bugün
- macron koşacak diye park kapatan akepe11
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması24
- akp bitince ne olacak7
- trump'ın tr'ye 5 f 35 vereceğiz açıklaması10
- uzun entry giren yazar enayiliği9
- ölümün en iyi tanımı14
- otel odasında ölü bulunmak7
- mini etekli kız isimleri top 103
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler4
- her yazarın eşit olmaması4
- egay sucukcu2
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek2
- yorgun mermi7
- kol saati takmanın anlamsızlığı10
- sevgiliyle tatile gitmek7
- sizce uzay milyarlarca dolar harcamaya değer mi5
- 2026 dünya kupası25
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması7
- günün sözü4
- arjantin4
- belçika7
- ispanya6
- ingiltere6
- norveç5
- isviçre3
- fas5
- fransa2
- iş arkadaşı ile her gün 8 saat geçirmek4
- isviçre'nin çeyrek finalde arjantin'in rakibi olma4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı12
- ona bir şey söyle12
- trump'ın rahip brunson olayını yine anlatması2
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği4
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı10
- damadını tüfekle poposundan yaralayan kayınpeder2
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır5
- fakir evinin olmazsa olmazları2
- nato liderler zirvesi akşam yemeği menüsü3
- yazarların en sevdiği hayvan4
- iş toplantıları2
- novak djokovic2
- yazarların mezun olduğu okullar17
- koparmadan 24 cm sıçtıktan sonra tansiyon düşmesi2
- beyaz yakalıların yüzde 90'ı işsiz kalacak4
- erling braut haaland10
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- başkan3
-bağlı olmak, çaresiz olmak, yapacak bir şeyi olmamak (eli kolu baglanmak).
-gönülden bağlı olmak, aşırı sevmek, sadık olmak (ben sana bağlandım).
-bağlantı kurmak, iletişim sağlamak (telefonunuz bağlandı efendim).
-gönülden bağlı olmak, aşırı sevmek, sadık olmak (ben sana bağlandım).
-bağlantı kurmak, iletişim sağlamak (telefonunuz bağlandı efendim).
önce korkar insan...insan bilmediği şeyden korkar...bunu istemli olarak yapmaz ayrıca...
daha önce görmediğiniz, işitmediğiniz, tatmadığınız, hissetmediğiniz şey karşınıza çıktığında bir kaç gram hormon salgılanır ve beyniniz size korkmanız gerektiğini söyler...ama bu bir ilk tepkidir ve zamanla sıradanlaşır ve durumu normalleştirirsiniz...tüm duyguların en yoğunu ilkidir, çünkü daha önce karşılaşmadığınız bir durumdur o.
sonraki aşama kabul etmektir, artık durum monotonlaşmıştır ve onun varlığına alışılmıştır, korkular geride kalmıştır. artık o hayatınızın bir parçası olmuştur. fakat zaman sürekli akmaktadır ve insan yapısı gereği sıkılır ve keşfetmek ister..
ve artık reddetme aşaması gelmiştir...insan genelde sıkıldığı için reddeder, artık orada keşfedilecek bir şey kalmamıştır,yani dünler yarınla aynı olmuştur..kopya günler birbirini izlemektedir. ve yaşadıkça bitmeyecek arayışlar insanı reddetmeye zorlar ve insan reddeder. bu da üçüncü ve son aşamadır...
fakat şöyle bir istisna var, insanın düşünsel evrimindeki ikinci aşama yani bağlanma aşaması bazen monotonlaşmasına rağmen reddedilemeyecek kadar alıştırır insanı kendine...yani varolan durum bir alışkanlık halini almıştır ve insan artık onsuz yapamaz hale gelmiştir...peki bu durumda ne mi olur....işte bu durumda bazı insanlar reddetmenin cazibesine dayanamaz ve, çekici ve alışkanlık halini almış durumu terkederler...yani gemileri yakarlar...işte bu adamlar toplum tarafından kabul görmezler, marjinal bu adam diye dışlanırlar...çünkü bu adam herkesin kabul ettiğini reddetmektedir....aslında bu bir tercih değildir, ikrar genel görüştür ama reddetme marjinalitedir...ve red her zaman yalnızlığa gebedir....evet yalnızdır bu adamlar, ama yalnızlar da az değildir aslında....yalnızlar birbirini bir şekilde bulurlar ve yalnızlık yalnızlığa eşlik eder...
Misal: hayattan korkarsınız, tanrı'ya bağlanırsınız, sonra tanrı'yı reddedersiniz....(açık mı?)
daha önce görmediğiniz, işitmediğiniz, tatmadığınız, hissetmediğiniz şey karşınıza çıktığında bir kaç gram hormon salgılanır ve beyniniz size korkmanız gerektiğini söyler...ama bu bir ilk tepkidir ve zamanla sıradanlaşır ve durumu normalleştirirsiniz...tüm duyguların en yoğunu ilkidir, çünkü daha önce karşılaşmadığınız bir durumdur o.
sonraki aşama kabul etmektir, artık durum monotonlaşmıştır ve onun varlığına alışılmıştır, korkular geride kalmıştır. artık o hayatınızın bir parçası olmuştur. fakat zaman sürekli akmaktadır ve insan yapısı gereği sıkılır ve keşfetmek ister..
ve artık reddetme aşaması gelmiştir...insan genelde sıkıldığı için reddeder, artık orada keşfedilecek bir şey kalmamıştır,yani dünler yarınla aynı olmuştur..kopya günler birbirini izlemektedir. ve yaşadıkça bitmeyecek arayışlar insanı reddetmeye zorlar ve insan reddeder. bu da üçüncü ve son aşamadır...
fakat şöyle bir istisna var, insanın düşünsel evrimindeki ikinci aşama yani bağlanma aşaması bazen monotonlaşmasına rağmen reddedilemeyecek kadar alıştırır insanı kendine...yani varolan durum bir alışkanlık halini almıştır ve insan artık onsuz yapamaz hale gelmiştir...peki bu durumda ne mi olur....işte bu durumda bazı insanlar reddetmenin cazibesine dayanamaz ve, çekici ve alışkanlık halini almış durumu terkederler...yani gemileri yakarlar...işte bu adamlar toplum tarafından kabul görmezler, marjinal bu adam diye dışlanırlar...çünkü bu adam herkesin kabul ettiğini reddetmektedir....aslında bu bir tercih değildir, ikrar genel görüştür ama reddetme marjinalitedir...ve red her zaman yalnızlığa gebedir....evet yalnızdır bu adamlar, ama yalnızlar da az değildir aslında....yalnızlar birbirini bir şekilde bulurlar ve yalnızlık yalnızlığa eşlik eder...
Misal: hayattan korkarsınız, tanrı'ya bağlanırsınız, sonra tanrı'yı reddedersiniz....(açık mı?)
bağlanmak insanın doğasında varolandır. özgürlükle çelişir. anne karnında göbek kordonuyla bağlıyızdır, bizi besleyen hayatta tutana. dokuz ay sonra özgürlük ilan edilecektir, anneye bağımlı kılan kordonunun esaretinden kurtulurken "ben de yaşamaya geldim" çığlıklarıyla ki aynı anda bir aileye dahil oluştur bu. böylece yeni bir bağımlılık başlar. ta ki birine aşık olup kendi ailesini kurmaya karar verinceye kadar insan. böylece bir taraftan özgürlüğü ilan ederken diğer taraftan yeni bir bağımlılığı başlatırız farkında olmadan. bir taraftan bağlanmadan yaşayamazken diğer taraftan fazla yakınlığın verdiği usanma duygusu hasıl olur. bağlanmaktan kaçamayız, anne karnından itibaren kaderimizdir.
özümsemekten gelir. fena bir hastalıktır. yoksunluk belirtileri ağır geçer.*
arabanızı uygun olmayan bir yere parkettiğinizde başınıza gelecek, daha doğrusu arabanın başına gelecek edilgen durum.
bağlanacaksan adam gibi şeylere bağlanmalısın. hayata bağlan, aileye bağlan, kanunlara bağlan ama tüketilebilen şeylere bağlanma...
"bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne..
"o olmazsa yaşayamam" demeyeceksin,demeyeceksin işte..
yaşarsın çünkü.."
dizelerini aklıma getiren sözcük..
"o olmazsa yaşayamam" demeyeceksin,demeyeceksin işte..
yaşarsın çünkü.."
dizelerini aklıma getiren sözcük..
o olmadan olmaz demektir. doğrudur, belki olurdu o olmadan, ama onu hiç tanımamış olsaydım. bu saatten sonra olmaz sözlük.
baglanma kuramlariyla bogusurken hocaya dedim ki , eee bi insan peki baglandigini nasi anliyo o zaman ? hoca , kaybettiginde aramaya baslayinca dedi.. once hömm dedim yurudum gittim daha "dolu" bi cevap bekliyodum isin asli..
sonra bi dank etti , adam kaybedince demedi.. kaybedip aramaya baslayinca dedi.. kaybedince uzulmek ya da kaybettigi icin sacini basini yolmak degil . sokaklara cikip elinde fenerle nerde yahu bu diye aramak..
bu da bugunun tokadi oldu bana..
sonra bi dank etti , adam kaybedince demedi.. kaybedip aramaya baslayinca dedi.. kaybedince uzulmek ya da kaybettigi icin sacini basini yolmak degil . sokaklara cikip elinde fenerle nerde yahu bu diye aramak..
bu da bugunun tokadi oldu bana..
dort temel elementi anlatan buda animasyonunun adi neydi?
orda kucuk buda nirvanaya ulasacak. etap etap ilerliyor. etaplardan biri: kaybetmekten korktugun her seyın gitmesine izin ver.
yillardir bunu anlamaya calisiyorum. hala anlayamadim. benim kaybetmek istemedigim insanlar, canlilar, seyler vs olmadan hayatin ne anlami olur?
orda kucuk buda nirvanaya ulasacak. etap etap ilerliyor. etaplardan biri: kaybetmekten korktugun her seyın gitmesine izin ver.
yillardir bunu anlamaya calisiyorum. hala anlayamadim. benim kaybetmek istemedigim insanlar, canlilar, seyler vs olmadan hayatin ne anlami olur?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar