bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin8
- gece yarısı çalan telefon7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- uysaljakoben21
- eski dizileri izlemek3
- gammaz olmuşum13
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- aquila bicipite8
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kel erkek3
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- minyon kadın siniri5
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- death2
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- kemal kılıçdaroğlu35
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- gecenin şarkısı4
- bizim delilere bakayım4
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- ses yakışıklılığı2
- gençler iş beğenmiyor3
- pazarda su satmak2
- ona bir cümle bırak4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gazlamak2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- sevgiliyle kavga etmek2
- semum3
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- gocu26
- şato3
Tamam her şeyi kapatiyorsun tamamda
Ya sen niye modemi kapiyosun ne bokuna yarıyor kapamak.
Ya sen niye modemi kapiyosun ne bokuna yarıyor kapamak.
Istediği bölümü okumadığım için "ben kızımı hakim savcı olsun diye okuttum kızım geldi çöpçü oldu" demesi.
biz televizyona bakarken gizlice burnunu karıştırması.
whatsapp'tan sesli mesaj göndermek.
öğlen aralarında watsapptan yazması.
ayağından çıkardığı corapları anneye fırlatmak.
eski arkadaş merakı. evet, benim babam eski arkadaşlarıma karşı ayrı bir sempati besliyor. eskiden 3-4 senede bir başka yere taşındığımız için farklı bölgelerde arkadaşlarım olmuştur. babam da eskiden oturduğumuz yerlere her gidişinde beni arar ve o efsanevi repliği söyler;
-bak kimi veriyorum şimdi.
ver amk ver, kimi gördün yine allah bilir. sünnetimde gelen oyuncaklara sulanan mustafa'yı mı, sümüklerini yiyen furkan'ı mı, bisikletimi kıran taylan'ı mı? yalnız taylan ismiyle müsemma bir çocukmuş şimdi anladım, o isimle anca bu kadar ipne olunabilir. neyse; adam gidip hayatıma olumsuz etkileri olan insanları bulmakta ısrar ediyor. vere vere mustafa'yı verdi, verdi de ne diyeceğim ben ona. 10 sene geçmiş görüşmeyeli, hal hatır mı sorayım! yok yok, "naber lan keraneci, hala milletin oyuncaklarına sulanıyon mu heheh" diye dokundurayım biraz en iyisi. ama bu da çok gereksiz olur, belki pişmandır yaptıklarından. yaralarını deşmeyelim çocuğun.
-alo pose naber?
+haa iyidir, kimsin ki tanıyamadım?
-mustafa ben, hani şu oyuncaklarına sulanan keraneci var ya, o!
+eheh mustafa aşk olsun öyle demek istemedim ya, hem sen nereden okudun bu entry'yi, henüz bitirmedim bile??!
cıks, böyle değildi. neyse işte, bundan daha mantıklı bi konuşma geçmedi aramızda sonuçta.
önceki gün uyuyorum, telefon çaldı, baktım babam arıyor. sabahın köründe* aramazdı bu adam, hayırdır diye endişeli bi şekilde açtım telefonu. alo dedim ve ta-da, yine o efsanevi replik;
-dur bak kimi veriyorum.
baba, azına sıçiim afedersin. sıçiim baba, bak sana saygımdan ötürü dolu dolu sıçayım da demiyorum. ama sen böyle yaparak bendeki kredini tüketiyorsun baba!
+dur dur kimi veriyon bi söyle önce.
-yusuf vardı ya eski mahalleden, toplantı için geldiğim otelde çalışıyormuş senle konuşmak istedi.
yalana bak yalana, benle konuşmak istemişmiş. şimdi hakkını yemiyim, kötü çocuk değildi yusuf ama yavşaktı biraz, ortamcıydı. mustafa'dan iyidir en azından amk!
normalde bu tip aramalarında ses çıkartmam babama, "iyi peki ver" derim yarım ağızla. bu sefer çıldırdım ama, resmen beni güzellik uykumdan uyandırdı çünkü taam mı!
+baba ne yusuf'u ya bu saatte, verme konuşmıycam.
derken bişey oldu telefonu kapandı. acaba kabus muydu lan bu diye düşünürken bir daha çaldı. telefonu açtım, bu sefer karşımdaki yusuf'un sesiydi. sadece bir alo, arkası gelmedi çünkü ben cevap vermedim. yusuf alo dedi tekrar, ben yine cevap vermedim. telefonu da uzaklaştırdım kendimden biraz, sabah sabah guruldayan midemin sesini duymasın diye. ses çıkmayınca telefonu kapadı. ben telefonu daha yerine koymadan bir daha aradı. "işte şimdi sikseler cevap vermem diyip" inat ettim, açtım, yine konuşmadım. yine alo dedi, yine cevap vermedim. yine kapattı. ve evet, birkaç saniye sonra yine aradı. amınakoyim senin yusuf, anladık yavşaksın ama bu kadar olma be, bu kadar olma! açtım;
-ne var amınakoduum ne var, neye ısrar ediyorsun bu kadar. ne diyeceksin bana, neden bu kadar konuşmak istyorsun benimle, götveren misin lan, bırak yakamı!
diyemedim tabi, nerede bende o göt. alo dedi yine cevap vermedim, bu sefer yüzüne kapattım. daha da aramadı, bi de arasaydı!
telefonu koydum yerine ama biraz sonra babamdan bir çağrı bekliyorum "niye öyle yapıyosun oğlum ayıp değil mi" minvalinde. gelmedi, hatta normalde her gün arayan adam 2 gün aramadı, ta ki bugüne kadar. bugün konuştuk, sesinde bir burukluk, bir titreme. heheh, yok lan bildiğin babam işte, açtım telefonu;
-nabıyon lan keraneci!
+mustafa, sen misin amınakoyim??!
-bak kimi veriyorum şimdi.
ver amk ver, kimi gördün yine allah bilir. sünnetimde gelen oyuncaklara sulanan mustafa'yı mı, sümüklerini yiyen furkan'ı mı, bisikletimi kıran taylan'ı mı? yalnız taylan ismiyle müsemma bir çocukmuş şimdi anladım, o isimle anca bu kadar ipne olunabilir. neyse; adam gidip hayatıma olumsuz etkileri olan insanları bulmakta ısrar ediyor. vere vere mustafa'yı verdi, verdi de ne diyeceğim ben ona. 10 sene geçmiş görüşmeyeli, hal hatır mı sorayım! yok yok, "naber lan keraneci, hala milletin oyuncaklarına sulanıyon mu heheh" diye dokundurayım biraz en iyisi. ama bu da çok gereksiz olur, belki pişmandır yaptıklarından. yaralarını deşmeyelim çocuğun.
-alo pose naber?
+haa iyidir, kimsin ki tanıyamadım?
-mustafa ben, hani şu oyuncaklarına sulanan keraneci var ya, o!
+eheh mustafa aşk olsun öyle demek istemedim ya, hem sen nereden okudun bu entry'yi, henüz bitirmedim bile??!
cıks, böyle değildi. neyse işte, bundan daha mantıklı bi konuşma geçmedi aramızda sonuçta.
önceki gün uyuyorum, telefon çaldı, baktım babam arıyor. sabahın köründe* aramazdı bu adam, hayırdır diye endişeli bi şekilde açtım telefonu. alo dedim ve ta-da, yine o efsanevi replik;
-dur bak kimi veriyorum.
baba, azına sıçiim afedersin. sıçiim baba, bak sana saygımdan ötürü dolu dolu sıçayım da demiyorum. ama sen böyle yaparak bendeki kredini tüketiyorsun baba!
+dur dur kimi veriyon bi söyle önce.
-yusuf vardı ya eski mahalleden, toplantı için geldiğim otelde çalışıyormuş senle konuşmak istedi.
yalana bak yalana, benle konuşmak istemişmiş. şimdi hakkını yemiyim, kötü çocuk değildi yusuf ama yavşaktı biraz, ortamcıydı. mustafa'dan iyidir en azından amk!
normalde bu tip aramalarında ses çıkartmam babama, "iyi peki ver" derim yarım ağızla. bu sefer çıldırdım ama, resmen beni güzellik uykumdan uyandırdı çünkü taam mı!
+baba ne yusuf'u ya bu saatte, verme konuşmıycam.
derken bişey oldu telefonu kapandı. acaba kabus muydu lan bu diye düşünürken bir daha çaldı. telefonu açtım, bu sefer karşımdaki yusuf'un sesiydi. sadece bir alo, arkası gelmedi çünkü ben cevap vermedim. yusuf alo dedi tekrar, ben yine cevap vermedim. telefonu da uzaklaştırdım kendimden biraz, sabah sabah guruldayan midemin sesini duymasın diye. ses çıkmayınca telefonu kapadı. ben telefonu daha yerine koymadan bir daha aradı. "işte şimdi sikseler cevap vermem diyip" inat ettim, açtım, yine konuşmadım. yine alo dedi, yine cevap vermedim. yine kapattı. ve evet, birkaç saniye sonra yine aradı. amınakoyim senin yusuf, anladık yavşaksın ama bu kadar olma be, bu kadar olma! açtım;
-ne var amınakoduum ne var, neye ısrar ediyorsun bu kadar. ne diyeceksin bana, neden bu kadar konuşmak istyorsun benimle, götveren misin lan, bırak yakamı!
diyemedim tabi, nerede bende o göt. alo dedi yine cevap vermedim, bu sefer yüzüne kapattım. daha da aramadı, bi de arasaydı!
telefonu koydum yerine ama biraz sonra babamdan bir çağrı bekliyorum "niye öyle yapıyosun oğlum ayıp değil mi" minvalinde. gelmedi, hatta normalde her gün arayan adam 2 gün aramadı, ta ki bugüne kadar. bugün konuştuk, sesinde bir burukluk, bir titreme. heheh, yok lan bildiğin babam işte, açtım telefonu;
-nabıyon lan keraneci!
+mustafa, sen misin amınakoyim??!
baba olamaması.
televizyonda kendiside dahil hep birlikte izlediğimiz programı aniden değiştirip "ben beğenmedim" demesi...
gecenin bi yarısı uyandırıp, niye uyumuyosun lan diye dövmesi *
evde hamster ve su yılanı besleyip sonra fareyi suya atıp yılanı seyremesi.
ders çalışırken ''engiri börd'' diye bağırıp çekip gitmek. ingilizce seviyesinin ne olduğu hakkında yorum yapmaya gerek yok bence.
alakasız bir zamanda, çok önceden başlamış bir filmin denk geldiği sahnesinden izleme arzusu, gecenin köründe karakterleri ve olayı anlamaya çalışması ardından pes edip 10 dakika içinde koltukta uyuyakalması. uyandırmak üzere seslenince "dur lan çok güzel film var" diyerek inatla devam etmeye çalışması hatta bazı geceler inadından o koltukta sabahlaması.
Acayip soğukkanlı olması.Kendisine yöneltilen çoğu isteği hallederiz, bakarız diye cevaplandırıp genellikle halletmesidir.umutlandırmadan sonucu verir.Allah razı olsun.
bana gecenin dort buçuğunda, smsten iki boş mesaj ve whatsapptan da
-IYi. GECELER. HANiM. EFENDI.
-IYI. UYUYABILDINIZ MI.
diye mesaj atması. başkasına atıcakken yanlısıkla bana attı galiba.
-IYi. GECELER. HANiM. EFENDI.
-IYI. UYUYABILDINIZ MI.
diye mesaj atması. başkasına atıcakken yanlısıkla bana attı galiba.
Flash tv çekmiyor diye çatıya çıkıp çanak anten ayarı yapması.
götünü kaşıyarak osurması. offff baba çok iğrençsin. evet.
en küçük bir hatada ağzıma edip, biracık alınganlık yapsam ''ben bu kadar mı kötü babaymışım be... yazıklar olsun böyle evlada..'' triplerine girmesi.
en küçük bir tartışmada dahi maddiyatla tehdit etmesi. kredi kartını, cep telefonumu, arabanın anahtarını ve cüzdanımdaki paraları alıp beş barasız bırakması.
her türk kahvesi içişinde bana da içer misin diye sorması. 28 yıldır içmediğimi bildiği halde...
Her konuşmada 'ne istedin de almadım' demesi.
ne zaman yarışma programı izlese "bi gönderemedin beni şuraya" demesi. (sanki ben çağırtmıyorum) bildiği sorularda hemen "yarışalım mı" diyip bilemediklerinde "hımm şey neydi ya" diye baş ve işaret parmağını bir birine sürtüp sanki dilinin ucundaymış numarası yapması.
farmville oynaması. arkadas bir gün degil iki gün degil 5 senedır oynuyo yazıyla beş.
ne zaman bana kızsa anneme küfür eder.
Az önce telefonumu elimden kapıp evin içinde beni peşinden koşturması ! Ne hızlı koşuyo öyle zor aldım elinden astımım tavan yaptı dil altım nerde?
güncel Önemli Başlıklar
