bugün
- fenerbahçe biraz sert biraz katı14
- kendini çok önemli sanan yazar11
- üniversiteli eskort kadınlar10
- şahin siyonistle islamcı kardeştir5
- türk kızı5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- beyaz giyince kesin üstüne yemek dökmek4
- bir insanı tanımak5
- fikir paylaşma günü5
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz2
- nineteen ninety four5
- türkiye'yi ışid zihniyeti yönetseydi nasıl olurdu4
- bütün dövmeli kızlar patlaktır7
- adalet bakanlığı'nın 15 bin alım süreci2
- allah tüm insanları isa'nın suretinde yaratmıştır4
- hiç yalan söyleyememek ister miydin2
- 9 eylül 2026 barcelona feyenoord maçı2
- şehrin bağırsaklarını sevmek5
- pisa ortalamasında avrupaya çakmamız2
- ateizm sekülerizm deccaliyet ruhunun bi parçasıdır3
- kedi sevmeyen insan4
- e r'e k t o r5
- küs olan yazarları öpüştürüp barıştırmak7
- özgür özel11
- kazandibinin pişmemiş kek olması2
- hazreti muhammed yahudilerle ticaret yapmaz mıydı2
- mutfağına konuk olunan yazara arkadan sarılmak5
- osimhensiz galatasaray6
- okul zilinin pavlovsal etkisi7
- kiraz cicegi kolonyasi20
- bir başlık açmak için akla fikir gelmemesi2
- tava böreği3
- sudekiray7
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak6
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız6
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı17
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek14
- e r'e k t o r bay bey birader2
- gece gece bamya yenir mi8
- rus kadınla evlenir misiniz10
- ikizler burcu4
- bakarız diyen erkek17
- fenerbahçe15
- eski sevgilinin yeni sevgilisi4
- recep tayyip erdoğan15
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan4
- ruhi çenet11
- sözlüğün akmaması3
- izzet altınmeşe dinlemenin felsefesi2
- silvermist'in mutfağına konuk olmak11
yaşamın, her şeye rağmen yaşanmaya değer olduğuna dair inancı, doğanın vazgeçilmezleri olan toprak ve çiçek kokusu ile birlikte getirir.
insanda alkol alma isteği uyandıran süper buluş. o toprak kokusu, o ılık rüzgar. çok değişik işler bunlar.
Şemsiyeleri kapatıp sonuna kadar ıslanma arzusu uyandıran yağmurdur. Sanki ıslanınca her şey bi an için geçecek gibi hissettirir ya da her şey planlanmış da siz yazılanı oynuyorsunuz gibi.
An itibari ile Eskişehir'de yağan yağmur olduğunu düşündüğüm hava olayıdır.
canımın fazlaca kayseri mantısı çekdiği bir akşam üzeri güneşin batmaya yaklaştığı bir saatte ankara güvenparkta takım elbiseli insanların oluşturduğu kalabalığın arasında evime giden dolmuşa ulaşabilmek için takım elbiselileri yara yara ilerlemeye çalışıyodum.
birden yağmur bastırdı. güneş bulutların arsından kendini gösterip yeterince eğik bir açıyla vuruyor, olanca azametiyle ıslanmaya başlayan takım elbiseleri parlatıyordu. bu beklenmedik ağlama şekli karşısında ilk kaçışanlar seyyar satıcılar ve dersaneden çıkan öğrenciler oldu. yağmuru sevmiyorlardı sanırım. takım elbiselilerde ise durum tam tersiydi. yıllarca bekledikten sonra tam umudun kesildiği anda çıkagelen eski bir tanıdık gibi karşılamışlardı yağan yağmuru. bense hala evime gitme derdindeydim.
mayıs ayı en ihtişamlı gösterilerinden birini sergiliyordu.
birden kendilerini diğerlerinden ayırmış biri kadın diğeri erkek orta yaşlı iki takım elbiseli gözüme çarptı. yıldırım düşme ihtimalinin yüksek olduğu çokta korunaklı olmayan bir ağacın altında yağmurdan korunmaya çalışıyorlardı. kadın olanda şemsiye vardı. erkek ise yapraklardan sıyrılan yağmur tanelerinin hedefi oluyordu.
hep böyle olur kadın takım elbiseliler her şeye karşı hazırlıklıdır. onlar çoğu zaman ıslanmaz. hayatın içinde bu gibi durumlar karşısında tedbirlidirler. erkek takım elbiseliler ise daha vurdum duymazdır ve her zaman hazırlıksız yakalanırlar. hayat onları daima ıslatır.
uzaktan anlayabildiğim kadarıyla bir şeyler hakında tartışıyor gibiydiler. onların bulunduğu yöne doğru ilerliyordum.
önlerinden geçerken istemeden diyaloglarına şahit oldum. erkek saçından akarak yüzüne inen suları eliyle sildikten sonra kadına alçak bir ses tonuyla:
karşındaki insana onun senin için değerli olduğunu hissettirmen lazım. dedi.
kadın erkek ilişkilerinde çok sık şekilde kullanılan bu popüler cümleye bir de yağmur altında hem de canım ölesiye kayseri mantısı çekerken şahit olmuştum. tüm ilişkilerin çıkmaza sürüklendiği eşik bu muydu?
gerçekten hissettirememek miydi? değerli olduğunu hissedememek yağmurdan daha fazla ıslatıyor olmalıydı adamı.
şemsiyenin altındaki kuru takım elbiseli kadın insanlık tarihi boyunca ezberlenmiş bu kalıp cümle karşısında bedeniyle ve başıyla onaylamakla yetindi.
şemsiyenin kenarlarından sular akıyordu. kadın kuruydu adam ise ıslanıyordu. tek ortak noktaları ikisinin de takım elbiseli olmalarıydı.
onlardan uzaklaşıp bu güzel bahar yağmurunda ıslandıktan sonra beni evime götürecek dolmuşa bindim. eve varır varmaz kendime lezzetli bir kayseri mantısı yaptım.
mantıyı yediğim an her şey geçmişti artık.
birden yağmur bastırdı. güneş bulutların arsından kendini gösterip yeterince eğik bir açıyla vuruyor, olanca azametiyle ıslanmaya başlayan takım elbiseleri parlatıyordu. bu beklenmedik ağlama şekli karşısında ilk kaçışanlar seyyar satıcılar ve dersaneden çıkan öğrenciler oldu. yağmuru sevmiyorlardı sanırım. takım elbiselilerde ise durum tam tersiydi. yıllarca bekledikten sonra tam umudun kesildiği anda çıkagelen eski bir tanıdık gibi karşılamışlardı yağan yağmuru. bense hala evime gitme derdindeydim.
mayıs ayı en ihtişamlı gösterilerinden birini sergiliyordu.
birden kendilerini diğerlerinden ayırmış biri kadın diğeri erkek orta yaşlı iki takım elbiseli gözüme çarptı. yıldırım düşme ihtimalinin yüksek olduğu çokta korunaklı olmayan bir ağacın altında yağmurdan korunmaya çalışıyorlardı. kadın olanda şemsiye vardı. erkek ise yapraklardan sıyrılan yağmur tanelerinin hedefi oluyordu.
hep böyle olur kadın takım elbiseliler her şeye karşı hazırlıklıdır. onlar çoğu zaman ıslanmaz. hayatın içinde bu gibi durumlar karşısında tedbirlidirler. erkek takım elbiseliler ise daha vurdum duymazdır ve her zaman hazırlıksız yakalanırlar. hayat onları daima ıslatır.
uzaktan anlayabildiğim kadarıyla bir şeyler hakında tartışıyor gibiydiler. onların bulunduğu yöne doğru ilerliyordum.
önlerinden geçerken istemeden diyaloglarına şahit oldum. erkek saçından akarak yüzüne inen suları eliyle sildikten sonra kadına alçak bir ses tonuyla:
karşındaki insana onun senin için değerli olduğunu hissettirmen lazım. dedi.
kadın erkek ilişkilerinde çok sık şekilde kullanılan bu popüler cümleye bir de yağmur altında hem de canım ölesiye kayseri mantısı çekerken şahit olmuştum. tüm ilişkilerin çıkmaza sürüklendiği eşik bu muydu?
gerçekten hissettirememek miydi? değerli olduğunu hissedememek yağmurdan daha fazla ıslatıyor olmalıydı adamı.
şemsiyenin altındaki kuru takım elbiseli kadın insanlık tarihi boyunca ezberlenmiş bu kalıp cümle karşısında bedeniyle ve başıyla onaylamakla yetindi.
şemsiyenin kenarlarından sular akıyordu. kadın kuruydu adam ise ıslanıyordu. tek ortak noktaları ikisinin de takım elbiseli olmalarıydı.
onlardan uzaklaşıp bu güzel bahar yağmurunda ıslandıktan sonra beni evime götürecek dolmuşa bindim. eve varır varmaz kendime lezzetli bir kayseri mantısı yaptım.
mantıyı yediğim an her şey geçmişti artık.
şu anda bursa'da başlamış olandır. huzur vermiştir bünyelere.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar