bugün
- ekşi sözlük12
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız7
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- evde pide yapmak7
- osuruktan şiirler47
- kavga yok mu ya5
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı3
- twin peaks3
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- enayimiknatisi ile kavga etmek3
- vedat muriqi6
- giysi fiyatlarının uçması12
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- ben geldim kerkenezler19
- netflix ten daha iyi ücretsiz film sunucuları3
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak3
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı3
- arkadaşlar hoşçakalın3
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- yenilgisiz tek şampiyon5
- anne pizzası10
- fenerbahçe17
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- şoförün yan koltuğu4
- dinci ve müslüman kavramları8
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- ismail kartal'ın kovulması3
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- kafasına havan mermisi yiyen teröristler3
- zorunlu eğitim12
- archie brown2
- yar deyince kalem elden neden düşer3
- putin türkmüş11
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek3
- game of thrones taki kerhaneci4
- akp yeni parti'nin lacivertidir3
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek5
- trileçe7
- sözlüğün bugün pek bir sıkıcı olması2
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
erol evgin'in 2003 tarihli ibadetim adlı albümünde yeralan güzel bir şarkı.
sözleri;
ilk gülüşte, ilk emekleyişte
ilk sözcükte, ilk yürüyüşte
ilk oyuncakta, okulun ilk gününde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Kim derdi ki zaman akıp gidecek
O küçük çocuk böylesi büyüyecek
Baba - oğul olmanın tadını çıkararak
Bir sahneyi paylaşıp şarkılar söyleyecek
Birgün kader ayırsa da
Hayat bizi savursa da
Kalbim hep senle olur
Sonsuza dek baba - oğul
Her derdimde, her sevincimde
Her kavgamda, her sevdamda
Her kazandığımda, her yenildiğimde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Derdim seni, bana benzetmek değil
Bu hayatı, sana öğretmek değil
Ama değil mi ki babayım, öğütler vereceğim
Kırk yaşına gelsende seni merak edeceğim
sözleri;
ilk gülüşte, ilk emekleyişte
ilk sözcükte, ilk yürüyüşte
ilk oyuncakta, okulun ilk gününde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Kim derdi ki zaman akıp gidecek
O küçük çocuk böylesi büyüyecek
Baba - oğul olmanın tadını çıkararak
Bir sahneyi paylaşıp şarkılar söyleyecek
Birgün kader ayırsa da
Hayat bizi savursa da
Kalbim hep senle olur
Sonsuza dek baba - oğul
Her derdimde, her sevincimde
Her kavgamda, her sevdamda
Her kazandığımda, her yenildiğimde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Derdim seni, bana benzetmek değil
Bu hayatı, sana öğretmek değil
Ama değil mi ki babayım, öğütler vereceğim
Kırk yaşına gelsende seni merak edeceğim
baba- oğul - kutsal ruh üçlemesinin ilk ikisi..
baba ve oğul güzel bir bahar günü, arkası kesilmeyen kuş cıvıltıları ve hafif bir rüzgar eşliğinde parkta oturuyorlar..
baba 70-75, oğul ise 30-35 yaşlarında..
baba dikkatli ve sessizce etrafı seyrederken oğlu ise gazete okuyor..
parktaki ağaçların arasında uçan bir kuş, baba gözleriyle onu takip ederken usulca gelip yandaki çalılıklara konuyor ve ardından babanın ağzından sessizliği bozarcasına şu sözler dökülüyor;
b(baba): bu nedir?
o(oğul): o bir serçe.
baba memnun olmuştur, oğlunun cevabını da kafasıyla onaylar ve gülümser. baba, çok geçmeden bir soru daha sorar oğluna;
b: bu nedir?
o: daha yeni söyledim baba; bu bir serçe! (sert bir tavırla)
serçe, bu cevaptan sonra olduğu yerden uçar ve ağaçların arasına girer, baba ise gözleriyle onu aramaktadır. ilk başta onu kaybettiği için üzülen baba kısa bir süre sonra serçenin tekrar yere konduğunu görür ve yüzündeki kocaman tebessümle oğluna sorar;
b: bu nedir?
o: bu bir serçe baba!! bu-bir-ser-çe !!! (bağırarak)
baba, gözleriyle yerde bir şeyler yeme telaşında olan serçeyi takip etmeye devam eder ve çok kısa bir süre sonra tekrar sorar;
b: bu nedir?
o: bunu neden yapıyorsun baba!? sana kaç kere söyledim!? o bir serçe baba!? anlamıyor musun!? (sesini aşırı yükseltip bağırarak)
baba üzülmüştür.. ağzını bile açmaz, yerinden zorlukla kalkar, arkasını döner ve ağır adımlarla ilerleyerek gözden kaybolur.. oğlu ise üzülmüş ve pişman olmuştur.
baba, çok geçmeden geri döner ve kalktığı yere oturur. elinde eski bir defter vardır. defteri açar ve sayfaları çevirir, aradığı sayfayı bulduğunda ise oğlunun elini alıp avucunu açar ve o eski defteri oğlunun avucuna bırakırken parmağıyla bir yeri işaret edip oğluna şöyle der;
b: seslice oku.
bu sözün ardından babasının işaretlediği kısmı okumaya başlayan oğlunun ağzından şu cümleler dökülür;
o: bugün, birkaç gün önce 3 yaşına yeni girmiş küçük oğlumla beraber parkta oturuyorduk. bir serçe tam önümüzdeydi, oğlum bana tam 21 kez "bu nedir?" diye sordu ve ben ona her sorduğunda "o bir serçe" dedim. ona her seferinde bana bu soruyu sorduktan sonra sarıldım. tekrar tekrar.. sıkılmadan.. sevgi ve şefkatle.. benim masum, küçük yavruma..
baba 70-75, oğul ise 30-35 yaşlarında..
baba dikkatli ve sessizce etrafı seyrederken oğlu ise gazete okuyor..
parktaki ağaçların arasında uçan bir kuş, baba gözleriyle onu takip ederken usulca gelip yandaki çalılıklara konuyor ve ardından babanın ağzından sessizliği bozarcasına şu sözler dökülüyor;
b(baba): bu nedir?
o(oğul): o bir serçe.
baba memnun olmuştur, oğlunun cevabını da kafasıyla onaylar ve gülümser. baba, çok geçmeden bir soru daha sorar oğluna;
b: bu nedir?
o: daha yeni söyledim baba; bu bir serçe! (sert bir tavırla)
serçe, bu cevaptan sonra olduğu yerden uçar ve ağaçların arasına girer, baba ise gözleriyle onu aramaktadır. ilk başta onu kaybettiği için üzülen baba kısa bir süre sonra serçenin tekrar yere konduğunu görür ve yüzündeki kocaman tebessümle oğluna sorar;
b: bu nedir?
o: bu bir serçe baba!! bu-bir-ser-çe !!! (bağırarak)
baba, gözleriyle yerde bir şeyler yeme telaşında olan serçeyi takip etmeye devam eder ve çok kısa bir süre sonra tekrar sorar;
b: bu nedir?
o: bunu neden yapıyorsun baba!? sana kaç kere söyledim!? o bir serçe baba!? anlamıyor musun!? (sesini aşırı yükseltip bağırarak)
baba üzülmüştür.. ağzını bile açmaz, yerinden zorlukla kalkar, arkasını döner ve ağır adımlarla ilerleyerek gözden kaybolur.. oğlu ise üzülmüş ve pişman olmuştur.
baba, çok geçmeden geri döner ve kalktığı yere oturur. elinde eski bir defter vardır. defteri açar ve sayfaları çevirir, aradığı sayfayı bulduğunda ise oğlunun elini alıp avucunu açar ve o eski defteri oğlunun avucuna bırakırken parmağıyla bir yeri işaret edip oğluna şöyle der;
b: seslice oku.
bu sözün ardından babasının işaretlediği kısmı okumaya başlayan oğlunun ağzından şu cümleler dökülür;
o: bugün, birkaç gün önce 3 yaşına yeni girmiş küçük oğlumla beraber parkta oturuyorduk. bir serçe tam önümüzdeydi, oğlum bana tam 21 kez "bu nedir?" diye sordu ve ben ona her sorduğunda "o bir serçe" dedim. ona her seferinde bana bu soruyu sorduktan sonra sarıldım. tekrar tekrar.. sıkılmadan.. sevgi ve şefkatle.. benim masum, küçük yavruma..
erkeğin çocuk sahibi olanına baba denir. anne babanın erkek çocuğuna hitap şeklidir.
son zamanlarda oğlum ne zaman uykuya dalsa gidip yanağına öpücük konduruyordum ufacık sessizce... sonra kulağına oğlum seni çok seviyorum diye fısıldıyordum.
hafta sonu tv karşısında sırt üstü yatarken uyuyakalmışım. birinin dokunuşunu hissettim 3 kez. oğlumdu. 3 farklı seferde yanağıma uzanmış öpücük kondurmuştu küçük adam. sonra da kulağıma fısıldadı. babacıım seni seviyorum...*
son zamanlarda oğlum ne zaman uykuya dalsa gidip yanağına öpücük konduruyordum ufacık sessizce... sonra kulağına oğlum seni çok seviyorum diye fısıldıyordum.
hafta sonu tv karşısında sırt üstü yatarken uyuyakalmışım. birinin dokunuşunu hissettim 3 kez. oğlumdu. 3 farklı seferde yanağıma uzanmış öpücük kondurmuştu küçük adam. sonra da kulağıma fısıldadı. babacıım seni seviyorum...*
görsel
2000 ler.
2000 ler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar