bugün
- spor yapmayan erkek6
- sözlük erkeklerinin 80 ler de çekildiği fotoğraf6
- internette tanışılan kızın gerçekte maymun çıkması6
- düğünde kılıç kemeri isteyen kadın6
- banka faizi5
- mazotun litresi 96 lira13
- true neden sevilmiyor sorunsalı6
- teomancalmasur5
- mansur yavaş'ın cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali5
- fenerbahçe yi kurtarma planı6
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- kafaya huni takıp gezmek3
- seninle böyle olabilirdik7
- türkiye muharip gaziler derneği5
- sözlükte kavga edecek kadar yıkık olmak4
- bu saatte hamburger yenir mi10
- hamas18
- true adamlığı7
- gokyuzunun silinen rengi16
- burcunu açıklamayan insan18
- ekonomi çok iyi2
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- akın gürlek'in market fiyatları operasyonu6
- muay thai2
- gammazların hepsinin yetkisi alınmalı8
- nervio11
- tanrı olsaydi dünyadaki kötülüklere ayar verirdi3
- maarif modeli ne geçişte son yıl iki müfredat2
- kadın el uzatmadığı halde tokalaşmak isteyen erkek3
- g i l d e d l i l y7
- yeni parti tüzüğünü baştan sona okumak8
- sözlüğün yine 46 olması5
- naruto dayı ile 1 hafta vs 50 bin dolar2
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı28
- gocu30
- arkadaşlar kavga etmeyin5
- suriye de akaryakıt zamlarına karşı protestolar2
- istanbul4
- bir bela geliyor19
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz22
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi17
- öldükten sonra bile değeri anlaşılmayan insan2
- mazot 100 tl olacak5
- central parka wooow millet bahçesine ıyy diyen tip2
- alsana ulenn3
- sokak köpekleri5
- ekşide yazar olamayıp mecburen uludağda yazmak3
- deniz mevsimi bitti istanbul da3
- napolyon un misir seferi2
- hayatımda aldığım en iyi karar4
-bağlı olmak, çaresiz olmak, yapacak bir şeyi olmamak (eli kolu baglanmak).
-gönülden bağlı olmak, aşırı sevmek, sadık olmak (ben sana bağlandım).
-bağlantı kurmak, iletişim sağlamak (telefonunuz bağlandı efendim).
-gönülden bağlı olmak, aşırı sevmek, sadık olmak (ben sana bağlandım).
-bağlantı kurmak, iletişim sağlamak (telefonunuz bağlandı efendim).
önce korkar insan...insan bilmediği şeyden korkar...bunu istemli olarak yapmaz ayrıca...
daha önce görmediğiniz, işitmediğiniz, tatmadığınız, hissetmediğiniz şey karşınıza çıktığında bir kaç gram hormon salgılanır ve beyniniz size korkmanız gerektiğini söyler...ama bu bir ilk tepkidir ve zamanla sıradanlaşır ve durumu normalleştirirsiniz...tüm duyguların en yoğunu ilkidir, çünkü daha önce karşılaşmadığınız bir durumdur o.
sonraki aşama kabul etmektir, artık durum monotonlaşmıştır ve onun varlığına alışılmıştır, korkular geride kalmıştır. artık o hayatınızın bir parçası olmuştur. fakat zaman sürekli akmaktadır ve insan yapısı gereği sıkılır ve keşfetmek ister..
ve artık reddetme aşaması gelmiştir...insan genelde sıkıldığı için reddeder, artık orada keşfedilecek bir şey kalmamıştır,yani dünler yarınla aynı olmuştur..kopya günler birbirini izlemektedir. ve yaşadıkça bitmeyecek arayışlar insanı reddetmeye zorlar ve insan reddeder. bu da üçüncü ve son aşamadır...
fakat şöyle bir istisna var, insanın düşünsel evrimindeki ikinci aşama yani bağlanma aşaması bazen monotonlaşmasına rağmen reddedilemeyecek kadar alıştırır insanı kendine...yani varolan durum bir alışkanlık halini almıştır ve insan artık onsuz yapamaz hale gelmiştir...peki bu durumda ne mi olur....işte bu durumda bazı insanlar reddetmenin cazibesine dayanamaz ve, çekici ve alışkanlık halini almış durumu terkederler...yani gemileri yakarlar...işte bu adamlar toplum tarafından kabul görmezler, marjinal bu adam diye dışlanırlar...çünkü bu adam herkesin kabul ettiğini reddetmektedir....aslında bu bir tercih değildir, ikrar genel görüştür ama reddetme marjinalitedir...ve red her zaman yalnızlığa gebedir....evet yalnızdır bu adamlar, ama yalnızlar da az değildir aslında....yalnızlar birbirini bir şekilde bulurlar ve yalnızlık yalnızlığa eşlik eder...
Misal: hayattan korkarsınız, tanrı'ya bağlanırsınız, sonra tanrı'yı reddedersiniz....(açık mı?)
daha önce görmediğiniz, işitmediğiniz, tatmadığınız, hissetmediğiniz şey karşınıza çıktığında bir kaç gram hormon salgılanır ve beyniniz size korkmanız gerektiğini söyler...ama bu bir ilk tepkidir ve zamanla sıradanlaşır ve durumu normalleştirirsiniz...tüm duyguların en yoğunu ilkidir, çünkü daha önce karşılaşmadığınız bir durumdur o.
sonraki aşama kabul etmektir, artık durum monotonlaşmıştır ve onun varlığına alışılmıştır, korkular geride kalmıştır. artık o hayatınızın bir parçası olmuştur. fakat zaman sürekli akmaktadır ve insan yapısı gereği sıkılır ve keşfetmek ister..
ve artık reddetme aşaması gelmiştir...insan genelde sıkıldığı için reddeder, artık orada keşfedilecek bir şey kalmamıştır,yani dünler yarınla aynı olmuştur..kopya günler birbirini izlemektedir. ve yaşadıkça bitmeyecek arayışlar insanı reddetmeye zorlar ve insan reddeder. bu da üçüncü ve son aşamadır...
fakat şöyle bir istisna var, insanın düşünsel evrimindeki ikinci aşama yani bağlanma aşaması bazen monotonlaşmasına rağmen reddedilemeyecek kadar alıştırır insanı kendine...yani varolan durum bir alışkanlık halini almıştır ve insan artık onsuz yapamaz hale gelmiştir...peki bu durumda ne mi olur....işte bu durumda bazı insanlar reddetmenin cazibesine dayanamaz ve, çekici ve alışkanlık halini almış durumu terkederler...yani gemileri yakarlar...işte bu adamlar toplum tarafından kabul görmezler, marjinal bu adam diye dışlanırlar...çünkü bu adam herkesin kabul ettiğini reddetmektedir....aslında bu bir tercih değildir, ikrar genel görüştür ama reddetme marjinalitedir...ve red her zaman yalnızlığa gebedir....evet yalnızdır bu adamlar, ama yalnızlar da az değildir aslında....yalnızlar birbirini bir şekilde bulurlar ve yalnızlık yalnızlığa eşlik eder...
Misal: hayattan korkarsınız, tanrı'ya bağlanırsınız, sonra tanrı'yı reddedersiniz....(açık mı?)
bağlanmak insanın doğasında varolandır. özgürlükle çelişir. anne karnında göbek kordonuyla bağlıyızdır, bizi besleyen hayatta tutana. dokuz ay sonra özgürlük ilan edilecektir, anneye bağımlı kılan kordonunun esaretinden kurtulurken "ben de yaşamaya geldim" çığlıklarıyla ki aynı anda bir aileye dahil oluştur bu. böylece yeni bir bağımlılık başlar. ta ki birine aşık olup kendi ailesini kurmaya karar verinceye kadar insan. böylece bir taraftan özgürlüğü ilan ederken diğer taraftan yeni bir bağımlılığı başlatırız farkında olmadan. bir taraftan bağlanmadan yaşayamazken diğer taraftan fazla yakınlığın verdiği usanma duygusu hasıl olur. bağlanmaktan kaçamayız, anne karnından itibaren kaderimizdir.
özümsemekten gelir. fena bir hastalıktır. yoksunluk belirtileri ağır geçer.*
arabanızı uygun olmayan bir yere parkettiğinizde başınıza gelecek, daha doğrusu arabanın başına gelecek edilgen durum.
bağlanacaksan adam gibi şeylere bağlanmalısın. hayata bağlan, aileye bağlan, kanunlara bağlan ama tüketilebilen şeylere bağlanma...
"bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne..
"o olmazsa yaşayamam" demeyeceksin,demeyeceksin işte..
yaşarsın çünkü.."
dizelerini aklıma getiren sözcük..
"o olmazsa yaşayamam" demeyeceksin,demeyeceksin işte..
yaşarsın çünkü.."
dizelerini aklıma getiren sözcük..
o olmadan olmaz demektir. doğrudur, belki olurdu o olmadan, ama onu hiç tanımamış olsaydım. bu saatten sonra olmaz sözlük.
baglanma kuramlariyla bogusurken hocaya dedim ki , eee bi insan peki baglandigini nasi anliyo o zaman ? hoca , kaybettiginde aramaya baslayinca dedi.. once hömm dedim yurudum gittim daha "dolu" bi cevap bekliyodum isin asli..
sonra bi dank etti , adam kaybedince demedi.. kaybedip aramaya baslayinca dedi.. kaybedince uzulmek ya da kaybettigi icin sacini basini yolmak degil . sokaklara cikip elinde fenerle nerde yahu bu diye aramak..
bu da bugunun tokadi oldu bana..
sonra bi dank etti , adam kaybedince demedi.. kaybedip aramaya baslayinca dedi.. kaybedince uzulmek ya da kaybettigi icin sacini basini yolmak degil . sokaklara cikip elinde fenerle nerde yahu bu diye aramak..
bu da bugunun tokadi oldu bana..
dort temel elementi anlatan buda animasyonunun adi neydi?
orda kucuk buda nirvanaya ulasacak. etap etap ilerliyor. etaplardan biri: kaybetmekten korktugun her seyın gitmesine izin ver.
yillardir bunu anlamaya calisiyorum. hala anlayamadim. benim kaybetmek istemedigim insanlar, canlilar, seyler vs olmadan hayatin ne anlami olur?
orda kucuk buda nirvanaya ulasacak. etap etap ilerliyor. etaplardan biri: kaybetmekten korktugun her seyın gitmesine izin ver.
yillardir bunu anlamaya calisiyorum. hala anlayamadim. benim kaybetmek istemedigim insanlar, canlilar, seyler vs olmadan hayatin ne anlami olur?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar