bugün
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi18
- bir bela geliyor32
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı27
- burcunu açıklamayan insan12
- cedidacer5
- hamas7
- gocunun inanılmaz tartışma tekniği9
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması11
- film önerileri10
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- tai lung'un yakışıklı olma ihtimali9
- damarlı kol kası fetişi11
- liberteryan öğretmen olmak2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- artık özlemek istemiyorum6
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- kolejle devlet okulunun farkı10
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı10
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem11
- bugün can sıkan şeyler10
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar6
- sözlükte kim kiminle sevgili7
- depresyondaki bir kızla evlenilir mi7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak24
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- karması eksi olan bayan yazar6
- ismail kartal30
- sonbaharda yapılacak en iyi şey15
- sözlük yazarlarının ölüm sonrası tahminleri7
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- gocu35
- her derdini içine atan insan5
- bekarlık8
- atatürkün dirileceğine inanan insan9
- spor salonundan hiç fotoğraf paylaşmamış kız6
- evliliğin ne mükemmel olduğunu bilmeyen kerizler7
- enayimiknatisina turşu kargolamak7
- duyusal biri olmak5
- cenap abi10
- g i l d e d l i l y4
- tai lung7
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- iftira atmak4
- beni seven var mı aranızda5
- matematikten bile espri çıkarmak4
- osmanlının tekrar kurulacağına inanan insan8
- anın görüntüsü25
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- bara giden erkeğin asıl amacı5
- sarapci koala hatayi20
dort temel elementi anlatan buda animasyonunun adi neydi?
orda kucuk buda nirvanaya ulasacak. etap etap ilerliyor. etaplardan biri: kaybetmekten korktugun her seyın gitmesine izin ver.
yillardir bunu anlamaya calisiyorum. hala anlayamadim. benim kaybetmek istemedigim insanlar, canlilar, seyler vs olmadan hayatin ne anlami olur?
orda kucuk buda nirvanaya ulasacak. etap etap ilerliyor. etaplardan biri: kaybetmekten korktugun her seyın gitmesine izin ver.
yillardir bunu anlamaya calisiyorum. hala anlayamadim. benim kaybetmek istemedigim insanlar, canlilar, seyler vs olmadan hayatin ne anlami olur?
baglanma kuramlariyla bogusurken hocaya dedim ki , eee bi insan peki baglandigini nasi anliyo o zaman ? hoca , kaybettiginde aramaya baslayinca dedi.. once hömm dedim yurudum gittim daha "dolu" bi cevap bekliyodum isin asli..
sonra bi dank etti , adam kaybedince demedi.. kaybedip aramaya baslayinca dedi.. kaybedince uzulmek ya da kaybettigi icin sacini basini yolmak degil . sokaklara cikip elinde fenerle nerde yahu bu diye aramak..
bu da bugunun tokadi oldu bana..
sonra bi dank etti , adam kaybedince demedi.. kaybedip aramaya baslayinca dedi.. kaybedince uzulmek ya da kaybettigi icin sacini basini yolmak degil . sokaklara cikip elinde fenerle nerde yahu bu diye aramak..
bu da bugunun tokadi oldu bana..
o olmadan olmaz demektir. doğrudur, belki olurdu o olmadan, ama onu hiç tanımamış olsaydım. bu saatten sonra olmaz sözlük.
"bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne..
"o olmazsa yaşayamam" demeyeceksin,demeyeceksin işte..
yaşarsın çünkü.."
dizelerini aklıma getiren sözcük..
"o olmazsa yaşayamam" demeyeceksin,demeyeceksin işte..
yaşarsın çünkü.."
dizelerini aklıma getiren sözcük..
bağlanacaksan adam gibi şeylere bağlanmalısın. hayata bağlan, aileye bağlan, kanunlara bağlan ama tüketilebilen şeylere bağlanma...
arabanızı uygun olmayan bir yere parkettiğinizde başınıza gelecek, daha doğrusu arabanın başına gelecek edilgen durum.
özümsemekten gelir. fena bir hastalıktır. yoksunluk belirtileri ağır geçer.*
bağlanmak insanın doğasında varolandır. özgürlükle çelişir. anne karnında göbek kordonuyla bağlıyızdır, bizi besleyen hayatta tutana. dokuz ay sonra özgürlük ilan edilecektir, anneye bağımlı kılan kordonunun esaretinden kurtulurken "ben de yaşamaya geldim" çığlıklarıyla ki aynı anda bir aileye dahil oluştur bu. böylece yeni bir bağımlılık başlar. ta ki birine aşık olup kendi ailesini kurmaya karar verinceye kadar insan. böylece bir taraftan özgürlüğü ilan ederken diğer taraftan yeni bir bağımlılığı başlatırız farkında olmadan. bir taraftan bağlanmadan yaşayamazken diğer taraftan fazla yakınlığın verdiği usanma duygusu hasıl olur. bağlanmaktan kaçamayız, anne karnından itibaren kaderimizdir.
önce korkar insan...insan bilmediği şeyden korkar...bunu istemli olarak yapmaz ayrıca...
daha önce görmediğiniz, işitmediğiniz, tatmadığınız, hissetmediğiniz şey karşınıza çıktığında bir kaç gram hormon salgılanır ve beyniniz size korkmanız gerektiğini söyler...ama bu bir ilk tepkidir ve zamanla sıradanlaşır ve durumu normalleştirirsiniz...tüm duyguların en yoğunu ilkidir, çünkü daha önce karşılaşmadığınız bir durumdur o.
sonraki aşama kabul etmektir, artık durum monotonlaşmıştır ve onun varlığına alışılmıştır, korkular geride kalmıştır. artık o hayatınızın bir parçası olmuştur. fakat zaman sürekli akmaktadır ve insan yapısı gereği sıkılır ve keşfetmek ister..
ve artık reddetme aşaması gelmiştir...insan genelde sıkıldığı için reddeder, artık orada keşfedilecek bir şey kalmamıştır,yani dünler yarınla aynı olmuştur..kopya günler birbirini izlemektedir. ve yaşadıkça bitmeyecek arayışlar insanı reddetmeye zorlar ve insan reddeder. bu da üçüncü ve son aşamadır...
fakat şöyle bir istisna var, insanın düşünsel evrimindeki ikinci aşama yani bağlanma aşaması bazen monotonlaşmasına rağmen reddedilemeyecek kadar alıştırır insanı kendine...yani varolan durum bir alışkanlık halini almıştır ve insan artık onsuz yapamaz hale gelmiştir...peki bu durumda ne mi olur....işte bu durumda bazı insanlar reddetmenin cazibesine dayanamaz ve, çekici ve alışkanlık halini almış durumu terkederler...yani gemileri yakarlar...işte bu adamlar toplum tarafından kabul görmezler, marjinal bu adam diye dışlanırlar...çünkü bu adam herkesin kabul ettiğini reddetmektedir....aslında bu bir tercih değildir, ikrar genel görüştür ama reddetme marjinalitedir...ve red her zaman yalnızlığa gebedir....evet yalnızdır bu adamlar, ama yalnızlar da az değildir aslında....yalnızlar birbirini bir şekilde bulurlar ve yalnızlık yalnızlığa eşlik eder...
Misal: hayattan korkarsınız, tanrı'ya bağlanırsınız, sonra tanrı'yı reddedersiniz....(açık mı?)
daha önce görmediğiniz, işitmediğiniz, tatmadığınız, hissetmediğiniz şey karşınıza çıktığında bir kaç gram hormon salgılanır ve beyniniz size korkmanız gerektiğini söyler...ama bu bir ilk tepkidir ve zamanla sıradanlaşır ve durumu normalleştirirsiniz...tüm duyguların en yoğunu ilkidir, çünkü daha önce karşılaşmadığınız bir durumdur o.
sonraki aşama kabul etmektir, artık durum monotonlaşmıştır ve onun varlığına alışılmıştır, korkular geride kalmıştır. artık o hayatınızın bir parçası olmuştur. fakat zaman sürekli akmaktadır ve insan yapısı gereği sıkılır ve keşfetmek ister..
ve artık reddetme aşaması gelmiştir...insan genelde sıkıldığı için reddeder, artık orada keşfedilecek bir şey kalmamıştır,yani dünler yarınla aynı olmuştur..kopya günler birbirini izlemektedir. ve yaşadıkça bitmeyecek arayışlar insanı reddetmeye zorlar ve insan reddeder. bu da üçüncü ve son aşamadır...
fakat şöyle bir istisna var, insanın düşünsel evrimindeki ikinci aşama yani bağlanma aşaması bazen monotonlaşmasına rağmen reddedilemeyecek kadar alıştırır insanı kendine...yani varolan durum bir alışkanlık halini almıştır ve insan artık onsuz yapamaz hale gelmiştir...peki bu durumda ne mi olur....işte bu durumda bazı insanlar reddetmenin cazibesine dayanamaz ve, çekici ve alışkanlık halini almış durumu terkederler...yani gemileri yakarlar...işte bu adamlar toplum tarafından kabul görmezler, marjinal bu adam diye dışlanırlar...çünkü bu adam herkesin kabul ettiğini reddetmektedir....aslında bu bir tercih değildir, ikrar genel görüştür ama reddetme marjinalitedir...ve red her zaman yalnızlığa gebedir....evet yalnızdır bu adamlar, ama yalnızlar da az değildir aslında....yalnızlar birbirini bir şekilde bulurlar ve yalnızlık yalnızlığa eşlik eder...
Misal: hayattan korkarsınız, tanrı'ya bağlanırsınız, sonra tanrı'yı reddedersiniz....(açık mı?)
-bağlı olmak, çaresiz olmak, yapacak bir şeyi olmamak (eli kolu baglanmak).
-gönülden bağlı olmak, aşırı sevmek, sadık olmak (ben sana bağlandım).
-bağlantı kurmak, iletişim sağlamak (telefonunuz bağlandı efendim).
-gönülden bağlı olmak, aşırı sevmek, sadık olmak (ben sana bağlandım).
-bağlantı kurmak, iletişim sağlamak (telefonunuz bağlandı efendim).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar