bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı23
- claudian clouds33
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan buruk8
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- true'nun engelli olması4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- meriç dükalığı8
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- leroy sane2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung12
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği2
- habire124
- islamda namaz yoktur30
- sevdiğiniz yazarlar8
- okan çık hesap ver4
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- galatasaray10
- rakı arasında çay içmek2
- sözlük kızlarının kekleri24
- galatasaray rezil oldu2
- kadir inanır'ın mirası4
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- fusya semsiyeli yabanci22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- özürlü yazarlara yardım kampanyası2
- okan buruk 102 puanı nasıl topladı sorunsalı2
- uğurcan çakır2
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- insanları birbirine düşürmek4
- habire12 istenmiyorsun algısı2
- trabzonspor5
- sözlüğün ölü gibi olması5
- etli biber dolması5
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- hoşlanılan kızın gel beni bubamdan iste demesi3
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- bana onu sormayin8
- gecenin şarkısı19
- beşiktaş'ın amedspor'a döşeyeceği boru2
- kürdistan10
- şemsiyeli benim3
karamanoğlu mehmet bey'in
"Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır!"
sözünde geçen bugüne kadar gelememiş tek sözcük.
aslen kökeni farsça olduğundan da olabilir.*
otağ, yüksek tavanlı oturma yeri, devlet büyüklerinin divanı diye de bilinen yere verilen addır.
"Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır!"
sözünde geçen bugüne kadar gelememiş tek sözcük.
aslen kökeni farsça olduğundan da olabilir.*
otağ, yüksek tavanlı oturma yeri, devlet büyüklerinin divanı diye de bilinen yere verilen addır.
selçuklu hükümdarı sarayı.
hükümdar otağı..
--spoiler--
Farsça bâr ve gâh kelimelerinden oluşan bu tabir sözlükte “izinle girilen yer” demektir. Terim olarak “sultanın oturduğu saray” anlamında olup aynı mânada dergâh kelimesi de kullanılmıştır.
Kaynaklarda bu iki kelime bazan ayrı ayrı, bazan da birlikte geçmektedir. Ayrıca hükümdarın toplu kabullerine mahiyetine göre bâr-ı hâs ve bâr-ı âm denildiği gibi merasim ve resmikabullere katılanların hükümdarın huzurunda derece ve rütbelerine göre nasıl ve nerede duracaklarını tayin ve kontrol eden görevliye de hâcib-i dergâh denilmekteydi. Karamanoğlu Mehmed Bey XIII. yüzyılın ikinci yarısında Konya’yı ele geçirince “dergâh ve bârgâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka bir dil konuşulmamasını” istemişti (ibn Bîbî, s. 696).
Osmanlılar’da olduğu gibi hükümdar bizzat sefere çıktığı zaman sahrada kurulan otağ-ı hümâyuna bârgâh-ı saltanat adı verilirdi. Aynı şekilde Altın Orda Devleti’nde de hükümdar otağına bârgâh denilmiştir. Bu çadır altın yaldızlı gümüş plakalarla kaplı olup dört ağaç direği ve her direğin tepesinde altın yaldızlı gümüşten yapılmış bir başlık bulunurdu. Bârgâh uzaktan bir tepe gibi görünür, içinde sağda ve solda pamuk ve ketenden yapılmış sedirler yer alırdı. Bu sedirlerin üzerine ipek kaliçalar döşenir, bârgâhın ortasında ise taht kurulurdu..
https://islamansiklopedis...%B1lm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.
--spoiler--
ıstılahta kullanılan anlamıyla dergah sultanı hakiki nin (Hakk Teâlâ) huzuru (toplanma meydanı) yani zikir dua ibadet edilmek üzere Allah için toplanılan ehli zikir için ibadethane, bargah ise sultanı dünyevi (sultan hakikatte Allah Teala dır. fakat dünya üzerinde o na mecazla padişah yönetim işini görür. bugünkü itibarla Cumhurbaşkanı yada devlet başkanı) nin saltanat ve yönetim işlerini gördüğü ve halkı kabul ettiği divan meclisi olarak kullanılmıştır..
--spoiler--
Farsça bâr ve gâh kelimelerinden oluşan bu tabir sözlükte “izinle girilen yer” demektir. Terim olarak “sultanın oturduğu saray” anlamında olup aynı mânada dergâh kelimesi de kullanılmıştır.
Kaynaklarda bu iki kelime bazan ayrı ayrı, bazan da birlikte geçmektedir. Ayrıca hükümdarın toplu kabullerine mahiyetine göre bâr-ı hâs ve bâr-ı âm denildiği gibi merasim ve resmikabullere katılanların hükümdarın huzurunda derece ve rütbelerine göre nasıl ve nerede duracaklarını tayin ve kontrol eden görevliye de hâcib-i dergâh denilmekteydi. Karamanoğlu Mehmed Bey XIII. yüzyılın ikinci yarısında Konya’yı ele geçirince “dergâh ve bârgâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka bir dil konuşulmamasını” istemişti (ibn Bîbî, s. 696).
Osmanlılar’da olduğu gibi hükümdar bizzat sefere çıktığı zaman sahrada kurulan otağ-ı hümâyuna bârgâh-ı saltanat adı verilirdi. Aynı şekilde Altın Orda Devleti’nde de hükümdar otağına bârgâh denilmiştir. Bu çadır altın yaldızlı gümüş plakalarla kaplı olup dört ağaç direği ve her direğin tepesinde altın yaldızlı gümüşten yapılmış bir başlık bulunurdu. Bârgâh uzaktan bir tepe gibi görünür, içinde sağda ve solda pamuk ve ketenden yapılmış sedirler yer alırdı. Bu sedirlerin üzerine ipek kaliçalar döşenir, bârgâhın ortasında ise taht kurulurdu..
https://islamansiklopedis...%B1lm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.
--spoiler--
ıstılahta kullanılan anlamıyla dergah sultanı hakiki nin (Hakk Teâlâ) huzuru (toplanma meydanı) yani zikir dua ibadet edilmek üzere Allah için toplanılan ehli zikir için ibadethane, bargah ise sultanı dünyevi (sultan hakikatte Allah Teala dır. fakat dünya üzerinde o na mecazla padişah yönetim işini görür. bugünkü itibarla Cumhurbaşkanı yada devlet başkanı) nin saltanat ve yönetim işlerini gördüğü ve halkı kabul ettiği divan meclisi olarak kullanılmıştır..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar