. Bir de airguitar dedikleri hayali gitarı çalan arkadaşların parmakları arasına gerçek bir gitar sıkıştırılsa nasıl sesler çıkar o anda, onu merak ediyordum.
Ara sıra bu arkadaşlardan bazıları, kulaklıklarının tekini çıkarıp kulağıma sokar, tepkimi görmek için sürekli yüzüme bakar ve hep aynı soruyu sorardı basları duyuyor musun?
'Basları duymak bu camiada çok önemli bir şeydi.
-Evet abi süper-
derdim,
ama ben basları hiç duymazdım.
Birbirlerine yıldırım gibi gürüldeyen harflerle bir takım grup isimleri telaffuz eden, günün büyük bölümünde içinden müzik sesi gelen tıkaçları kulağının içine sokan, müzik sayesinde arkadaşlıklarını pekiştiren ve geliştiren bir güruhun neferi olmayı; inanın çok istedim.
Olmadı.
Dahil oldukları müzik akımının yalnızca felsefesine değil, kıyafetlerine ve hatta tavırlarına dahi sahip olan bu gruplara katılamamamın, kulak adı altında iki sarkık et parçası taşıyor olmamın büyük etkisi olduğunu inkar edemem. Ama mesele tam bu değildi sanırım.
Üniversitede nice et kulaklının, müziği bir yaşa tarzına çeviren, uzun saçlı, küpeli, siyah kostümlü, baygın bakışlı, asker çantalı, elleriyle havada gitar çalan performanslarına şahit oldum. Memnun gibiydiler. Amfide, kantinde, okulun herhangi bir yerinde, avuçlarını bagete, dizlerini bateriye çevirip kulaklıklarından dışarıya taşan kısımları birbirine benzeyen müziklere eşlik ediyorlardı. Kampus sınırları içerisinde dizini döven, elinde hayali bir gitarla solo atan, kafasını sallayarak postalıyla ritim tutan yüzlerce insan vardı. Ben, en çok, dizlerini çok ciddi bir yüz ifadesiyle döverlerken, bakan var mı diye arada bir ortamdakilere yan göz atmalarını seviyordum. Bir de airguitar dedikleri hayali gitarı çalan arkadaşların parmakları arasına gerçek bir gitar sıkıştırılsa nasıl sesler çıkar o anda, onu merak ediyordum.
Ara sıra bu arkadaşlardan bazıları, kulaklıklarının tekini çıkarıp kulağıma sokar, tepkimi görmek için sürekli yüzüme bakar ve hep aynı soruyu sorardı basları duyuyor musun?
'Basları duymak bu camiada çok önemli bir şeydi.
-Evet abi süper-
derdim,
ama ben basları hiç duymazdım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar