bugün
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz14
- atatürk düşmanı değilim5
- muslettin amca15
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan8
- fenerbahçe 3 liverpool 13
- gastronomi4
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek4
- gerilim hissi veren şarkılar2
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar10
- fenerlilerin ağlaması4
- teoman müziği bıraktı4
- sözlükteki kızların benim memem daha büyük kavgası2
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı6
- yeni tanışılan kimse8
- sex shop5
- aşermek2
- insan sevmemek3
- cezaevine özenen gençler8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı28
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
- sözlük klasikleri8
- ucanpembekoala5
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- inancın sıcacık fırınları5
- yağmurlu bir güne uyanmak5
- ömer üründül'ün izdivaç programı sunması2
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- bencil olmak2
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- dedeağaç2
- aleksey batrakov27
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- biz de birileriyiz3
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- kasım indirimleri2
- anın görüntüsü33
- suavi nin tıraş bıçağı reklamında oynaması2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- akepem yapmaz5
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- adolescence2
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- kırıkkaleli olmak istemek10
- kamala harris4
- doların 50 tl olması10
- yazılımcıların flörtleşme algoritması2
hükümdar otağı..
--spoiler--
Farsça bâr ve gâh kelimelerinden oluşan bu tabir sözlükte “izinle girilen yer” demektir. Terim olarak “sultanın oturduğu saray” anlamında olup aynı mânada dergâh kelimesi de kullanılmıştır.
Kaynaklarda bu iki kelime bazan ayrı ayrı, bazan da birlikte geçmektedir. Ayrıca hükümdarın toplu kabullerine mahiyetine göre bâr-ı hâs ve bâr-ı âm denildiği gibi merasim ve resmikabullere katılanların hükümdarın huzurunda derece ve rütbelerine göre nasıl ve nerede duracaklarını tayin ve kontrol eden görevliye de hâcib-i dergâh denilmekteydi. Karamanoğlu Mehmed Bey XIII. yüzyılın ikinci yarısında Konya’yı ele geçirince “dergâh ve bârgâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka bir dil konuşulmamasını” istemişti (ibn Bîbî, s. 696).
Osmanlılar’da olduğu gibi hükümdar bizzat sefere çıktığı zaman sahrada kurulan otağ-ı hümâyuna bârgâh-ı saltanat adı verilirdi. Aynı şekilde Altın Orda Devleti’nde de hükümdar otağına bârgâh denilmiştir. Bu çadır altın yaldızlı gümüş plakalarla kaplı olup dört ağaç direği ve her direğin tepesinde altın yaldızlı gümüşten yapılmış bir başlık bulunurdu. Bârgâh uzaktan bir tepe gibi görünür, içinde sağda ve solda pamuk ve ketenden yapılmış sedirler yer alırdı. Bu sedirlerin üzerine ipek kaliçalar döşenir, bârgâhın ortasında ise taht kurulurdu..
https://islamansiklopedis...%B1lm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.
--spoiler--
ıstılahta kullanılan anlamıyla dergah sultanı hakiki nin (Hakk Teâlâ) huzuru (toplanma meydanı) yani zikir dua ibadet edilmek üzere Allah için toplanılan ehli zikir için ibadethane, bargah ise sultanı dünyevi (sultan hakikatte Allah Teala dır. fakat dünya üzerinde o na mecazla padişah yönetim işini görür. bugünkü itibarla Cumhurbaşkanı yada devlet başkanı) nin saltanat ve yönetim işlerini gördüğü ve halkı kabul ettiği divan meclisi olarak kullanılmıştır..
--spoiler--
Farsça bâr ve gâh kelimelerinden oluşan bu tabir sözlükte “izinle girilen yer” demektir. Terim olarak “sultanın oturduğu saray” anlamında olup aynı mânada dergâh kelimesi de kullanılmıştır.
Kaynaklarda bu iki kelime bazan ayrı ayrı, bazan da birlikte geçmektedir. Ayrıca hükümdarın toplu kabullerine mahiyetine göre bâr-ı hâs ve bâr-ı âm denildiği gibi merasim ve resmikabullere katılanların hükümdarın huzurunda derece ve rütbelerine göre nasıl ve nerede duracaklarını tayin ve kontrol eden görevliye de hâcib-i dergâh denilmekteydi. Karamanoğlu Mehmed Bey XIII. yüzyılın ikinci yarısında Konya’yı ele geçirince “dergâh ve bârgâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka bir dil konuşulmamasını” istemişti (ibn Bîbî, s. 696).
Osmanlılar’da olduğu gibi hükümdar bizzat sefere çıktığı zaman sahrada kurulan otağ-ı hümâyuna bârgâh-ı saltanat adı verilirdi. Aynı şekilde Altın Orda Devleti’nde de hükümdar otağına bârgâh denilmiştir. Bu çadır altın yaldızlı gümüş plakalarla kaplı olup dört ağaç direği ve her direğin tepesinde altın yaldızlı gümüşten yapılmış bir başlık bulunurdu. Bârgâh uzaktan bir tepe gibi görünür, içinde sağda ve solda pamuk ve ketenden yapılmış sedirler yer alırdı. Bu sedirlerin üzerine ipek kaliçalar döşenir, bârgâhın ortasında ise taht kurulurdu..
https://islamansiklopedis...%B1lm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.
--spoiler--
ıstılahta kullanılan anlamıyla dergah sultanı hakiki nin (Hakk Teâlâ) huzuru (toplanma meydanı) yani zikir dua ibadet edilmek üzere Allah için toplanılan ehli zikir için ibadethane, bargah ise sultanı dünyevi (sultan hakikatte Allah Teala dır. fakat dünya üzerinde o na mecazla padişah yönetim işini görür. bugünkü itibarla Cumhurbaşkanı yada devlet başkanı) nin saltanat ve yönetim işlerini gördüğü ve halkı kabul ettiği divan meclisi olarak kullanılmıştır..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar