bugün
- silver ile evlenecek erkek36
- plajda tangayla güneşlenen ruslar7
- iki yıldan beri masturbasyon yapmamak4
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- fenerbahçe nin transferi kapaması16
- ismet biradere koşarken çelme takmak8
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti5
- yazarların en sevdiği küfürler4
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak5
- sözlükten hatun götürmek7
- parayla saadet olması18
- eksi karma sahibi yazar4
- ne yapsam da farklı olduğumu göstersem4
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız8
- birisinin dış görünüşüne aşık olmak5
- sarapci koala64
- küpe takan erkek7
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- anne3
- mauro icardi10
- köfteci yusuf5
- iran düşmanlığı13
- evlilikte saygıyı kaybetmek3
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı28
- amedspor19
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı6
- evlilikle saadet olması5
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı5
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- her yere dalıyım ama kimse beni eleştirmesinciler3
- kot ceketin havalı olduğu yıllar9
- hazır yufka ile börek açan kız2
- kürt sorunu12
- zorunlu eğitim19
- ben geldim naneler9
- wfp gazze de nüfusun 3 te 2 si açlık3
- şampiyon galatasaray2
- korintliler3
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- bugün ne oldu2
- s'i l v'e r m'i s t15
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- 6 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı2
- ışıktan altın elde etmek4
- melih gökçek9
- ama yeni parti tüzüğü11
- karizmatik soyadları6
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
yaşamın, her şeye rağmen yaşanmaya değer olduğuna dair inancı, doğanın vazgeçilmezleri olan toprak ve çiçek kokusu ile birlikte getirir.
insanda alkol alma isteği uyandıran süper buluş. o toprak kokusu, o ılık rüzgar. çok değişik işler bunlar.
Şemsiyeleri kapatıp sonuna kadar ıslanma arzusu uyandıran yağmurdur. Sanki ıslanınca her şey bi an için geçecek gibi hissettirir ya da her şey planlanmış da siz yazılanı oynuyorsunuz gibi.
An itibari ile Eskişehir'de yağan yağmur olduğunu düşündüğüm hava olayıdır.
canımın fazlaca kayseri mantısı çekdiği bir akşam üzeri güneşin batmaya yaklaştığı bir saatte ankara güvenparkta takım elbiseli insanların oluşturduğu kalabalığın arasında evime giden dolmuşa ulaşabilmek için takım elbiselileri yara yara ilerlemeye çalışıyodum.
birden yağmur bastırdı. güneş bulutların arsından kendini gösterip yeterince eğik bir açıyla vuruyor, olanca azametiyle ıslanmaya başlayan takım elbiseleri parlatıyordu. bu beklenmedik ağlama şekli karşısında ilk kaçışanlar seyyar satıcılar ve dersaneden çıkan öğrenciler oldu. yağmuru sevmiyorlardı sanırım. takım elbiselilerde ise durum tam tersiydi. yıllarca bekledikten sonra tam umudun kesildiği anda çıkagelen eski bir tanıdık gibi karşılamışlardı yağan yağmuru. bense hala evime gitme derdindeydim.
mayıs ayı en ihtişamlı gösterilerinden birini sergiliyordu.
birden kendilerini diğerlerinden ayırmış biri kadın diğeri erkek orta yaşlı iki takım elbiseli gözüme çarptı. yıldırım düşme ihtimalinin yüksek olduğu çokta korunaklı olmayan bir ağacın altında yağmurdan korunmaya çalışıyorlardı. kadın olanda şemsiye vardı. erkek ise yapraklardan sıyrılan yağmur tanelerinin hedefi oluyordu.
hep böyle olur kadın takım elbiseliler her şeye karşı hazırlıklıdır. onlar çoğu zaman ıslanmaz. hayatın içinde bu gibi durumlar karşısında tedbirlidirler. erkek takım elbiseliler ise daha vurdum duymazdır ve her zaman hazırlıksız yakalanırlar. hayat onları daima ıslatır.
uzaktan anlayabildiğim kadarıyla bir şeyler hakında tartışıyor gibiydiler. onların bulunduğu yöne doğru ilerliyordum.
önlerinden geçerken istemeden diyaloglarına şahit oldum. erkek saçından akarak yüzüne inen suları eliyle sildikten sonra kadına alçak bir ses tonuyla:
karşındaki insana onun senin için değerli olduğunu hissettirmen lazım. dedi.
kadın erkek ilişkilerinde çok sık şekilde kullanılan bu popüler cümleye bir de yağmur altında hem de canım ölesiye kayseri mantısı çekerken şahit olmuştum. tüm ilişkilerin çıkmaza sürüklendiği eşik bu muydu?
gerçekten hissettirememek miydi? değerli olduğunu hissedememek yağmurdan daha fazla ıslatıyor olmalıydı adamı.
şemsiyenin altındaki kuru takım elbiseli kadın insanlık tarihi boyunca ezberlenmiş bu kalıp cümle karşısında bedeniyle ve başıyla onaylamakla yetindi.
şemsiyenin kenarlarından sular akıyordu. kadın kuruydu adam ise ıslanıyordu. tek ortak noktaları ikisinin de takım elbiseli olmalarıydı.
onlardan uzaklaşıp bu güzel bahar yağmurunda ıslandıktan sonra beni evime götürecek dolmuşa bindim. eve varır varmaz kendime lezzetli bir kayseri mantısı yaptım.
mantıyı yediğim an her şey geçmişti artık.
birden yağmur bastırdı. güneş bulutların arsından kendini gösterip yeterince eğik bir açıyla vuruyor, olanca azametiyle ıslanmaya başlayan takım elbiseleri parlatıyordu. bu beklenmedik ağlama şekli karşısında ilk kaçışanlar seyyar satıcılar ve dersaneden çıkan öğrenciler oldu. yağmuru sevmiyorlardı sanırım. takım elbiselilerde ise durum tam tersiydi. yıllarca bekledikten sonra tam umudun kesildiği anda çıkagelen eski bir tanıdık gibi karşılamışlardı yağan yağmuru. bense hala evime gitme derdindeydim.
mayıs ayı en ihtişamlı gösterilerinden birini sergiliyordu.
birden kendilerini diğerlerinden ayırmış biri kadın diğeri erkek orta yaşlı iki takım elbiseli gözüme çarptı. yıldırım düşme ihtimalinin yüksek olduğu çokta korunaklı olmayan bir ağacın altında yağmurdan korunmaya çalışıyorlardı. kadın olanda şemsiye vardı. erkek ise yapraklardan sıyrılan yağmur tanelerinin hedefi oluyordu.
hep böyle olur kadın takım elbiseliler her şeye karşı hazırlıklıdır. onlar çoğu zaman ıslanmaz. hayatın içinde bu gibi durumlar karşısında tedbirlidirler. erkek takım elbiseliler ise daha vurdum duymazdır ve her zaman hazırlıksız yakalanırlar. hayat onları daima ıslatır.
uzaktan anlayabildiğim kadarıyla bir şeyler hakında tartışıyor gibiydiler. onların bulunduğu yöne doğru ilerliyordum.
önlerinden geçerken istemeden diyaloglarına şahit oldum. erkek saçından akarak yüzüne inen suları eliyle sildikten sonra kadına alçak bir ses tonuyla:
karşındaki insana onun senin için değerli olduğunu hissettirmen lazım. dedi.
kadın erkek ilişkilerinde çok sık şekilde kullanılan bu popüler cümleye bir de yağmur altında hem de canım ölesiye kayseri mantısı çekerken şahit olmuştum. tüm ilişkilerin çıkmaza sürüklendiği eşik bu muydu?
gerçekten hissettirememek miydi? değerli olduğunu hissedememek yağmurdan daha fazla ıslatıyor olmalıydı adamı.
şemsiyenin altındaki kuru takım elbiseli kadın insanlık tarihi boyunca ezberlenmiş bu kalıp cümle karşısında bedeniyle ve başıyla onaylamakla yetindi.
şemsiyenin kenarlarından sular akıyordu. kadın kuruydu adam ise ıslanıyordu. tek ortak noktaları ikisinin de takım elbiseli olmalarıydı.
onlardan uzaklaşıp bu güzel bahar yağmurunda ıslandıktan sonra beni evime götürecek dolmuşa bindim. eve varır varmaz kendime lezzetli bir kayseri mantısı yaptım.
mantıyı yediğim an her şey geçmişti artık.
şu anda bursa'da başlamış olandır. huzur vermiştir bünyelere.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar