bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı69
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- terapi niteliğindeki şeyler4
- sözlükte kim kimle sevgili27
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- iyi memenin sırrı6
- iyi menemenin sırrı4
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok5
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- true esaretten kurtulacak4
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- fenerbahçeli yazarlar7
- passatı olan erkek6
- kale3112 ifşa8
- ese dezze8
- giresunlu kızlar6
- engineer288
- sabaha kadar uyumamak3
- nervio43
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- futbol17
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- fenerbahçe14
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- uefa şampiyonlar ligi7
- kassız erkek neye benzer5
- liverpool fc6
- muhallebi yerken disi kirmak4
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- herif olmanın zorlukları4
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- türkiye12
- türkiye'nin haritada büyümesi2
- anto'nun kuyumcu olması3
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- avrupa3
- ingiltere2
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- sandra bullock3
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik3
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı2
karamanoğlu mehmet bey'in
"Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır!"
sözünde geçen bugüne kadar gelememiş tek sözcük.
aslen kökeni farsça olduğundan da olabilir.*
otağ, yüksek tavanlı oturma yeri, devlet büyüklerinin divanı diye de bilinen yere verilen addır.
"Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır!"
sözünde geçen bugüne kadar gelememiş tek sözcük.
aslen kökeni farsça olduğundan da olabilir.*
otağ, yüksek tavanlı oturma yeri, devlet büyüklerinin divanı diye de bilinen yere verilen addır.
selçuklu hükümdarı sarayı.
hükümdar otağı..
--spoiler--
Farsça bâr ve gâh kelimelerinden oluşan bu tabir sözlükte “izinle girilen yer” demektir. Terim olarak “sultanın oturduğu saray” anlamında olup aynı mânada dergâh kelimesi de kullanılmıştır.
Kaynaklarda bu iki kelime bazan ayrı ayrı, bazan da birlikte geçmektedir. Ayrıca hükümdarın toplu kabullerine mahiyetine göre bâr-ı hâs ve bâr-ı âm denildiği gibi merasim ve resmikabullere katılanların hükümdarın huzurunda derece ve rütbelerine göre nasıl ve nerede duracaklarını tayin ve kontrol eden görevliye de hâcib-i dergâh denilmekteydi. Karamanoğlu Mehmed Bey XIII. yüzyılın ikinci yarısında Konya’yı ele geçirince “dergâh ve bârgâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka bir dil konuşulmamasını” istemişti (ibn Bîbî, s. 696).
Osmanlılar’da olduğu gibi hükümdar bizzat sefere çıktığı zaman sahrada kurulan otağ-ı hümâyuna bârgâh-ı saltanat adı verilirdi. Aynı şekilde Altın Orda Devleti’nde de hükümdar otağına bârgâh denilmiştir. Bu çadır altın yaldızlı gümüş plakalarla kaplı olup dört ağaç direği ve her direğin tepesinde altın yaldızlı gümüşten yapılmış bir başlık bulunurdu. Bârgâh uzaktan bir tepe gibi görünür, içinde sağda ve solda pamuk ve ketenden yapılmış sedirler yer alırdı. Bu sedirlerin üzerine ipek kaliçalar döşenir, bârgâhın ortasında ise taht kurulurdu..
https://islamansiklopedis...%B1lm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.
--spoiler--
ıstılahta kullanılan anlamıyla dergah sultanı hakiki nin (Hakk Teâlâ) huzuru (toplanma meydanı) yani zikir dua ibadet edilmek üzere Allah için toplanılan ehli zikir için ibadethane, bargah ise sultanı dünyevi (sultan hakikatte Allah Teala dır. fakat dünya üzerinde o na mecazla padişah yönetim işini görür. bugünkü itibarla Cumhurbaşkanı yada devlet başkanı) nin saltanat ve yönetim işlerini gördüğü ve halkı kabul ettiği divan meclisi olarak kullanılmıştır..
--spoiler--
Farsça bâr ve gâh kelimelerinden oluşan bu tabir sözlükte “izinle girilen yer” demektir. Terim olarak “sultanın oturduğu saray” anlamında olup aynı mânada dergâh kelimesi de kullanılmıştır.
Kaynaklarda bu iki kelime bazan ayrı ayrı, bazan da birlikte geçmektedir. Ayrıca hükümdarın toplu kabullerine mahiyetine göre bâr-ı hâs ve bâr-ı âm denildiği gibi merasim ve resmikabullere katılanların hükümdarın huzurunda derece ve rütbelerine göre nasıl ve nerede duracaklarını tayin ve kontrol eden görevliye de hâcib-i dergâh denilmekteydi. Karamanoğlu Mehmed Bey XIII. yüzyılın ikinci yarısında Konya’yı ele geçirince “dergâh ve bârgâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka bir dil konuşulmamasını” istemişti (ibn Bîbî, s. 696).
Osmanlılar’da olduğu gibi hükümdar bizzat sefere çıktığı zaman sahrada kurulan otağ-ı hümâyuna bârgâh-ı saltanat adı verilirdi. Aynı şekilde Altın Orda Devleti’nde de hükümdar otağına bârgâh denilmiştir. Bu çadır altın yaldızlı gümüş plakalarla kaplı olup dört ağaç direği ve her direğin tepesinde altın yaldızlı gümüşten yapılmış bir başlık bulunurdu. Bârgâh uzaktan bir tepe gibi görünür, içinde sağda ve solda pamuk ve ketenden yapılmış sedirler yer alırdı. Bu sedirlerin üzerine ipek kaliçalar döşenir, bârgâhın ortasında ise taht kurulurdu..
https://islamansiklopedis...%B1lm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.
--spoiler--
ıstılahta kullanılan anlamıyla dergah sultanı hakiki nin (Hakk Teâlâ) huzuru (toplanma meydanı) yani zikir dua ibadet edilmek üzere Allah için toplanılan ehli zikir için ibadethane, bargah ise sultanı dünyevi (sultan hakikatte Allah Teala dır. fakat dünya üzerinde o na mecazla padişah yönetim işini görür. bugünkü itibarla Cumhurbaşkanı yada devlet başkanı) nin saltanat ve yönetim işlerini gördüğü ve halkı kabul ettiği divan meclisi olarak kullanılmıştır..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar