bugün
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- yemek yapmayı bilmeyen kadın13
- ordunun derelerinin yukarı akmaması6
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni8
- geliyor geliyor ismet geliyor3
- denize bakan ev3
- biriyle flörtleşmeye üşenmek4
- iremga32
- ekrem imamoğlu2
- yunusların sapık olması3
- ultraslanın faaliyetlerini durdurması2
- 40 yaşına gelmiş çocuksuz insan4
- azrail gelse ona ne derdiniz14
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı2
- anın görüntüsü28
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- iyi parti vs zafer partisi2
- günaydın çocuklar2
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- afrika sömürülmese gelişmiş olur muydu5
- modern çağın mutsuzluk nedenleri3
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması27
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi2
- haftanın gammazları listesi25
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır3
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- akp4
- tem şubenin sözlükte kavga etmesi8
- süleymancılar10
- gammaz arkadaşlar acil baksın8
- uludağdaki gambaz zulmüne uğrayan yazarlar9
- nick vermeden bir yazara seslen11
- sözlük erkeklerinin memeleri8
- narsist birine aşık olmak5
- parcalandim toparlanamiyorum3
- herkese garip size normal gelen şeyler17
- ilk göktürk2
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki6
- iki zenciyle aynı odada uyumak9
- bir şey söyle2
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- velvet8
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı11
- şükredilecek şeyler9
- dayanamayıp kitap almak7
- en sevdiğiniz hayvan4
- sözlüğe efsane filmler bırak7
- kocu7
- ben sözlüğü ciddiye almıyorum karizması11
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
cennetten çıktığına inanılmış dicle nehri'nin iki kolunun şehrin içinden geçtiği; acemce allahın armağanı, allahın istediği anlamına gelmektedir. acemce bag (tanrı) dad (verilen) dan gelmektedir. başka bir açıklamaya göre bağ (bahçe) ve dad (verilen) kelimelerinden oluşup verilmiş bahçe anlamına gelmektedir.
gecesi gündüzü belli olmayan bir ayyaşın damarlarında dolaşan alkol gibi, karış karış her toprağında petrol olan, çatlamış topraklarına kan damlayan korku şehri. fakirlik ve açlığın kol gezdiği bir ülkeye, "nükleer silah bulundurma ehliyeti" olmadığı için, talan edilmiş şehri güneş.
artık bağdat lı çocuklar boş mermi kovanlarıyla büyüyor, bazen soğuk namlular dayanıyor öpülesi alınlarına. terör olarak addediliyor saklambaç, yardım yataklık algılanarak. birde 42 numara bir çift ayakkabı var, ruhumun ezik kalmışlığından daha öte, bir orospu çocuğuna fırlatılan..
artık bağdat lı çocuklar boş mermi kovanlarıyla büyüyor, bazen soğuk namlular dayanıyor öpülesi alınlarına. terör olarak addediliyor saklambaç, yardım yataklık algılanarak. birde 42 numara bir çift ayakkabı var, ruhumun ezik kalmışlığından daha öte, bir orospu çocuğuna fırlatılan..
biliyorum bağdat bir gün zulmun bitecek ve işte güzelliğin ozaman tüm çirkinlikleri örtmeye yetecek.' cümlesiyle anlatır şair. *
tarihte nüfusu 1.000.000'u aşan ilk şehirdir.
masallar şehri.
evet evet, bana da bir garip geldi böyle deyince.
evet evet, bana da bir garip geldi böyle deyince.
rap denen şeyin nasıl yapıldığını en güzel şekilde anlatan sagopa kajmer şarkısıdır. amerikanya'nın demokrasiyi füzelerle getirdiği güzel çocukların yaşadığı şehirdir.
"hey hadi, hadi soyle. hadi soyle, kimin yasayacagina kim karar veriyor? kimin olecegine kim karar veriyor? bu savas anlamsiz. bana bakin, burada duruyorum ve ustume tek bir kursun bile gelmiyor. bir tane bile gelmedi. peki neden? neden hepsinin olmesi gerekiyor? burada durabiliyorum, gorebiliyorsunuz!"
sözleri the thin red line adlı filmden alınmıştır.
"hey hadi, hadi soyle. hadi soyle, kimin yasayacagina kim karar veriyor? kimin olecegine kim karar veriyor? bu savas anlamsiz. bana bakin, burada duruyorum ve ustume tek bir kursun bile gelmiyor. bir tane bile gelmedi. peki neden? neden hepsinin olmesi gerekiyor? burada durabiliyorum, gorebiliyorsunuz!"
sözleri the thin red line adlı filmden alınmıştır.
denir ki:
masallar diyarı bağdatta bir zamanlar hangi taşı kaldırsan altından ya bir alim, ya bir şair, ya da bir sufi çıkarmış. sonra devran döndü, ne taş üstünde taş kaldı, ne de gövde üstündeki başlar baş olabildi...
bir kan şehri haline geldi..işgalcilerin elinde biten bir güldür bağdat; gülmez,ağlar..
ayrıca dünyada bir milyon nüfus sınırını ilk geçen şehirdir.
masallar diyarı bağdatta bir zamanlar hangi taşı kaldırsan altından ya bir alim, ya bir şair, ya da bir sufi çıkarmış. sonra devran döndü, ne taş üstünde taş kaldı, ne de gövde üstündeki başlar baş olabildi...
bir kan şehri haline geldi..işgalcilerin elinde biten bir güldür bağdat; gülmez,ağlar..
ayrıca dünyada bir milyon nüfus sınırını ilk geçen şehirdir.
götün kısmetten çıkması durumunda yarağın gelmekte gecikmeyeceği eski osmanlı vilayeti.
atasözlerimizde önemli bir yere sahiptir.
(bkz: bağdat ile ilgili atasözleri)
(bkz: got kismetten cikinca yarak bagdat tan gelir)
atasözlerimizde önemli bir yere sahiptir.
(bkz: bağdat ile ilgili atasözleri)
(bkz: got kismetten cikinca yarak bagdat tan gelir)
(bkz: bir leş miş milletler)
payina aci, payina zulum dusen sehir.
zulum ebedi kalmaz...
zulum ebedi kalmaz...
bir zamanlar, dünyanın güzelliğini tasvir de tıkanınca örnek verilen şehirdi. gelecek zamanlar da dünyanın acılarına birinci örnek.
abbasiler'in kurdukları ve başkent ilan ettikleri şehir. 1258 yılında moğollar (hülagu han) tarafından yerle bir edilişi de vardır.
kudus ile beraber ortadogunu kanayan yarasi. yarim, yarenim. meftunu oldugum musluman cografyanin gozbebegi. bir gun gelir bir 4. murat daha gelir bir seferle geri alir seni zulmun elinden. bekle bizi bagdat, kucaklasacagimiz gunler yakindir. kuduse'de kavusacagiz sana kavusacagimiz gibi. hain, acimasiz realiteye ragmen ben inaniyorum bagdat sen de inan.
azalan şehir.
aşık'a sorulmaması tavsiye edilen şehir.
9. yüzyılda tarihteki ilk eczanenin açıldığı ırak başkenti.
yağmur ayları yine içimde,
tozun dumana karıştığı, kan kokan, (petrol olup yapışan), kaos satan/kokan ekim yağmurları.
--dönüp bakıyorum; sol yanımda kulaklarını tıkayan çocuklar.
-----bombalar yağıyor siyah dudaklı çocukların şehrine----
kelebekler renklerinden oluyor.
raflara kaldırılıyor parantezli ellerim. --kelepçeliyorum bende yol ortasında vurulan çocukların gözlerine!
uçmuyor siyah dudaklı çocukların şehrinde kuşlar, çünkü kanatları kırılmıyor çelik yağmur bulutu uçakların.
--dönüp bakıyorum; sağ yanımda karamsar bir güneş yükseliyor -enkaz yığınının içinden-. dört duvar gri gökkuşakları.
çıkarıyorum ceplerimden saklı gözlerimi, ağlıyorum paslı demirlerin üzerinden...
yağmur olup düşüyorum yangın yüreğinize.
siyah dudaklı çocuklar; alnınızdan öpüyorum
(umutlarınızdan geriye (kal)an ne varsa, ellerinden öpüyorum, ayaklarından...)
tozun dumana karıştığı, kan kokan, (petrol olup yapışan), kaos satan/kokan ekim yağmurları.
--dönüp bakıyorum; sol yanımda kulaklarını tıkayan çocuklar.
-----bombalar yağıyor siyah dudaklı çocukların şehrine----
kelebekler renklerinden oluyor.
raflara kaldırılıyor parantezli ellerim. --kelepçeliyorum bende yol ortasında vurulan çocukların gözlerine!
uçmuyor siyah dudaklı çocukların şehrinde kuşlar, çünkü kanatları kırılmıyor çelik yağmur bulutu uçakların.
--dönüp bakıyorum; sağ yanımda karamsar bir güneş yükseliyor -enkaz yığınının içinden-. dört duvar gri gökkuşakları.
çıkarıyorum ceplerimden saklı gözlerimi, ağlıyorum paslı demirlerin üzerinden...
yağmur olup düşüyorum yangın yüreğinize.
siyah dudaklı çocuklar; alnınızdan öpüyorum
(umutlarınızdan geriye (kal)an ne varsa, ellerinden öpüyorum, ayaklarından...)
tecavüzün başkenti.
sonunda: "hadi söyle!.. hadi söyle!! kimin yaşayacağına kim karar veriyor!?! kimin öleceğine kim karar veriyor!? bu savaş anlamsız!.. bana bakın, burada duruyorum ve üstüme tek bir kurşun bile gelmiyor; bir tane bile gelmedi!!! neden?! peki neden hepsinin ölmesi gerekiyor?? burda durabilyorum, görüyorsunuz!!"
şeklinde, muhtemelen bir filmden alınmış ses kayıdının da bulunduğu ve bağdat'ı çok iyi anlatan sagopa kajmer eseri. ki dinlenesidir.
şeklinde, muhtemelen bir filmden alınmış ses kayıdının da bulunduğu ve bağdat'ı çok iyi anlatan sagopa kajmer eseri. ki dinlenesidir.
batının asla içine sindiremediği sürekli oryantalist hallerde uçan halılarla düşlediği ardından da düşleyen gözleri kapamak için vahşet büyüttüğü gizemin doğum yeri.
sorarak bulunabilinen şehir.
"tanrı bagışı" anlamına gelmektedir.
(bkz: bağdat kafe)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar