bugün
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar13
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması9
- galatasaray büyüklüğü12
- zengin erkeğe tanınan aldatma hakkı4
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- arkadaşlar bakar mısınız10
- cumartesi günü yapılabilecekler7
- anın görüntüsü23
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- kıbrısı ingilize veren padişah3
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- yapılan ilginç salaklıklar4
- prosedür evliliği2
- türkçeye sistemli saldırı7
- mehmet akif alakurt2
- kadınların sevgililerine aldığı geyimsi kıyafetler2
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek6
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- güne acı bir gerçek bırak8
- her yerden engelleyen kız6
- ispartalı kızlar9
- fenerbahçe nin kurucusu2
- muhallebi köpürtmek4
- tayt6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- arkadaşlar bekar mısınız2
- anadol3
- gey ve şey kavgası5
- sözlükte ortamın çok gergin olması5
- kaş bıyık alınca yüze gelen güzellik6
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- travelerin aşık olduğu evli adam3
- straponlu kadın2
- popo liposuction6
- silvoş kaç kilo verebildi acabası2
- kırdığımız kalbi tamir etmek4
- hoşlanılan kızın ıspartalı çıkması5
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var8
- öbür sözlükten gelen yazarlar8
- hangi manifest kızısın6
- fatma betül sayan kaya69
- uğurcan çakır9
- kendi gölgesinden korkan insan2
- ben divayım5
- from gold from dust28
- küpe4
- aşık olmuş kızın suratına nah çekmek2
- ellerim bos gonlum hosu israil'e göndermek2
görsel
2000 ler.
2000 ler.
erkeğin çocuk sahibi olanına baba denir. anne babanın erkek çocuğuna hitap şeklidir.
son zamanlarda oğlum ne zaman uykuya dalsa gidip yanağına öpücük konduruyordum ufacık sessizce... sonra kulağına oğlum seni çok seviyorum diye fısıldıyordum.
hafta sonu tv karşısında sırt üstü yatarken uyuyakalmışım. birinin dokunuşunu hissettim 3 kez. oğlumdu. 3 farklı seferde yanağıma uzanmış öpücük kondurmuştu küçük adam. sonra da kulağıma fısıldadı. babacıım seni seviyorum...*
son zamanlarda oğlum ne zaman uykuya dalsa gidip yanağına öpücük konduruyordum ufacık sessizce... sonra kulağına oğlum seni çok seviyorum diye fısıldıyordum.
hafta sonu tv karşısında sırt üstü yatarken uyuyakalmışım. birinin dokunuşunu hissettim 3 kez. oğlumdu. 3 farklı seferde yanağıma uzanmış öpücük kondurmuştu küçük adam. sonra da kulağıma fısıldadı. babacıım seni seviyorum...*
baba ve oğul güzel bir bahar günü, arkası kesilmeyen kuş cıvıltıları ve hafif bir rüzgar eşliğinde parkta oturuyorlar..
baba 70-75, oğul ise 30-35 yaşlarında..
baba dikkatli ve sessizce etrafı seyrederken oğlu ise gazete okuyor..
parktaki ağaçların arasında uçan bir kuş, baba gözleriyle onu takip ederken usulca gelip yandaki çalılıklara konuyor ve ardından babanın ağzından sessizliği bozarcasına şu sözler dökülüyor;
b(baba): bu nedir?
o(oğul): o bir serçe.
baba memnun olmuştur, oğlunun cevabını da kafasıyla onaylar ve gülümser. baba, çok geçmeden bir soru daha sorar oğluna;
b: bu nedir?
o: daha yeni söyledim baba; bu bir serçe! (sert bir tavırla)
serçe, bu cevaptan sonra olduğu yerden uçar ve ağaçların arasına girer, baba ise gözleriyle onu aramaktadır. ilk başta onu kaybettiği için üzülen baba kısa bir süre sonra serçenin tekrar yere konduğunu görür ve yüzündeki kocaman tebessümle oğluna sorar;
b: bu nedir?
o: bu bir serçe baba!! bu-bir-ser-çe !!! (bağırarak)
baba, gözleriyle yerde bir şeyler yeme telaşında olan serçeyi takip etmeye devam eder ve çok kısa bir süre sonra tekrar sorar;
b: bu nedir?
o: bunu neden yapıyorsun baba!? sana kaç kere söyledim!? o bir serçe baba!? anlamıyor musun!? (sesini aşırı yükseltip bağırarak)
baba üzülmüştür.. ağzını bile açmaz, yerinden zorlukla kalkar, arkasını döner ve ağır adımlarla ilerleyerek gözden kaybolur.. oğlu ise üzülmüş ve pişman olmuştur.
baba, çok geçmeden geri döner ve kalktığı yere oturur. elinde eski bir defter vardır. defteri açar ve sayfaları çevirir, aradığı sayfayı bulduğunda ise oğlunun elini alıp avucunu açar ve o eski defteri oğlunun avucuna bırakırken parmağıyla bir yeri işaret edip oğluna şöyle der;
b: seslice oku.
bu sözün ardından babasının işaretlediği kısmı okumaya başlayan oğlunun ağzından şu cümleler dökülür;
o: bugün, birkaç gün önce 3 yaşına yeni girmiş küçük oğlumla beraber parkta oturuyorduk. bir serçe tam önümüzdeydi, oğlum bana tam 21 kez "bu nedir?" diye sordu ve ben ona her sorduğunda "o bir serçe" dedim. ona her seferinde bana bu soruyu sorduktan sonra sarıldım. tekrar tekrar.. sıkılmadan.. sevgi ve şefkatle.. benim masum, küçük yavruma..
baba 70-75, oğul ise 30-35 yaşlarında..
baba dikkatli ve sessizce etrafı seyrederken oğlu ise gazete okuyor..
parktaki ağaçların arasında uçan bir kuş, baba gözleriyle onu takip ederken usulca gelip yandaki çalılıklara konuyor ve ardından babanın ağzından sessizliği bozarcasına şu sözler dökülüyor;
b(baba): bu nedir?
o(oğul): o bir serçe.
baba memnun olmuştur, oğlunun cevabını da kafasıyla onaylar ve gülümser. baba, çok geçmeden bir soru daha sorar oğluna;
b: bu nedir?
o: daha yeni söyledim baba; bu bir serçe! (sert bir tavırla)
serçe, bu cevaptan sonra olduğu yerden uçar ve ağaçların arasına girer, baba ise gözleriyle onu aramaktadır. ilk başta onu kaybettiği için üzülen baba kısa bir süre sonra serçenin tekrar yere konduğunu görür ve yüzündeki kocaman tebessümle oğluna sorar;
b: bu nedir?
o: bu bir serçe baba!! bu-bir-ser-çe !!! (bağırarak)
baba, gözleriyle yerde bir şeyler yeme telaşında olan serçeyi takip etmeye devam eder ve çok kısa bir süre sonra tekrar sorar;
b: bu nedir?
o: bunu neden yapıyorsun baba!? sana kaç kere söyledim!? o bir serçe baba!? anlamıyor musun!? (sesini aşırı yükseltip bağırarak)
baba üzülmüştür.. ağzını bile açmaz, yerinden zorlukla kalkar, arkasını döner ve ağır adımlarla ilerleyerek gözden kaybolur.. oğlu ise üzülmüş ve pişman olmuştur.
baba, çok geçmeden geri döner ve kalktığı yere oturur. elinde eski bir defter vardır. defteri açar ve sayfaları çevirir, aradığı sayfayı bulduğunda ise oğlunun elini alıp avucunu açar ve o eski defteri oğlunun avucuna bırakırken parmağıyla bir yeri işaret edip oğluna şöyle der;
b: seslice oku.
bu sözün ardından babasının işaretlediği kısmı okumaya başlayan oğlunun ağzından şu cümleler dökülür;
o: bugün, birkaç gün önce 3 yaşına yeni girmiş küçük oğlumla beraber parkta oturuyorduk. bir serçe tam önümüzdeydi, oğlum bana tam 21 kez "bu nedir?" diye sordu ve ben ona her sorduğunda "o bir serçe" dedim. ona her seferinde bana bu soruyu sorduktan sonra sarıldım. tekrar tekrar.. sıkılmadan.. sevgi ve şefkatle.. benim masum, küçük yavruma..
baba- oğul - kutsal ruh üçlemesinin ilk ikisi..
erol evgin'in 2003 tarihli ibadetim adlı albümünde yeralan güzel bir şarkı.
sözleri;
ilk gülüşte, ilk emekleyişte
ilk sözcükte, ilk yürüyüşte
ilk oyuncakta, okulun ilk gününde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Kim derdi ki zaman akıp gidecek
O küçük çocuk böylesi büyüyecek
Baba - oğul olmanın tadını çıkararak
Bir sahneyi paylaşıp şarkılar söyleyecek
Birgün kader ayırsa da
Hayat bizi savursa da
Kalbim hep senle olur
Sonsuza dek baba - oğul
Her derdimde, her sevincimde
Her kavgamda, her sevdamda
Her kazandığımda, her yenildiğimde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Derdim seni, bana benzetmek değil
Bu hayatı, sana öğretmek değil
Ama değil mi ki babayım, öğütler vereceğim
Kırk yaşına gelsende seni merak edeceğim
sözleri;
ilk gülüşte, ilk emekleyişte
ilk sözcükte, ilk yürüyüşte
ilk oyuncakta, okulun ilk gününde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Kim derdi ki zaman akıp gidecek
O küçük çocuk böylesi büyüyecek
Baba - oğul olmanın tadını çıkararak
Bir sahneyi paylaşıp şarkılar söyleyecek
Birgün kader ayırsa da
Hayat bizi savursa da
Kalbim hep senle olur
Sonsuza dek baba - oğul
Her derdimde, her sevincimde
Her kavgamda, her sevdamda
Her kazandığımda, her yenildiğimde
Omuzumda elin, yanımda sen vardın
Derdim seni, bana benzetmek değil
Bu hayatı, sana öğretmek değil
Ama değil mi ki babayım, öğütler vereceğim
Kırk yaşına gelsende seni merak edeceğim
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar