bugün
- ben geldim naneler26
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları5
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek11
- türkiye nin en güvenilir insanı9
- sigarayı yudum yudum içen kadın güzelliği3
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- ahbap10
- kuranda namaz yok5
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir4
- üniversite diploması6
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- bik bik'in erkek olması7
- atletle gezen erkek8
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- 13 temmuz 2026 ulu erkeklerin yükselmesi3
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- ümmetçilik6
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- göbekli erkekler9
- antalya'nın bir seks cenneti olması3
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- insan olmaya ceyrek kala13
- mokv'nin uysaljakoben olması6
- haluk levent'e para emanet etmek23
- rus kızlarının ilik gibi olması3
- çırılçıplak şekilde ağlayarak soğuk baklava yemek2
- erkek eşek gibi çalışacak hanımına bakacak5
- rte vs allah3
- askerde ilk gece3
- osmanlı torunu4
- bir erkeği erkek yapan beş özellik14
- tff bal ligi katılım ücreti4
- 20 li yaşlar5
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- almanya'nın 62 ülkeye vizesiz giriş hakkı vermesi2
- bir erkeği elde etmenin yolları12
- anın görüntüsü18
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi12
- uzak mesafe ilişkisi4
- velvet'in başı açık mı sorunsalı7
- ne zaman mutlu olacağız8
- laiklik hasan abi3
- günün şiiri14
- kadınları çekici yapan detaylar8
- şaka maka türkiye'nin yükseliş dönemine geçmesi5
- otobüste mastürbasyon yapmak2
- imam hatipli kızların verici olması6
- mason greenwood12
- iran abd ateşkesinin çökmesi2
görsel
2000 ler.
2000 ler.
erkeğin çocuk sahibi olanına baba denir. anne babanın erkek çocuğuna hitap şeklidir.
son zamanlarda oğlum ne zaman uykuya dalsa gidip yanağına öpücük konduruyordum ufacık sessizce... sonra kulağına oğlum seni çok seviyorum diye fısıldıyordum.
hafta sonu tv karşısında sırt üstü yatarken uyuyakalmışım. birinin dokunuşunu hissettim 3 kez. oğlumdu. 3 farklı seferde yanağıma uzanmış öpücük kondurmuştu küçük adam. sonra da kulağıma fısıldadı. babacıım seni seviyorum...*
son zamanlarda oğlum ne zaman uykuya dalsa gidip yanağına öpücük konduruyordum ufacık sessizce... sonra kulağına oğlum seni çok seviyorum diye fısıldıyordum.
hafta sonu tv karşısında sırt üstü yatarken uyuyakalmışım. birinin dokunuşunu hissettim 3 kez. oğlumdu. 3 farklı seferde yanağıma uzanmış öpücük kondurmuştu küçük adam. sonra da kulağıma fısıldadı. babacıım seni seviyorum...*
baba ve oğul güzel bir bahar günü, arkası kesilmeyen kuş cıvıltıları ve hafif bir rüzgar eşliğinde parkta oturuyorlar..
baba 70-75, oğul ise 30-35 yaşlarında..
baba dikkatli ve sessizce etrafı seyrederken oğlu ise gazete okuyor..
parktaki ağaçların arasında uçan bir kuş, baba gözleriyle onu takip ederken usulca gelip yandaki çalılıklara konuyor ve ardından babanın ağzından sessizliği bozarcasına şu sözler dökülüyor;
b(baba): bu nedir?
o(oğul): o bir serçe.
baba memnun olmuştur, oğlunun cevabını da kafasıyla onaylar ve gülümser. baba, çok geçmeden bir soru daha sorar oğluna;
b: bu nedir?
o: daha yeni söyledim baba; bu bir serçe! (sert bir tavırla)
serçe, bu cevaptan sonra olduğu yerden uçar ve ağaçların arasına girer, baba ise gözleriyle onu aramaktadır. ilk başta onu kaybettiği için üzülen baba kısa bir süre sonra serçenin tekrar yere konduğunu görür ve yüzündeki kocaman tebessümle oğluna sorar;
b: bu nedir?
o: bu bir serçe baba!! bu-bir-ser-çe !!! (bağırarak)
baba, gözleriyle yerde bir şeyler yeme telaşında olan serçeyi takip etmeye devam eder ve çok kısa bir süre sonra tekrar sorar;
b: bu nedir?
o: bunu neden yapıyorsun baba!? sana kaç kere söyledim!? o bir serçe baba!? anlamıyor musun!? (sesini aşırı yükseltip bağırarak)
baba üzülmüştür.. ağzını bile açmaz, yerinden zorlukla kalkar, arkasını döner ve ağır adımlarla ilerleyerek gözden kaybolur.. oğlu ise üzülmüş ve pişman olmuştur.
baba, çok geçmeden geri döner ve kalktığı yere oturur. elinde eski bir defter vardır. defteri açar ve sayfaları çevirir, aradığı sayfayı bulduğunda ise oğlunun elini alıp avucunu açar ve o eski defteri oğlunun avucuna bırakırken parmağıyla bir yeri işaret edip oğluna şöyle der;
b: seslice oku.
bu sözün ardından babasının işaretlediği kısmı okumaya başlayan oğlunun ağzından şu cümleler dökülür;
o: bugün, birkaç gün önce 3 yaşına yeni girmiş küçük oğlumla beraber parkta oturuyorduk. bir serçe tam önümüzdeydi, oğlum bana tam 21 kez "bu nedir?" diye sordu ve ben ona her sorduğunda "o bir serçe" dedim. ona her seferinde bana bu soruyu sorduktan sonra sarıldım. tekrar tekrar.. sıkılmadan.. sevgi ve şefkatle.. benim masum, küçük yavruma..
baba 70-75, oğul ise 30-35 yaşlarında..
baba dikkatli ve sessizce etrafı seyrederken oğlu ise gazete okuyor..
parktaki ağaçların arasında uçan bir kuş, baba gözleriyle onu takip ederken usulca gelip yandaki çalılıklara konuyor ve ardından babanın ağzından sessizliği bozarcasına şu sözler dökülüyor;
b(baba): bu nedir?
o(oğul): o bir serçe.
baba memnun olmuştur, oğlunun cevabını da kafasıyla onaylar ve gülümser. baba, çok geçmeden bir soru daha sorar oğluna;
b: bu nedir?
o: daha yeni söyledim baba; bu bir serçe! (sert bir tavırla)
serçe, bu cevaptan sonra olduğu yerden uçar ve ağaçların arasına girer, baba ise gözleriyle onu aramaktadır. ilk başta onu kaybettiği için üzülen baba kısa bir süre sonra serçenin tekrar yere konduğunu görür ve yüzündeki kocaman tebessümle oğluna sorar;
b: bu nedir?
o: bu bir serçe baba!! bu-bir-ser-çe !!! (bağırarak)
baba, gözleriyle yerde bir şeyler yeme telaşında olan serçeyi takip etmeye devam eder ve çok kısa bir süre sonra tekrar sorar;
b: bu nedir?
o: bunu neden yapıyorsun baba!? sana kaç kere söyledim!? o bir serçe baba!? anlamıyor musun!? (sesini aşırı yükseltip bağırarak)
baba üzülmüştür.. ağzını bile açmaz, yerinden zorlukla kalkar, arkasını döner ve ağır adımlarla ilerleyerek gözden kaybolur.. oğlu ise üzülmüş ve pişman olmuştur.
baba, çok geçmeden geri döner ve kalktığı yere oturur. elinde eski bir defter vardır. defteri açar ve sayfaları çevirir, aradığı sayfayı bulduğunda ise oğlunun elini alıp avucunu açar ve o eski defteri oğlunun avucuna bırakırken parmağıyla bir yeri işaret edip oğluna şöyle der;
b: seslice oku.
bu sözün ardından babasının işaretlediği kısmı okumaya başlayan oğlunun ağzından şu cümleler dökülür;
o: bugün, birkaç gün önce 3 yaşına yeni girmiş küçük oğlumla beraber parkta oturuyorduk. bir serçe tam önümüzdeydi, oğlum bana tam 21 kez "bu nedir?" diye sordu ve ben ona her sorduğunda "o bir serçe" dedim. ona her seferinde bana bu soruyu sorduktan sonra sarıldım. tekrar tekrar.. sıkılmadan.. sevgi ve şefkatle.. benim masum, küçük yavruma..
baba- oğul - kutsal ruh üçlemesinin ilk ikisi..
erol evgin'in 2003 tarihli ibadetim adlı albümünde yeralan güzel bir şarkı.
sözleri;
ilk gülüşte, ilk emekleyişte
ilk sözcükte, ilk yürüyüşte
ilk oyuncakta, okulun ilk gününde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Kim derdi ki zaman akıp gidecek
O küçük çocuk böylesi büyüyecek
Baba - oğul olmanın tadını çıkararak
Bir sahneyi paylaşıp şarkılar söyleyecek
Birgün kader ayırsa da
Hayat bizi savursa da
Kalbim hep senle olur
Sonsuza dek baba - oğul
Her derdimde, her sevincimde
Her kavgamda, her sevdamda
Her kazandığımda, her yenildiğimde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Derdim seni, bana benzetmek değil
Bu hayatı, sana öğretmek değil
Ama değil mi ki babayım, öğütler vereceğim
Kırk yaşına gelsende seni merak edeceğim
sözleri;
ilk gülüşte, ilk emekleyişte
ilk sözcükte, ilk yürüyüşte
ilk oyuncakta, okulun ilk gününde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Kim derdi ki zaman akıp gidecek
O küçük çocuk böylesi büyüyecek
Baba - oğul olmanın tadını çıkararak
Bir sahneyi paylaşıp şarkılar söyleyecek
Birgün kader ayırsa da
Hayat bizi savursa da
Kalbim hep senle olur
Sonsuza dek baba - oğul
Her derdimde, her sevincimde
Her kavgamda, her sevdamda
Her kazandığımda, her yenildiğimde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Derdim seni, bana benzetmek değil
Bu hayatı, sana öğretmek değil
Ama değil mi ki babayım, öğütler vereceğim
Kırk yaşına gelsende seni merak edeceğim
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar